You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

'Alevi' Kitaplarımız...

'Alevi' Kitaplarımız...

Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Kırklar'ın Cemi'nde-- Irene Melikoff (Irêne Mêlikoff)


][Resim: 551.jpg]



] Kırklar'ın Cemi'nde adı ile okuyucuya ulaştırdığımız bu eser; "Anadolu Halk İslamlığı" üzerine araştırmalarının Türkçe yayını "Uyur İdik Uyardılar" (İstanbul 1992, 1993, 2006) adlı kitabı ile yakından tanıdığımız Profesör Irène Mélikoff'un konu üzerine son makale ve bildirilerini bir araya topladığı Au banquet des Quarante - Exploration au cour du Bektchisme-Alevisme (Kırklar'ın Cemi'nde- Alevi- Bektaşiliğin özüne doğru yolculuk, İstanbul 2001) adlı Fransızca yayının Türkçeye çevirisini içermededir...

]Yazar, Fransızca ve İngilizce olarak kaleme aldığı bu son yazı ve konuşmalarını:

]1. Genel konular (Sûfilik ve Şamancılık arasında Hacı Bektaş; İslamlığın kıyısında bir inanış olarak Alevilik, Türkiye'de Bektaşilik ve Alevilik),

]2. Tarih araştırmaları (Bâcıyân-ı Rûm ve Kadıncık Ana, Bektaşi-Alevi tarihsel bölünüşü, Aydınlanma bağlamında Bektaşilik),

]3. Edebiyat alanı (Geçmişte ve günümüzde Şah İsmail'in ululanışı, Pir Sultan Abdal),

]4. Öğretinin derinleşmesi (Son gözlemler, Orta Asya'dan Ön-Asya'ya, Gök-Tanrı'dan Şah-ı Merdan'a doğru geliş, Ali'nin Tanrılaşması, Hacı Bektaş'ta dağ ve ağaç kutsalı, Cemaat dışı oluşumlarda evrensellik ve vahiy-dışılık.
]olmak üzere, dört ana başlık altında toplamış bulunuyor
]"Bektaşilik alanının incelenmesi inanma değil, gözlem, çözümleme ve anlamaya çalışma işlemidir" diyen yazar; eseriyle bizi olgunun köklerine doğru bir yolculuğa çıkarmadadır.
]Turan Alptekin
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Kimlik Mücadelesinde Alevilik--Erdoğan Aydın

[Resim: 552.jpg]


] Alevilik ve Alevi sorunu, halen ülkemizin en ciddi tartışma gündemlerinden birini oluşturuyor. Yüzyıllardır sistematik olarak asimile edilmeye çalışılan Aleviliğin, kendi öz kimliğiyle yakalamaya başladığı aydınlanma ve teslimiyet olanağı, hem dıştan hem de içten çürütülmeye ve etkisizleştirilmeye çalışılıyor.

]Farklı düzen ve devlet yapılarında da süren bu öğütülmenin nedenlerini araştırdığımızda, Aleviliğin hümanist, eşitlikçi ve egemen dinsel dayatmalara boyun eğmeyen özgün kimliğiyle karşılaşıyoruz.

]Bu gerekçelerden hareket eden bu kitap, Aleviliğin ne olup olmadığı sorusunun yanıtından başlayarak, hem kendi içinde hem de dışa karşı yürütmekte olduğu kimlikl mücadelesine anlamlı bir katkı oluşturmaktadır.
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Alevilik Kızılbaşlık,Başka Bir Gözle--Hasan Kaya


[Resim: 553.jpg]


Aleviliği anlamak ve tanımlamak Alevi tarihini doğru kavramaktan ve bugüne kadar yapılan yanlışlardan arındırılmasıyla mümkündür. Bu çalışmada Alevilik, üzerine yapılan klasik çalışmalardan çok uzak ve farklı bir tarzda ele alınarak Alevileri övmekten ve yermekten kaçınılmıştır. Bu çalışma yaşanan ve yaşayan Aleviliğin gerçeklerinin görülmesine olanak sağlayarak tartışılan kısır Alevilik tartışmalarının dışına çıkarak okuru Aleviliğe başka bir gözle bakmaya yönlendirmektedir. "Türkiye'de kendilerini ifade etme olanaklarını bile bulamayan Aleviler birdenbire Türkiye'nin kurtarıcısı olarak lanse edilmeye başlanmıştır. Bu durum Alevilerin büyük bir oyunun küçük aktörleri olarak kullanılmak istendiğini göstermektedir."

