Tiyatrocu abilerim her zaman der ki : "Dünya, bir tiyatro sahnesidir."
Yüzyıllardır aynı oyun sergileniyor...
Yönetmen aynı ancak oyuncular farklı... İsimler farklı...
Bir Evliyanın kime,nasıl ve ne zaman himmet edeceği biz kulların tekelinde değildir ve olmamıştırda.Bu hastalıklı düşünce dediğim gibi yüzyıllardır var ve insanoğlu varolduğu müddetçe var olacaktır...
Bizim inancımızda giden ve gelen bütün evliyaların bir sıfatı Şahımerdan Ali'dir. Allah'ın sırrı da O'ndadır. Hakkın yeryüzündeki tezahürü yine o mübarektir...
Şahımerdan Ali insanlığın bittiği,inancın ve Muhammet Ali yolunun unutulduğu/unutturulduğu dönemlerde yetiştirdiği bir evliyasını gönderir. Ne büyük talih ki bu karanlık dönemde Batından ismi verilen Pir Zöhre Ana insanlığa ışık tutmak ve gerçek Hak Muhammed Ali yolunu topluma öğretmek için bu görevle dünya'ya gönderilmiştir.
Pir Zöhre Ana Hakkın ilim deryasında yetişen,görmeden gören bilmeden bilen Ehlibeyt ve İmam Hz.Üseyin'in aşkıyla yanıp kavrulan bir Gerçek,bir Hakikât'tır. 30 yıldır Ehlibeyt'in sancağını çekmekte ve bu uğurda her şeyi göze almaktadır...
Biz "it nefisli" mahlukatlar olarak O'nun bu yüceliği karşısında ,sürdüğü yoldan çok şahsi menfaatler,çıkarlar,oğlumuz kızımız,okulumuz,evliliğimiz,işimiz ve aşımız gibi dünyevi konular üzerinde yoğunlaşmaktayız ve ondan beklentiler içerisine girmekteyiz.
Pirimiz Zöhre Ana'nın çok anlamlı bir özdeyişi vardır.Der ki :" Sen Allah'a yönünü döneceksin ki O da senin yüzüne baksın."
Bizler bireyler olarak Allah'a kulluğumuzu ve O'nun Ehlibeytine,Evliyasına sevgi,saygı,inanç ve ibadetlerimizi yerine getiriyor muyuz? Yani yüzümüzü bu gerçeklere dönüyor muyuz?
Allah'a üren,Ehlibeytine üren,Evliyasına ürenin ömür boyu iflah olmayacağını çok iyi biliyorum biliyoruz...
Kimse haşa Allah'tan ve O'nun evliyasından büyük değildir. Hiç kimse Allah'ı ve Evliyasını korkutamaz,hesap soramaz,şart koşamaz...
Ben 17 yaşında iken ,19 yaşında abimi kaybettim. Mekanı cennet olsun. Abimi kaybettim diye kalkıp Allah'tan haşa hesap soramam,sormadım,sana inanıyordum,emirlerini yerine getiriyordum bu iş benim başıma neden geldi diyemem. Abim iyileşirse sana daha çok inanacağım diye sakat bir düşünce içerisine girmedim.Bu düşünce yavan,sığ bir düşüncedir. Bu biz insanlar arasında olan basit şartlardır. Bir ebeveyn çocuğuna şunu diyebilir:Karnen iyi olursa ve Takdir alırsan sana bisiklet,Laptop alacağım gibi.Bir şartı haşa haşa sen ,ben veya bir başkası Allah ile,Evliyası ile pazarlık yapamaz. Kendi kendine yapsa bile bir belâ daha alır ve oturur...Ötesi olamaz...
Pirim Zöhre Ana'yı ilk tanıdığımda Lise-1'inci sınıfa gidiyordum. Şuan Zöhre Ana'nın maddi ve manevi destekleri ile okumuş 8 yıllık Öğretmenim.
