Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
Nedir bu alevi insanının, alevi insanından çektikleri?
Gerçekleri görmemek için bu kadar kör olunabilir mi?
Bir muharrem orucu muammasıdır, bu yıl da aldı başını gidiyor.
Kimi buzul çağından beridir tutuluyor diyor, kimi bize ne tutan tutsun diyor.
Bir oruç mudur, bir yas mıdır tam bir muamma.
Tutan neden tuttuğunu bilmiyor.
4'ünde mi başlayacak, 7'sinde belli değil.
Sahura kalkılacak mı, kalkılmayacak mı bilen yok.
Kaçta açılacak, neyle açılacak ucu açık...
Kaç gün sürecek, paşa gönüller biliyor...
Vesselam tam bir muamma.
Oysaki Pir Zöhre Ana tarafından bildirilen ve gerçek olan, hak olan, mantıklı olan, hiçbir soruyu cevapsız bırakmayan bilgiler, bir güneş gibi net bir şekilde ortada.
]Ehlibeyt'in Yâs'ı Matem Günleri
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre,
yası matem diye bilinen aylar,üç aylardır. Bunlar İmam Hasan’ın gayba girdiği (vefat ettiği) Aralık ayında başlar, Hz. Ali’nin gabya girdiği Ocak ayı ve Hz.Üseyn’in gabya girdiği Mart aylarını kapsar.
15 Aralıkta Hz. Hasan ikinci eşi olan Ömer’in kızı Ayşe’nin küçük bacısı Eşe’nin hazırlayıp bal şerbetine karıştırdığı zehiri içmiş ve 16 Aralıkta gabya girmiştir. 15–16 Aralık Hz. Hasan’ın yası matem orucu olup, iki gün sürmektedir.
İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzaklar kurularak Pazartesiyi Salıya bağlayan sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.
Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu götürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.
Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.
"Güzümüzde bazı yörelerde Hızır Orucu diye tutulan 3 günlük oruç aslında Hz. Ali’nin yası matem orucudur.”
Hz. Ali’nin şehit edilişinden sonra Muaviye tarafından Hz. Üseyin Fırat Nehri kenarında abdest alırken balık ağında Mart’ın 3’ünde yakalanmış, 12 gün işkence gördükten sonra Mart’ın 15’i Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece sabaha karşı saat 05.30’da Hz. Üseyin’in başını ensesinden keserek katletmişlerdir.
Hz. Üseyin katledildikten sonra Ehlibeyt ve Ehlibeyt’i sevenler çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.
Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hızır orucu tutulur.
Mart ayının 1-2-3’ü Eba Müslüm’ün yası matemi diye bilinir. Annesi Yeter Ana’nın Kırıkkale’nin Keskin kazasında yatan Haydar Sultan için tuttuğu oruçtur.
“Üç ayların sebepleri, bu gerçeklerin peş peşe şehit düşmesindendir. Bununla ilgili derin bilgiler Zöhre Ana’nın “Ali Pirimdir Yolu Bizimdir” adlı 3. kitabında mevcuttur.”
“ŞUBAT 25’i 26’ya BAĞLAYAN GECEDEN” MART AYININ 15’I AKŞAMINA KADAR KESİNTİSİZ OLARAK 18 GÜN YASI MATEM TUTULUR.
ŞUBAT 26’SI İLE MART 15’I ARASINDAKİ YASI MATEMDE;
SU İÇİLMEZ
ELMA,
KUŞBURNU,
MADIMAK OTU YENİLMEZ.
MART’IN 3’ÜNDEN İTİBAREN KURBAN KESİLMEZ.
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre kirli kirli ibadet olamaz ve temizlik insanın hem özünde hem de bedeninde olması gerekmektedir. İman temizliğinin yanı sıra beden temizliğinin de önemi büyüktür.
Yası matem tutulurken gece mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sabah saat 4’ten sonra yeme-içme kesilmeli ve iftar akşam saat 18’de yapılmalıdır. Sahura kalkılmadan oruç tutulamaz. Yemek yenmese dahi sahura kalkılmalı, abdest alıp niyetlenilmeli, yine iftar vakti abdest alınarak bu gerçekler yüzü suyu hürmetine dilekler tutularak oruç açılmalıdır.
