You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?

Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?

Senior Member
Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?
adgan yazdı:Se vgili Sibel, seninle niye dalga geçeyim. Benim tek amacım öncelikle seninle bir beyin cimnastiği yapmak, sonra da senin kendi mantığınla kendi burnunun dikine gitmeni engelleyip,Smile birazcık gayret edip bazı araştırmalarda bulunup, bizim yazıp çizdiklerimiz doğrultusunda başka gerçekler var mı? diye bir çaba içine girmeni sağalamaktır.


sevgili adgan tamam biraz sabit fikirliyim ama o kadar da değil Smile acaba larım herzaman vardır ve olacaktırda hayat öyle bir şeyki hergün yeni bir doğru buluyorsun hergün yeni birşeyler keşfediyorsun zaten bunları yapamıyorsan yerinde sayıyor dünyaya kör bakıyorsundur ben hep diyorum belki doğrusu sizin yaptığınız yanlış benimki kimbilir belki benim yaptığım doru bunların hiç biri benim için kesinlik kazanmış değil kim bilir belki bir gün bende doğruyo bulurumSmile ben zöhre anayı ziyarete geldiysem bunun başlıca sebeplerinden biri acaba başka gerçekler varmı çabasında olmamdandır



adgan yazdı:Elbetteki bu düzeni ne sen ne de ben sağlamış olabiliriz. Elbetteki bir yaratıcı var bu yaratıcının da bizim olamıyacağımız kesindir. Ancak asıl benim sormak istediğim Yaratıcının nasıl özelliklere sahip olduğu ve de bizden neler istediğini nasıl Onu görmeden nasıl anlayabiliriz? Onu da aşk gibi hisederim deme sakın... Yani Yaratıcı kendini yarattıklarına nasıl bildirip göstermiştir. Onun elçileri bize ilim, keramet, mucize göstermeselerdi, bizler Allah'ın nasıl bir ilme, keramet ve mucizelere sahip olduğunu nerden bilecektik. Onun tek olduğunu nasıl kabullenecektik. Belki o zaman Allahın da bizim gibi annesi babası ve çocukları olabnileceğini düşünemezmiydik? Eğer bu gün böyle düşünemiyorsak, Allah birdir diyorsak, bu kimlerin sayesindedir sence?


bu konuda haklı olabilirsin elbette tanrının bizden neler beklediğini ancak onun elçileri sayesinde ögrenebiliriz ama bu elçiler kim hz isamı hz musamı hz davutmu hz muhammedmi? hangisine inanmalıyız hangisi doğru yoldur hangi kitap dogruyu yazar hangi peygamber en doğru yolda olandır hepsi doğruysa neden müslümanlık hiristiyanlığı hiristiyanlık yahudiliği yalanlar kısacası herkesin kendi çapında bir inanç sistemi oluşturduğu dünyada ben neye ve hangisine inanacağım en dogrusu bütün bunların arasından allahla arandaki elçileri çıkarıp sadece iyi ve doğru yolda yürümek değilmi?
allahın isteklerini şimdiye kadar ögrendim aşk gibi hissetmesemde aklım sayesinde bulabilirim allah iyiliği ve doğruluğu istiyor bütün belirtiler bunu gösteriyor bende iyi ve doğru olmak için ugraşıyorum


adgan yazdı: Dikkatli okuyacak olursan soruda yanlız ailen dememişim, çevre ve toplumdan da bahsetmişim. Yani demek istediğim mantığın değil seni yönlendiren ailen çevren ve toplumdur. O topluma da bunları bildiren Allah elçileridir. Tabi belli dönemlerde... Eğer ki bir adada tek başına varolsaydın Allah'ın, peygamberin, kitabın varlığından mantığınla haberdar olacakmıydın?


elbette haklısın dünyadan bir haber yaşıyor olsaydım bütün bunları bilmeyecektim bütün bunları bir şekilde duyuyoruz görüyoruz okuyoruz ve içlerinden kafamıza en yatkın olanını alıp diğerlerini eliyoruz kendi doğrularımızı yine kendi aklımız ve mantığımız sayesinde belirliyoruz
adgan yazdı: Evet müslümanlık diye bazı insanların yazıp çizdikleri var. O mantıklı gelmiyor diyorsun. Benim kendi dünya görüşüme aykırı diyorsun. Ancak şunu da kabul etmelisin ki eğer ki evlliyalar gelip de gerçekleri haykırmasaydı, bu bahsedilen müslümanlk karşısında gerçek müslümanlığı haykırmasalardı, şimdi belki de sen başka bir inançtan habersiz olacağından o inanmam dediğin müslümanlığın etkisinde kalmış ona inanıyor olabilirdin...


buna katılmıyorum ben müslümanlığın doğru olmadığını bir yerlerden duyduğum için inanmamazlık etmedim kimsedende aksi bişey duymadım iki senedir evliya ve pirlerle ilğili fikrim var daha önce yoktu demekki arada en az bir on sene var bu on sene boyunca birileri yanlış dediği için değil bana yanlış geldiği için reddetmişim

adgan yazdı: Sevgili Sibel, Allah peygamberlerle evliyalarla konuşmuyorsa, Kur-an nasıl insanlara ulaştı? Acaba peygamberler kafadan mı uydurdular?

Evliya sen ve ben gibi Allah'ın sıradan bir kulu değildir. Evliya Allah'ın ilim, ışık, keramet ve mucizelerinin insana ete kemiğe bürünüp gösterildiği şeklidir. Yoksa Allah'ın varlığı birliği, bizden istediği doğruları ve güzellikleri nasıl bilecektik? Eğer onlar sıradan insanlar ise bizler neden onların gösterdiği kerametleri gösteremiyoruz. Ayrıca aşağıda mevlananın sözlerinden de Pirlerin ne olduğu açık değil mi?

Mevlananın dediği gibi Pirlerin eli Allah'ınelidir. Bu durumda o elleri öpüp niyaz etmek yine Allah'a niyaz edilmiş sayılmaz mı? Çünkü o eller Kur-an'ı Allah'tan alıp sana getiren ellerdir. O gözler Allah'ı görmüş gözlerdir. O dil ALLAH ile söyleşmiş dillerdir...


size göre öyledir sayğı duyarım ama allah kula kulluk edilmesini her kitabında reddetmişken kulluk etmek doğrumu allah bile niyazın yalnızca allaha edildiğini söylerken elçilerine niyaz etmek doğrumu bilemem ayrıca allahın elçisi olduğuna inanan sizisiniz ben değil
zöhre ananın 1 milyon sa fattullah gülen hoca efendinin 5 milyon inananı var mehdi diyorlar adama resmen tapıyorlar ve diyorlarki onun mucizelerini görmeniz lazım o gerçek bir mehdidir sizde diyorsunuz ki zöhre ana evliyadır bu her iki isimde birbirlerini red ediyor zöhre ana yaşayan tek evliya benim diyor fettullah hocada tek benim diyor bu durumda hangisine inanmak gerekir neden bu isimle mukayyese ettim çünkü tanınan bir isim olduğu için lütfen ard niyet olarak değerlendirilmesin.

adgan yazdı:
Sen gelip tanımaya çalışmadığı için görmemişsin. Farz edelim ki gekip gördün doğru söylediğimizi anladın, o zaman fikrin değişecek mi?


doğru söylediğinizi derken ben siizn yalan söylediğiniiz hiç bir zaman düşünmedim ama herkesin inancı farklıdır siz öyle inanırsınız ben böyle sizin yolunuzun doğru olduğuna inanırsam neden fikrim değişmesin siz ögrensenizki aslında benim yolum doğru o zaman fikriniz değişmezmiydi?

adgan yazdı: Allah'a eş tutmak konusuna gelince; Ben Zöhre Ana'dan bir gördüklerimi söylüyorum. Bir de bütün Hak dinlerde Allah için kabul edilenleri söyledim. Bu durumda sence ne demek lazım? Ayrıca yetenek farklıbir şey, Hak için söylenen özellikleri taşımak ayrı bir şey...



Evliyaları hastalanması konusuna gelince; eğer Allah isteseydi, kendini apaçık belli eder, hiç bir inançsız kalmazdı. Ancak sende kabul edersin ki bu yaratılış felsefesine ters bir durum olurdu. Allah'ın istediği gösterdiği ilim, keramet , mucizelerle insanlar kendi hür iradeleri ve aklıyla kendini görsün. Kendi ilim, keramet ve mucizelerini de evliyalar aracılığıyla insanlara göstermiştir. Dolayısıyla evliyalar da kendini açık olarak göstermiş olsalardı bu da yaratılış kanununa ters olurdu. Bunun önüne geçmek için aynen sıradan insanların sürdürdüğü bir yaşam tarzı sürdürerek kendini bir miktar gizler. Çünkü Gizlilik Yaratıcıya mahsustur. Bu nedenle de hastalık ve ölüm gibi goğal olayları aynı insanlar gibi yaşarlar. Sırf kendini belli etmemek adına. Sadece keramet ve mucizelerle kendilerini bir nevi belli ederler. O da insanları Allah'tan haberdar etmek içindir...


