You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Zöhre Ana size ne vaad etti?

Zöhre Ana size ne vaad etti?

Posting Freak
Zöhre Ana size ne vaad etti?
Aslında bu soruyu şöylede sorabiliriz. Zöhre Ana size ne vaat ETMİYOR?

Zöhre Ana bize cennet vaat etmiyor zira cennet sadece evliyalarındır

Cennete gideceğimizi söyleyip Haşa erkeklere hürü kızı,kadınlara gönlünün istediği erkeği orada bulacağını vaat etmiyor

Kapanırsanız Allah'a ulaşırsınız,dini kapanmayla eş görüp cennete gidersiniz demiyor

haşa haşa bana para verin demiyor,kimseden bu şimdiye kadar böyle bir para almamıştır kurban olduğum

Vatana ihanet edin,parçalayın,devleti yıkın,Atatürk ilkelerine,Cumhuriyetine,bayrağına zarar verin demiyor

Allah-Muhammed-Ali yolunu unutun, haşa Allah yok deyin,ibadet diye birşey yok,namazlarınızı kılmayıp ve yası matemlerinizi tutmayın demiyor

Türbelere saygıyı unutun,türbe başlarında içkili eğlenceler yapıp,semah dönün demiyor

İnsan ayrımı yapın,herkesi birbirine düşürün,açılım yapın,ortalığı karıştırın,vatan topraklarını satın demiyor

Haşa haşa bana ne kadar para verirseniz o kadar dileğiniz olur demiyor, orada herkes özüyle ve inancıyla alıyor dileklerini

İlla bana inanın demiyor zira inanlar ışığını,kerametini,mucizelerini gördüğü için inanıyor

Okumayın, cahil kalın demiyor zira öğrencilerin üniversite tercihlerini kendisi yapıyor mübarek,okuyamayanlara da maddi yardımda bulunuyor(benim ve erkek kardeşimin tercihini de Ana'm yapmıştı)

Ey inanmayanlar aklınıza Zöhre Ana ile ilgili negatif gelen ne varsa bilinizki bunun tam tersini Ana'm yapmaktadır.

Eğer bir gün şeytana uyup kötü şeyler düşünürseniz bunları hatırlayın...
bir dostSmile



Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Posting Freak
Zöhre Ana size ne vaad etti?
Hayatın her alanında çıkar ve menfaat güden insanlar malesefki dini inançlarında da bunu sürdürmekteler, Bu ülkede islam adı altında dini duygular sömürülerek cennetten arsalarmı satılmadı, hurilermi vaat edilmedi, saadet zincirlermi kurulmadı din adı altında. Sakal ile cübbe giyen şeyhler,şıhlar,hacılar,hocalar zengin oldu; müridleri cennetten yer rezervasyonu yaptı. Dinin önderi bir Pir bir Evliya vaadde bulunmaz,sadece gerçeği öğretir,hakikat kapısını gösterir.Giren girer girmeyen girmez...Bunun karşılığında da insanlardan bişiy beklemez çünkü Onlar Allah tarafından dünyada insanlara rehber ışık olsun diye zuhur ettirilmiş kerametli kullardır.

Evliyaların ne bu dünyanın malıyla işi olur nede ahirette cennet hevesi haşa, onların mekanı cennet zaten.Evliyalar dışında kendini islamcı önder sanan sıradan insanlar ise her zaman nefislerine yenik düşüp hassas dini noktalara dokunarak insanlardan nemalanmaktan geri kalmamışlardır.

Sonuç olarak insanlar şu gerçeği görmeli ama malesef cehalet bize araplardan miras; dinde imanda ibadette çıkar olmaz,para pul olmaz,dünyanın şaşalı zevkleri olmaz,vaad olmaz, herşey hak için yapılır...

Mevlana,PirSultan,Yunus Emre,HacıBektaş... hangi Pir ne vaad etmiş geçmiş yüzyıllarda. Hepsinin nefesi hak,insanlara ışık saçmış rehber olmuş.Alan almış alamayanda bu dünyada yaya kalmış...Bugünde Pir Zöhre Ana geçmiş yüzyıllardaki Evliyalar gibi Allahın verdiği görevi yerine getirmekte ve haşa çıkarsız,kaşılıksız,menfaatsiz,vaadsiz sadece ve sadece Hak nefesini vermekte,Gerçek Muhammed Ali yolunu insanlara öğretmekte.kamil olan,inancı imanı olan ikrar verir alır, çıkar gözetipte eli boş kalanda arkasını döner hatta birde çamur atar...