Orucun HURMA veya ÜZÜM ile açılması sevaptır.
Hz. Üseyin defnedildikten sonra can yemeği olarak aşure çorbası yapılmış ve Hz. Üseyin’in canı için yedirilmiştir.
AŞURE ÇORBASINA KATILACAK MALZEME LİSTESİ
YARMA
ŞEKER
FINDIK
CEVİZ
FASULYE
NOHUT
ELMA
ÜZÜM
KARABİBER,TUZ,TARÇIN
KARANFİL
SU
HURMA
18 gün yası matem orucu tutulduktan sonra kurban kesilir. Kurbanın sulu yemeği yapılır. Aşure pişirildikten sonra Ehlibeyti sevip sayanlar ve bu lokmaya layık olanlar eve davet edilir, abdest alınarak dilekler tutulur ve lokmalar yenir. Lokmanın bir tanesi bile Hak katında çok üstün olduğu için kesinlikle milletin ayağına götürülerek kapı kapı dağıtılmamalıdır.
Her On iki İmamlar adına ait olan çorba, aşure değildir. Aşure, sadece İmam Üseyin adına can ekmeği olarak verilen lokmadır.
Oruçsuz, kurbansız, kan akmadan aşure çorbası yapılamaz ve kapı kapı dağıtılması günahtır. Bizzat kendi evlerinde pişirilip inançlı ve saygı duyan insanlara kısmet edilir. Çünkü çok kutsal bir ibadettir. Kendi ailelerinde ne kadar değeri varsa, onlardan üstün, insanlık adına can cömertliği yapan, Allah yoluna can veren Şahımız olduğu için saygılı olarak bu ibadetimizi yerine getirmeliyiz.
10 KASIM ile 1 NİSAN TARİHLERİ ARASINDA YASI MATEM AYLARI OLDUĞU İÇİN NİKÃH KIYILMAMALI, DÜĞÜN YAPILMAMALIDIR.
18-19-20 OcakHz.Ali'nin Yâs'ı Matemi26-27-28 Şubat Hızır Yâs'ı Matemi, 1 - 2 - 3 Mart Eba Müslüm 4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15 MartMuharrem ayı. Hz.İmam Hüseyin'in Yâs'ı Matemi, 16 Mart - 31 Mart Aşure Çorbası Günleridir15 Nisan ismail Peygamber'in Doğum Günüdür.
Helva verilir.10 Mayıs - 11 Mayıs Hıdır - İlyas Yâs günüdür15 Temmuz ismail Peygamber'e kurban indiği gündür10 Kasım Atatürk'ün Yâs günüdür
15 Aralık - 16 Aralık Hz.İmam Hasan'ın Yâs'ı MatemiNot: 26 Şubat - 15 Mart arası Yas'ı matem günleri kesintisiz tutulacaktır.
]Yaşayan tek Alevi Piri Zöhre Ana'ya gönül veren insanlar olarak insanlarımızı, yolumuzu doğru sürmeye davet ediyoruz....
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
Konu Sahibi / Yazar
T U N Ç
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
22
Okunma / Görüntüleme
13853
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
T U N Ç yazdı:Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
Nedir bu alevi insanının, alevi insanından çektikleri?
Gerçekleri görmemek için bu kadar kör olunabilir mi?
Bir muharrem orucu muammasıdır, bu yıl da aldı başını gidiyor?
Kimi buzul çağından beridir tutuluyor diyor, kimi bize ne tutan tutsun diyor.
Bir oruç mudur, bir yas mıdır tam bir muamma.
Tutan neden tuttuğunu bilmiyor.
4'ünde mi başlayacak, 7'sinde belli değil.
Sahura kalkılacak mı, kalkılmayacak mı bilen yok.
Kaçta açılacak, neyle açılacak ucu açık...
Kaç gün sürecek, paşa gönüller biliyor...
Vesselam tam bir muamma.
Oysaki gerçek olan, hak olan, mantıklı olan, hiçbir soruyu cevapsız bırakmayan bilgiler, bir güneş kadar net bir şekilde ortada.
]Ehlibeyt'in Yâs'ı Matem Günleri
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre,
yası matem diye bilinen aylar,üç aylardır. Bunlar İmam Hasan’ın gayba girdiği (vefat ettiği) Aralık ayında başlar, Hz. Ali’nin gabya girdiği Ocak ayı ve Hz.Üseyn’in gabya girdiği Mart aylarını kapsar.
