You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Junior Member
1. meclis
adgan yazdı:Milli mücadele zamanından itibaren Cumhuriyet kurulduktan sonrasına kadar yurtta iki çeşit düşmanla savaşılmıştır...

1- İç düşmanlar: Bunlar içerden ortalığı karıştırıp dış güçlerle işbirliği yapan vatan hainleriydi...

2- Dış düşmanlar: Yunanı, ingilizi, fransızı vs...

Bu düşmanlar içerisinden en tehlikelisi iç düşmanlardır. Çünkü kendi halkınızdan birileri gibi görünürler. Kendilerini fazla belli etmezler. Halkın kanına girip bir milli mücadele esnasında size karşı düşmanla birlikte hareket ederler. Yani halkı ayaklandırıp kaleyi içerden çökertmeye çalışırlar. Oysa bir milli mücadele halkla birlikte verilirse kazanılabilir...

İşte Mustafa Kemal Atatürk bunu yapmıştır. İçerdeki vatan hainlerini cezalandırıp, etkisiz kılarak halkı yanına çekmeyi başarmış ve de milli mücadeleyi başarıyla bitirmiştir...

İç düşmanlarla yapılan bir savaşı yanlızca fikirleri farklıydı. Bırakalardı düşmana yardım edelerdi. Niye cezalandırdılar? demek tam bir ahmaklık olur...

Atatürk döneminden sonra olmuş bitmiş işler o dönemin siyasetçilerini bağlar. Atatürk'ün fikirlerini bağlamaz. Unutulmamalıdır ki bu ülkede Atatürk düşmanları kadar Atatürk'ü yanlış anlamış veya hiç anlayamamış insanlar da vardır. Dolayısıyla bunların icratlarını Atatürk'e mal etmek büyük bir haksızlık olur...

Bundan hariç Atatürk'ün yapmadığı halde Atatürk'e mal edilmiş bazı olaylar da vardır. Mesela bunlardan biri ismet inönü tarafından tertiplenip meydan gelmiş olan Dersim olayları Atatürk'e mal edilmeye çalışılmaktadır. Bu tamamen yanlıştır. Çünkü Atatürk bir Alevi olduğu için Alevi halkı öldürtmesi mantıken zaten düşünülemez. Ama ismet inönünün bunları yapması için bir sürü nedenleri vardır...

Atatürk'ün fikirleri bütün zamana hükmedebilecek fikirlerdir. Bunları anlayabilen için her dönemde çıkarılacak bir sürü dersler vardır...

Mesela bağımsız olmak. Kim aksini ister...

Mesela yurtta barış dünyada barış. Kim savaşı ister...

Mesela kadın erkek eşitliği. Aklı başında hangi aydın kişi aksini ister...

Mesela laiklik. Kim vicdan ve inanç hürriyetini istemez...

Vs.......

Atatürk'ün çoğu görüşlerini bugün dünya ülkeleri kendine örnek alırken bizden bazı insanların çıkıp halen mi Atatürk demesi Atatürk'ü anlayamamalarından kaynaklanmaktadır. Eğer ki anlayabilmiş olsalardı bugün ki yerinde saymışlığımızın gerçek sebebinin Atatürk'ün ilke ve inkılaplarının gerçek manasıyla uygulanamamış olmasından kaynaklandığını çok iyi görebileceklerdi...

Mesela Atatürk der ki ]"Bir ülkenin ilerlemesi ve refaha kavuşması; mali, ekonomi, yargı, askeri, vs. konularda tam bağımsız olmasıyla mümkündür"...

Peki soruyorum. Atatürk döneminde bağımsız olan bu devlet kurumlarının bugün hangisi dış sermayeye karşı bağımsızdır? İşte bunları çok iyi analiz etmek gerekir. Acaba Cumhuriyet döneminde bağımsız olan bu kurumların bugün dış sermayeye bağlı olması Atatürk'ün suçu mu? Yoksa Atatürk'ten sonra ki Atatürk'ü anlyamamış veya bugün ki gerici, beceriksiz Atatürk düşmanı siyasetçilerin suçu mu ?