[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Posting Freak
Zöhre Ana size ne vaad etti?
Sevgili Canlar Değerli Arkadaşlar PİR ZÖHRE ANA evet vaad etti.

İnsanlığı doğruluğu dürüstlüğü hoşgörüyü insana insan gibi davranılmasını vede en hayırlısı namazı niyazı İmam HÜSEYİN'in can ekmeğinin doğru düzgün orucunu tutup Aşuresi ile Kurbanı ile beraber verilmesi.

MUSTAFA KEMALİN yassı matemini İmam HASANIN yassı Matemini ŞAHIMERDAN ALİ'min yassımatemini HIDIR ve İLYASIN yassı matemini İSMAİL Peygamberin doğumunda helva yapılıp verilmesi vede İSMAİL Peygambere nasıl kurban inişi.

ŞAHIMERDAN ALİ ALLAH PİR ZÖHRE ANA'm bize bunları vaadetti PİR'ime kurban olurum nur yüzlü Şefaatkanım canımın sondamlasına kadar PİR'ime helal olsun inanmayan ataistler inanmayan ŞAHIMEDANIMI kötüleyen insanlara nalet olsun Ben PİR'ime kötülaf söyletmem söyleyenide yerden yere çalarım.

İnanmayan gittim gördüm diye söylesin gitmeden görmeden gıyaben kimsenin arkasından atılmaz ( kötülaf sahibinin kendine sözü daşlayan gelemez karadır yüzü) ben kimseye taşlatmam herkes bunu böyle bilsin.

PİR'ime niyazım olsun saygılarımı sunuyorum.
Bir ismim Bektaş bir ismim Ali
Bir ismim Mustafa Kemal'im teni
Bozatlı Hızırdır vallaha Piri
Bir ismim Muhammet Mekkede yeri.

ZÖHRE ANA
Cezalı Üye
Zöhre Ana size ne vaad etti?
Sayın katılımcılar;

Yazdıklarınızı okudum...
verdiğiniz cevaplardan anladığım kadarıyla sizler başkaları tarafından çıkarcılıkla suçlanmatasınız...
Böyle bir itmahla karşılaşan kim olursa olsun doğaldır ki sizin verdiğiniz tepkinin aynısını verir...
Hata ve hatta oldukça kibar olduğunuzu bile söylemekte bir abartı olmaz...

Buraya kadar herşey tamam ama,
ya peki bu ithamlara ne demeli???
Durup dururken yok yere mi çıktı???
Bence burada önemli olan, " sizlerin böyle bir çıkar ilişkisi içerisinde " olup olmamanız değil,
bilakis içinde olduğunuz durumun böylesi bir ithama tam anlamıyla elverişli olmasıdır...
İnancını İslam-a dayandıran birçok tarikatçı yapılanma ve oluşumların insanlarımızı nasıl dolandırdığını,
ve bu sayede holdingler kurduğunu hepimiz görmekteyiz,
bu tür guruplara böyle şeyleri yakıştırırken,
ve üstelik bu yakıştırmayı yaparken yüksek haklılık payımız varken,
söz konusu siz olunca böyle birşeyin olamayacağını düşünmememizi gerektirecek dayanağı ortaya koymanız gerekmektedir...
Çünkü nede olsa sizlerde İslamcısınız!!!!
aynı dinin mensuplarısınız!!!...
Yazımı oldukça düşük volümde yazmaya gayret ettiğim için,
sizlere ağır gelecek benzetmelerden bilerek kaçınmaktayım...
Çünkü nede olsa inanç kimliğinizin başında Alevi ibaresi bulunmaktadır...
Fakat ne varki,
savunduğunuz inancın garipliği fazlasıyla sırıtmaktadır...
Bizler bir taraftan asimilatör işbirlikçilere karşı savaşırken,
bunlar yetmiyormuş gibi,
birde sizin ki gibi hiçbir kalıba sığmayacak olan tuhaf bir inanç gurubuyla karşılaşmış olduk...