evliyalar kendini gizliyorsa zöhre na neden ben evliyayım diyor?

adgan yazdı: Sevgili Sibel, Zöhre Ana'yı toplasan kaçkere gördün. Ve ne kadar tanımaya çalıştın ki evliyalığını göresin. Benim de sana kafayı takmam bu yüzden zaten. Akıllı bir insansın. Gelip tanıyıp bazı gerçekleri görmeyi hakkedecek bir insansın(sakın şımarma)Smile...


yok şımarmadım zaten şımarmama hiç müsade etmiyorsunuzkiSmile iki kere gördüm pür dikkat izledim giderken daha faklıydı düşüncelerim daha inançlı gittim doğru olabilir neden olmasınki bu kadar insan inanıyorsa bir sebebi vardır dedim. ama ben birşey göremedim üzgünüm evet iyi insandır kabul ederim insanlara yardım ediyor hayra geçiyordur taktir ederim bir çok insanı doğru yola getirmeye çalışmış hastalara şifa olmaya çalışmıştır saygı duyarım ama bunların hepsi mışş öyleymişşş yani ben görmedim öyle diyolar hastalıklara şifa bulan binlerce insan var binbir şekillerde dertlere deva oluyorlar bunlarda gerçek elini bir dokunduruyor agrısı kalmıyor kanseri tedavi ediyor hepsinin bilimsel açıklamaları mevcut allah zöhre nayada böyle bir kudret vermiş olabilir
adgan yazdı: Zöhre Ana'nın kimseyi ayırt ettiği yok. Herkese kapısı açıktır. Nitekim o kapıda gönüllü hizmet eden sünni insanlar bile var... Yeter ki insanlar saygılı bir şekilde, temiz duygularla gelsin...

Zöhre Ana bazı insanlar hakkında kötü kanuşmasımda ne yapsın. İyiye iyi, kötüye kötü, doğruya doğru, yanlışa yanlış demenin neresi yanlış...
Adam gerici ise Alevi düşmanı ise, Zöhre Ana'ya atıp tutuyorsa, eğriye doğru diyorsa, o adama yezit demiyecen de ne diyeceksin. Zöhre Ana kapısına şifa için saygılı gelen sünni veya yabancı diğer insanlara niye yezit demiyor.

Yani peygamberimiz kendine inanmıyan putperest kafirlere başka bir isimle mi çağırmıştır...


benim söylemek istediğim şu ben ve benim gibi sıradan insanları göz önüne alıyorum evet anlık sinirlerim vardır birden parlar agzıma geleni sayarım kızarım kırarım yeri gelir hakaret ederim ama ben kolay kolay bir insana beddua etmem hele bela hiç okumam sinirle söylediklerime bile hakettiğini bilsem bile pişman olurum kimseye kin tutmam bir insan kötüyse ve benim hayatımda olmayı haketmiyosa silerim o kadar ne arkasından küfrederim ne kötü söylerim nede beddua ederim bu kim olursa olsun bana ne büyük kötülük yaparsa yapsın farketmez benden uzak allaha yakın olsun derim ve beddua yerine allah ona doğru yolu göstersin diye dua ederim.

bütün bunları neden söylüyorum ben sıradan bir insanım bunu yapıyorum benim gibi niceleri siz öbürü bir çoğu böyledir biz bile bu kadar hoşgörülü olabiliyorken allahın elçisi olarak gördüğümüz insanların peygamber yada evliya çok çok daha hoşgörülü ve çok daha iyi niyetli olması gerekmezmi ben isterimki benim yolundan gideceğim insan iyilikleriyle hoşgörsü ve güzel kalbiyle benim gözlerimi kamaştırsın kalbimi kazansın oysa ben hayal kırıklığına ugradım dualar var yezide lanet olsun allah allah falan şok oldum bu nasıl nir duadır diye düşündüm yezitte bir allahın kulu değilmidir kötüsüyle iyisiyle insan insandır ona beddua etmek yerine allaha havale etmek gerekmezmi doğru yolu bulmaları için dua etmek gerekmezmi? bilmiyorum belkide yanlış düşünen benimdir ama üzgünüm ben böyle düşünüyorum benim insana olan sevgim ve saygım bunu gerektiriyor.


adgan yazdı:Mevlananın o sözlerinde çok derin manalar var. Boş verme. Bence mantığın yerine o pirlerin sözlerine kulak assan daha iyi olacak... Mantık insanı her zaman doğru yere götürmez. Çünkü mantık bilgiyle şekillenir. Eğer edindiğin bilgiler yanlış bilgiler ise sonucunu tahmin edersin... Onun için gerçek bir pir ışığında hareket etmenin kimsye zararı olmayacağı gibi bir sürü faydası olacaktır. O Pir de bugün Zöhre ANA'dır...

