Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
kazım inan yazdı:Alevilik bilmecesi. Konumuza tam yakışan bir başlık. Biz daha Alevi tanımlaması yapamadık ve ardından yaptıkları ibadeti nasıl, ne şeklde, niçin yaptıklarını konuşuyoruz. Bazen bilgiye ulaşmak için geçmişe yönelmek gerekir çok çok geçmişe.. Biraz dini olarak söylersek; Bütün evren Yaradana dönerek ibadet ederken insanın başka bir ibadet şekliyle ibadet etmesi düşünülemez. Alevilerin tuttuğu bu 12günlük oruç aslında insana yaamak için ikinci bir şans veren bu tufan içindir. Her yönüyle bilimsel olan bu din artık takiyye yapmayacak kendi değerine ulaşacaktır. Yapılan asimile politikaları 1700 yıldır sonuçvermedi ve vermeyecektir.
Tarih boyunca aslında Hak tarafından insanları ayrıma götürecek din kavramı altında bir sistem verilmemiştir. Din tamamen insanların kendi kendilerini tanımlamak için kullandıkları sonradan çıkarılmış kavramlardır...
Oysaki Hak tarafından bütün insanlara tek bir kapı açılmış. İnsanların birlik ve beraberlik içerisinde yanlızca O açılan kapıda toplanması istenmiştir. O Hak kapısının adı da Ali kapısıdır...
O Hak kapısının sahibi Hz. Ali'dir. O Hak kapısının bekçileri peygamberler ve evliyalardır...
Hz. Ali ezelden beri batın aleminde ilmini yine kendisinin birer sıfatı olan evliyalar aracılığıyla insanlara her daim ulaştırmıştır. Hz. Ali yanlızca peygamberimiz Hz. Muhammed zamanında kendini insanlara bedenen Hz. Ali sıfatında peygamberimizin damadı olarak Oniki imamlarında birinci imamı sıfatında göstermiştir. İşte bu dönemden sonra Ehlibeytin şehit edilişinden sonra Hz. Ali'ye ve Ehlibeyte gönül verip Onlara ve Onların mirasçısı evliyaların peşinden gidenlere Onlara muhabbet besleyenlere Aleviler denmiştir. Ehlibeyt ve Oniki İmamların getirdikleri Allah Muhammed Ali yoluna da Alevilik denmiştir...
Yani Alevilik, Hak kapısı olan Ali kapısının bekçileri olan evliyaların sürdürdüğü Allah Muhammed Ali yoludur. Bugün de O yolu Zöhre Ana gelmiş Ali'nin kapısında sürdürmektedir...
İlla da konuya ışık meselesinden yaklaşacak olursak Allah'ın varlığının bir simgesi olan, mucizesi olan, Allah'ın ışığının asla sönmeyeceğinin bir delili olan güneş; Hz. Ali'dir. İnsanları aydınlatan ve içini ısıtan güneş ışınları ise; Hz. Alinin binbir sıfatından her biri olan evliyalarıdır. Yani bugün güneş Hz. Ali'dir, Işığı Pir Zöhre Ana'dır...
İbadet meselesine gelince, evren zaten dönüyor ibadet ediyor bir daha neye insan ibadet etsin gibi yaklaşımlar kaçamak ve tembelce yaklaşımlardır. Tabi ki ibadetten habersiz insanların uydurabileceği en güzel bahaneden öte gidemez...
Oysaki evren ibadet için dönerken insanların Hakka ibadet etmesi için aynı şekilde 24 saat 365 gün dönmesi beklenemez. İnsanlarında insana yakışır bir şekilde ibadetini Hakka gösterip İnsana yakışır bir şekilde aşkla ibadetini yapması lazımdır. Bu ibadet şeklini de yine yaratıcı kendi elçileri olan evliyalar aracılığıyla kendine inanan insanlara bir lütuf olarak bahşetmiş ve gösterip öğretmiştir. Bizler de bugün ibadet olarak kendimize Zöhre Ana'yı rehber edinerek Ehlibeytin orjinal ibadetlerini öğrenip yapmaktayız...
Yukarda bir sürü tarihten derlenmiş yalan yanlış bilgi kırıntılarıyla bir Alevili k tarihi yazılmaya çalışılmış. Ancak içerik olarak bakıldığı zaman içi boş insana hiç bir katkısı olmayacak bilgilerdir. İbadet yok o yok bu yok ne var? Koca bir hiç. Peki yaratıcı o zaman ne diye peygamber ve evliyaları göndermiş. Madem insan kendi kendine yetiyor evren ile birlikte zaten dönüyor ne diye peygamberler gelmiş? Ne diye Hak elçileri gelip onca eziyete ve işkenceye katlanma gereği hissetmiş? Bırakalardı insanlar kendi kendine dönüp dursaydı...
Neyse... Dönen dönsün bizler dönmeyiz yolumuzdan...