]"Yaşayan Alevilikten koparak ve onun dilini anlamadan yapılan bir çok çalışma Aleviler sonu gelmez tartışmaların içine çekilmiştir. Aleviliğin bir bütün olmadığını kendi içinde inanç ve uygulama biçimleri itibariyle farklılıklar gösterdiğini biliyoruz."

]"Aleviliği ilerici gösteren onun muhalefet oluşudur. Muhalefetteki her düşünce gibi gelişmek baskılar ve saldırılar karşısında kendisini aşarak sürekli olarak kendini yenilemek durumunda kalmıştır."

Yazar, içinden geldiği toplumun inançlarını, gerçekliklerini sorgulamakla kalmıyor; kimi yanlış kanılara, bilinmeyenlere doğru ve sağlıklı yanıtlar arıyor; söylencelerden inanca, Zerdüşt inancından günümüze, Alevilerin muhalifliğine, ilericiliğine, laikliğine, köylü isyanlarından, Baba İshak'a, Dedelik Kurumundan, Bektaşiliğe, Kızılbaşlığa, Alevilik ve Kadın konusuna, Alevilikle ilgili yazılmayanlar, konuşulmayanlar tüm yönleriyle başka bir gözle bu kitapta.
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Hz. Ali'nin Öğretileri--Hasan Ali Özden


[Resim: 554.jpg]


Rivayet odur ki; Hz. Ali bir savaşta düşmanıyla vuruşurken rakibini yere düşürür. Kılıcını kaldırıp düşmanına tam vuracakken rakibi hışımla Hz. Ali'ye tükürür. Düşmanının şaşkın bakışları arasında Hz. Ali kılıcını indirir. Şaşıran rakibi Hz. Ali'ye kendisini neden öldürmediğini sorar. Bunun üzerine Hz. Ali; "Savaşırken seni öldürseydim bunu Allah için yapmış olacaktım. Fakat sen bana tükürdükten sonra eğer seni öldürseydim, bunu nefsim için yapmış olacaktım" der.


Hz. Muhammed'in 632 yılında ölümünün ardından, yerine kimin geçeceği tartışmaları başladı. Ortada yazıya dökülmüş bir belgenin olmaması doğal olarak iktidar savaşlarını başlattı. Kimilerine göre gelenekler, kimilerine göre soy olarak Hz. Muhammed'e yakınlık, kimilerine göre ise bilgi önemliydi. Gelenekçilere göre Hz. Ebu Bekir, yakınlık ve bilgi düzeyini savunanlara göre Peygamber'in amcasının oğlu ve damadı olan Hz. Ali halife olmalıydı. Hatta kimi hadislere göre Hz. Muhammed, Veda Haccı’nda binlerce kişinin önünde, "Benden sonra sizin imamınız Ali'dir" demişti. Ancak halife, Hz. Ebu Bekir oldu. İkinci halife Hz. Ömer ve üçüncü halife Hz. Osman'ın ölümünden sonra yeni bir halife adayı ortaya çıkmayınca, yani tam 24 yıl sonra 656 yılında Hz. Ali halife oldu.

Hz. Ali'nin, Mısır'a tayin ettiği Malik bin Ejder'e yazmış olduğu mektupta; "Oraya gittiğinde tüm insanlara hiçbir ayrım yapmaksızın hizmet götüreceksin, bu insanlar Müslüman olmuş, olmamış önemli değil" diyerek, yüzyılları aşan büyük erdemliliğiyle, devlet adamlığının en üst mertebesine çıktığını göstermesi açısından çok önemlidir.
Hz.Muhammed'in yolunun özünü kavrayan, yakalayan Hz. Ali, bu yolla bütünleşmiştir. Bu nedenle Şiiler ve Aleviler, bu kendilerinin de sahiplendikleri ve izledikleri yola "Muhammed-Ali Yolu" derler. Hz. Ali adaleti, doğruluğu, cesareti, affediciliği ve savaşçılığıyla tüm İslam coğrafyasında yaşayan insanların kalbine taht kurmuştur.
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Anadolu'da Aleviler ve Tahtacılar--Yusuf Ziya Yörükan