Sağlıcakla kal...

doğrular çoktur aslında ama doğru yol bir tanedir ve o yol mutlaka iyilikten temiz kalpli olmaktan geçer sonuçta neye inanırsan inan esas olan bunu korumaktır bunun için mantığını vijdanını ve kalbini dinlemek yeterlidir.sevgiler
[COLOR="Red"]Eğer ikrar ile yola gidersen
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez

Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez

Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.
[/COLOR]
Son Düzenleme: 08/03/2009, 04:43, Düzenleyen: sibele.
Posting Freak
Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?
bence PİRİM gercekleri göstermek için biz insanların bilmedigimiz okadar cok konular varki anlatamadığımız yanlış bildigimiz konular insanları aydınlatmak için dertlerimize deva hastalara şifa için gelmiş bulunuyor PİRİMİ ŞAHIMERDAN ALİ basımızdan eksik etmesin.
Posting Freak
Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?
Hepinizin güzel katılımlarına öncelikle teşekkür ederim. Peki size bir sorum daha olacak arkadaşlar:

Sizce Zöhre Ana'nın hastalara şifa verip iyileştirmesi bu yolda bir amaç mı araç mı?
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Mustafa Kemal Atatürk
Senior Member
Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?
ZÖHRE ANAM bugün bizlere rehber olarak göndrilmiştir.Maalesef bugün aleviligin silinmeye çalısıldıgı bir toplumda yaşıyoruz ve aleviligi kötü temsil eden evet utanarak söylüyorum kötü temsil eden post altından içki içerek cem yürüten bunuda alevilikle bagdastıran dedeler var böylece alevilik malesef yok edilmeye çalısılıyor işte ZÖHRE ANAM böyle bir topluma ALLAH tarafından gönderilmiştir.iyiyi ,dogruyu,insan sevgisini ve evliyaların kim oldugunu ve onların ne çileler çektini herseyi alevilige ve insanlıga dahil herseyi ZÖHRE ANAM sayesinde ögreniyoruz allah onu basımızdan eksik etmesin

hastaları iyilestirmesi bence bir araçtır,pirlerin evliyaların ZÖHRE ANAMIN kerametinin boş olmadıgının bir göstergesidir çünkü geçmiştede insanlar gönderilen evliyalara inanmamıs kimini NESİMİ gb derisini yüzerken kiminide PİR SULTAN ABDAL gb asmıs türlü işkencelerde bulunmuslar ama tabi yine kaybeden insanlar olmus çünkü evliyalar ölmez farklı isim ve yasamlarda tekrar gelerek ,rehber olarak insanlara yol gösterirler ALLAH ZÖHRE ANAMI BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN ,şefaatinden mahrum etmesin
Atatürk büyüktür
Ruhu Alidir
İkinci kardeşim Bektaş Velidir
Anıtkabir yerim kimder ölüdür
Alirıza Zübeyde nişan gülümdür