15 Aralıkta Hz. Hasan ikinci eşi olan Ömer’in kızı Ayşe’nin küçük bacısı Eşe’nin hazırlayıp bal şerbetine karıştırdığı zehiri içmiş ve 16 Aralıkta gabya girmiştir. 15–16 Aralık Hz. Hasan’ın yası matem orucu olup, iki gün sürmektedir.
İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzaklar kurularak Pazartesiyi Salıya bağlayan sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.
Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu götürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.
Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.
"Güzümüzde bazı yörelerde Hızır Orucu diye tutulan 3 günlük oruç aslında Hz. Ali’nin yası matem orucudur.”
Hz. Ali’nin şehit edilişinden sonra Muaviye tarafından Hz. Üseyin Fırat Nehri kenarında abdest alırken balık ağında Mart’ın 3’ünde yakalanmış, 12 gün işkence gördükten sonra Mart’ın 15’i Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece sabaha karşı saat 05.30’da Hz. Üseyin’in başını ensesinden keserek katletmişlerdir.
Hz. Üseyin katledildikten sonra Ehlibeyt ve Ehlibeyt’i sevenler çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.
Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hızır orucu tutulur.
Mart ayının 1-2-3’ü Eba Müslüm’ün yası matemi diye bilinir. Annesi Yeter Ana’nın Kırıkkale’nin Keskin kazasında yatan Haydar Sultan için tuttuğu oruçtur.
“Üç ayların sebepleri, bu gerçeklerin peş peşe şehit düşmesindendir. Bununla ilgili derin bilgiler Zöhre Ana’nın “Ali Pirimdir Yolu Bizimdir” adlı 3. kitabında mevcuttur.”
“ŞUBAT 25’i 26’ya BAĞLAYAN GECEDEN” MART AYININ 15’I AKŞAMINA KADAR KESİNTİSİZ OLARAK 18 GÜN YASI MATEM TUTULUR.
ŞUBAT 26’SI İLE MART 15’I ARASINDAKİ YASI MATEMDE;
SU İÇİLMEZ
ELMA,
KUŞBURNU,
MADIMAK OTU YENİLMEZ.
MART’IN 3’ÜNDEN İTİBAREN KURBAN KESİLMEZ.
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre kirli kirli ibadet olamaz ve temizlik insanın hem özünde hem de bedeninde olması gerekmektedir. İman temizliğinin yanı sıra beden temizliğinin de önemi büyüktür.
Yası matem tutulurken gece mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sabah saat 4’ten sonra yeme-içme kesilmeli ve iftar akşam saat 18’de yapılmalıdır. Sahura kalkılmadan oruç tutulamaz. Yemek yenmese dahi sahura kalkılmalı, abdest alıp niyetlenilmeli, yine iftar vakti abdest alınarak bu gerçekler yüzü suyu hürmetine dilekler tutularak oruç açılmalıdır.
Orucun HURMA veya ÜZÜM ile açılması sevaptır.
Hz. Üseyin defnedildikten sonra can yemeği olarak aşure çorbası yapılmış ve Hz. Üseyin’in canı için yedirilmiştir.
AŞURE ÇORBASINA KATILACAK MALZEME LİSTESİ
YARMA
ŞEKER
FINDIK
CEVİZ
FASULYE
NOHUT
ELMA
ÜZÜM
KARABİBER,TUZ,TARÇIN
KARANFİL
SU
HURMA
18 gün yası matem orucu tutulduktan sonra kurban kesilir. Kurbanın sulu yemeği yapılır. Aşure pişirildikten sonra Ehlibeyti sevip sayanlar ve bu lokmaya layık olanlar eve davet edilir, abdest alınarak dilekler tutulur ve lokmalar yenir. Lokmanın bir tanesi bile Hak katında çok üstün olduğu için kesinlikle milletin ayağına götürülerek kapı kapı dağıtılmamalıdır.
Her On iki İmamlar adına ait olan çorba, aşure değildir. Aşure, sadece İmam Üseyin adına can ekmeği olarak verilen lokmadır.