Şimdilik son söz olarak şunu söylemeye çalışacağım;
Meselenin inanç kısmını bir tarafa bırakarak derim ki,
İçinizde, gerçekten inanarak ve hiçbir maddi karşılık beklemeden hareket eden masum insanlar olacaktır,
bu olması gereken bir şeydir...
Zira başka türlüsü de uygulama açısından pek mümkün değildir,
fakat kim ne derse desin bu oluşumun merkezinde bir çıkar ilişkisi olduğunu düşünmek veya inanmak kesinlikle kaçınılmazdır...


Kral çıplak.
Son Düzenleme: 21/06/2010, 22:41, Düzenleyen: kral çıplak.
Member
Zöhre Ana size ne vaad etti?
Zöhre Ana ve diger Pir ve erenler vaad ederler.Vaad etmeyen yok.
Kisacasi;sen dogru düzgün yola sahip cik,bende senin ruhunu hem zahirde hem batinda costuracagim.Dünyalari verseniz (Dünyalari) degisilmez.
La fetta illa Ali, la seyfe illa Zülfikar
Posting Freak
Zöhre Ana size ne vaad etti?
kral çıplak yazdı:Sayın katılımcılar;

Yazdıklarınızı okudum...
verdiğiniz cevaplardan anladığım kadarıyla sizler başkaları tarafından çıkarcılıkla suçlanmatasınız...
Böyle bir itmahla karşılaşan kim olursa olsun doğaldır ki sizin verdiğiniz tepkinin aynısını verir...
Hata ve hatta oldukça kibar olduğunuzu bile söylemekte bir abartı olmaz...

Buraya kadar herşey tamam ama,
ya peki bu ithamlara ne demeli???
Durup dururken yok yere mi çıktı???
Bence burada önemli olan, " sizlerin böyle bir çıkar ilişkisi içerisinde " olup olmamanız değil,
bilakis içinde olduğunuz durumun böylesi bir ithama tam anlamıyla elverişli olmasıdır...
İnancını İslam-a dayandıran birçok tarikatçı yapılanma ve oluşumların insanlarımızı nasıl dolandırdığını,
ve bu sayede holdingler kurduğunu hepimiz görmekteyiz,
bu tür guruplara böyle şeyleri yakıştırırken,
ve üstelik bu yakıştırmayı yaparken yüksek haklılık payımız varken,
söz konusu siz olunca böyle birşeyin olamayacağını düşünmememizi gerektirecek dayanağı ortaya koymanız gerekmektedir...
Çünkü nede olsa sizlerde İslamcısınız!!!!
aynı dinin mensuplarısınız!!!...
Yazımı oldukça düşük volümde yazmaya gayret ettiğim için,
sizlere ağır gelecek benzetmelerden bilerek kaçınmaktayım...
Çünkü nede olsa inanç kimliğinizin başında Alevi ibaresi bulunmaktadır...
Fakat ne varki,
savunduğunuz inancın garipliği fazlasıyla sırıtmaktadır...
Bizler bir taraftan asimilatör işbirlikçilere karşı savaşırken,
bunlar yetmiyormuş gibi,
birde sizin ki gibi hiçbir kalıba sığmayacak olan tuhaf bir inanç gurubuyla karşılaşmış olduk...

Şimdilik son söz olarak şunu söylemeye çalışacağım;
Meselenin inanç kısmını bir tarafa bırakarak derim ki,
İçinizde, gerçekten inanarak ve hiçbir maddi karşılık beklemeden hareket eden masum insanlar olacaktır,
bu olması gereken bir şeydir...
Zira başka türlüsü de uygulama açısından pek mümkün değildir,
fakat kim ne derse desin bu oluşumun merkezinde bir çıkar ilişkisi olduğunu düşünmek veya inanmak kesinlikle kaçınılmazdır...


Kral çıplak.

Sevgili arkadaşım,

Yazında anlatmak istediğini eğer yanlış anlamadıysam, şunu söylemeye çalışıyorsun. İçinizde karşılık beklemeyen istisnalar olabilir. Türkiye de her topluluk bir çıkar ve bir taraf olma çabasında kurulmuştur. Sizin ne farkınız var ?

Birincisi, bu topluluğun oluşumunu sağlayan Allah tarafından bildirilmiş bir Evliya.