[SUP][/SUP] ZÖHRE ANA
Son Düzenleme: 08/03/2009, 21:48, Düzenleyen: esra karabulut.
Posting Freak
Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?
Alıntı:
bu konuda haklı olabilirsin elbette tanrının bizden neler beklediğini ancak onun elçileri sayesinde ögrenebiliriz ama bu elçiler kim hz isamı hz musamı hz davutmu hz muhammedmi? hangisine inanmalıyız hangisi doğru yoldur hangi kitap dogruyu yazar hangi peygamber en doğru yolda olandır hepsi doğruysa neden müslümanlık hiristiyanlığı hiristiyanlık yahudiliği yalanlar kısacası herkesin kendi çapında bir inanç sistemi oluşturduğu dünyada ben neye ve hangisine inanacağım en dogrusu bütün bunların arasından allahla arandaki elçileri çıkarıp sadece iyi ve doğru yolda yürümek değilmi?
allahın isteklerini şimdiye kadar ögrendim aşk gibi hissetmesemde aklım sayesinde bulabilirim allah iyiliği ve doğruluğu istiyor bütün belirtiler bunu gösteriyor bende iyi ve doğru olmak için ugraşıyorum
Sevgili Sibel bütün saydığın isimler Allah’ın birer elçileridir. Bunların hepsi ayrı dönemlerde insanlar azdıkça Hak tarafından yerine vekil olarak insanlığa yol göstermeleri için gönderilmiştir. Ancak hangisine inanman konusuna gelince her gelen elçiden sonra art niyetli insanlar tarafından gelen elçilerin anlatıkları ve aktardıkları bir şekilde değişikliğe uğratılmış olduğundan bütün elçileri kabullen, ancak yazılıp çizilenler için aynı şeyi tasfiye etmem.
Peki neye inanmak lazım. Tabi ki mantıken Allah’ın en son gönderdiği elçiye inanmak lazım. O da bugün Zöhre Ana’dır. Peki nerden bileceğiz. Tıpkı diğer elçiler gibi gösterdiği keramet, mucize, ilim ve ışığından…
Rehbersiz, insanlar hiçbir zaman doğruları bulamazlar. Öğretmensiz okullar okunmayacağı gibi. Kaptansız gemi okyanustan yüzdürülemiyeceği gibi. Pilotsuz uçak uçurulamıyacağı gibi vb… Bunları ben binince mantığımla yüzdürür veya uçururum diyen kendi kendini kandırır. İşte aynı şekilde Pirsiz de, inanç, iman ve Yaratıcı bulunamaz…
Allah iyilik ve doğruluğu istiyor diyorsun, peki bunu isteyenin Allah olduğunu sana kim söyledi? Nerden biliyorsun? Sakın Allah’ın elçileri bildirmiş olmasın mı? Peki Allah’ın varlığını kabul ediyorsun da Elçilerin diğer söylemlerini neden kabul etmiyorsun. Mesela Pirleri rehber edinin gibi…
Alıntı;
elbette haklısın dünyadan bir haber yaşıyor olsaydım bütün bunları bilmeyecektim bütün bunları bir şekilde duyuyoruz görüyoruz okuyoruz ve içlerinden kafamıza en yatkın olanını alıp diğerlerini eliyoruz kendi doğrularımızı yine kendi aklımız ve mantığımız sayesinde belirliyoruz

Sevgili Sibel çok basit düşünüp değerlendiriyorsun. Yazılıp çizilenlerden mantığımızla doğruları buluyoruz diyorsun. Peki o yazanların o aldıkları bilgilerin kaynağı nereye dayanıyor? Bugün bütün dünyada aynen ortadoğuda olduğu gibi gerici insanlar yoksa, bu gelmiş geçmiş pirlerin sayesindedir. Bu pirlere kulak verenler almış başını gitmiş, kulak vermeyenler de geri kalmış…

Dolayısıyla olayların kaynağına bakmak lazım. Dünya, insanların pirleri görmeksizin, yalnızca kendi akıl ve mantıklarıyla bu gelişimleri göstermemiştir. Her bilim dalının mutlaka bir piri vardır. Bu bilim dalları bu pirlerin sayesinde ortaya çıkıp insanlarca kullanılıp geliştirilmeye çalışılmıştır. Yalnızca insanların mantığına kalsaydık bu gün balta girmemiş ormanlarda ilkel kavimler olmazdı…
Onlar da mantığıyla bir yerlere varırlardı değil mi?