Oruçsuz, kurbansız, kan akmadan aşure çorbası yapılamaz ve kapı kapı dağıtılması günahtır. Bizzat kendi evlerinde pişirilip inançlı ve saygı duyan insanlara kısmet edilir. Çünkü çok kutsal bir ibadettir. Kendi ailelerinde ne kadar değeri varsa, onlardan üstün, insanlık adına can cömertliği yapan, Allah yoluna can veren Şahımız olduğu için saygılı olarak bu ibadetimizi yerine getirmeliyiz.
10 KASIM ile 1 NİSAN TARİHLERİ ARASINDA YASI MATEM AYLARI OLDUĞU İÇİN NİKÃH KIYILMAMALI, DÜĞÜN YAPILMAMALIDIR.
18-19-20 OcakHz.Ali'nin Yâs'ı Matemi26-27-28 Şubat Hızır Yâs'ı Matemi, 1 - 2 - 3 Mart Eba Müslüm 4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15 MartMuharrem ayı. Hz.İmam Hüseyin'in Yâs'ı Matemi, 16 Mart - 31 Mart Aşure Çorbası Günleridir15 Nisan ismail Peygamber'in Doğum Günüdür.
Helva verilir.10 Mayıs - 11 Mayıs Hıdır - İlyas Yâs günüdür15 Temmuz ismail Peygamber'e kurban indiği gündür10 Kasım Atatürk'ün Yâs günüdür
15 Aralık - 16 Aralık Hz.İmam Hasan'ın Yâs'ı MatemiNot: 26 Şubat - 15 Mart arası Yas'ı matem günleri kesintisiz tutulacaktır.
]Yaşayan tek Alevi Piri Zöhre Ana'ya gönül veren insanlar olarak insanlarımızı, yolumuzu doğru sürmeye davet ediyoruz....
Yukarıdaki anlatılan durum gerçekten iyi bir tespit.
İşin ilginç yanı Sunni kökenli vatandaş da aynı durum içinde İbadetleri yapıyorlar ama ne için yaptıklarının ve ne yaptıklarının farkında değiller.Okuduğu duaların bir tanesinin bile ne anlama geldiğini bilmezler.Tabi bu onların sorunu ve samimi yapılan her ibadete saygı duyuyorum.
Gelelim bizim Alevilere.Alevi toplumu bugün tam bir acz içindedir.Bugün Alevi toplumuna yön veren Alevi dernek ve Alevi vakıfların büyük çoğunluğu ne yazık ki kişisel çıkar peşindedir. Bu alevi dernek ve alevi vakıflara saf inançları ile giden ve oralarda çalışan gencecik beyinleri gördükçe içim sızlıyor. Sizlere bir örnek vereyim.Aşağıdaki fotoğrafta görmüş olduğunuz bilgiler Sultanbeyli Cem Vakfı FAcebook grubundan mail adresime geldi.
Fotoğraftaki bilgilere bakınca Pirimize bir kez daha teşekkür ettim. Eğer bugün Yaşayan Tek Alevi Piri Zöhre Ana olmasaydı bizim de halimiz böyle olacaktı.
Bizim inandığımız Hz.Ali nerede İslam tarihinde anlatılan Hz.Ali nerede !..
Şu işin saçmalığına bakın ki :" Madem Hz.Ali haşa çocuklarına,torunlarına ebubekir sıddık,ömer osman isimlerini koymuş ta neden 1400 yıldır Alevi,Kızılbaş,Bektaşiler bu isimleri çocuklarına koymuyorlar."
Atatürk'ün çok güzel bir sözü vardır." Bizim Dinimiz en son ve en mükemmel dindir.Çünkü bizim dinimiz akla ve mantığa dayanır."
Görülen o ki Alevi toplumu ve O'nun çocukları akıl tutulması yaşıyorlar.
Hakktan alıp Halka veren,Hakkın Işığı,Yaşayan Evliya,Ehlibeytin,12 İmamın evliyası Zöhre Ana bugün Muhammed-Ali yolunda inancıyla,ibadetiyle,yaşam biçimiyle önce kendisi yaparak toplumun önünde bir Işık olmuştur. 30 yıldır O ışığı kimse söndürememiş ve söndüremeyecektirde.
