You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...

Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...

Junior Member
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
muharrem orucu ramazan orucuna benzemez. Ramazan ayeti ininceye kadar araplarca da tutuluyordu. Ramazan orucu gelince bırakıldı. Ancak kuranda yeri vardır. İkincisi muharrem orucu başlangıçta oruç iken, Hz Hüseyin Muharrem ayında şehit edilmesi le matem'e dönüştü, O'nun çektiği susuzluğa binaen suzuzluk arucu olarak tutulur. Bu on gönde et ve benzeri gıdalar yenmez, eğlence yapılmaz. Üçüncüsü Ramazan orucu gibi değildir, bir cem ile niyet edilir, cem ile açılır, sahura kalkmak akşam iftar etmek gerekmez. Daha ayrıntılı bilgi çeşitli kitaplarda vardır. SSizin bildirdiğiniz günlerde her alevi matem tutar. Oruç maddi değil manevi tutulur, dolayısı ile aslında bir alevi her dem oruçludur (eline beline diline) her dem ibadettedir. İlgili yazıda söyleniş şekli hiç hoş değildi, alevi olmayan biri bu tip soru sorabilir, alevi öğrenmek ve uygulamak zorundadır. Zöhre Anaya niyaz ederim.
Posting Freak
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
mgsilli yazdı:muharrem orucu ramazan orucuna benzemez. Ramazan ayeti ininceye kadar araplarca da tutuluyordu. Ramazan orucu gelince bırakıldı. Ancak kuranda yeri vardır. İkincisi muharrem orucu başlangıçta oruç iken, Hz Hüseyin Muharrem ayında şehit edilmesi le matem'e dönüştü, O'nun çektiği susuzluğa binaen suzuzluk arucu olarak tutulur. Bu on gönde et ve benzeri gıdalar yenmez, eğlence yapılmaz. Üçüncüsü Ramazan orucu gibi değildir, bir cem ile niyet edilir, cem ile açılır, sahura kalkmak akşam iftar etmek gerekmez. Daha ayrıntılı bilgi çeşitli kitaplarda vardır. SSizin bildirdiğiniz günlerde her alevi matem tutar. Oruç maddi değil manevi tutulur, dolayısı ile aslında bir alevi her dem oruçludur (eline beline diline) her dem ibadettedir. İlgili yazıda söyleniş şekli hiç hoş değildi, alevi olmayan biri bu tip soru sorabilir, alevi öğrenmek ve uygulamak zorundadır. [BZöhre Anaya niyaz ederim.
[/B]

sevgili, mgsilli can - Siz Zöhre Anaya İnanniyorsanız,burda yazmış oldugunuz, Ramazan ayı ile ilgili bilgiler, hiç bir zaman gerçekle,hakıkatla, Ayetle,veya Kuranla hiç ilgisi olmayan ,Muaviye zamanında uydurulmuş,bir uygulamadır, Şimd bir Evliya makamı varken ,geçmişde yazılımış kitaplara göre hareket etmek çok yanlışdır.

Forumda bu husuzda çok geniş gerçek ve hakıkatı ortaya koyan bilgiler va r.
ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Son Düzenleme: 07/12/2010, 15:29, Düzenleyen: Y O L C U.
Posting Freak
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
mgsilli yazdı:muharrem orucu ramazan orucuna benzemez. Ramazan ayeti ininceye kadar araplarca da tutuluyordu. Ramazan orucu gelince bırakıldı. Ancak kuranda yeri vardır. İkincisi muharrem orucu başlangıçta oruç iken, Hz Hüseyin Muharrem ayında şehit edilmesi le matem'e dönüştü, O'nun çektiği susuzluğa binaen suzuzluk arucu olarak tutulur. Bu on gönde et ve benzeri gıdalar yenmez, eğlence yapılmaz. Üçüncüsü Ramazan orucu gibi değildir, bir cem ile niyet edilir, cem ile açılır, sahura kalkmak akşam iftar etmek gerekmez. Daha ayrıntılı bilgi çeşitli kitaplarda vardır. SSizin bildirdiğiniz günlerde her alevi matem tutar. Oruç maddi değil manevi tutulur, dolayısı ile aslında bir alevi her dem oruçludur (eline beline diline) her dem ibadettedir. İlgili yazıda söyleniş şekli hiç hoş değildi, alevi olmayan biri bu tip soru sorabilir, alevi öğrenmek ve uygulamak zorundadır. Zöhre Anaya niyaz ederim.