Alıntı;
buna katılmıyorum ben müslümanlığın doğru olmadığını bir yerlerden duyduğum için inanmamazlık etmedim kimsedende aksi bişey duymadım iki senedir evliya ve pirlerle ilğili fikrim var daha önce yoktu demekki arada en az bir on sene var bu on sene boyunca birileri yanlış dediği için değil bana yanlış geldiği için reddetmişim
Bir fikrin bir insana yanlış gelebilmesi için o fikrin zıddı fikrin olması lazım. Ancak bu şekil iki fikir arasında kıyaslama yaparsan birinin yanlış olup diğerinin doğru olduğu kanısına varabilirsin. Tek başına ortada olan bir fikir için bir kıyaslama yapamadan hangi mantığa dayanarak onun yanlış olduğunu ifade edeceksin?
Zamanın da biri Müslümanlık var demiş. Onsan sonra bir pir gelmiş. Bu Müslümanlık aslında uydurma bir Müslümanlıktır demiş. Sorada gerçekler bunlar bunlar bunlardır demiş. Ondan sonra da bazı insanlar onlara inanıp, o inancı sürdürmüştür. Günümüze gelmiş bu inançları da sen öğrenince ikisi arasında kıyaslama yapmış ve birini seçmişsin. Sonuçta benim demek istediğim O Pir gelmeseydi, öyle bir uyarıda bulunmasaydı senin bu gün bir tercih yapma şansın olacakmıydı. Bilgilenme açısından. Çünkü o tercih ettiğin fikirlerin kaynağında bugüne yanlış aktarılmış da olsa bir pir vardır…
Alıntı;
size göre öyledir sayğı duyarım ama llah kula kulluk edilmesini her kitabında reddetmişken kulluk etmek doğrumu llah bile niyazın yalnızca llahı edildiğini söylerken elçilerine niyaz etmek doğrumu bilemem ayrıca llahın elçisi olduğuna inanan sizisiniz ben değil

Kula kulluk edilmez. Doğru. Ancak bu sıradan insanlar için geçerlidir. Oysa elçiler Allah’ın vekilleridir. Vekil demek aslının yerine geçen temsilcisidir. Dolayısıyla Kulluk ettiğin yine Allah oluyor. Ayrıca niyet ederken bir insan olarak görüp niyet etmiyorsun ki. Onu Allah’ın bir elçisi olarak düşünüp niyet ediyorsun. Eğer senin mantığınla düşünürsek, namaz kılarken bir duvarın önünde secdeye indiğimizde, Allah’a değil, duvara secde etmiş olurduk öyle değil mi?

Alıntı;
zöhre ananın 1 milyon sa fattullah gülen hoca efendinin 5 milyon inananı var mehdi diyorlar adama resmen tapıyorlar ve diyorlarki onun mucizelerini görmeniz lazım o gerçek bir mehdidir sizde diyorsunuz ki zöhre ana evliyadır bu her iki isimde birbirlerini red ediyor zöhre ana yaşayan tek evliya benim diyor fettullah hocada tek benim diyor bu durumda hangisine inanmak gerekir neden bu isimle mukayyese ettim çünkü tanınan bir isim olduğu için lütfen ard niyet olarak değerlendirilmesin.

İnanan sayısıyla doğru bir fikir yürütülemez. Nitekim peygamberimiz dahi ilk kendini bildirdiğinde yanında bir avuç insan vardı. Atatürk de Türkiye Cumhuriyetini kuracağını söylediğinde kimse inanmamıştı…

Her ben evliyayım diyene inanmıyacaksın. İşte asıl burada mantığını devreye sokacaksın. Mesela fetoş evliyaysa abd’de ne işi var. Çünkü müridlerinin yüzde doksanı Türkiye’de. Dolayısıyla görmediğiniz bir insan için nasıl evliyadır diyebiliyorsunuz. Oysa biz sürekli ne diyoruz? Gelin görün… Hangisi daha inandırıcı?

Ayrıca fetoş Mustafa Kemal Atatürk gerçeğini kabullenemeyen bir insan. Atatürk gibi bütün dünyanın taktir ettiği, ve yaptıkları işler tamamen insanlık yararına iken, böyle insanların namus şeref ve haysiyetini kurtarmış yüce bir insanı kabullenemeyen bir evliya olabilirmi? Üstelikte bu evliya olduğunu söyleyen fetoş Atatürk’ün yaptığının binde birini yapamamışken. Akşama kadar yiyip içip bir tarafını büyütmekten başka bir işe yaramayan. Tek kurduğu, abd destekli siyasi ve ideolojik amaçlı okulları var…

Oysa Atatürk bizim rehberimizdir diye bizler sürekli söylüyoruz. Hangisi daha mantıklı… Daha bunun gibi bir sürü örnekler verebiliriz. Dolayısıyla gerçekler ortada. Doğru olan bir tanedir…

Alıntı;
evliyalar kendini gizliyorsa zöhre na neden ben evliyayım diyor?
Aynı şekilde ben sana bir soru sorayım. Allah neden kendini bildirmek için, kendi varlığını birliğini anlatmak için elçiler gönderiyor?
Zöhre Ana kim olduğunu bildirmeli ki insanlar bilsinler. Yoksa Zöhre Ana’ya ne diyeceğini nerden bileceksin ki. Peygamberimiz kendini bildirirken başka bir şey mi demiş? Ancak bunu bildirirken, kendini açık olarak fiilen, yani eylem olarak açıkça göstermez… İnsanların akıl ve mantıklarıyla, inancıyla imanıyla, onların keramet, mucize, ilim ve ışığını görerek bir şeyleri bulmasın ister… Aynı Allah’ın insanlara kendisini direk apaçık göstermediği gibi. Sadece elçileri aracılığıyla ve de dünya üzerindeki mucizeleriyle kendisini bildirmesi gibi.
Misal Allah’tan bir araba dilesen, Allah istese anında sana kapının önüne bir araba koyabilir değil mi? Ama böyle yapıyor mu? hayır. Ancak senelerce çalışırsın, işlerinin yolunda gitmesini sağlayıp, o arabayı almana yardımcı olarak dileğini gerçekleştirir…
İşte aynı şekilde dersen ki dur ben bir Zöhre Ana’ya gidim bakim bana evliya olduğunu ispatlasın da görüm. O zaman inanacam dersen, aynı şekilde Zöhre Ana da sana kendini sırf seni inandırmak için bir çaba içine girmez. Senin sabrını ve inancını biraz zorlayarak seni sınar, eğer gayret eder de sabırlı bir şekilde istekli olarak, Hak için doğru yolu bulmak için tanımaya çalışırsan işte bir zaman sonra kendini mıtlaka sana gösterecektir. Olaylara aynı yaratıcıya bakar şekilde bakmak gerekir. Allah sana direk istediğini o anda vermiyorsa Zöhre Ana niye versin ki değil mi ama? Allah seni sürekli sınıyorsa, Zöhre Ana niye sınamasın ki?
Alıntı;
yok şımarmadım zaten şımarmama hiç müsade etmiyorsunuzki iki kere gördüm pür dikkat izledim giderken daha faklıydı düşüncelerim daha inançlı gittim doğru olabilir neden olmasın ki bu kadar insan inanıyorsa bir sebebi vardır dedim. ama ben birşey göremedim

Evet maalesef her kes her şeyi göremiyor. Mesela dünya üzerinde gelen Allah'ın elçilerinin gerçekliğini görüp kabullenmiş ve sonrada Allah’a inanmış insanlar olduğu gibi, bu elçilerin gerçekçiliğini göremeyip Allah’ı rededen insanlar da var. Peki inanmayan insanlar, Allah yoktur diyen insanlar var diye Allah yoktur diyebilirmiyiz?
Aynı şekilde benim gözümle gördüğüm kerametleri var. Sen görememişsin diye Zöhre Ana evliya değildir denilebilir mi?
Alıntı;
benim söylemek istediğim şu ben ve benim gibi sıradan insanları göz önüne alıyorum evet anlık sinirlerim vardır birden parlar agzıma geleni sayarım kızarım kırarım yeri gelir hakaret ederim ama ben kolay kolay bir insana beddua etmem hele bela hiç okumam sinirle söylediklerime bile hakettiğini bilsem bile pişman olurum kimseye kin tutmam bir insan kötüyse ve benim hayatımda olmayı haketmiyosa silerim o kadar ne arkasından küfrederim ne kötü söylerim nede beddua ederim bu kim olursa olsun bana ne büyük kötülük yaparsa yapsın farketmez benden uzak allaha yakın olsun derim ve beddua yerine allah ona doğru yolu göstersin diye dua ederim.
Sevgili Sibel en güzelini yapıyorsun. Çünkü insanları yargılamak, sevabını günahını irdelemek biz insanlara kalmamıştır. Hak ile o insan arasında olan bir şeydir… Çünkü bizlerin hepsi hatasız değiliz. Günahkar birer kullarız…
Ancak Hak için bunu söyleyebilirmiyiz. Hak tarafından, yargılanmıyacağız da, Hak tarafından eleştirilmeyeceğiz de, Hak tarafından yaptıklarımızın yanlış doru olduğu söylenmiyecek de kim söyleyecek. Zöhre Ana da bu gün bir elçi ise, bir vekil ise, Zöhre Ana’nın insanlarla ilgili bu yargılamaları kadar mantıklı daha ne olabilir ki. Zöhre Ana bize şu doğru, şu yanlış, şu insanlar yalancı, şu insanlar doğrudur, demese bizler gerçek yolumuzu nerden bileceğiz. Karşımızda Allah’ın elçilerinin canına kastetmiş bir kafir var. Bunun için insanları uyandırmasından daha doğal ne olabilir ki. O zaman gelmesinin daha ne manası var ki?
Sen bir insanı yargılayamazsın, çünkü o insanın içini ve düşüncelerini bilemezsin. O yüzden yargılama yapmak istesen de doğru bir yargılama yapamazsın. Ancak Zöhre Ana insanların ne düşündüğünü, niyetlerini, fikirlerini bildiği için doğru bir yargılama yapma özelliğine sahiptir. Dolayısıyla ben bundan bir sakınca ve de yanlış bir yön bulamıyorum…

