] Zülfü Livaneli ] Vatan ]
]
]
Toplum alarm veriyor (2)
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Daha birinci yazının mürekkebi kurumadan Türkiye’de büyük bir katliam yapıldı. Mardin’de köy korucuları, düğün evindeki 44 kişiyi öldürdü.
Dünya basını bu haberle çalkalanıyor.
Bir aile anlaşmazlığı nedeniyle çoluk çocuk 44 kişinin öldürülmesi basın için elbette büyük bir haber. Ama haberin ötesinde, buzdağının görünmeyen yüzünü de araştırmak gerekiyor.
Bu olayın bir boyutu katliam, vahşet, töre faciası ise öteki boyutu da öldürme becerisi.
44 kişiyi öldürmek kolay bir şey değil.
Bunu ancak son derece profesyonel, öldürme eğitimi almış ve bu konuda yıllarca deneyim kazanmış katiller başarabilir.
Bazen Ortadoğu’da bir otobüsün içinde kendini patlatan canlı bombaların bile ancak 7-8 cana kıyabildiğini okuyoruz.
Bir düğün evine girip silahları çekerek 44 kişiyi katletmek, herkesin harcı değil.
Bu da bizi koruculuk sistemine ve onun toplumda yarattığı tahribata getiriyor.
Devlet adına adam öldürme yetkisi olan, her türlü silahı serbestçe taşıyan ve öldürme eylemi için devletten maaş alan 72 bin korucu yaşıyor bu topraklarda. Ve Mardin örneğinde görüldüğü gibi bazen bu “becerileri”ni kendi akrabaları, köylüleri üzerinde deniyorlar.
Eğer töre ve düşmanlık nedeniyle düğün evini basanlar normal kişiler olsalardı, ancak birkaç kişiyi öldürebilirlerdi. Ama olaydan anlıyoruz ki bu son derece profesyonel katiller, evdeki silahsız çoluk çocuğun üstüne ağır silahlarla ve bombalarla saldırmışlar.
Yazık, çok yazık.
***
Bir başka gariplik de pazartesi akşamı olayın duyuluşunda yaşandı.
Haberi ilk kez bir televizyon kanalında geçen alt yazıda okudum. 21 kişinin öldürüldüğünü bildiriyordu. Daha sonra yayına bağlanan Vali Yardımcısı ölü sayısını 41 olarak açıkladı.
Bu kadar büyük bir haberin ayrıntılarını almak için haber kanallarını taramaya başladım. Ve gördüm ki birçok kanal bu haberi önemsemiyor ve vermiyor. Ankara’daki herhangi bir siyasinin en sıradan lafını “Son Dakika” ve kırmızı “flaş- flaş-flaş” diye duyuran kanallar, bu konuda büyük bir rehavete gömülmüş.
Bir mankenle şarkıcının yediği akşam yemeğini en önemli olay olarak duyuran kanallar, 40’tan fazla kişinin öldüğü bir katliamın haber değerini kavrayamamışlar.
Ben kimseyi habercilik açısından eleştirmiyorum; sadece bunun bir refleks bozulması olduğunu anlatmaya çalışıyorum.
Kimsenin gözü toplumda olmadığı için ve önemsiz şeyleri önemli kılmaya şartlandığımız için artık doğruyu eğriden, gerçeği yalandan, hakikati dedikodudan ayıramıyoruz.
***
Bu yazıyı yazarken yeni gelişmeler var mı diye internete baktım ve şu haberi gördüm.
Ereğli’de bir yolcu otobüsünde seyahat eden genç adam, ön koltukta oturan 82 yaşındaki tanımadığı bir başka yolcunun boğazını kesmiş.
Arkadan uzanan ve bıçakla tanımadığı yaşlı adamın boğazını kesen, bir üniversite öğrencisi.
Korku filmi gibi. Artık lütfen “çanlar kimin için çalıyor” diye sormayalım, çanlar bizim için çalıyor. Hem de bangır bangır.
[B]Zülfü Livaneli - Vatan[/B]
Zülfü Livaneli: Toplum Alarm veriyor!!!