Öncelikle ramazan orucu için herhangi bir ayet inmemiştir. Ramazan orucu ömerin halifeliği döneminde kendi öldüğü haberini yaydırarak kendi adına üç gün yas olarak tutturduğu uydurma ve zoraki bir oruçtur. Ramazan orucu sonraki yıllarda otuz gün tutulmaya başlanıp Kur-an'da uydurma ayetler yazılarak insanlara Allah'ın emriymiş gibi yutturulup tutanların cennetle ödüllendirileceği yalanını da ekleyerek insanların Ehlibeyt yassı matemini unutup tamamen hurafe yalan yanlış ibadetlere saplanması sağlanmıştır...

Halk arasında Muharrem orucu olarak bilinen oruç ise oniki imam orucu olarak da halk arasında adlandırılan aslında gerçek adı İmam Hüseyin'in yası matem orucu olan 4 mart ile 15 mart tarihleri arasında Kerbalada oniki gün aç susuz yapılan işkenceden sonra şehit edilen İmam Hüseyin için tutulan 12 günlük bir yası matem orucudur. Öncesinde 26 şubattan itibaren 3 gün Hızır orucu, 3 gün de üçler aşkına tutulan oruç ile birlikte kesintisiz 18 gün su içilmeden tutulan bir yası matem orucudur...

16Marttan 31 Martta kadar da İmam Hüseyin'in can lokması olan Aşure çorbası pişirilerek kesilen Kurbanlarla birlikte bütün canlara yedirilir...

Bütün yassı matem oruçlarında mutlaka sahura kalkılır. Saati gelince de iftar yapılır. Hepsinde de boy abdestleri ve normal abdestler alınarak ibadetler hem öz hem de beden temizliği içerisinde yapılır...

Ancak bir noktayı daha dikkatlere sunmak lazım. Aleviler nedense İmam Hüseyin'in yassını tuttukları halde Hz. Ali ve Hz. Hasan ile ilgili hiç bir yas tutmaktan bahsetmiyorlar. Oysa üç aylar dediğimiz kış ayları Ehlibeytin yassı matem aylarıdır...

Dolayısı ile 15-16 Ararlıkta İmam Hasan'ın yassı matem orucu tutulur. 18-19-20 Ocak günleri ise İmam Ali'nin yassı matem orucu tutulur...