Bu ışığı Fransız Araştırmacı Benoit Fliche, Avrupa Akdeniz Enstitüsü (IEMED) tarafından İspanya’nın Barcelona kentinde 19-24 Temmuz 2010 tarihleri arasında düzenlenen 3. Ortadoğu Araştırmaları Dünya Kongresi (WOCMES)'de Dünyanın her yerinden Ortadoğu üzerine çalışmalar yürüten yaklaşık 2700 akademisyenin önünde "Zöhre Ana, an Alevi prophetess" başlıklı bir sunumda anlatmıştır.Bu habere ulaşmak için tıklayınız. Konuyla ilgili sitemizde yayınlanan haberi okumak için tıklayınız.
Aleviler gerçek bir yol sürmek istiyorlarsa Hakkın sesine kulak vermelidirler. Yüzyıllardır eksilerek günümüze gelen,eksik ve doğru olmayan bilgilere dayanarak hareket etmek alevi toplumu için tam bir intihar olur.
Aleviler intihar mı ediyor ?..
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
Size kesinlikle katılıyorum. Yas matemlerimizi tutan aleviler hiç bir bilgiye sahip değil bence. Çünkü katıldıkları cem ayinlerinde aleviliği bile bilmeyen sözde dedelerin dediklerine körü körüne inanan insanlarımız mevcut. Ve benim yada sizin gibi bir alevinin söyledikleriyle o düşüncelerinin kolaylıkla değişceni de sanmıyorum. Bunu size kısa bi şekilde anlatmak isterim. Gittiğimiz bir misafirlikte oraya gelen bir dedeyle(!) tanıştım ve kendisine Pirimle alakalı sorular yönelttim düşüncelerini öğrenmek amacıyla. Duyduklarıma inanamadım. Çünkü Anam hakkında olmadık şeyler söyledi
Ben kendisine gerekli cevabı verdim hatta ordakilerin bana kaş göz işaretiyle sus demesine rağmen susmadım ve devam ettım. Dedeliğini sözde ocaktan almış olan şahıs bana şunu söyledi; "Aferin kızım sana, Zöhre Ana senin beynini iyi yıkamış yazık" dedi düşünebiliyor musunuz? Bunlara dayanarak rahatça söyleyebilirim dedelere inanan kişilerin Pirime inanmadığını. Ne diyelim Allah onları ıslah etsin.
Ben kendisine gerekli cevabı verdim hatta ordakilerin bana kaş göz işaretiyle sus demesine rağmen susmadım ve devam ettım. Dedeliğini sözde ocaktan almış olan şahıs bana şunu söyledi; "Aferin kızım sana, Zöhre Ana senin beynini iyi yıkamış yazık" dedi düşünebiliyor musunuz? Bunlara dayanarak rahatça söyleyebilirim dedelere inanan kişilerin Pirime inanmadığını. Ne diyelim Allah onları ıslah etsin.
Son Düzenleme: 04/12/2010, 03:26, Düzenleyen: Ishegull.
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
Bir Muammadır sürüyor dediğin gibi. 12 gündür oruç sayısı nedendir peki biz bu sürenin 12 dün olduğu için mi, 12 İmamların sayısı 12 olduğu için mi, Hz. İsanın 12 havarisi olduğu için mi, Alevilikte 12 hizmetli olduğu için mi, yoksa 12 tanrı için mi tutuyoruz 12 gün orucu?
Bak ya şaka gibi ne çok 12 var hangisne inanmalı sence.. demek ki geçmişten beri tutulan bir 12 günlük oruç var biz bunu neden en sondaki 12 İmm orucuna bağlıyoruz kafam almıyor. biz neden tarihi İsamla başlatıyoruz kafam almıyor. 4.500 milyar yıllık geçmişi olan insanlığın tarihi neden görülmüyor. Pardon aslında görülüyor ama kimsenin işine gelmiyor olan zavallı halkıma oluyor...
Bak ya şaka gibi ne çok 12 var hangisne inanmalı sence.. demek ki geçmişten beri tutulan bir 12 günlük oruç var biz bunu neden en sondaki 12 İmm orucuna bağlıyoruz kafam almıyor. biz neden tarihi İsamla başlatıyoruz kafam almıyor. 4.500 milyar yıllık geçmişi olan insanlığın tarihi neden görülmüyor. Pardon aslında görülüyor ama kimsenin işine gelmiyor olan zavallı halkıma oluyor...