3 tarafı denizlerle çevrili bir ülke dört tarafı düşmanlarla çevrili bir ülke oldu çıktı..evet kimse inkar etmiyor o zaman bir savas oldu ve diğer devletler de düşman sayılırdı..ama bu zihniyeti eğer bugüne tasıyanlar varsa-ki vardır--durum hiç de iç açıcı değildir.

klasik bir iç düşman dış düşman tanımlamasını yapar kemalistler..iç düşmanlar da genelde dış güclker tarafından yönlendirilmiş der..seyh said olayında gectiği gibi derler mesele...

ama meselenin özüne indiğimizde var olan sosyolojik olayları görmeye çalıstığımızda tepkilerin kaynağını bulmaya calıstığımızda durumun bundan çok farklı olduğunu dahası dış güclerin katkısı gibi saçma gerekcelerin aslında hayal bile değil de uydurma olduğunu anlarız.

adam batılılar gibi giyinmiyor asılıyor.idam ediliyor..bunda dış güclerin parmağı mı var..adam kürtçe biliyor türkçe bilmiyor..türkçe bilmeyen adamdan hayır gelmez denilerek asılıyor..kesin bunda da dış güclerin parmağı var..ee madem öyle bu ülkenin kurulmasında atatürkü yönlendiren bir dış güc var desek biz yalancı mı oluruz..malum iç düşmanları kullanan dıs devletler pekala bunu da yapabilir..belki de yapmıstır
HAZIRLANIN...
Posting Freak
1. meclis
mustazaf yazdı:3 tarafı denizlerle çevrili bir ülke dört tarafı düşmanlarla çevrili bir ülke oldu çıktı..evet kimse inkar etmiyor o zaman bir savas oldu ve diğer devletler de düşman sayılırdı..ama bu zihniyeti eğer bugüne tasıyanlar varsa-ki vardır--durum hiç de iç açıcı değildir.

Sevgili arkadaşım yanlızca bu ülkede burnunun ucunu görmekten aciz insanlar var. Sen denizleri de görebilmişsin. O da büyük bir ilerleme. Ancak keşke o denizlerin ötesini de görebilecek kabiliyete sahip olsanız. Mesela Ege denizinin ötesinde Türkiyenin batısında gözü olan Yunanistanı, Karadenizin ötesinde Türkiyenin güçlenmesini istemeyen Rusyayı, Akdenizin ötesinde Batı Karadenizi isteyen Rumları, Doğu illerini isteyen Ermenistanı, Güney Doğu Anadoluyu isteyen Kürtleri, Bunları harekete geçiren Orta Doğuda Küçük güçsüz devletçikler isteyen abd ve ab ülkelerini görememek için ya bu ülkeyi sevmemek ya da dünyadan habersiz yaşamak lazım...

Hiç bir şey göremiyorsanız abd askerlerinin çantasında çıkan kürdüstan haritası ermenilerin Doğu anadolu ile ilgili derslerinde okuttuğu büyük ermenistanı da mı göremiyorsunuz...

Savaşlar her dönemde olmuştur. O yüzden geçmişte savaş olmuş bugün olmaz demek tam bir cahilliktir. O kurtuluş savaşı dönemi zihniyetini bugüne taşımak niye iç açıcı değilmiş anlamak çok zor. Düşmanlar kendilerini açıkça belli etmiyorlar mı? Bunlara karşı tedbirli olmanın, geçmişi unutmamanın nesi yanlış. İşgal edilmiş Irak, Afganistan, Filistin bunlar hiç mi sizlere bir ders çıkartırmıyor. Bunları anlamak için illa da birilerinin gelip sizin kafanıza vurup ırzınıza mı geçmesi gerekiyor. Geçmişte osmanlı da aynı rahatlığın içerisindeydi. Gözünü açtığında kendini düşmanın kucağında bumamışlarmıydı...

mustazaf yazdı:klasik bir iç düşman dış düşman tanımlamasını yapar kemalistler..iç düşmanlar da genelde dış güclker tarafından yönlendirilmiş der..seyh said olayında gectiği gibi derler mesele...

İç düşmanların ve de bunların dış güçlerle bağlantılarını özellikle de bahsettiğin şeyh sait ayaklanmasının bağlantılarını biz değil belgeler söylüyor. Ayrıca bunların yakalanmamak için ilk yaptıkları şeyin yabancı düşman bir ülkeye sığınmaları da neye hizmet ettiklerinin bir ispatıdır. O kadar bu ülke için düşmana kurşun sıkan varken yanlızca bunların vatan haini olarak gösterilmesi kime ne sağlar. Yani bunlar vatanseverdilerse bunlara neden vatan hainliği muamelesi yapsınlar ki. Diğer insanlara neden yapmamışlar. Ülkede bir sürü kürt ermeni rum çerkez, laz vs. vardı...