Konu Sahibi / Yazar
TÜLAY
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
2
Okunma / Görüntüleme
2503
Zülfü Livaneli: Toplum Alarm veriyor!!!
Zülfü Livaneli: Toplum Alarm veriyor!!!
Doğu ve güneydoğunun bir bölümü pkk'nın, kalan kısmı da tarikaların kontrolünde.
Yani bu bölgelerde Türkiye Cumhuriyeti Devleti yok.
Halk ekonomik ve sosyal yönden geri bırakılıyor.
Bu durum hem pkk'nın hem de tarikatların işine geliyor.
Ülkenin hem tarikatlardan hem de pkk'dan acilen kurtarılması gerekiyor...
Yani bu bölgelerde Türkiye Cumhuriyeti Devleti yok.
Halk ekonomik ve sosyal yönden geri bırakılıyor.
Bu durum hem pkk'nın hem de tarikatların işine geliyor.
Ülkenin hem tarikatlardan hem de pkk'dan acilen kurtarılması gerekiyor...
Zülfü Livaneli: Toplum Alarm veriyor!!!
Bu gün bir seminerdeydim.
Müdür yardımcısı bir arkadaşım anlattı: Okulundan bir erkek öğrenci (8.sınıfta) hastaneye girmiş tabanca görüntülü çakmağı çekmiş "Elimdeki bombadır!" diyerek hastaneyi birbirine katmış.
Tedavi altına alınan çocukta "şizofren" belirtilerinin olduğu açıklanmış.
Yabancı mülkiyetindeki bankalar çiftçiye ödeyemeyeceği miktarlarda kredi veriyorlar.
Amaç memleket topraklarını hacizli hale getirmek.
Yakında çiftçilerimiz intahara başlayacaklar.
Ne oldu Türk köylüsüne diyecek besleme basın.
Bilinçsiz çiftçiler gidip paraları meyhanelerde konsomatrislerle yiyiyorlar.
Kumar oynuyorlar. Parayı çar çur ediyorlar.
Borcunu ödeyemeyen ve toprağı elinden giden çiftçi yaşayamaz.
Devlet buna seyirci kalıyor.
Yanlış söyledim. Teşvik ediyor.
Çünkü AKP'nin maliyesi bir İngiliz vatandaşı olan Mehmet Şimşek'in elinde.
Daha önceki Truva Atı ise Kemal Derviş'ti.
Vatan sahipsiz, millet şaşkın.
Devlet, ABD zehiri ile intihar etti.
Toplum kendi mezarını kazıyor.
Cenazeyi AB kaldıracak.
Müdür yardımcısı bir arkadaşım anlattı: Okulundan bir erkek öğrenci (8.sınıfta) hastaneye girmiş tabanca görüntülü çakmağı çekmiş "Elimdeki bombadır!" diyerek hastaneyi birbirine katmış.
Tedavi altına alınan çocukta "şizofren" belirtilerinin olduğu açıklanmış.
Yabancı mülkiyetindeki bankalar çiftçiye ödeyemeyeceği miktarlarda kredi veriyorlar.
Amaç memleket topraklarını hacizli hale getirmek.
Yakında çiftçilerimiz intahara başlayacaklar.
Ne oldu Türk köylüsüne diyecek besleme basın.
Bilinçsiz çiftçiler gidip paraları meyhanelerde konsomatrislerle yiyiyorlar.
Kumar oynuyorlar. Parayı çar çur ediyorlar.
Borcunu ödeyemeyen ve toprağı elinden giden çiftçi yaşayamaz.
Devlet buna seyirci kalıyor.
Yanlış söyledim. Teşvik ediyor.
Çünkü AKP'nin maliyesi bir İngiliz vatandaşı olan Mehmet Şimşek'in elinde.
Daha önceki Truva Atı ise Kemal Derviş'ti.
Vatan sahipsiz, millet şaşkın.
Devlet, ABD zehiri ile intihar etti.
Toplum kendi mezarını kazıyor.
Cenazeyi AB kaldıracak.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 06/05/2009, 14:24, Düzenleyen: Dogan.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi