T yazdı:ZÖHRE ANAYA MEKTUP
Canım ana.
Bir ateistten bir evliyaya yazılmış bir mektup. Bir ateistin Hakka ürümesinin açık bir belgesidir bu mektup. İki yüzlülükle yazılmış bir mektuptur. Bir taraftan saygılı gözüküp öbür taraftan karalama ve iftiralarını sıralıyor. Yazık. şeytanın atına binmiş, Hakka kafa tutuyor farkında değil...
T yazdı:Sizin suretinizi fotoğraflarınız dan bilen biriyim. Yukarıda hakkınızda yazılanlar ve çevremde sizi sempatiyle anlatan insanların verdiği bilgilerden başkaca bilgimde yok.
Bu durumda size yazdıklarımın mesnedi temel referanslar olabilir ancak.
Öncelikle şunu söylemek istiyorum Zöhre Ana bir Hak elçisidir. Ve de Hak tarafından bütün dünya insanlığının önüne konulmuş bir aynadır. O aynaya bakan bir güzellik görüyorsa o kendi güzelliğidir. Bir çirkinlik görüyorsa o da kendi çirkinliğidir. Bu mektubu yazan kişi belli ki kendi içindeki pisliğini ve şeytanlığını görmüş. Bunları da Zöhre Ana'ya mal etmeye çalışarak içindeki o pisliğini, şeytanlığını ve ateistliğini kusmuştur...
Zaten birgün de Zöhre Ana'ya gelip gidip de eleştiri yapan birini görmedim. Hep uzaktan atıp tutan, çevresinde kendisi gibi sağdan soldan duyduğu yalan yanlış dedikodulara bir de üstüne kendisi iftiralar ekleyip maksat kafirlik olsun, maksat çamur at izi kalsın hesabına böyle eleştiriler Aateist çevrelerce çokça yapılmaktadır...
Peki neden Zöhre Ana'ya gelip de bu eleştirilerini yapamıyorlar. Çünkü Zöhre Ana 'ya karşı yüzleri ve cesaretleri yok. Bütün pisliklerinin Zöhre Ana tarafından önlerine döküleceğini çok iyi biliyorlar. Bakmayın böyle karalamalar yaptıklarına. Bunlar Zöhre Ana'nın namını çoktan duymuş, yüceliğini çok iyi biliyorlar da işte maksat ateistliğin de vermiş olduğu inançsızlıkla işi edepsizliğe vurmaktır...
30 senedir Zöhre Ana'ya iftiralar atılıyor. Sonuç? Zöhre Ana gitgide dünyaca kabul görmeye başlamış. Ancak bu atıp tutanların ne ismi ne de cinsi bugün ortada yok. Edepsizlikleriyle kalmışlar o kadar...
T yazdı:Bir hanımefendi olmanız, benden yaşça büyük olmanız, evlatlarınızın olması, dahaca önemlisi
Alevi olmanız peşinatıyla ilk elden saf, samimi, temiz kalpli olmanız; andığım nedenlerle
sahtekar olamayacağınız, yalancı olamayacağınız, söylendiği gibi rant için itibar, para için
şerefinizden onurunuzdan vazgeçemeyeciği niz inancıyla yazıyorum bunları.
Evet Zöhre Ana, saf, temiz kalpli, samimi, şerefli onurlu her şeyden de önemlisi Allah elçisi bir Pirdir...
Ancak gel gör ki etrafta bunu göremiyecek kadar iki yüzlü, kötü kalpli, şeref ve onurunu rahatça satabilecek, samimiyetten uzak mektuplarla veya daha başka şekillerde etraftaki duyduklarıyla hiç bir belgeye ve kanıta dayanıldırılamıyan referanslarla, karalamalar yapabilen bir sürü, inançsız, yoldan uzaklaşmış ateist kör insanlar var...
İşte bugün bu şeref ve onurdan uzak Alevi adı altında gezinen ateistler yüzünden Alevilerin iki yakası bir araya gelemiyor...
T yazdı:Ailenizin ehlibeytle ya da pirlerle kanbağının bulunmaması dolayısıyla pirliğinizin tartışılır olması ile de ilgili değilim. Zira tek mesnedinizin rüya olması hasebiyle işinizin ne kadar zor olduğunu bildiğinizi var sayıyor ve zorluğunuzun bir kat daha arttığını da anlıyorum.
Hakkınızda söylendiği gibi olmasanız, gerçek bir ana olsanız dahi bugün, kitlenin tamamınca inanılmayacaktı nız. Günün bizi getirdiği yer iddası bu olan kişileri hızlı bi şekilde toplum dışına atıp, onları hasta meczup ilan ediyor ve yalnızlaştırıyo r.
Henüz bunu yaşamamış olmanız popülaritenizle doğru orantılı olmalı.
Demeye çalıştım ki bugün MEHDİ dahi vücut bulup dünyaya gelse, mazlumun yanında mezalime karşı olsa o da en az sizin durumunuza düşürülecek, çarçabuk meczup ilan edilecek
İhtimal rant kaygısıyla para derdiyle anılacaktır.
Tarih boyunca bütün Pirler, bazı kafirler, ateistler ve de inançlı gözüken şeytanlar tarafından hep iftiralara uğramışlardır. Bu pislikler Pirlerin peşinden gitmek yerine hep uzaktan atıp tutup, iftiralar atıp Pirleri meczup gibi göstermeye çalışmışlardır...
Doğru bugün İmam Hüseyin de gelse Zöhre Ana'ya atıp tutan bu şeref ve onurdan yoksun Alevi adı altında gezinen ateistler İmam Hüseyin'e de aynı şekilde atıp tutacaklardır. Neden? Çünkü bu Alevi adı altında gezinen ateistlerin damarlarının bir köşesinde mutlaka İmam Hüseyin'i şehit eden kafirlerden kalma bir miktar kanları vardır da ondan...
Çünkü böyle olmasa rüya görmekle ilim ışık ve keramet dağıyılamayacağını bilirlerdi. İlim ışık ve kerametler yanlızca Evliyalar tarafından gösterilebilir. Bunu gerçek Aleviler çok iyi bilirler...
T yazdı:Ayrıca yukarıda söylendiği gibi 12 eylülden sonra Alevileri kolntrol altına almak maksatlı bir proje, belki de yarım bırakılmış bir proje de olabilirsiniz, olsun. Öyle bile olsa bir alevinin birilerinin projesi olarak kötülüğe hizmet etmesi mümkün olamaz, genleri hataya müsait insanlar olabiliriz ancak; sürekli kötü olamayacak kadar vicdan sahibiyizdir. Kötü olarak, kötü kalarak yaşayamayız ben böyle biliyorum, sizin de proje olduğunuzu fark ettiğiniz andan itibaren müsaade etmeyeceğinize inancım tam.
Zöhre Ana 12 Eylül projesi olsaydı, 12 Eylül dönemlerinde kendini bildirdiğinde bir sürü işkence, mahkeme ve karakol ortamlarına girmezdi...
Zöhre Ana o dönemlerde Aleviliği haykırarak savunan tek kişiydi. O dönemde bugün açılmış hangi dernek vardı. Hangisi çıkıp da bugün ki gibi Alevi haklarını istiyoruz diyebiliyorlardı...
İşte o dönem Zöhre Ana korkusuzca Aleviliği savunup, devletin baskılarına boyun eğmiyerek bugün ki Aleviliği rahatça dile getirilebilmesinin yolunu açmıştır. Çünkü devlet Zöhre Ana ile başa çıkamayacağını anlayınca, Zöhre Ana'nın gerçek keramet sahibi bir evliya olduğunu anlayınca Zöhre Ana'yı bırakmak zorunda kalmışlardır...
Ancak yanlızca Zöhre Ana'yı serbest bırakırlarsa bütün Alevilerin Zöhre Ana etrafında toplanıp kenetleneceğini ve böylece de sünniliği tehdit edeceğini çok iyi biliyorlardı. Bu yüzden uydurma Alevi derneklerini ve de bilgisiz cahil Alevi dedesi geçinen çevreleri de serbest bırakarak, Zöhre Ana'ya alternatif olabilecek ayrı bir Alevi çevreleri yaratarak Alevilerin tek bir güç etrafında toplanıp kenetlenmesini önlemişlerdir. Bu Zöhre Ana'ya yazılan karalama amaçlı mektupla da bunu çok iyi başardıklarını malesef görüyoruz...
Zöhre Ana'nın siyasi ve ideolojik amaçlı hiç bir davası yoktur. Zöhre Ana'nın davası insanlık davasıdır. Zöhre Ana'nın işi özü temiz insanlarladır. İşte bunun için içi pislik iki yüzlü insanlar Zöhre Ana'yı bir türlü kabullenemeyip karalamalar yapmaya devam etmektedir...
T yazdı:Hakkınızdaki rant söylentileri için eminim üzülüyorsunuzdu r. Böyle anılmaktan eminim hiç haz etmiyorsunuzdur . Ancak herhangi bir mesleğiniz olmaması dolayısıyla da gelirinizin olmaması sizi bu konuda inandırıcı olmaktan uzak bırakıyordur. Bu konuda da zorluğunuzu anlayanlardanım . Evinizi yaptırmanız, biraz daha refah içinde yaşamanızla ilgili can sıkıcı
Sözler söylenmesi hoş olmamakla beraber kaçınılmazdır da aynı zamanda. Bu yolda bunlar vardır. Gönüllülük temelinde yardımlar da alsanız bu konuşulacak hatta ağza alınmayacak yakıştırmalar da yapılacaktır. Bu konuda da savunmasız haldesiniz. Yinede canınız sağolsun.
Zöhre Ana 24 saat kendi mekanında insanların sorunlarıyla uğraşmaktan başını dışarı çıkarıp doğru dürüst bir gün yüzü göremiyor ki. Bu durumda parası olsa neye yarar malı mülkü olsa neye yarar...
Zöhre Ana'nın dağ gibi yiğit, delikanlı, dürüstlükten bileği bükülemiyecek, zeki, bir Köroğlu misali, bir Batal Gazi misali güçlü kuvvetli bir oğlu vardır. Çok şükür Onun işi gücü hali vakti yerinde. Dolayısıyla pirimizi kimseye muhtaç etmiyor...
Zöhre Ana'nın bütün masrafları direk Oğlu tarafından karşılanmaktadır...
Dergaha yapılan bir Zöhre Ana'ya gönül vermiş kişilerin bağışlarıyla da, Ziyarete gelen Bütün Alevi insanlarının ortak kullandığı Dergah binasının temizlik, bakım onarım, elektrik su vs. giderleri için kullanılmaktadır. Hatta bu yetmediğinden kermeste satılan gözleme, çay ve mumların parasıyla da buna destek olunmaktadır. Bu paralar bağışlar çoğu zaman yetmemektedir. Ancak gönüllü insanların parasız yaptıkları temizlik vs. işlerle O yüce Hak kapısı insanlarının ziyaretine sürekli açık tutulmaya çalışılmaktadır. Rant bunun neresinde...
Koskoca binanın Zöhre Ana ancak onda birini kullanıyor. Geri kalan onda dokuzunu ziyarete gelen Alevi insanları yemekhane, çay ocağı, cem evi, nikah salonu, kurban kesim yeri, mork, aşevi, ziyaretçi oturma salonu ve de uzaktan gelip Ankarada kalacak yer bulamayan misafirler için konaklama odaları vardır. Şimdi bunu Zöhre Ana'ya komple mal etmek dürüstlükle ve de vicdan sahibi insanlıkla ne kadar bağdaşır...
Geçmişte Süleyman peygamberin sarayı vardı. İbrahim peygamberin deve ve koyun sürüsü vardı. Bu mübarekler de o dönem çok varlıklıydılar. Bu onların peygamber olduğu gerçeğini hiç bir zaman ortadan kaldıramadı. Musa peygamber mucize yaratarak koskoca piramitleri yapmıştır. Ferhat surları yapmıştır. Bunlar evliyaların hep kerametleridir. Zöhre Ana da yokluk içinde bir gözleme ve mum parasıyla ufak tefek yapılan bağışlarla, dışarlardan da bir sürü krediler çekerek sonra da bu kredi paralarını aynı imkansızlıklar içerisinde ödeyerek çok güzel, insanların insan gibi ibadet yapabileceği bir mekan, bir Hak kapısı meydana getirmiştir. Bunu yermek yerine insan olan ders alır da bir Pir'in nasıl keramet gösterdiğini görüp dine imana gelerek buna saygı duyar...
Zöhre Ana'yı gereksiz yere eleştirenler, önce bir türbe başlarında ve de derneklerde yardım ve bağış adı altında konulmuş kumpara ve bağış masalarına baksınlar. Onları eleştirsinler...
T yazdı:Tüm bunlara rağmen yarattığınız saygınlık, sempati ve en nihayet sizi samimiyetle sahiplenenlerin önünde saygıyla eğiliyorum. İşadamı olmama rağmen muhtemelen sizin kadar
Öğrencilere yardımcı olamadığımı söyleyebilirim . Sizin kadar aç doyuramıyor olmayı kendi beceriksizliğim sayarım. Yani yarattığınz dünyada paylaşmayı atlamamış olmanız nedeniyle sizi tebrik ediyorum.
Bir bölümümüzün etrafınızda toplanmış olmasına kızmadığım gibi memnuniyetimi de bildirmek istiyorum. Yola çıkış mesnediniz yoldaki yöntemleriniz eksik bıraktıklarınız la beraber geldiğiniz yer artık durabileceğiniz yer değildir.
Hiç bir insan durduk yere başka bir insana bağlanmaz. Ona Pir demez. Israrla Onun peşinden gitmez. Demek ki bu insanlar O kapıda bir ışık bir güneş görüyorlar ki gün geçtikçe çoğalarak, Ali kapısı deyip yüzlerini o kapıya sürüyorlar...
O atıp tutanlar aynı şekilde evliyaların türbelerini ve isimlerini kullanmadan bir mekan açsınlar da bakalım kaç tane çıkarsız insanı peşinden götürebilecek...
Zöhre Ana'nın geçmişten bu yana yaptığı yardımların haddi hesabı yoktur. Mal mülk sevdalısı bir insan niye gizliden yardımlar yapsın. Çıkar televziyon ekranlarında deniz feneri gibi bir iki göstermelik fakire yardım eder. Sonra da yolunu bulur işine bakar. Fakat Zöhre Ana bütün yardımlarını reklamsız ve gizliden yapar. Yapmaya da devam edecektir...
Zöhre Ana'nın çıktığı yol Allah Muhammed Ali yoludur. Davası insanlık davasıdır. O yolda Zöhre Ana'nın insanlara verdiği güzellikler inanç, ibadet, ilim, ışık keramet, aşk ve gözyaşı, Ehlibeyt Oniki İmam sevgisi vardır. Fazlası vardır. Eksiği yoktur. Eksik görenlerin gördüğü eksiklikler ve noksanlıklar kendi zihinlerinde ve görüşlerindedir...
T yazdı:Öncelikle kitlelerin önüne 2 temmuz ve benzeri anma günlerinde bir lider gibi çıkmanızın zamanı gelmiştir. Sadece kendi çevrenizde bunları yaparak kalamazsınız.
Bizi cemaatleştirmey e çalışanlara, bölmeye çalışanlara bize ikinci sınıf muamelesi yapmaya çalışanlara, bizi yok sayanlara, bizim gibi görünüp bizi peşkeş çekmeye çalışanlara, bizi öldürenlere, bize hakaret edenlere bağıra bağıra konuşmalı onlara hadlerini bildirmeye öncü olmalısınız. İddaanız pekişmeli böylece. Hakkınızdaki dedikodular ortadan kalktığı gibi hayatta olduğunuz şu günlerden sonrası içinde hakkını teslim edebilmelisiniz mevcudiyet nedeninizin.
İnsanların attıkları iftiralar, attıkları karalamaları kendine kalacaktır. Zöhre Ana kimsenin yanlışlarına, kimsenin siyasi amaçlarına alet olarak kendini ispatlamaya çalışmaz...
Zöhre Ana'nın tek davası insanlık davasıdır. kendini insan bilen, insan gibi insan olan, özü temiz inançlı olan insanlar gelir Zöhre Ana'ya saygılı bir şekilde etrafında kenetlenirler. Zöhre Ana da onlara manevi yönden bütün açlıklarını gidermek suretiyle topluma faydalı birer birey olarak meydanlara salıp, bu sayede başarılı ve faydalı insanlar olarak birlik ve beraberliğiyle topluma örnek olurlar...
Toplumlar ancak sağlıklı bireylerle başarı kazanırlar...
Onun için uzaktan atıp tutup bir taraftan da niye Zöhre Ana bize önderlik yapmıyor demek samimiyetsizliğin ve de ikiyüzlülüğün apaçık bir göstergesidir. Sen önce bir gel saygını göster. Önce bir Zöhre Ana'nın ışığında hareket et. Bağlılığını göster. Sonra Önderliğini iste. Öyle dönek iki yüzlü sahtekarlarla Zöhre Ana'nın işi olmaz. Ali'yi bilmeyen, evliyayı bilmeyen, gelen gerçeklere sırtını çevirip, uzaktan atıp tutan, sürekli karalayan ateistlere Zöhre Ana hiç bir zaman önderlik yapmaz...
T yazdı:Yazılanlara bakınca hep dününüz bugününüz anlatılmış. Bişey atlanmış. Ömrünüz uzun olsun, her insan gibi bunun da bir sonu olacak. Ölümünüzden sonra mezarınız belki ziyaret olacak.
İnsanlar ziyaret edip dualar edecek, duvarlardaki yazılardan geçmişinizle ilgili bilgiler edinecek. Fırsatınız varken hakkınızdaki tüm olumsuzlukları silmeye ve varlığınızın gereğini yerine getirmeye davet ediyorum sizi cinsinizden biri olmamdan gördüğüm hakla.
Evliyalar gerçekten hiç bir zaman ölmezler. Yanlızca bedenen ölürler. Işığı ve ismi sonsuza kadar insanların beyninde kalbinde ve dilinde yaşamaya devam eder...
Evliyalar hata yapmazlar. Hata biz sıradan kullara mahsustur. Onun için kimse Zöhre Ana'nın açıklarını aramaya çalışarak kendi ateistliğinin ve de kafirliğin, ikiyüzlülüğünün kendine getireceği sonuçları görmeme gafletine düşmesin. Sen önce bir kendine bak. Yarın Hak divanın da İmam Hüseyin'nin karşısına çıktığında Evliyaya attığın çamurun hesabını nasıl vereceksin sen onu düşün...
T yazdı:Bir an önce sokağa çıkmalısınız. Derlenip toparlanmamıza katkıda bulunmalı, alışılagelmiş dedelere, temsilcilere göre farkınızı ortaya koymalı bizleri arkanızdan sürükleyebilmel isiniz.
Pirler kimseyi zorla peşinden sürüklemezler. pirler az öz ancak içi temiz inançlı ve saygılı, kendine inanan insanlara kerametlerini ve ışığını göstererk peşinden gelmelerini sağlarlar. Yani inançlıysan, özün sağlam ise, Ehlibeyt Oniki İmam aşkı var ise içinde kendiliğinden Zöhre Ana'nın peşinden gidersin zaten. Değilsen de böyle uzaktan habire atıp tutar, boş boş konuşursun...
Zöhre Ana Düldülün üstünde Hak yolunda giderken, Senin gibi şeytanın atıyla gidenler Hak yolundan gidemezler. Dolayısıyla Zöhre Ana'ya öyle kuru boş kalabalıklar değil, Hak yoluna gidenler lazım. Zöhre Ana'ya ürüyen değil, Hakka yürüyen insanlar lazım...
T yazdı:Bu durumda hepimize güvenebilirsiniz.
Var mısınız?
Siz önce bir Hak elçisi olan Zöhre Ana'ya güvenip bir gelin kendisine niyaz edip saygınızı gösterin. Ehlibeyt Oniki İmamlar için biraz gözyaşı döküp, inanç ve ibadetlerinize bir sarılın bakın o zaman neler oluyor. İlla da Zöhre Ana'nın peşinden bir yerlere koşturmanıza, sokaklara dökülmenize gerek kalmayacaktır. Pir Zöhre Ana'nın ilahi gücü, ilmi ışığı ve kerametleri sayesinde öyle mucizeler olacaktır ki bir anda her şeyin nasılda yoluna girdiğini emin olun göreceksiniz. hakkın üstesinde gelemeyeceği bir şey var mı? İş ki İnsanların özü sağlam olsun da Haktan istemeye yüzleri olsun. İşki insanlar Hak yolunda ürümek yerine yürümek istesinler...
T yazdı:Hoşgöreceğinize inançla, saygıyla
Hoşgördük ancak saygısızlığınız diz boyu. Kendinize insana yakışır bir şekilde çeki düzen vermeniz dileğiyle...
Ali Özdemir / gencaleviler
Bütün gencalevilerin böyle düşündüğüne inanmıyorum. Eminim onlar da bu Ali özdemir adlı arkadaşa gereken cevabı vereceklerdir. Çünkü gencaleviler ismini bu arkadaş yanlış yansıtıyor...
Gerçekten insan gibi insan olanlar, sağdan soldan anlatılan yalanlarla değil de, bizim anlattığımız gerçeklerle Zöhre Ana'yı tanımaya çalışırlar...
Aksi taktirde isteyen istediği kadar iftira ve karalamalarla Pir Zöhre Ana'yı yıpratmaya çalışsın;
-]İt Ürür, Kervan Yürür. Güneş hiç bir zaman balçıkla sıvanamaz. Yerde Zöhre Ana, gökte Yeşil Güneş, insanlığı sonsuza kadar aydınlatmaya devam edecektir. Hz. Ali'ye bugüne kadar kimin gücü yetmiş ki sizin de gücünüz yetsin...
Ali'siz yol olmaz. Evliyasız yol yürünmez. O yola da ürüyen değil saygıyla, imanla inançla, sevgiyle, aşkla, gözyaşlarıyla yürüyen insanlar lazımdır...