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
Bir kısım alevi insanı kendi kendini o kadar fazla değiştirmişki bunun karşılığı artık asimile değil mutasyon oluyor malesef.
Günü yalnızca süt içerek geçirip bunu 12 gün boyunca sürdürerek yas tuttuğunu iddia eden gördünüz mü hiç? Ya da yalnızca et yemeyerek, ya da gün boyu, boy abdesti almayarak?? yazdıklarım gerçekten oluyor ve bunu yapanlar kendilerine aleviyim diyorlar.
Bu hem yolla, hem de yolun sahipleriyle dalga geçmekten başka hiçbirşey değildir. Kendi kendilerini olduğu kadar bütün alevi toplumunu yanlış lanse etmekten başka bir şey değildir.
Bunu yapanlardan alevilik adına utanıyorum ve elimden gelse alevilikten çıkarmayı düşünüyorum. O tip insan müsveddeleriyle aynı kimliği taşımaktan utanç duyuyorum.
Günü yalnızca süt içerek geçirip bunu 12 gün boyunca sürdürerek yas tuttuğunu iddia eden gördünüz mü hiç? Ya da yalnızca et yemeyerek, ya da gün boyu, boy abdesti almayarak?? yazdıklarım gerçekten oluyor ve bunu yapanlar kendilerine aleviyim diyorlar.
Bu hem yolla, hem de yolun sahipleriyle dalga geçmekten başka hiçbirşey değildir. Kendi kendilerini olduğu kadar bütün alevi toplumunu yanlış lanse etmekten başka bir şey değildir.
Bunu yapanlardan alevilik adına utanıyorum ve elimden gelse alevilikten çıkarmayı düşünüyorum. O tip insan müsveddeleriyle aynı kimliği taşımaktan utanç duyuyorum.
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali dir"
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
bu iş bana göre ,sana göre, bize göre ile hiç mi hiç olmaz,,ortada yazılı eser ve kitap olmayınca iş buralara varıyor ve herkes kendi kafasına göre Alevilik ihdas ediyor ve Alevilerde zaman içinde Ateist hale geliyorlar..
Alisiz Alevi oluyorlar...
Bu işin kaynağı Şia dır çünkü onlarda yazılı eserler ve kitap var...
Alevileri Atatürke, rejime, çağdaşlığa, statükoya,solculuğa ve İsyan kültürüne dayanak yapmışlar... Yazık etmişler ortada Alevi falan da yok ,ha kendini Alevi sananlar var ama toplumda onlara Alevi gözüyle de bakmıyor CHP nin oy deposu olarak bakıyor..
Alisiz Alevi oluyorlar...
Bu işin kaynağı Şia dır çünkü onlarda yazılı eserler ve kitap var...
Alevileri Atatürke, rejime, çağdaşlığa, statükoya,solculuğa ve İsyan kültürüne dayanak yapmışlar... Yazık etmişler ortada Alevi falan da yok ,ha kendini Alevi sananlar var ama toplumda onlara Alevi gözüyle de bakmıyor CHP nin oy deposu olarak bakıyor..
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
cade yazdı:bu iş bana göre ,sana göre, bize göre ile hiç mi hiç olmaz,,ortada yazılı eser ve kitap olmayınca iş buralara varıyor ve herkes kendi kafasına göre Alevilik ihdas ediyor ve Alevilerde zaman içinde Ateist hale geliyorlar..
Alisiz Alevi oluyorlar...
Bu işin kaynağı Şia dır çünkü onlarda yazılı eserler ve kitap var...
Alevileri Atatürke, rejime, çağdaşlığa, statükoya,solculuğa ve İsyan kültürüne dayanak yapmışlar... Yazık etmişler ortada Alevi falan da yok ,ha kendini Alevi sananlar var ama toplumda onlara Alevi gözüyle de bakmıyor CHP nin oy deposu olarak bakıyor..
Aleviliğin temel kaynakları:
1-Cemden Gelen Nefesler...
2-Mehtaptaki Erenler...
3-Ali Pirimdir, Yolu Bizimdir...(Pir Zöhre Ana)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi