kral çıplak yazdı:Bu gün uğradığım bir cem evinde konu konuyu açtı ve sonunda ben bu konuyu açtım...
Yani Zöhre ana konusunu...
Daha ben bu ismi söyler söylemez,
cem evi derneğinin yöneticisi olan bir bayan,
kendisi dede kızı olur...
Ben bir söyledim.
o bin anlattı...
Ne tesadüftür ki tam da benim verdiğim örneğin aynısını anlattı...
Hemde tüm teferruatıyla...
Ailece gitmişler vakfa,
yanlarında bir de tekerlekli sandalyeli çocuk varmış...
Oradaki izdihamı ve gördüklerini anlattı...
Dede kızının anlattıkları tam da benim düşündüğüm ve duyduğum türden şeyler di...
Kapıda sıraya giren insanlar,
ellerinde Zöhre ana-nın posterini satan gençler,
diğer yandan su satan insanlar...
Kapıda güvenlik görevlileri...
Koskoca vakıf...
Peki sonuç ne???
Tabii ki hüsran...
Tekerlekli saldalye ile giden,
tekerlekli sandalyede dömüş...
Ve hala aynı durumda...
Dede kızı diyor ki " Orada yüksek sesle bağırdım, eğer bu kadında bir keramet varsa beni çarpsın "
Ben de dede kızına katılıyorum...
Eğer Süheyla hanımda bir keramet varsa önce beni çarpsın...
Gerçi böyle birşey olsaydı hepimizden önce Rıza ZELYUT-u çarpardı...
Öyle değil mi????
Burada bol keseden keramet örnekleri anlatan vatandaşlar,
alemi budala,
kendilerini akıllı sanıyorlar...
Adama demezler mi " Ne uzatıyorsun kardeşim, göster kerametini bütün dünya görsün, sizde kurtulun bu eziyetten, dünya kurtulsun çileden "
Hadi dünyayı bir yana bırakalım,
peki şu Alevilerin dertlerine bir çare bulamaz mı???
Madem ki kendileri yaşayan tek evliyadır,
yani Allah-ın yeryüzündeki tek temsilcisidir,
daha neyi bekler???
Göstersin kerametini kurtarsın bizi...
Saygılarımla
Kral çıplak.
Biliyor musun sizi (dede kızını ve sizi) hiç kimse kurtaramaz!
Ne bekliyorsunuz anlamak mümkün değil.
Aleviliği asıl satanlar;
Türbe başlarında, cemevlerinde, en kutsal mekanlarda siyaset yapanlar, içki içip ibadet yapanlar, Aliyi Alevilikten çıkaranlar, Aleviliği İslama yamayanlar, neye inanacığını bilmeyen Ateist tayfası, Hacı Bektaşı, Pir Sultanı hıristiyan yapan stand-upçılar, diyanetten rant bekleyen, başına azye takıp kuran okuyan, Muhammet Ali öldü diyen dede bozuntuları ve bunların izinden ve soyundan giden oğulları kızları, aleviliği inanç olmaktan çıkaran, Pirlerin isimlerini rant aracı olarak kullanıp terör örgütünün sözde mücadelesine destek veren dernekler vakıflar ve bunların yalakalığını yapan sözüm ona aydınlardır.
Keramet istiyorum diyorsunuz. Dede kızının anlattıklarına inanıyor ama burda onlarca insanın anlattıklarına inanmıyorsunuz.
Olaya (güya) bilimsel yaklaşıyorsunuz, şüpheci olayım derken ön yargının esiri oluyorsunuz.
Şüpheci olmak bu değildir.
Bizim aramızda geçmişinde Allahı inkar eden, sünni inançta olan dostlarımız da var.
Bu insanlar da şüpheyle yaklaştılar başta, bu devirde böyle şey olmaz dediler. Şimdi ise nasıl olduğunu gördüler ve gururla hikayelerini anlatıyorlar.
Çok yakında gelen ziyaretçilerin başlarından geçtiklerini yazdıkları ziyaretçi defterlerine yazılan yazıları derleyip foruma aktaracağız.
Ayrıca sorularıma cevap vermediniz.
Temel kabulleriniz nelerdir?
Allahı, peygamberi kabul ediyor musunuz?
Son olarak;
KIRK TANE DÖRTLÜK YAZMIŞSINIZ AMA İÇİNDE "
ALİ" YOK.