Dağın taşın canlının cansızın yassa girdiğ kış aylarında havaların sisli puslu ve de hüzünlü geçtiği sürede Alevi insanlarının vurdum duymaz şekilde normal günler gibi hayatına neşe içinde devam etmesi hiç doğru bir davranış değildir. Onun için bütün Alevilerin Pir Zöhre Ana'nın belirttiği tarihlerde Bütün ehlibeytin yassı matem oruçlarına sahip çıkıp gerektiği şekilde tutması, hem birlik ve beraberliğimiz açısından hem de asimile edilmeye çalışan çocuklarımızn özüne dönüp gerçek Aleviliği öğrenmesi açısından çok önem arzetmektedir. Allah bizleri Pirlerin ışığından ayırmasın...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Junior Member
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
Bencede arkada$lar hakli.. oruc derken sanki öylesine ac kalmak güya nefsi terbiye etmekmi$ derler ya hani.. aslinda yas bu gercekten cünkü o mübareklerin yasini arkada$inda dediyi gibi canli cansiz yer gök tutuyor havalar soguyor buz gibi oluyor güne$ acmiyor agaclarda ye$illik gidiyor kapkara oluyor insanlarin ne$esi olmuyor vs. gercekler ortada zaten biraz mantikli dü$ünün..
Member
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
Alevilik bilmecesi. Konumuza tam yakışan bir başlık. Biz daha Alevi tanımlaması yapamadık ve ardından yaptıkları ibadeti nasıl, ne şeklde, niçin yaptıklarını konuşuyoruz. Bazen bilgiye ulaşmak için geçmişe yönelmek gerekir çok çok geçmişe.. Ama biz Sümerlerden daha öteye yazılı kaynağımız yok. O zaman Sümerlere bakalım Tevrata, Kurana, İncile konu olan konulara bakalım belki bu konular Aleviliğe de konu olmuştur. Ki aynen de öyle.. Alevilik dini, Hristiyanlık kabulünden (MS.313) sonra kendi eğemenliği için Alevilikle çatışmaya başladı. Bu mücadelede çok insan sürüldü, yakıldı, malları dağıtıldı. Sahip oldukları eserler yakıldı, bunların başında İskenderiye kütüphanesi gelir. Bir topluma kendi düşünceni yansıtmak istiyorsan önce onları bilgiden, düşünceden uzak tutmak gereklidir. Anadolu dini olan Alevilik aynen Mısır dini gibi ışığın (güneşin) kutsallığına dayanıyordu. ki Adıyaman Komagene krallığı bunun en iyi örneğidir. bu inancın Anadoluda bölgesel olarak isim farklılığı da vardı; Hurufilik, Zerdüşlük gibi... bu dinler temelde düneşin kutsallığına dayanan Yaradan ile insan arasına başka kişileri koymayan ( çünkü Allah insana kendinden bir parça (ışık) vermişti insanın yapması gereken Yaratıcısına ulaşmaktı.) eşitlikçi insan hoşgörüsüne dayanan bir dindir.Hristiyanlık doğanın varlığını simgeleyen dört elementin ( eteş, su, toprak, hava) İsa'yı çarmıha gerdik diye kendilerine maletmişlerdir sırf bununla da kalmamışlar Anadolunun kutsal tanrılarından İsa'ya havariler oluşturmuşlardır. Peki bunu neden yapmışlar bunun yerine kendi argümanlarını neden koymamışlardır? Bunun cevabı şu; bir toplumu sahip olduğu değerleri düşman yaparsanız otoplumu karşınıza almış olursunuz bunun yerine onların argümanları altına kend düşüncenizi yerleştrirseniz toplum bunu farkedemeden benimser.Budönemden sonra Aleviler Hristiyan gibi görünüp kendi dinlerini gizlice yaşadılar. Bu Hristiyanlık kurnazlığını daha sonra İslâm dini de yapacaktır. Anadolunun Türklere ilk açılışı 1071 Alazgirt ile olmuştur Türkler Anadoluya geldiğinde Hristiyanlığın baskısından bıkmış olan halk Şamanizm dinine sahip olan Türklerle ittifak yapıp Bizans'ı yenilgiye uğratmışlardır. Selçuklular Anadoluda güçlenmeye başlayınca Önce Alevi Beyliği olan Danişmend'lileri hakimiyet altına almışlardır bu dönemler Hristiyanların yaptıkları zülün ve zorbalara benzemez zira Türkler Aleviliği benimsemişlerdir zaten M. Kemel bu benzerlikten dolayı Alevileri Türk sayar. Derken Arap coğrafyasından yayılan Müslümanlığın Anadoluda izlerini görmek zordur. Ta ki Yavuz Sultan Selim dönemine kadar. Yavuz çok okuyan birisidir Osmanlı Alevilik dininin üzerine kurulduktan sonra ( kaynaklar buna Bekteşilik der ) Yavuzun aç gözlü sınır genişletme politikasına karşı İnsanı ve barışı temsil eden Aleviik bir düşman gibi görülmeye başlandı. Çünkü bütün dünya ele geçirilmliydi bu Alevilikle olacak iş dğildi. Bunun yerine gaza ve cihat için şavaş yapan İslam dini daha elverişliydi. Hristiyanlık dönemi gibi tekrar soykırımlar, katliamlar başlar bu sefer tecrubeli olan Aleviler tamam Müslüman olduk diyerek gizlice kendi dinlerini devam ettirdiler. Bu sefer de ibadet biçimi ve hangi tarafta oldukları soruldu onlara. Cevap aslında kaçamak cevaplardı biz Hz. Ali yanlısıyız dediler zaten zulmün kaynağı olan Muaviye taraftarı olarak kabül görmek istemiyorlardı. .Bunun üzerine Müslümanlar sordu: Peki neden namaz kılmıyorsunuz bu İslamın şartıdır? Yine bir kaçamak cevap verdiler; Hz. Ali namaz kılarken öldürülmüştür o yüzden. Bu yalanlarl belki biraz soykırımdan kurtuldular ama devletin kafası buna kanmadı bu güne kadar birçok soykırım yapıldı sonuncusu 1993'teki Sivas katliyamıdır. Bakın 17 yıl önce olmuş bir olaydan bahsediyorum demek halkımızın kini ve nefreti dğişmemiş. Gelelim Muharrem orucuna Aleviler kendilerini korumak için yaptıkları takiyyeyi burada da sürdürdüler 12 İmamları önderleri kabul ettiler tuttuları orucu kerbele yası olarak söylediler. Bunlar hakikati yansıtmaz Çünkü İalamın içinde ancak bu şekilde yaşayabildiler. Peki neydi aslı? Alevilik dii ve ibadet şekli bilim kökenlidir kimsenin ibadet şekline benzemez ve kimseyi aracı( peygamber) olarak kabul etmez çünkü kendileri Yaratıcının birer yansımasıdır.Bütün gök cisimlerinden utun da en küçük atom parçasının hatta insan DNA'sının kendi etrafında ki dönüşünü kendi ibadet biçimi olarak tezahur etmişlerdir. Biraz dini olarak söylersek; Bütün evren Yaradana dönerek ibadet ederken insanın başka bir ibadet şekliyle ibadet etmesi düşünülemez. İnsanların yaşantısına yön veren derin olayları unutmak zordur. Bunlardan bir tanesi Nuh tufanıdır. Hz Nuh insanlara artık dünyanın sonunun geldiğini tebliğ eder kendisine inananlarla yaptığı gmiye biner ve ardından bütün dünyayı sel götürür.( Her canlıdan birer örnek alan Huh'un gemiside büyüklük açısından tartışma konusu ) Bu süre 12 gündü insanların artık yiyecek birşeyleri kalmaz son çare olarak herkesin elindeki kalan yiyecekler birleştirilir ve kazan kaynar bölece 12. gün aşüre yenir ardından Ağrı dağına geminin oturmasıyla bu açlık da son bulur. Alevilerin tuttuğu bu 12günlük oruç aslında insana yaamak için ikinci bir şans veren bu tufan içindir. Her yönüyle bilimsel olan bu din artık takiyye yapmayacak kendi değerine ulaşacaktır. Yapılan asimile politikaları 1700 yıldır sonuçvermedi ve vermeyecektir.
Son Düzenleme: 20/12/2010, 21:33, Düzenleyen: kazım inan.
Posting Freak
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
kazım inan yazdı:Alevilik bilmecesi. Konumuza tam yakışan bir başlık. Biz daha Alevi tanımlaması yapamadık ve ardından yaptıkları ibadeti nasıl, ne şeklde, niçin yaptıklarını konuşuyoruz. Bazen bilgiye ulaşmak için geçmişe yönelmek gerekir çok çok geçmişe.. Biraz dini olarak söylersek; Bütün evren Yaradana dönerek ibadet ederken insanın başka bir ibadet şekliyle ibadet etmesi düşünülemez. Alevilerin tuttuğu bu 12günlük oruç aslında insana yaamak için ikinci bir şans veren bu tufan içindir. Her yönüyle bilimsel olan bu din artık takiyye yapmayacak kendi değerine ulaşacaktır. Yapılan asimile politikaları 1700 yıldır sonuçvermedi ve vermeyecektir.