Ayrıca kurtuluş savaşını veren Atatürk bu gerçekleri kendisi bile söylemiş. Bundan daha iyi kanıt olabilir mi? Kurtuluş savaşında kim vatanseverdi kim vatan hainiydi bunu en iyi o savaşın başındaki kişi bilmez mi?

mustazaf yazdı:ama meselenin özüne indiğimizde var olan sosyolojik olayları görmeye çalıstığımızda tepkilerin kaynağını bulmaya calıstığımızda durumun bundan çok farklı olduğunu dahası dış güclerin katkısı gibi saçma gerekcelerin aslında hayal bile değil de uydurma olduğunu anlarız.

Sevgili arkadaşım bir ülkenin toprağında veya zenginliklerinde gözünüz var ise onları ele geçirmek için eğer iyi bir ordu ve silahlarınız varsa aynen abd gibi bir bahane uydurur ya tepesine çökersin, ya da gözün kesmiyorsa o ülkenin içerisinde bazı insanları satın alırsınız. Bazı ideolojik vasıflar yükleyerek onu besler göz önüne getirir insanların onun peşinden gitmesini sağlar sonra da zamanı gelince ülkeyi karıştırmak için veya savaşa tutuşursanız içerden onların desteğiyle emellerinize kavuşursunuz...

Tarihe bakınız bu tür örneklerle doludur. Üstelikte bütün Türk devletlerinin yıkılışlarına bakınız savaşla değil hep içerden yıkılmıştır...

mustazaf yazdı:adam batılılar gibi giyinmiyor asılıyor.idam ediliyor..bunda dış güclerin parmağı mı var..adam kürtçe biliyor türkçe bilmiyor..türkçe bilmeyen adamdan hayır gelmez denilerek asılıyor..kesin bunda da dış güclerin parmağı var..ee madem öyle bu ülkenin kurulmasında atatürkü yönlendiren bir dış güc var desek biz yalancı mı oluruz..malum iç düşmanları kullanan dıs devletler pekala bunu da yapabilir..belki de yapmıstır

Bu ülkenin kurulmasında dış güçlerin parmağı olsaydı o kadar savaş olmazdı. Atatürk'ün amacı zaten bu ülkeyi kurmaktı. Dış güçler de bunu istiyor olsaydı savaşa ne gerek vardı. Mantıklı olmak lazım...

Koskoca bir dünya ordusunu yenip bu ülkeden kovan Atatürk eğer ki bu ülkenin insanlarıyla kürdüyle lazıyla bir alıp veremediği olsaydı çok rahat onları da bu ülkeden postalardı. Dolayısıyla Atatürk ile bağlantısı olmayan olayların sanki Atatürk tarafından yapılmış gibi gösterilmesi artık bugün bir alışkanlık halini almış gafletten öte bir şey değildir...

Kimse kıyafetinden veya dilinden ötürü bir insanın öldürülmesini veya zarar görmesini onaylayamaz. Atatürk de yaptığı icratlarına ve sözlerine bakıldığında insan sevgisi üzerine yoğunlaşmış bir kişi olduğu apaçık görülür. Atatürk o eziyet edildiğini ima ettiğiniz kürtlere veya kılık kyafeti farklı insanlara bir ülke bağışlamıştır. Bağımsızlıklarını bağışlamıştır. Bu sayede de namus haysiyet ve şereflerinin ayaklar altında gezmesini önlemiştir. Bunları görmek lazım. Nankör olmamak lazım. Atatürk çevresindeki bazı yobazların veya Atatürk sonrasında bazı işe yaramaz siyasetçilerin yanlışlarını kimse Atatürk'e mal etmeye kalkışmasın...

Atatürk'ün insanlar içerisinde tek affetmediğ cezalandırdığı vatan hainleriydi. Onun dışında Atatürk'ün kimseyle bir sorunu olmamıştır...

Daha iyi anlaşılabilmesi için bir olayı anlatmak istiyorum;

Atatürk'ün bir ilimizde halka hitabı sırasında köylülerden biri tütününü alıp sigara kağıdı olmadığı için bir gazete kağıdına sarmıştır. Sararken de bu durumundan dolayı Atatürke söylenip durmuş. Etraftaki devlet görevlileri bunu duyunca köylüyü Atatürk'e hakaret ettiği için tutuklayıp mahkemeye vermişler.
Mahkeme günü gelip çattığı zaman Atatürk ne olduğunu sorar.Etraftakiler de köylünün sigaradan dolayı ettiği hakaretleri söylerler. Bunun üzerine Atatürk'ün tepkisi aynen şöyle olur; Kaşlarını çatıp etraftakilerine sesini yükselterek kızgın bir şekilde
]"Derhal o köylüyü sebest bıraktırıp, onu cezalandırmak yerine adam gibi sigara içmesini temin ediniz " demiştir...