İçinde Ali olmayan "Alevi" değildir abicim:
Müslüman sayılır Allah bilmiyo
Yolunu yitirir nere gidiyo
Cümle mahlûk yaradana geliyo
Kuzusun yitiren koyun meliyo
Bir çiçek misali açıp solarsın
Görünmez köylere kendin yorarsın
Burada duymazsın bir gün duyarsın
Sahipsiz kalırsın insan ararsın
Muhammed üstadım Pirim Ali’dir
Kırklar’ın evinde cemde yeridir
İman ikrar bir karar verilir
En sonunda cesat yere serilir
Götürür ahbabın sonunda seni
Akibet toprağı bedeni teni
Cehennem kapısı şeytanın yeri
Kullar azmış Zöhre haber ver Ali
Bu dünya fanidir insan göçüyo
Bile bile dervişlere ürüyo
Ömür bitmez gibi hele yürüyo
Kahkaha atarak niye gülüyo
Bilmez görmez bu alemde yaşayan
Dünya dolar taşar suları coşan
Kanatlar Ali’ye dervişler uçan
Her taraf bezenmiş kokuyu saçan
Ahret gömleğini sırtına almış
Giden gelen var mı topraktan kalmış
Mustafa tacını kimlerden takmış
Kara deve gelmiş kapıya ıkmış
Zahir batın okudanım Ali’dir
Her dervişin zaten adı delidir
Hem gezinir hem şalında velidir
Şahımerdan ismi billah Ali’dir
Sorgular sorulur bir bir divanda
İllâ Ali illâ Seyfe Merdan’da
Yeşil Zülfikar’ı gezer havada
Oniki İmam soyu yazar burada
Cennet kapısında Fatıma Zöhre
Şefaat isterim ulaşsın bize
Mim yazar elleri şimdiden pire
Bu dünya sahibi göçüyo kime
Uzak mıdır Yemen gerçek er isen
Kırkların içinde Hakta var isen
Oniki İmam sultanına Pir isen
Ekilmiş ekini mürşid veliysen
Kırmızı gül Hasbahçe’de açıyo
Kokusu cennetten Pir’e saçıyo
Katar katar durna gökte uçuyo
İman ikrar bitmiş erden kaçıyo
İki elin almış yanına yatar
İşi gücü bitmiş yolunu tutar
Sanki bir ejderha Azrail yutar
Et kemik cesatta kaldırır atar
Onsekiz yaşını yel gibi geçer
Yirmisine gelmiş libasın seçer
Ahreti düşünmez gün biter göçer
Herkes ektiğini önünde biçer
Tabut derler bunu kimler yapıyo
Evinden yerinden dışa atıyo
Kararmış ışığı nasıl yakıyo
Bir zaman inanmaz kafir atıyo
Cevheri satalım Zöhre Ana’dan
Dervişler ayrılmaz Hüsnü Rıza’dan
Kerbela sözleri döker Hüda’dan
Sen seni bilmezsin bilir yaradan
Kara giymiş derviş hakka gezinir
Gece yatmaz gündüz kula ezilir
Kırkların darına duran dizilir
Hz. Üseyin niye kesilir
Musalla taşına uzanır kalkmaz
Bir zaman gezinir dünyadan korkmaz
İyi kötü günler geçirir bıkmaz
Ahbap dostu yoktur yüzüne bakmaz
Yalan düzen durmaz dili dönüyo
Tatlıdır, naziktir canın veriyo
Nerede bu köyler herkes geliyo
İnanmaz Allah’a kafir ürüyo
Yaradan yücedir kimse bilemez
Toprağa yatanlar geri gelemez
Ölüyor cesatın niye dirilmez
Azrail başında çöktü görünmez
Birer birer can cesetten çıkıyor
Ecel teri döker uruf bıkıyor
Dünya kadar malın olsa ıkıyor
Direnmiş bedenin kimler yıkıyor
Kimi suyun döker kimide kefin
Akibet mezardır bildirir yerin
Bir zaman yapardın boşudu evin
Çağırsam duyar mı acaba Pirin
İmansız Kuransız bir gün gelirsin
Hakikat hakkını Hakka verirsin
Domuz gibi cesat yere gerersin
Şu dünyada ölmez gibi gezersin
İçilmez suların zehire döndü
Komşu akrabalar bak seni gömdü
Mekke Kabe derler kıbleye yönü
Abdest namaz geze geze övündü
İbret irşat eder kullar sürünür
Dermansız dertlere düşen dövünür
Bir zamanlar kızım oğlum övünür
Yatar yere vallah toprak üğrünür
Şu dünyada üç beş arşın bezine
Eyvah çeken birgün vurun dizine
Sen inanman niye Zöhrem sözüne
Sonun gelmez dokunduysan gözüne
Zöhre Ana Zöhre Ana dillerde
İkrarı bütündür vermiş pirlere
Kimi kafir kimi körler nerede
Sultan Süleyman’a eren erlere
Kötü iyi demez bir bir gidiyo
Malı mülkü bitmiş kime veriyo
Hem gezinir hem oturur biliyo
Yoktur ibadeti şeytan gözlüyo
Allah yoktur diye isyan edenler
İbadet edemez yolsuz gezenler
Her gün bin adamı yolcu görenler
Boşuna mı göçer bir bir gidenler
Kimi abdest kimi namaz övünür
Hakka yapmaz ibadeti görünür
Kıblem Muhammed’dir Kabem Ali’dir
Yeşil ırmak Abû Kevser gölüdür
Ben okurum benim Hocam Ali’dir
Bir ismi Zöhre Ana biri Velidir
Çok kafir var çamur atar peridir
Hacı Bektaş Veli Kırklar cemidir
Ay güneş içinde nuru görene
Bezenmiş şallara Hakka gezene
Kıyamet ahiri pire gidene
Varolsun cihna böyle gelene
İbadet yapalım Allah yoluna
İman eyle Oniki imam soyuna
Birgün yola düşen pişman sonunda
Yakasız gömleği dakan dalına
Taş dikilmiş mezarının üstüne
Kuşlar konmuş öter Allah ses vere
Bu dünyada insan dolar kör yine
Göremez gözleri ahret nerede
Nice insan yatmış sesi gelmiyo
Uğradım mezara selam vermiyo
Bağır çağır boşa geri dönmüyo
Bile bile münkir Hakkı körlüyo
Kaynamış bedeni aşk ateşine
Kimi mahluk düşmüş dünya işine
Bu dünya boşuna güvenme gine
Akibet zamanı koyarlar yere
Gündüzü bilinmez gecesi bitmez
Vade yetmeyince eceli yetmez
Tohumu ekmezse tarlası bitmez
Bülbüller yerinde kargalar ötmez
Hüdaiyim bilinmez Musa’dır adım
Kırkların içinde varıdı tadım
Yobazlar daşladı bi zaman yaddım
Sen bildir Zöhre Ana haberim saldım
Muhammed Ali’nin var oldu yolu
İmam Üseyin’e bağlıdır kolu
İt ürür kervana köpeğin sonu
Kerbela şehidi imamlar oğlu
Cebrail’e Mekail’i bildiren
Dört kitabı gökyüzünden indiren
Hasan ile Üseyin’i sildiren
Akibette Zöhrem bizi güldüren
Durnalarım gelir senle ötüşür
Düşmanlarda daha bekler pekişir
Düğün aşı gibi çorba pişirir
Darda koymaz birgün Hızır yetişir
Dağlar duman oldu tepesi yüce
Dervişler kelamı okuyor hece
Karadır yazısı hocalar nerde
Ak kalem nurdandır İmam Ali’de
Karadan okumuş bilemez ağı
Ahraz dillenmiyor Allah’tır varı
Her kul göçer ama boşadır salı
Muhammed Ali’dir sırları arı
Hüdai’yem ben Zöhrem’e kavuşam
Aşikere ummanlarda konuşam
Cümle alem diller Hakta dolaşam
Bozatlı Hızıra hümmet ulaşam
Büyümüş bedeni bilemez kendi
Yedi yaşlı oğlan dev idi bendi
Şimdi de Zöhre Ana dillenir dili
Ummanlara dalar yatar bedeni
Derya ummanlara dalar bilinmez
Dervişlik makamı boşa verilmez
Bir abdest namaza kulluk edilmez
Şahımerdan derler kolay görünmez
Sorun beni şu sorgumu vereyim
Hızır derler ben atına bineyim
Boştur dünya dolu gamım nideyim
Ulu mevlam pervanesi döneyim
Şu cihanda ulu derler Ali’ye
Gönül verdim Hacı Bektaş Veli’ye
Oniki İmam yolu haktır gidene
Arşa dikmiş yeşil güneş direğe
Hak dediler Muhammed’in nefesi
Necef’te ötüyo bülbül kafesi
Pir dalında gördüm pirin heybesi
Üseyin’e vermiş posttur hibesi
Has bahçede çiçek kokusu kokar
Kerbela’da Fırat suları akar
Od olmuş sinamı ataşı yakar
Üseyin davası Kerbela çıkar
Nurdan bezetmişler kundağı belli
Geziyor erenler adları veli
Baharda akıyor bulanık seli
Gördüm zemheride esiyor yeli
Sana diyom, sana utanmaz kafir
Savaşa katılmış Muhammed Bedir
Allah’ın yoluna giderim nedir
Sırı sır oluyor hikmeti gelir
Cumaya dizildi bir bir duranlar
Kerbela adını anmaz yobazlar
Kuşlar bile öter Ali’ye çatlar
Üç kulfu bir elham cennete zorlar
Muhammed adını bilse diyemez
Kırkların sohbetin kalbi veremez
Don değişir Ali Arap göremez
Fatıma Zöhre’den şefaat gelmez
Üst üstte yapılır binası uzun
Mim yazılır elde sohbeti hüzün
Allah’ı bilmezsin karadır yüzün
Bir engür şerbeti içilir üzüm...
(Zöhre Ana - Mehtaptaki Erenler)