[Resim: 555.jpg]

] Prof. Dr. Yusuf Ziya Yörükân, 1923 yılından vefat ettiği 1954 yılına kadar, pek çok akademik kuruluşta çeşitli görevler almış bir ilim adamıdır. Akademik hayatına, 1923 yılında, Sahn Medresesi Kısm-ı Âlisi’nde Felsefe, Terbiye ve İçtimaiyat dersleri okutmakla başlamıştır. Mütehassısin Medresesi’nde Felsefe Tarihi, Dârü’l-Fünun İlâhiyat Fakültesi’nde Hâl-i Hazırda İslâm Mezhepleri ile Akvam-ı İslâmiyye Etnografyası; İ. Ü. Edebiyat Fakültesi İslâm Tetkikleri Enstitüsü’nde ise Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi dersleri okutmuştur. Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nin kurucuları arasında yer almış, 1949 yılından sonra bu fakültede İslâm Dini Tarihi, İslâm Mezhepleri ve Kelâm dersleri vermiştir. Akademik yayınlarının dışında, Mihrab ve Kutlu Bilgi dergilerini çıkararak ve öğretmen okullarında okutulmak üzere çeşitli kitaplar yazarak, rasyonel bir din terbiyesinin yaygınlaştırılmasına yardımcı olmuştur. Bu konuda yazdığı altı kitaptan iki tanesi birleştirilerek, Müslümanlık ve Kur’an-ı Kerim’den Âyetlerle İslâm Esasları adı altında tekrar yayımlanmaktadır.

]Prof. Yörükân, Dârü’l-Fünun İlâhiyat Fakültesi’nde ihdas ettiği ve okuttuğu Akvam-ı İslâmiyye Etnografyası dersleriyle ve ayrıca Aleviler ve Tahtacılar üzerinde yaptığı saha araştırmalarıyla, Kültürel Antropoloji’nin bağımsız bir ilim olarak kurulmasında yardımcı olduğu gibi, bu konuda ve yaşayan bir kültür olarak Hâl-i Hazırda İslâm Mezhepleri konusunda ciddi bir araştırma örneği de vermiştir. Elinizdeki kitap, bunun bir kanıtıdır. Yusuf Ziya Bey’in Alevilik konusunda yapmış olduğu araştırmalar, ilk defa Hayat mecmuasında (22 Kânunuevvel 1927), bir yıl kadar sonra da (1928) Darü’l-Fünun İlâhiyat Fakültesi Mecmuası’nda yayımlanmaya başlamıştır. Bu yazılar, 1927 yılı öncesi Anadolu Alevileri’nin sosyal ve sırri hayatları hakkında güvenilir ve tarafsız bilgiler vermektedir. Yerli ve yabancı pek çok araştırıcı tarafından kaynak olarak kullanılan bu yazılar, bu defa, Dr. Turhan Yörükân tarafından derlenmiş ve onun eklediği notlarla birlikte tekrar yayımlanmıştır.
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Çağdaşlaşma Sürecinde Alevilik--Fuat Bozkurt



[Resim: 556.jpg]


] Alevilik konusu kamuoyunda tartışılmaya başlandığı günden beri sürekli sorulardan biri oldu bu: Alevilik nedir? Kişiden kişiye değişen yanıtlar verildi. Kimi felsefe, kimi kültür, kimi yaşam biçimi, kimi inanç kurumu, kimi mezhep, kimi din olarak tanımladı. Her yanıtta belli bir gerçeklik payı vardı. Ne ki hiçbiri tek başına Aleviliği anlatmıyordu. Bu kitapta, Aleviliğin yakın geçmişi ile sorunları ele alınıyor. 21. yüzyıl başlarındaki konumu çözümleniyor, tüm inançlara ve halklara saygı doğrultusunda Aleviliğe insancıl çözüm önerilerinde bulunuluyor.

]Toplum ruhunun dokuları
]Zamanla yarış içinde bir koşu
]Çağdaşlaşma süreci
]Uzak geçmişin düşü
]Yaşayan Alevilik
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
'Alevi' Kitaplarımız...
Aleviler Aleviliği Tartışıyor-- Gülşen İşeri,Hakan Tanıttıran

[Resim: 557.jpg]
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.