İkincisi, tamtersine aramızda bazen çıkar sağlamak istiyen istisnalar olmuştur. Ancak Pir Zöhre Ana onlarıda ayıklamasını çok iyi bilir. Yani , çıkar için menfaat için bu yola giden insanların sonu hüsran olmuştur. Bu yol Allah Muhammet ya Ali diyerek yürüyenlerin yolu, öyle eğri büğrü yürünmez. Pirim herzaman söyler "Gelme gelme, dönme dönme" bu yol kıldan ince kılıçtan keskin.

Üçüncüsü , Bizim burda maddi çıkardan daha çok manevi zenginliklerimiz olduğu için Pirimin verdiği o sevgi , o dayanışma, o güzellikler içinde insanın gözü doyuyor.

Laf aramızda , buda Pirimin bir kerametidir. (Hani, diyordun ya kerametini gösterin diye)
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
Posting Freak
Zöhre Ana size ne vaad etti?
kral çıplak yazdı:Sayın katılımcılar;

Yazdıklarınızı okudum...
verdiğiniz cevaplardan anladığım kadarıyla sizler başkaları tarafından çıkarcılıkla suçlanmatasınız...
Böyle bir itmahla karşılaşan kim olursa olsun doğaldır ki sizin verdiğiniz tepkinin aynısını verir...
Hata ve hatta oldukça kibar olduğunuzu bile söylemekte bir abartı olmaz...

Buraya kadar herşey tamam ama,
ya peki bu ithamlara ne demeli???
Durup dururken yok yere mi çıktı???
Bence burada önemli olan, " sizlerin böyle bir çıkar ilişkisi içerisinde " olup olmamanız değil,
bilakis içinde olduğunuz durumun böylesi bir ithama tam anlamıyla elverişli olmasıdır...
İnancını İslam-a dayandıran birçok tarikatçı yapılanma ve oluşumların insanlarımızı nasıl dolandırdığını,
ve bu sayede holdingler kurduğunu hepimiz görmekteyiz,
bu tür guruplara böyle şeyleri yakıştırırken,
ve üstelik bu yakıştırmayı yaparken yüksek haklılık payımız varken,
söz konusu siz olunca böyle birşeyin olamayacağını düşünmememizi gerektirecek dayanağı ortaya koymanız gerekmektedir...
Çünkü nede olsa sizlerde İslamcısınız!!!!
aynı dinin mensuplarısınız!!!...
Yazımı oldukça düşük volümde yazmaya gayret ettiğim için,
sizlere ağır gelecek benzetmelerden bilerek kaçınmaktayım...
Çünkü nede olsa inanç kimliğinizin başında Alevi ibaresi bulunmaktadır...
Fakat ne varki,
savunduğunuz inancın garipliği fazlasıyla sırıtmaktadır...
Bizler bir taraftan asimilatör işbirlikçilere karşı savaşırken,
bunlar yetmiyormuş gibi,
birde sizin ki gibi hiçbir kalıba sığmayacak olan tuhaf bir inanç gurubuyla karşılaşmış olduk...

Şimdilik son söz olarak şunu söylemeye çalışacağım;
Meselenin inanç kısmını bir tarafa bırakarak derim ki,
]İçinizde, gerçekten inanarak ve hiçbir maddi karşılık beklemeden hareket eden masum insanlar olacaktır,
bu olması gereken bir şeydir...
Zira başka türlüsü de uygulama açısından pek mümkün değildir,
]fakat kim ne derse desin bu oluşumun merkezinde bir çıkar ilişkisi olduğunu düşünmek veya inanmak kesinlikle kaçınılmazdır...[/ SIZE]
Kral çıplak.

Sevgili arkadaşım,
Doğru söylüyorsun. Bizlerin maddi çıkar beklemeden hareket eden insanlar olduğu gibi, senin düşündüğün şekilde de sen ve senin gibi düşünenlerin bu işin çıkar için yapılmadığı kesin söylemesi de imkansızdır. Bu şekil düşünmekte de haklısınız...

Şimdi karşılıklı olarak haklı olduğumuz taraflarlardan yola çıkarak bazı gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışalım...

Her ben evliyayım diyenlere, her biz Allah Muhammed Ali yolunu temsil ediyoruz diyenlere inanmalımıyız? Hayır...

Peki hiç birine mi inanmayacağız? Yani bunları iddia edenlerin içinde bir tanesi olsun doğru olamaz mı?

Elbetteki yanlışlar bir sürü olsa da doğru bir tanedir. İşte bütün mesele o doğru olanı bulmaktır. Bunun için de akıl ve mantık çerçevesinde, görerek ve yaşayarak, gerçekler ışığında doğruyu, doğru analizler yaparak bulmaktır. Şimdi bizler de bunu yapmaya çalışalım...

Öncelikle şu konuda her halde aynı fikirdeyiz. Geçmişte Peygamberimiz olsun, Ehlibeyt olsun, Yunus Emre olsun, Pir Sultan vs. olsun, gelmiş geçmiş bütün evliyalar herhangi bir çıkar için mi dergah açıp yol önderliğine soyunmuşlardır? Hayır. Tamamen Hak için, Hakkın emriyle yolumuza rehberlik etmişlerdir...

Peki bugün de Allah elçisi olduğunu, Allah Muhammed Ali yolunun gerçek rehberi olduğunu, evliya olduğunu haykırdığımız Zöhre Ana acaba gerçekten Hak için, Hakkın emriyle mi bu yola önderlik yapıyor, yoksa bu işin içinde bir çıkar ve başka maksat mı var? İşte bütün mesele buna inanıp inanmamaktadır. Acaba Zöhre Ana gerçekten evliya mı? Yoksa bizler böyle olduğunu mu zannediyoruz? Bunu bizlerin yaşadığı bazı gerçek olaylarla ortaya koymaya çalışalım...

Öncelikle bir insanın bir işi çıkar için mi? yoksa gerçekten mi yaptığını nasıl anlarız? O insan size bir sürü şey vaad eder, ancak bunu hiç bir zaman gerçekleştirmez veya sizleri yanıltarak yapmış gibi yutturmaya çalışır değil mi? O zaman o insan çıkar veya başka şeyler için yapıyordur. Ancak söyledikleriyle yaptıkları kesinlikle birbirini tutuyorsa, vaadettikleri şeyler parayla yapılamayacak şeyler olmasına rağmen tamamen keramet ve mucize ve de ilim gerektiren şeyler ise buna rağmen söylediklerini gerçekleştirebiliyorsa o zaman o insana çıkarcı demek aklen ve mantıken doğru olabilir mi? Hayır...

Şimdi Zöhre Ana ile ile ilgili bizlerin söylemlerine bakalım? Diyoruz ki Zöhre Ana Allah Muhammed Ali yolunun bugün ki bekçisidir. Ali kapısının rehberidir. Onun tek satacağı şey Ali ilmi kerameti ve ışığıdır. Zöhre Ana Ali'nin dili ve sesidir, nefesidir.Tek istediği insanların doğruyu ve güzellikleri öğrenip yaşaması, yoluna sahip çıkması, ibadetlerini yapıp, inancını yoluna uygun sürdürmesi, Pirlere olan saygısını göstermesi vs...

Bu söylemlerin ne kadar doğru veya yanlış olduğunu hep birlikte anlayabilmek için ben uzaklardan yaşanmış örnekler sunmayacağım. Direk kendim yaşadıklarımdan örnekler vererek gerçekleri bulmak için yardımcı olmaya çalışacağım. Yanlız bu aşamadan sonra önyargılı değil akıl ve mantık çerçevesinde hareket edelim...

[BZöhre Ana'yı tanımadan önceki hayatım;[/B]

Ben Askerliğimi yapana kadar Ankara yaşadım. Askerlikten sonra İsatnbul'a yerleştim. Halen İstanbulda yaşıyorum...

Askerliğimden önce ben tamamen camilerden çıkmayan, beş vakit namaz kılan, Çıkıp minarelerden ezan okuyan, Ali de kimdir diye Aleviliğe karşı olan tam bir sünni gibi yaşıyan, Alevilikle ilgili bilgisi olmayan, Aile ve çevresinde Alevilikle ilgili gerçekçi bir şeyler görememiş o yüzden de başka yollara sapmış bir insandım( Bu söylediklerimi ispat edebilirm. O zaman ki sünni komşularım halen duruyor. Adreslerini verebilirim. Onlar beni anlatsınlar)...

Askerliğimden sonra amansız bir hastalığa yakalandım. Astım bronşit. Nefes darlığı vadır. Öyleki yazları kazak ile dolaşırdım. Geceleri öksürmekten ve nefesizlikten yatamazdım. Bir sürü doktora gittim, bir sürü hastahane yolunda para harcadım. İlaçlar içtim. En ufak bir iyileşme olmadığı gibi gitgide hastalığım çekilmez bir hal alıyordu. Yani kısaca artık çaresizdim...

[BZöhre Ana'dan sonraki hayatım;[/B]

Hastalığım öncesiydi, İstanbulda yaşamaya başladığım zaman; Tesadüf eseri bir işim için Zöhre Ana'yı duydum ve ona gittim. Ancak Zöhre Ana'nın evliya olduğunu kesinlikle ne duydum ne de biliyordum. Yanlızca bazı şeyleri bildiğini ve bazı hastalıkları iyileştirdiğini duymuştum. Beni annem götürmüştü...

İşte gidiş o gidiş. Zöhre Ana'nın karşısına çıktığımda bana bazı kerametlerini gösterdi. Nasıl mı? Geçmişimden kimsenin bilmediği özel şeyleri bilerek, o anda İstanbulda takıldığım yanlış yerleri ve arkadaşlarımı bilerek, mesela ben içkili ve uyuşturucu kullanan zengin çocuklarının takıldığı mekanlarda korumalık yapıyordum. Bundan Zöhre Ana'ya hiç bahsetmedim. Hatta ailem bile bilmiyordu. O yaşadığım mekan ve arkadaşlarımı bana anlatarak oraları bırakmamı istemişti. Evlenmek istediğim bir kız için danıştığımda bana kızla ilgili bütün özelliklerini anlatıp benim içimdeki duygularıma kadar ve de nasıl kararsız olduğuma kadar herşeyi gözlerimin içine baka baka anlatmıştı...

İşte o günden sonra Bana bir inanç geldi. Tekrar tekrar Zöhre Ana'ya gelmeye başladım. Gelip gittikçe daha başka kerametlerini görüp iyice bağlanmaya başlamıştım. Hayatımdaki değişiklikleri görmeye başladım. Çok olumlu gelişmelerdi. İşlerim birden rast gitmeye başladığını gördüm. Tabi her seferinde Zöhre Ana'ya danıştığım için işlerim rast gidiyordu. Her önemli kararlar verdiğimde önce Zöhre Ana'ya danışıyordum...

Ancak şunu da geçmeden ifade edeyim. İlk Zöhre Ana'ya gittiğimde ben de Zöhre Ana ile ilgili bir sürü önyargılara kapılmıştım. Bu koca binayı hangi parayla yaptı. Böyle nasıl şık giyinebiliyor falan. Ancak işin içine girince satılan gözleme, mum, çay ve de çekilen kredilerle ayrıca kendisine inanan insanların yaptığı bağışlarla yapıldığını öğrendim. Aynı zamanda da yaptığı binayı devlete bağışlamış olduğunu ve o devlete bağışladığı binanın içerisinde de kiracı olarak parasıyla oturduğunu gördüm. Ayrıca Zöhre Ana'nın kendi şahsi giyim kuşamı ile ilgili tamamen oğlunun kendi işi olduğunu ve onun parasıyla sağladığını gördüm ve öğrendim...

Fakat Zöhre Ana'nın ilmini ve kerametlerini gördükçe artık maddi yönden bakmayı bırakıp tamamen Onun manevi olarak verdiği ve yaşattığı güzellikleri gördüm...

Gördükçe iyice bağlandım. Sohbetlerinde döktürdüğü Hak nefeslerini yani deyişlerin haddi hesabı yoktu. Bir oturuşta hiç abartmadan on saat boyunca hiç bir yere bakmadan deyişleri sıralaması o deyişleri ilk defa duymam, yani hiç bir kitapta olmaması, geçmişi bilmesi gelecekle ilgili bildirdiği şeylerin zamanı gelince olması Zöhre Ana'nın evliya olduğuna beni inadırmasını sağlamıştı.

İşte artık Ali kimdi? nasıl ilim sahibiydi? anlamaya başlamıştım. Hz. Ali'nin yüceliğini Zöhre Ana'ya gelip gittikçe, Onun kerametlerini gördükçe iyice anlamaya başlamıştım. Bu sayede de artık camileri ve beş vakit namazları bırakmış tamamen nasıl Alevi yoluna layık bir insan olurum onu düşünmeye başlamıştım. Bunu da Zöhre Ana sayesinde ibadetleri öğrenerek başarmıştım. İş artık O Yola layık olma, O Yolun aşkını yaşamaya gelmişti...


İşte Zöhre Ana'nın ilminin yüceliği burdan geliyor. Bu yaşadıklarımı sizler yaşasaydınız ne yapardınız...


Bir çok kerametini gördüm. Yanlızca bundan birinden bahsederek nasıl keramet sahibi olduğu konusunda kafalarda bir ışık oluşturmaya çalışalım...

Hani astım bronşit hastılığım var demiştim ya. Hiçbir doktor hastahane ve ilaçtan çare bulamamıştım. Nefes alamıyordum, yatamıyordum, boğulurcasına öksürüyordum. Senelerce çare bulamadığım hastalığım için Zöhre Ana'ya gittim. Ziyaret ettim. Karşısında oturup niyaz ettikten sonra hastalığımı söyledim. Gözlerimin içine bakarak sen ağır bir hastalık geçiriyorsun. Zatüre olmuşsun dedi. Sonra da merak etme dileğini tut iyileşirsin dedi. Yani topu topu on dakika falan karşı karşıya kaldık. O on dakika sonunda kendimde bir ferahlık hissetim. Daha ordan ayrılmadan nefesimde bir rahatlık olduğunu ayrıca öğsürüğümün kesildiğini gördüm. Bütün bu olanlar daha dergah binasından ayrılmadan olmuştu...

Yani senelerce bulamadığım şifayı on dakika içerisinde almıştım. O günden sonra da hastalığım iyileşti. Artık rahatça bir uyku çekebiliyordum ve de öksürmeden nefessiz kalmadan hayatımı devam ettirmiştim...

İşte ancak bir Hak elçisinin gösterebileceği bir keramet...

Geleceği yanlız Allah bilir değil mi? İşte Zöhre Ana'nın Hak elçisi olduğuna bir delil daha sunayım. Çünkü Zöhre Ana da geleceği biliyor...

Sene 2000 de, eşimle Ehlibeyt nikahımızı kılarken yani daha evlenmemişiz. Zöhre Ana bizlere dedi ki
- Size iki çocuk veriyorum. Biri erkek, biri kız, iki çocuğunuz olacak. Erkeğin adını Mustafa Kemal, kızın adını Makbule koyun demişti.

[COLOR=sienna]Sene 2001 de Zöhre Ana'nın dediği gibi bir oğlumuz oldu. Sene 2007 de de bir kızımız oldu. Hani bunlara tesadüf desek daha çevremde tanıdığım bir sürü kişinin de çocukları aynen Zöhre Ana'nın dediği şekilde oldu. Hem de tıpta çaresiz, artık sizin hiç çocuğunuz olmayacak diye doktor raporları olmasına rağmen Zöhre Ana'ya gidip çocukları olanlar olmuştur...

İşte bunca anlattıklarım ve yaşadığım gerçeklerden sonra artık Zöhre Ana'dan şüphelenmek hiç doğru bir davranış olur mu? Onca ilim ışık ve keramet gösteren bir insan çıkar için yapıyor denebilir mi? Çünkü şu ana kadar bahsettiklerimin karşılığında ben Zöhre Ana'ya bir kuruş bile ödememişim. Gelen hiç bir ziyaretçinin de ödediğini görmedim. Verdiğim tek para İstanbuldan Ankaraya giderken yol parası, kermeste içtiğim ve yediğim çay ve gözleme parası başka bir şey değildir...

Oysa Onca hastahane doktor ve ilaç parasından sonra kermesta aldığım şeylere verdiğim paranın hiç lafı edilebilir mi?

İşte akıl ve mantık olarak önyargısız anlattıklarımı sizler de bir değerlendirin. Siz olsaydınız ne yapardınız neye inanırdınız. Bunca anlatılanlara da belki inanmayacaksınız. Ancak doğru olduğunu farzederseniz sizler Zöhre Ana'nın evliya mı yoksa çıkarcı olduğuna mı inanırsınız? Eminim akıl ve mantık sahibi insanlar olarak sizler de evliya olduğuna inanacaksınız. İşte bunun için diyoruz ki gelin önce bir görün yaşayın sonra tartışalım...










Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.