İşte bir taraftan yanlış uygaulamalar yapan Atatürk'ün etrafındaki devlet görevlileri, bir taraftan Atatürk'ün kendi insani kararları. Onun için önce Atatürk'ü iyi anlamalı ve tanımalı sonra da olayların gerçek yüzlerini iyi bilmek lazım. Atatürk'e atıp tutması kolay. Nasıl olsa ülkede kalleş ve de nankör insanlar çok...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Member
1. meclis
ŞahımMerdan yazdı:Sevgili Dostum günümüz Türkiyesine bir bakın ve eminim çok kere okumuşsunuzdur, Atatürk'ün gençliğe hitabesini lütfen bir kere daha okuyun.

Siz bazı şeylerin tabulaştırılmasına karşısınız anladığım kadarıyla ama bence bu hitabe bin duadan daha hayırlı bin kitaptan daha kutsal ve bin öğütten daha faydalı...

Biz sevgili Ekin'in de dediği gibi Atatürke bir başka pencereden baktık ve gördük ki, O da bir kamil insan. Yani bir Pir.

Bugün dünyada, yüzbinlerce insanı peşinden sürükleyen liderlerin çantalarından Nutuğun çıkması, o liderlerin Atatürk'ü önder ve yol gösterici olarak görmesi Atatürk'ün sahip olduklarının normal insandakilerden farklı olduğunu göstermesi açısından sadece küçük bir örnektir bana göre.

İnsanları anlamak zor ve gün geçtikçe daha da zorlaşıyor . Yazılan konulara ve beğenilere baktım da hep aynı yorumu aynı kişiler beğenmiş, bu doğru ya da yanlış farketmiyor yani bozacının şahidi şıracı Smile Tarihte binlerce insanı peşinden sürükleyenler oldu bu doğru bunlardan bir tanesi Hitler'di ne oldu? o kadar insan fırınlarda sabun oldu. İşin kötü yanı ise halk bu sabunları kullandı. yıkanınca bile insan yağının kendilerini temizleyeceğine inandılar. Belki bedenleri temizlendi ama ruhları?

Atatürke Pir demişsin ben önder diyorum. Bir pir olan Atatürk neden kendi düşüncesine yakın sözde pirlik düşüncesine inanan insanları neden kaldırdı ortadan? Tarik kitapları yazar Atatürk Alevimiydi? Böyle ise kendi halkının düşmanı bir önder olabilir mi?

Atatürk'ün sahip oldukları normal birinsanın sahip olduğu kadardır. Fazlalığı ise iyi bir eğitim almış olması ve diplomasiyi iyi bilmesidir. Evliyalığı konusunda bir şey diyemeyeceğim.

Nutuk ise yapılan mücadelenin belgeli halidir yoksa gee rüyada vahi olarak gelmemiştir gelse bile ne farkı olacak ki?

Lütfen insanları ayıran onları cehalete götürecek fikirlerden vazgeçin hedefimiz "insan" olsun insan öldüren değil.
Member
1. meclis
adgan yazdı:Sevgili arkadaşım bizlere Atatürk gibi her alanda başarı göstermiş dünyadaki o bahsettiğin liderlerden yanlızca bir tanesini söylermisin...

Hem askeri, hem siyasi, hem ekonomi, hem sosyal, hem kültürel, hem eğitim, hem sanat, hem insani konularda bir sürü devrimler yapıp, bunu kısa zamanda bir sürü yobaz insana kabul ettirmiş, savaştan yokluk içinde başarıyla çıkmış, bir millet ve cumhuriyet kurmuş, hem dili, hem yazıyı, hem kılık kıyafeti, hem yönetimi, hem bir çok hurafeleri ve tabuları yıkıp değiştirip bunu çok kısa zamanda insanlara kabu ettirip yaşamlarına geçirtmiş bir lider gösterirmisin?

Ben mesela sana bir tane göstereyim. Hz. Muhammed... Peygamberimiz de hem iyi bir lider, hem iyi bir asker hem de iyi bir insandı. Aynı Atatürk gibi...

Peygamberimiz de Atatürk gibi, putperest bir arap toplumuna her alanda bir sürü savaşlar verip, yenilikler getirerek kısa bir zaman da cahil arap toplumunu bir düzene sokmuştur. Tabi sonradan aynen bugün ki Atatürk düşmanı yobazlar gibi araplar yine kendi eski geleneklerine dönüp bugün ki bozuk düzenine tekrar kavuşmuşlardır. Bu tamamen bizdeki beceriksiz bazı siyasetçiler gibi peygamberden sonraki beceriksiz ve saltanat sevdalısı bazı insanlar sayesinde olmuştur. Yani bugün gelinen çıkmazlar ne Atatürk'ün ne de peygamberlerin suçudur...