Alıntı;
dualar var yezide lanet olsun allah allah falan şok oldum bu nasıl nir duadır diye düşündüm yezitte bir allahın kulu değilmidir kötüsüyle iyisiyle insan insandır ona beddua etmek yerine allaha havale etmek gerekmezmi doğru yolu bulmaları için dua etmek gerekmezmi? bilmiyorum belkide yanlış düşünen benimdir ama üzgünüm ben böyle düşünüyorum benim insana olan sevgim ve saygım bunu gerektiriyor.
Her kes Allah’ın bir kuludur. Ancak her kes ektiğini bir gün biçecektir. Biçtiren ise Hak’tır. Dolayısıyla yargılama yapması kadar doğal bir şey yoktur…

Alıntı;
doğrular çoktur aslında ama doğru yol bir tanedir ve o yol mutlaka iyilikten temiz kalpli olmaktan geçer sonuçta neye inanırsan inan esas olan bunu korumaktır bunun için mantığını vijdanını ve kalbini dinlemek yeterlidir. Sevgiler

İnsanlar bilerek yanlış yollara gitmezler. Yanlış bilgilere sahip oldukları için yanlış yollara saparlar. İşte doğru bilgileri bulup, yanlış bilgilerden kendimizi sakınmamız için bir rehbere, bir pir’e ihtiyacımız vardır. O pir de bu gün Zöhre Ana’dır…

]“Allah insanların inandığı ve de seçtiği yola göre yolunu açık tutar. Ancak gerçek olan bir tek yol vardır. O yol da Allah Muhammed Ali yoludur” Zöhre Ana
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 11/03/2009, 01:00, Düzenleyen: adgan.
Posting Freak
Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?
Zöhre Ana, uçuruma doğru hızla yuvarlanan Türk milletine bir yol gösterici, bir kurtarıcı olarak gelmiştir.
O kerametleriyle, lütuflarıyla, hikmetleriyle insanlara rehber olan bir evliyadır.
Biz insanlara düşen; uçurumdan aşağıya yuvarlanırken onu bulmak ve dalına yapışmaktır.

Bir Atatürk bekleyenler şunu bilmelidir.
Atatürk, Zöhre Ana'nın diliyle konuşmaktadır.

Allah'tan medet bekleyenler şunu farketmelidir:
Zöhre Ana'nın gönlü Allah'ın kitabıdır.[/color]

Gerçeğin peşinden koştuğunu sananlar şuna inanmalıdır:
Zöhre Ana'nın dili Allah'ın kalemidir[/color].

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Junior Member
Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?
Sevim Hanım;
C.Allah tarafından evliya sıfatı almış insanı kamil olan zatı muhteremler muhakkak ki vardır.
Yunusemre, Mevlana, Hacı Bektaş-i Veli hz. gibi....
Ama ben şimdiye kadar islami kurallara uymayan, uymamakla kalmayıp kendini pir, evliya yada ermiş sıfatıyla kendini tanıtan hiç kadın evliya görmedim.
Evliya denilen zatlar öncelikle C.Allah'a yani Kuran-a sonra Peygamberine yani hadislere ondan sonrada ehli beyte yada ashabı kirama uyar.
Kendisi uyar yaşar ve ondan sonrada etrafındakileri yaşatır.
Şimdi sorulmaz mı yada sormazlar mı;
Haydar-ı Kerrar Hz. Ali 'nin yada müminlerin annesi Fatım-a annemizin yaşantısına ne kadar
benziyor. Hayatını Hz. Ali yada Hz. Fatıma annemizi örnek alarak yaşamalı.. Eskişehir alevileri sizin gibi düşünmüyor maalesef.
Bu arada bildiğini öğretmek yada o ilmi yaymak farzdır. Para ile satılmaz Sad

"Cahiller çoğalınca bilginler garip olurlar" Hz.Ali

Not: ilk mesaj hayırlı olsunSmile
Son Düzenleme: 29/07/2011, 15:07, Düzenleyen: eaglepaw26.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.