Tarih boyunca aslında Hak tarafından insanları ayrıma götürecek din kavramı altında bir sistem verilmemiştir. Din tamamen insanların kendi kendilerini tanımlamak için kullandıkları sonradan çıkarılmış kavramlardır...

Oysaki Hak tarafından bütün insanlara tek bir kapı açılmış. İnsanların birlik ve beraberlik içerisinde yanlızca O açılan kapıda toplanması istenmiştir. O Hak kapısının adı da Ali kapısıdır...

O Hak kapısının sahibi Hz. Ali'dir. O Hak kapısının bekçileri peygamberler ve evliyalardır...

Hz. Ali ezelden beri batın aleminde ilmini yine kendisinin birer sıfatı olan evliyalar aracılığıyla insanlara her daim ulaştırmıştır. Hz. Ali yanlızca peygamberimiz Hz. Muhammed zamanında kendini insanlara bedenen Hz. Ali sıfatında peygamberimizin damadı olarak Oniki imamlarında birinci imamı sıfatında göstermiştir. İşte bu dönemden sonra Ehlibeytin şehit edilişinden sonra Hz. Ali'ye ve Ehlibeyte gönül verip Onlara ve Onların mirasçısı evliyaların peşinden gidenlere Onlara muhabbet besleyenlere Aleviler denmiştir. Ehlibeyt ve Oniki İmamların getirdikleri Allah Muhammed Ali yoluna da Alevilik denmiştir...

Yani Alevilik, Hak kapısı olan Ali kapısının bekçileri olan evliyaların sürdürdüğü Allah Muhammed Ali yoludur. Bugün de O yolu Zöhre Ana gelmiş Ali'nin kapısında sürdürmektedir...

İlla da konuya ışık meselesinden yaklaşacak olursak Allah'ın varlığının bir simgesi olan, mucizesi olan, Allah'ın ışığının asla sönmeyeceğinin bir delili olan güneş; Hz. Ali'dir. İnsanları aydınlatan ve içini ısıtan güneş ışınları ise; Hz. Alinin binbir sıfatından her biri olan evliyalarıdır. Yani bugün güneş Hz. Ali'dir, Işığı Pir Zöhre Ana'dır...


İbadet meselesine gelince, evren zaten dönüyor ibadet ediyor bir daha neye insan ibadet etsin gibi yaklaşımlar kaçamak ve tembelce yaklaşımlardır. Tabi ki ibadetten habersiz insanların uydurabileceği en güzel bahaneden öte gidemez...

Oysaki evren ibadet için dönerken insanların Hakka ibadet etmesi için aynı şekilde 24 saat 365 gün dönmesi beklenemez. İnsanlarında insana yakışır bir şekilde ibadetini Hakka gösterip İnsana yakışır bir şekilde aşkla ibadetini yapması lazımdır. Bu ibadet şeklini de yine yaratıcı kendi elçileri olan evliyalar aracılığıyla kendine inanan insanlara bir lütuf olarak bahşetmiş ve gösterip öğretmiştir. Bizler de bugün ibadet olarak kendimize Zöhre Ana'yı rehber edinerek Ehlibeytin orjinal ibadetlerini öğrenip yapmaktayız...

Yukarda bir sürü tarihten derlenmiş yalan yanlış bilgi kırıntılarıyla bir Alevili k tarihi yazılmaya çalışılmış. Ancak içerik olarak bakıldığı zaman içi boş insana hiç bir katkısı olmayacak bilgilerdir. İbadet yok o yok bu yok ne var? Koca bir hiç. Peki yaratıcı o zaman ne diye peygamber ve evliyaları göndermiş. Madem insan kendi kendine yetiyor evren ile birlikte zaten dönüyor ne diye peygamberler gelmiş? Ne diye Hak elçileri gelip onca eziyete ve işkenceye katlanma gereği hissetmiş? Bırakalardı insanlar kendi kendine dönüp dursaydı...

Neyse... Dönen dönsün bizler dönmeyiz yolumuzdan...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Member
Alevi İnsanı Bu Yıl da Kandırılıyor...
adgan yazdı:Tarih boyunca aslında Hak tarafından insanları ayrıma götürecek din kavramı altında bir sistem verilmemiştir. Din tamamen insanların kendi kendilerini tanımlamak için kullandıkları sonradan çıkarılmış kavramlardır...

Oysaki Hak tarafından bütün insanlara tek bir kapı açılmış. İnsanların birlik ve beraberlik içerisinde yanlızca O açılan kapıda toplanması istenmiştir. O Hak kapısının adı da Ali kapısıdır...

O Hak kapısının sahibi Hz. Ali'dir. O Hak kapısının bekçileri peygamberler ve evliyalardır...