İşte bu benzerlik tamamen aynı şekilde Atatürk'ün de bir hak elçisi olması bir evliya olmasından kaynaklanmaktadır. Yoksa bu işler sıradan bir dahi insanın yapabileceği işler değildir...

Tabi ki eleştiriler olabilir. Tabi ki temel amaç insan olmalıdır. Ancak bunları söylerken Atatürk'ün insanı temel aldığını görememek tam bir çelişkidir...

Çünkü Atatürk'ün söylem ve icraatlarına bakıldığında temelinde insana sevgi saygı ve hizmet olduğu görülecektir...

Mesela Atatürk'ün koca bir ömrünü bir milltin bağımsızlığına ayırması o bağımsızlığı elde etmek için çalışması başlı başına insana verdiği değeri apaçık göstermektedir...

Sonuçta bağımsızlık demek bir insanın onur şeref namus ve haysiyeti demektir. Bu değerler olmadan insan bir hiçtir. İşte Atatürk bu değerleri insanlara kazandırarak insanlığa en büyük hizmeti vermiştir...

Öte yandan Atatürk'ün çalmamış, çırpmamış, yandaşlarını zengin etmemiş bütün servetini devletine ve milletine bağışlamış olup, padişahlığı sürdürüp saltanat sürmek yerine bir sürü imkanlardan kendini mahrum etmesi onun insanlığının tartışmasız mükemmelliğinin apaçık delilidir...

Sermaye sahipleri yerine köylüyü milletin efendisi yapması insana verdiği değerin derecesini göstermektedir. İşte bunları görmeden yanlızca eleştirmiş olmak için eleştiri yapmak kimseyi bir yere götürmez. Tam tersine yerinde saydırır...

Kaldı ki daha önceki yazılarımızda Atatürk'ün bir Alevi Piri olduğunu söylemiştik. İşte Alevilik inancının temelinde insan sevgisi olması bile Atatürk'ün inançlarının insana dayandığının bir garantisi değilmidir? Onun içindir ki Atatürk insanları sömürmeye dayalı, sekilci bir dinci devlet yönetiminin karşısında durup padişahlığı ve halifeliği kaldırtmamışmıdır?...

Atatürk'ün her icraatının temelinde insan vardır da, iş ki insan insanlığını bilip bunları görebilsin...

Allah insanlığın başında iki Mustafa'yı eksik etmesin. Biri Muhammed Mustafa, diğeri Mustafa Kemal Atatürk...

]Bu saçmalıklara cevap verecek kadar boş zamanım yok...
Posting Freak
1. meclis
kazım inan yazdı:]Bu saçmalıklara cevap verecek kadar boş zamanım yok...


adgan abinin;yazısında ben saçmalık göremiyorum saçmalık neresinde? size saçma gelen yazı bizim dogrularımız,gerçeklerimiz aramızdaki fark burda kazım can ;bu tür sözler kullanmayınız...karşılıklı hakaret tarzı yazılar olmadıgı sürece herkes düşüncesini paylaşa bilir size saçma geliyorsa cevap vermez düşüncenizi beyan etmezsiniz olur biter düşüncelerinizi açıkça yazıyosunuz size kırıcı bir uslup kullanan olmadı sanırım sizde aynı şekilde devam ederseniz sevinirim ...
Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Son Düzenleme: 09/01/2011, 20:19, Düzenleyen: zümre.
Posting Freak
1. meclis
kazım inan yazdı:]Bu saçmalıklara cevap verecek kadar boş zamanım yok...

Yalan yanlış uyduruk bilgilerle beslenmiş insanlara tabi ki gerçekler saçma gelecektir...

Ancak önemli değil sizler boş zamanlarınızı boş bilgilerle geçirmeye devam ediniz. Çünkü her doğru zıddı ile açığa çıkar. Yani sizin yanlışlarınız olduğu sürece insanlar Zöhre Ana ve Mustafa Kemal gerçeğini daha iyi göreceklerdir...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Posting Freak
1. meclis
kazım inan yazdı:]Bu saçmalıklara cevap verecek kadar boş zamanım yok...


Yazılanlar hoşunuza gitmiyorsa ve bizim bu forumda anlattıklarımız hep bu şeklide olduğuna göre ,sizinde zamanınız yoksa bence siz o değerli zamanınızı size uygun bir yerde değerlendiriniz ,yok eğer yinede bilgi sahibi olayım diyorsanız kalabilirsiniz.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.