Zöhre Ana size ne vaad etti?
DEMAN yazdı:Dogru söylüyorsunuz, kimse kimsenin icini bilmez, hatta bir insanin dis görünümü bile insanlari yaniltabilir, kisi göründügü gibi olmadigi gibi, oldugu gibide görünmez. Bu istisnasiz herkes icin gecerlidir...
Vaad etmek dersiniz, ne derseniz deyin, yalniz kuzenlerimin sevgili piri amcamin iyilesecegini söylemis, ben onlarin yalancisiyim...
Iyilesirse, buna en cok ben sevinecegim, cünkü dag gibi amcami o halde görmek, beni gercekten cok üzdü...
Kardeş, o öyle yapmış bu böyle yapmış demek yerine neden gelip kendin görmüyorsun? İlla ki birilerinin dediğiyle birşeyleri sorgulayacaksan da neden Zöhre Ana'yı sık sık gelip görmüş bir sürü güzelliklerine şahit olmuş bizleri değil de hayatında belki bir iki kere gelip görmüş insanların lafıyla hareket ediyorsun?
Seni bir iki kere gören biri mi daha iyi tanır? yoksa sürekli senin erafında olan birileri mi daha iyi tanıyabilir? Hangisi seni daha doğru ve gerçekçi bir başkasına anlatabilir? O insanlar senin tanıdığın güvendiğin insanlar olabilir. Ancak bu hayatında bir iki kere gelip gördükleri birşey hakkında sana doğru yorum yapabilecekleri anlamına gelmez. Sana iyileşmediklerini söyleyebilirler ama o anda ben kalbimi şöyle bozdum böyle bozdum demezler mesela. Yani kendilerini hiçbir zaman kötülemezler. Suçu hemen karşısındakinden görürler. Dolayısıyla da objektif bir yorum ve değerlendirme yapamazlar...
Pir Zöhre Ana bir Allah Elçisi ve Evliyasıdır. Allah'ın ve de Onun Elçilerinin işine hiç bir zaman akıl sır ermez. Bunu çoğu insan böyle bilir ve kabul eder. Dolayısıyla o kadar bizler çevresinde olan insanlar ne zaman neyi ne için yaptığını çoğu zaman çözemezken senin akrabaların nasıl çözebilmiş de bu kadar peşin hükümlü hemen karalama peşine düşebiliyorsunuz?
Allah'a bir yalvar bakalım. Akraban iyileşecek mi? Bir başka muradın veya dileğin için yalvar bakalım gerçekleşecek mi? Allah isterse elbetteki senin dilediklerinin ve de istediklerinin olacağını hepimiz biliyoruz. Ancak insan hayatında çoğunlukta ne kadar yalvarsa da çoğu dileği veya muradı olmuyor...
Peki bu Allah'ın varlığını veya Onun kudretini yüceliğini ortadan kaldırır mı? Allah istediğimizi yapmadı o zaman Allah diye birşey yoktur veya haşa bir gücü yoktur diyebilirmiyiz? Hayır. Neden? Çünkü Allah'ın var olduğunu biliyoruz. Her istediğimizi istese yapabileceğini ancak yapmadığını da biliyoruz. Peki Allah neden istese yapabildiği halde yapmıyor?
1- Bizden kaynaklanan birşeyden dolayı yapmıyor olabilir.
2- Nasibimiz veya kısmetimizde olmadığı için yapmıyor olabilir.
3- Bizlerin sabrını sınamak için, bakalım olmadı diye kalbimizi bozup inancımızı yitiriyormuyuz diye yapmıyor olabilir
4- İstediğimiz şey hakkımızda hayırlı olmadığı için yapmıyor olabilir.
5- Bizlerin aklına gelmeyen, sırrına aklımızın ermediği birşeyden dolayı olabilir.
İşte Pir Zöhre Ana da Allah'ın bir Evliyası, Elçisi, yeryüzündeki vekili olduğu için Allah'tan ayrı bir yöntem izlemez. Aynı Allah gibi pir Zöhre Ana da yukarda saydığım beş sebepten dolayı kimi insana muradını dileğini verir. Kimine vermez. İstese verir. Ama vermemiş ise veremediğinden değil, kesin geçerli bir sebebi vardır. Tabi bizler dışardan bakıp sıradan aklımızla bunları ne görebiliriz ne de çözebiliriz. Ancak yaşadığımız bazı olaylar üzerinde tahmin yürütebiliriz. Her şeyi doğru gören ve bilen yalnızca Allah ve de Onun Evliyalarıdır...
Onun için Pir Zöhre Ana'yı gelip görmüş, tanımaya çalışmış, ışığında aydınlanmış insanlar için sizin söyledikleriniz hiçbir anlam ifade etmez. Ancak attığınız çamurlarla kendi ellerinizi kirletirsiniz. Çünkü attığınız çamur hiçbir zaman güneşe ulaşamaz...
Benim de Pir Zöhre Ana'dan isteyip de gerçekleşmemiş dileklerim vardır. Ancak ilerleyen zamanlar da iyi ki de olmamış dediğim dileklerdir bu kabul olmamış dileklerim. Demek ki hakkımda hayırlı değilmiş ki Mübarek, Ondan o dileğimi gerçekleştirmediğini sonradan bazı olayları yaşayınca anlamışımdır...
Mesela geçmişte bir kıza kör kütük aşık olmuştum. Kaç kere gittim dilekler tuttum ağladım sızladım. Ancak bir türlü olmadı. Allah affetsin içten içe az çok isyan etmiyor da değildim. Sonun da baktım olmuyor bu sefer dilemek yerine dayanamadım Pir Zöhre Ana'ya içimi döktüm...
Bana ilk sorusu kızı hiç görmediği tanımadığı halde;
"kız yabancı mı?" diye sordu. "Evet Makedonyalı" dedim. "Oğlum yabancı kızı ne yapacaksın? O kız sana yaramaz, unut onu" dedi...
Gerçekten kız baya güzel ve sosyetik bir tipti. Sonra dan kız zengin ve kendi babası yaşında biriyle evlenince bir de kendimin bugün ki yaşantı şeklimi ve de maddi olanaklarıma görünce iyi ki de olmamış diyorum. Çünkü bugün ki şartlarımla onu elimde tutamayacağımı, evlenmiş olsaydım fazla sürdüremeyeceğimizi çok iyi görüyorum...
İşte bu şekil bazı şeyleri yaşamadıkça insanlar neyin ne olduğunu anlayamıyor. Hiçbir şey dışardan göründüğü gibi değildir. O gün ben de kalbimi bozup haşa Zöhre Ana evliya değildir. Olsaydı dileğim olurdu. Hadi dileğim olsun da Evliyalığına inanayım diye zırvalasaydım bugün çok pişman olacağım şeyler yaşayabilirdim. Onun için Mevlam ne eylerse güzel eyler deyip fazla zırvalamamak, Allah'tan her zaman her şeyin hayırlısını dilemek lazım...