Hz. Ali ezelden beri batın aleminde ilmini yine kendisinin birer sıfatı olan evliyalar aracılığıyla insanlara her daim ulaştırmıştır. Hz. Ali yanlızca peygamberimiz Hz. Muhammed zamanında kendini insanlara bedenen Hz. Ali sıfatında peygamberimizin damadı olarak Oniki imamlarında birinci imamı sıfatında göstermiştir. İşte bu dönemden sonra Ehlibeytin şehit edilişinden sonra Hz. Ali'ye ve Ehlibeyte gönül verip Onlara ve Onların mirasçısı evliyaların peşinden gidenlere Onlara muhabbet besleyenlere Aleviler denmiştir. Ehlibeyt ve Oniki İmamların getirdikleri Allah Muhammed Ali yoluna da Alevilik denmiştir...

Yani Alevilik, Hak kapısı olan Ali kapısının bekçileri olan evliyaların sürdürdüğü Allah Muhammed Ali yoludur. Bugün de O yolu Zöhre Ana gelmiş Ali'nin kapısında sürdürmektedir...

İlla da konuya ışık meselesinden yaklaşacak olursak Allah'ın varlığının bir simgesi olan, mucizesi olan, Allah'ın ışığının asla sönmeyeceğinin bir delili olan güneş; Hz. Ali'dir. İnsanları aydınlatan ve içini ısıtan güneş ışınları ise; Hz. Alinin binbir sıfatından her biri olan evliyalarıdır. Yani bugün güneş Hz. Ali'dir, Işığı Pir Zöhre Ana'dır...


İbadet meselesine gelince, evren zaten dönüyor ibadet ediyor bir daha neye insan ibadet etsin gibi yaklaşımlar kaçamak ve tembelce yaklaşımlardır. Tabi ki ibadetten habersiz insanların uydurabileceği en güzel bahaneden öte gidemez...

Oysaki evren ibadet için dönerken insanların Hakka ibadet etmesi için aynı şekilde 24 saat 365 gün dönmesi beklenemez. İnsanlarında insana yakışır bir şekilde ibadetini Hakka gösterip İnsana yakışır bir şekilde aşkla ibadetini yapması lazımdır. Bu ibadet şeklini de yine yaratıcı kendi elçileri olan evliyalar aracılığıyla kendine inanan insanlara bir lütuf olarak bahşetmiş ve gösterip öğretmiştir. Bizler de bugün ibadet olarak kendimize Zöhre Ana'yı rehber edinerek Ehlibeytin orjinal ibadetlerini öğrenip yapmaktayız...

Yukarda bir sürü tarihten derlenmiş yalan yanlış bilgi kırıntılarıyla bir Alevili k tarihi yazılmaya çalışılmış. Ancak içerik olarak bakıldığı zaman içi boş insana hiç bir katkısı olmayacak bilgilerdir. İbadet yok o yok bu yok ne var? Koca bir hiç. Peki yaratıcı o zaman ne diye peygamber ve evliyaları göndermiş. Madem insan kendi kendine yetiyor evren ile birlikte zaten dönüyor ne diye peygamberler gelmiş? Ne diye Hak elçileri gelip onca eziyete ve işkenceye katlanma gereği hissetmiş? Bırakalardı insanlar kendi kendine dönüp dursaydı...

Neyse... Dönen dönsün bizler dönmeyiz yolumuzdan...

Alevilerin ibdet şekli semahtır. Aleviler nasıl büün evren Yaradanına ibadet ediyorsa anlar da o şekilde ibadet etmektedir.

Orjinal ehlibeyt ibadeti dediğiniz "namaz" oluyor heralde.

Peli neden pygamberler hep Arap coğrafyasına gelmiş? Anadolu'ya gelmiş bir pegamber var mı?

Peygamberler insana doğru yolu göstermek için gelir. Demek Arap topraklarının bunaihtiyacı var. Bu gün bile bakarsanız hala birbirlerini istememektedirler. O kadar peygamber onları düzeltemediyse biryerde hata yapıldı demektir.

]Dediğiniz gibi biz dönmeyiz yolumuzdan
]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.