O gün de bugün de bana hiçbir şey vaat etmedi.Bizlere dünyada eşi benzeri olmayan Hak Muhammet Ali yolunu ve Yüce Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün değerlerini öğretti.
Bu yolda yürümeye gayret edenlerin,emek harcayanların hiçbir zaman tırnağına taş değmez,işleri her zaman rast gider. Çok şükür inandığım günden bu yana sağlıktan tutun da hayatın diğer alanlarına kadar bütün işlerimde pirimin himmeti olduğunu biliyorum.
Şahımerdan Ali, Pirimiz Zöhre Ana'ya uzun uzun ömürler versin ,başımızdan eksik etmesin ve bizleri de son nefesimize kadar yolundan ayırmasın inşallah..
Ehlibeyte gönül veren tüm dostlara selam olsun...
Zöhre Ana size ne vaad etti?
Konu Sahibi / Yazar
Mahir B.
Kategori / Forum
Serçeşme (Tartışma Meydanı)
Yorumlar / Cevaplar
111
Okunma / Görüntüleme
48278
Zöhre Ana size ne vaad etti?
Zöhre Ana size ne vaad etti?
kristal yazdı:asıl sizler yanlış yapıyorsunuz.
saygısızlık yaptığımıda düşünmüyorum.
doğruları söyledik niye kızıyorsunuz.
akıl var mantık var imamların başı pirimiz hz alidir. ocaklar ocak sahipleri onun zürriyetinden gelir.bunun dışına çıkarsanız büyük bir yanlışın içindesiniz demektir.negatif yoldasınız demektir.
hem aleviyim diyeceksin muhammedi aliyi ehlibeyti seviyoruz diyeceksin hemde
onların zürriyetinin ocaklarının dışına çıkacaksın varmı böyle bir mantık.
siz bırakın namazı niyazıda önce bunu düşünün.bakalım yanlışı kim yapıyor.
...................................
namazın abdestin içte olması gerktiğinide mademki inandığınız kişi pirdir gidin ona sorun o söylesin size.bu kristal nedemek istiyor diye sorun bir bakalım.
...................................
demiyeceksiniz arkadaşım insanları yeterince kandırıyorsunuz birde hz hüseyine üseyin demiyceksiniz.
..........................................
atatürkün bir lafı var
GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER!
süheyla gülen ve onun gibi olanlar aleviliği bölemeyeceksiniz hırslarınızla
geldiğiniz gibi gideceksiniz.
Size doğruları söylüyorsunuz diye kızan yok !!!
Size hakaret ettiğiniz,sınırlarınızı aştığınız için insanlar kızıyor.
"Doğruları söylediğini" söyleyen siz sadece kendi doğrularınızı söylüyorsunuz. Nasıl yetişmişseniz ona göre söylüyorsunuz...
Ehlibeyti,evliyasını bilmeyen birinden kendi doğrularını öğrenmek yerine bu yüzyılda dünyaya gerçek Hak Muhammet Ali yolunu öğretmeye ve ayrım yapmaksızın tüm insanları aydınlatmaya gelen Pirimiz Zöhre Ana'dan Gerçekleri ve Hakikâtleri öğrenmeyi yeğliyoruz. Bu da bizim tercihimiz...
Namazın abdestin içte olması gerektiğini söylerken kanımca gösterişten uzakta yapılmasını gerektiğini düşündüğünüzü anlıyorum keza durum böyle ise ben de şunu ifade etmek istiyorum.
Biz namazımızı ve abdestimizi gösteriş olsun diye haykırmıyoruz !..
Bizim çığlığımızdaki maksat alevi namaz kılar mı,alevilikte namaz yoktur ,abdest yoktur diyenlere karşı HAYIR vardır demekten ibarettir.
Sadece namaz-abdest te değil Aleviliğin hiç bir ritüelinde gösteriş yoktur olamaz da. Gösteriş için ibadet yapanların Hakkın yanında yeri yoktur. Yapan varsa da bunun hesabını Şahımerdan Ali sorar diye inanmaktayım/yız...
Bir kısım dedeler Pirimiz Zöhre Ana'nın bir ocaktan gelmediğini söylemekte ve bundan dolayı akılları sıra "eleştirmektediler". Bu bir kısım dedeler bilmelidirler ki Zöhre ANA bizatihi Ehlibeyt ocağını tüttürmek için gönderilen bir Gerçek,bir Hakikât,bir Veli,bir Ermiş ,bir Evliyadır. Ocakzade ise Evliyanın gayba girmesinden sonra gelen oğlu,kızı yani soyu değil midir?
Hayal kurmak her insanın en doğal hakkıdır. Ama bu hayal bir Evliya hakkında menfi bir düşünce ise bu insanın en kısa zamanda aklını başına almasını salık veririm. Yazının başında dediğim gibi siz haddinizi aştığınız için eleştiriliyorsunuz.
Zöhre Ana size ne vaad etti?
donanma44 yazdı:Size doğruları söylüyorsunuz diye kızan yok !!!pirimin yolundandayiz her zaman .... hep beraber slm olsun butun canlara
Size hakaret ettiğiniz,sınırlarınızı aştığınız için insanlar kızıyor.
"Doğruları söylediğini" söyleyen siz sadece kendi doğrularınızı söylüyorsunuz. Nasıl yetişmişseniz ona göre söylüyorsunuz...
Ehlibeyti,evliyasını bilmeyen birinden kendi doğrularını öğrenmek yerine bu yüzyılda dünyaya gerçek Hak Muhammet Ali yolunu öğretmeye ve ayrım yapmaksızın tüm insanları aydınlatmaya gelen Pirimiz Zöhre Ana'dan Gerçekleri ve Hakikâtleri öğrenmeyi yeğliyoruz. Bu da bizim tercihimiz...
Namazın abdestin içte olması gerektiğini söylerken kanımca gösterişten uzakta yapılmasını gerektiğini düşündüğünüzü anlıyorum keza durum böyle ise ben de şunu ifade etmek istiyorum.
Biz namazımızı ve abdestimizi gösteriş olsun diye haykırmıyoruz !..
Bizim çığlığımızdaki maksat alevi namaz kılar mı,alevilikte namaz yoktur ,abdest yoktur diyenlere karşı HAYIR vardır demekten ibarettir.
Sadece namaz-abdest te değil Aleviliğin hiç bir ritüelinde gösteriş yoktur olamaz da. Gösteriş için ibadet yapanların Hakkın yanında yeri yoktur. Yapan varsa da bunun hesabını Şahımerdan Ali sorar diye inanmaktayım/yız...
Bir kısım dedeler Pirimiz Zöhre Ana'nın bir ocaktan gelmediğini söylemekte ve bundan dolayı akılları sıra "eleştirmektediler". Bu bir kısım dedeler bilmelidirler ki Zöhre ANA bizatihi Ehlibeyt ocağını tüttürmek için gönderilen bir Gerçek,bir Hakikât,bir Veli,bir Ermiş ,bir Evliyadır. Ocakzade ise Evliyanın gayba girmesinden sonra gelen oğlu,kızı yani soyu değil midir?
Hayal kurmak her insanın en doğal hakkıdır. Ama bu hayal bir Evliya hakkında menfi bir düşünce ise bu insanın en kısa zamanda aklını başına almasını salık veririm. Yazının başında dediğim gibi siz haddinizi aştığınız için eleştiriliyorsunuz.
Zöhre Ana size ne vaad etti?
Bu soruyu okuyunca ağlamak geldi nedense bir insan sadece iç dünyasını görebilir derim. Zöhre anaya gittiğimde sadece kendi iç dünyamı ayna gibi görüyorum. içimdeki engüzel enkötü düşünceler açığa çıkıyor sanki ben ben oluyorum.yani ne etrafımda para var ne aşk var ne çocuğum ne işim ne eşim ne evim ne yapmacık insanlıklar ne yönetim nede satılmış duygular. edebiyete verilecek bir hesap ile karşı karşıya kalıyorum.
KOSKOCA BİR VİCDAN İLE YANLIZ KALIYORUM. ÖYLE KOLAYMI ORAYA GİTMEK KENDİNLE BAŞBAŞA KALMAK.BU HAYATDA ENZOR KAZANILAN VİCDANMIŞ MEĞER . İNSAN OLMAK ZORMUŞ. MEĞER KENDİNİ KAZANMAK ZORMUŞ.KİME NE ANLATABİLİRİM Kİ.
ALLAHIM SANA ŞÜKÜR OLSUN HER KÖTÜ GÜNÜMDE YANIMDA BENİ VİCDANIMA BIRAKTIN.
NE GELECEKSE SENDEN GELSİN .
KOSKOCA BİR VİCDAN İLE YANLIZ KALIYORUM. ÖYLE KOLAYMI ORAYA GİTMEK KENDİNLE BAŞBAŞA KALMAK.BU HAYATDA ENZOR KAZANILAN VİCDANMIŞ MEĞER . İNSAN OLMAK ZORMUŞ. MEĞER KENDİNİ KAZANMAK ZORMUŞ.KİME NE ANLATABİLİRİM Kİ.
ALLAHIM SANA ŞÜKÜR OLSUN HER KÖTÜ GÜNÜMDE YANIMDA BENİ VİCDANIMA BIRAKTIN.
NE GELECEKSE SENDEN GELSİN .
Zöhre Ana size ne vaad etti?
Mevlana Celaleddin-i Rumi’ye felsefecilerden bir grup geldi. Sual sormak istediklerini bildirdiler. Mevlana hazretleri bu gelen misafirleri Şems-i Tebrizi’ye havale etti. Şems-i Tebrizi hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç sual sormak istediklerini belirttiler, Şems-i Tebrizi; “Sorun” buyurdu. İçlerinden birini başkan seçtiler. Seçtikleri sözcü sorularını sormaya başladı.
İlk soru şöyleydi:
“Allah var dersiniz, ama görünmez. Göster de inanalım”
Şems-i Tebrizi hazretleri;
“Öbür sorunu da sor!” buyurdu.
“Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azab edilecek dersiniz. Hiç ateş ateşe azab eder mi?” dedi.
Şems-i Tebrizi;
“Peki, öbür sorunu da sor!” diye buyurdu.
“Ahirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezasını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın!” dedi.
Bu soruların üzerine Şems-i Tebrizi, elindeki kuru kerpiçi
adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci,
derhal zamanın kadısına gidip, davacı oldp şikayette bulundu.
“Ben soru sordum, o başıma kerpiç vurdu” dedi.
Şems-i Tebrizi hazretleri;
“Ben de sadece cevap verdim.” buyurdu.
Kadı bu işi açıklamasını isteyince, Şems-i Tebrizi hazretleri söyle anlattı;
“Bana, Allahü Tealayı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci başının ağrısını göstersin de inanayım. Yine bana, şeytana ateşle nasıl azab edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Halbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Yine bana, bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz dedi. Benim canım onun başına kerpiç vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyada küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan ahiret hayatında niçin hak aranmasın?”
Bu cevaplar üzerine felsefeciler hiç bir şey söylemeden çekip gittiler.
BU SORUYA BÖYLE BİR CEVAP YAKIŞIYOR SANIRIM.
BİZE VAAT EDİLENİ HERKES ANLAMAZ Kİ...
İlk soru şöyleydi:
“Allah var dersiniz, ama görünmez. Göster de inanalım”
Şems-i Tebrizi hazretleri;
“Öbür sorunu da sor!” buyurdu.
“Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azab edilecek dersiniz. Hiç ateş ateşe azab eder mi?” dedi.
Şems-i Tebrizi;
“Peki, öbür sorunu da sor!” diye buyurdu.
“Ahirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezasını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın!” dedi.
Bu soruların üzerine Şems-i Tebrizi, elindeki kuru kerpiçi
adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci,
derhal zamanın kadısına gidip, davacı oldp şikayette bulundu.
“Ben soru sordum, o başıma kerpiç vurdu” dedi.
Şems-i Tebrizi hazretleri;
“Ben de sadece cevap verdim.” buyurdu.
Kadı bu işi açıklamasını isteyince, Şems-i Tebrizi hazretleri söyle anlattı;
“Bana, Allahü Tealayı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci başının ağrısını göstersin de inanayım. Yine bana, şeytana ateşle nasıl azab edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Halbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Yine bana, bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz dedi. Benim canım onun başına kerpiç vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyada küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan ahiret hayatında niçin hak aranmasın?”
Bu cevaplar üzerine felsefeciler hiç bir şey söylemeden çekip gittiler.
BU SORUYA BÖYLE BİR CEVAP YAKIŞIYOR SANIRIM.
BİZE VAAT EDİLENİ HERKES ANLAMAZ Kİ...
Zöhre Ana size ne vaad etti?
KRAL ÇIPLAK AMA O SEN DEĞİLSİN KARDEŞ
KENDİNİZE ŞARTLAMA KOYMUŞSUNUZ NE KADAR GÜZEL
Kur-an ise dünyanın her yerinde aynıdır DİYORSUNUZ VE ELBETDE KAİNATDA ALLAH BİRDİR.ETRAFINIZA BAKMANIZI İSTEMİYORUM SADECE AYNAYA BAKMANIZI RİCA EDERİM BİZDEN ALEVİLERDEN VE HIRİSTİYANLARDAN MUSEVİLERDEN AYRI BAKIN DÜNYAYA KURANIDA YANIBAŞINADAN ALIN YALNIZ KALIN .AYNADAN O SIRRA VARABİLECEKMİSİNİZ ACABA .KİMSEYİ ELEŞTİRMEDEN EMPATİ KURMAK TÜM FAZLALIKLARI ATMAK NEFSDEN UZAK DURMAK. ÖZÜNÜZÜ BULMAKTIR KURAN BELKİ ÖNCE KALPTEN ÇIPLAK KRAL OLMAKTIR. Atatürk dinsel tabuları yıkan biriydi DEMİŞSİNİZ EVET BENCE DİNSEL TABUDAN FAZLASI VAR ÖYLE GÜZEL BİR DİNİ TABULAŞTIRMAK OLMAZDI.EVRENE YAYILMALIYDI BU DİN BU ÖZLÜK SEVGİ ÇOŞKU DOLU FARKEDEBİLSEYDİK BU SIRRA DAHA ÇOK SARILIRDIK BU DİNİ İYİCE TABULARDAN AYIRIR BÜYÜTÜRDÜK. SEVMEK İNANMAK TABU İLE KISITLANAMAZ İŞE BAKIN ATATÜRK YİNE GELECEĞİ GÖRMÜŞ....BİLMEM ANLATABİLDİM Mİ
KENDİNİZE ŞARTLAMA KOYMUŞSUNUZ NE KADAR GÜZEL
Kur-an ise dünyanın her yerinde aynıdır DİYORSUNUZ VE ELBETDE KAİNATDA ALLAH BİRDİR.ETRAFINIZA BAKMANIZI İSTEMİYORUM SADECE AYNAYA BAKMANIZI RİCA EDERİM BİZDEN ALEVİLERDEN VE HIRİSTİYANLARDAN MUSEVİLERDEN AYRI BAKIN DÜNYAYA KURANIDA YANIBAŞINADAN ALIN YALNIZ KALIN .AYNADAN O SIRRA VARABİLECEKMİSİNİZ ACABA .KİMSEYİ ELEŞTİRMEDEN EMPATİ KURMAK TÜM FAZLALIKLARI ATMAK NEFSDEN UZAK DURMAK. ÖZÜNÜZÜ BULMAKTIR KURAN BELKİ ÖNCE KALPTEN ÇIPLAK KRAL OLMAKTIR. Atatürk dinsel tabuları yıkan biriydi DEMİŞSİNİZ EVET BENCE DİNSEL TABUDAN FAZLASI VAR ÖYLE GÜZEL BİR DİNİ TABULAŞTIRMAK OLMAZDI.EVRENE YAYILMALIYDI BU DİN BU ÖZLÜK SEVGİ ÇOŞKU DOLU FARKEDEBİLSEYDİK BU SIRRA DAHA ÇOK SARILIRDIK BU DİNİ İYİCE TABULARDAN AYIRIR BÜYÜTÜRDÜK. SEVMEK İNANMAK TABU İLE KISITLANAMAZ İŞE BAKIN ATATÜRK YİNE GELECEĞİ GÖRMÜŞ....BİLMEM ANLATABİLDİM Mİ
Zöhre Ana size ne vaad etti?
donanma44 yazdı:Size doğruları söylüyorsunuz diye kızan yok !!!evet dedelere katılıyorum.
Size hakaret ettiğiniz,sınırlarınızı aştığınız için insanlar kızıyor.
"Doğruları söylediğini" söyleyen siz sadece kendi doğrularınızı söylüyorsunuz. Nasıl yetişmişseniz ona göre söylüyorsunuz...
Ehlibeyti,evliyasını bilmeyen birinden kendi doğrularını öğrenmek yerine bu yüzyılda dünyaya gerçek Hak Muhammet Ali yolunu öğretmeye ve ayrım yapmaksızın tüm insanları aydınlatmaya gelen Pirimiz Zöhre Ana'dan Gerçekleri ve Hakikâtleri öğrenmeyi yeğliyoruz. Bu da bizim tercihimiz...
Namazın abdestin içte olması gerektiğini söylerken kanımca gösterişten uzakta yapılmasını gerektiğini düşündüğünüzü anlıyorum keza durum böyle ise ben de şunu ifade etmek istiyorum.
Biz namazımızı ve abdestimizi gösteriş olsun diye haykırmıyoruz !..
Bizim çığlığımızdaki maksat alevi namaz kılar mı,alevilikte namaz yoktur ,abdest yoktur diyenlere karşı HAYIR vardır demekten ibarettir.
Sadece namaz-abdest te değil Aleviliğin hiç bir ritüelinde gösteriş yoktur olamaz da. Gösteriş için ibadet yapanların Hakkın yanında yeri yoktur. Yapan varsa da bunun hesabını Şahımerdan Ali sorar diye inanmaktayım/yız...
Bir kısım dedeler Pirimiz Zöhre Ana'nın bir ocaktan gelmediğini söylemekte ve bundan dolayı akılları sıra "eleştirmektediler". Bu bir kısım dedeler bilmelidirler ki Zöhre ANA bizatihi Ehlibeyt ocağını tüttürmek için gönderilen bir Gerçek,bir Hakikât,bir Veli,bir Ermiş ,bir Evliyadır. Ocakzade ise Evliyanın gayba girmesinden sonra gelen oğlu,kızı yani soyu değil midir?
Hayal kurmak her insanın en doğal hakkıdır. Ama bu hayal bir Evliya hakkında menfi bir düşünce ise bu insanın en kısa zamanda aklını başına almasını salık veririm. Yazının başında dediğim gibi siz haddinizi aştığınız için eleştiriliyorsunuz.
evliya ocaktan gelirse ispatı vardır.
zöhre hanım hiçbir ocaktan gelmemiş kendisini yetiştiren bir piri de yok
ki pirinde el alması gerekir .kural budur.aleviğin öğretisi kamil insan yetiştirme sistemi budur.bu sistemi pirler kurmuş.yok biz bu sistemi bozuyoruz yeni bir sistem kuruyoruz diyorsanız kurduğunuz sistemle ilgili sorularım oldu sorularıma sadece demegoji yapıp konuyu saptırdınız.
hiçbir mantıklı cvp alamadım.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi