adgan yazdı:Se vgili Sibel, seninle niye dalga geçeyim. Benim tek amacım öncelikle seninle bir beyin cimnastiği yapmak, sonra da senin kendi mantığınla kendi burnunun dikine gitmeni engelleyip,birazcık gayret edip bazı araştırmalarda bulunup, bizim yazıp çizdiklerimiz doğrultusunda başka gerçekler var mı? diye bir çaba içine girmeni sağalamaktır.
sevgili adgan tamam biraz sabit fikirliyim ama o kadar da değil
acaba larım herzaman vardır ve olacaktırda hayat öyle bir şeyki hergün yeni bir doğru buluyorsun hergün yeni birşeyler keşfediyorsun zaten bunları yapamıyorsan yerinde sayıyor dünyaya kör bakıyorsundur ben hep diyorum belki doğrusu sizin yaptığınız yanlış benimki kimbilir belki benim yaptığım doru bunların hiç biri benim için kesinlik kazanmış değil kim bilir belki bir gün bende doğruyo bulurum
ben zöhre anayı ziyarete geldiysem bunun başlıca sebeplerinden biri acaba başka gerçekler varmı çabasında olmamdandır adgan yazdı:Elbetteki bu düzeni ne sen ne de ben sağlamış olabiliriz. Elbetteki bir yaratıcı var bu yaratıcının da bizim olamıyacağımız kesindir. Ancak asıl benim sormak istediğim Yaratıcının nasıl özelliklere sahip olduğu ve de bizden neler istediğini nasıl Onu görmeden nasıl anlayabiliriz? Onu da aşk gibi hisederim deme sakın... Yani Yaratıcı kendini yarattıklarına nasıl bildirip göstermiştir. Onun elçileri bize ilim, keramet, mucize göstermeselerdi, bizler Allah'ın nasıl bir ilme, keramet ve mucizelere sahip olduğunu nerden bilecektik. Onun tek olduğunu nasıl kabullenecektik. Belki o zaman Allahın da bizim gibi annesi babası ve çocukları olabnileceğini düşünemezmiydik? Eğer bu gün böyle düşünemiyorsak, Allah birdir diyorsak, bu kimlerin sayesindedir sence?
bu konuda haklı olabilirsin elbette tanrının bizden neler beklediğini ancak onun elçileri sayesinde ögrenebiliriz ama bu elçiler kim hz isamı hz musamı hz davutmu hz muhammedmi? hangisine inanmalıyız hangisi doğru yoldur hangi kitap dogruyu yazar hangi peygamber en doğru yolda olandır hepsi doğruysa neden müslümanlık hiristiyanlığı hiristiyanlık yahudiliği yalanlar kısacası herkesin kendi çapında bir inanç sistemi oluşturduğu dünyada ben neye ve hangisine inanacağım en dogrusu bütün bunların arasından allahla arandaki elçileri çıkarıp sadece iyi ve doğru yolda yürümek değilmi?
allahın isteklerini şimdiye kadar ögrendim aşk gibi hissetmesemde aklım sayesinde bulabilirim allah iyiliği ve doğruluğu istiyor bütün belirtiler bunu gösteriyor bende iyi ve doğru olmak için ugraşıyorum
adgan yazdı: Dikkatli okuyacak olursan soruda yanlız ailen dememişim, çevre ve toplumdan da bahsetmişim. Yani demek istediğim mantığın değil seni yönlendiren ailen çevren ve toplumdur. O topluma da bunları bildiren Allah elçileridir. Tabi belli dönemlerde... Eğer ki bir adada tek başına varolsaydın Allah'ın, peygamberin, kitabın varlığından mantığınla haberdar olacakmıydın?
elbette haklısın dünyadan bir haber yaşıyor olsaydım bütün bunları bilmeyecektim bütün bunları bir şekilde duyuyoruz görüyoruz okuyoruz ve içlerinden kafamıza en yatkın olanını alıp diğerlerini eliyoruz kendi doğrularımızı yine kendi aklımız ve mantığımız sayesinde belirliyoruz
adgan yazdı: Evet müslümanlık diye bazı insanların yazıp çizdikleri var. O mantıklı gelmiyor diyorsun. Benim kendi dünya görüşüme aykırı diyorsun. Ancak şunu da kabul etmelisin ki eğer ki evlliyalar gelip de gerçekleri haykırmasaydı, bu bahsedilen müslümanlk karşısında gerçek müslümanlığı haykırmasalardı, şimdi belki de sen başka bir inançtan habersiz olacağından o inanmam dediğin müslümanlığın etkisinde kalmış ona inanıyor olabilirdin...
buna katılmıyorum ben müslümanlığın doğru olmadığını bir yerlerden duyduğum için inanmamazlık etmedim kimsedende aksi bişey duymadım iki senedir evliya ve pirlerle ilğili fikrim var daha önce yoktu demekki arada en az bir on sene var bu on sene boyunca birileri yanlış dediği için değil bana yanlış geldiği için reddetmişim
adgan yazdı: Sevgili Sibel, Allah peygamberlerle evliyalarla konuşmuyorsa, Kur-an nasıl insanlara ulaştı? Acaba peygamberler kafadan mı uydurdular?
Evliya sen ve ben gibi Allah'ın sıradan bir kulu değildir. Evliya Allah'ın ilim, ışık, keramet ve mucizelerinin insana ete kemiğe bürünüp gösterildiği şeklidir. Yoksa Allah'ın varlığı birliği, bizden istediği doğruları ve güzellikleri nasıl bilecektik? Eğer onlar sıradan insanlar ise bizler neden onların gösterdiği kerametleri gösteremiyoruz. Ayrıca aşağıda mevlananın sözlerinden de Pirlerin ne olduğu açık değil mi?
Mevlananın dediği gibi Pirlerin eli Allah'ınelidir. Bu durumda o elleri öpüp niyaz etmek yine Allah'a niyaz edilmiş sayılmaz mı? Çünkü o eller Kur-an'ı Allah'tan alıp sana getiren ellerdir. O gözler Allah'ı görmüş gözlerdir. O dil ALLAH ile söyleşmiş dillerdir...
size göre öyledir sayğı duyarım ama allah kula kulluk edilmesini her kitabında reddetmişken kulluk etmek doğrumu allah bile niyazın yalnızca allaha edildiğini söylerken elçilerine niyaz etmek doğrumu bilemem ayrıca allahın elçisi olduğuna inanan sizisiniz ben değil
zöhre ananın 1 milyon sa fattullah gülen hoca efendinin 5 milyon inananı var mehdi diyorlar adama resmen tapıyorlar ve diyorlarki onun mucizelerini görmeniz lazım o gerçek bir mehdidir sizde diyorsunuz ki zöhre ana evliyadır bu her iki isimde birbirlerini red ediyor zöhre ana yaşayan tek evliya benim diyor fettullah hocada tek benim diyor bu durumda hangisine inanmak gerekir neden bu isimle mukayyese ettim çünkü tanınan bir isim olduğu için lütfen ard niyet olarak değerlendirilmesin.
adgan yazdı:
Sen gelip tanımaya çalışmadığı için görmemişsin. Farz edelim ki gekip gördün doğru söylediğimizi anladın, o zaman fikrin değişecek mi?
doğru söylediğinizi derken ben siizn yalan söylediğiniiz hiç bir zaman düşünmedim ama herkesin inancı farklıdır siz öyle inanırsınız ben böyle sizin yolunuzun doğru olduğuna inanırsam neden fikrim değişmesin siz ögrensenizki aslında benim yolum doğru o zaman fikriniz değişmezmiydi?
adgan yazdı: Allah'a eş tutmak konusuna gelince; Ben Zöhre Ana'dan bir gördüklerimi söylüyorum. Bir de bütün Hak dinlerde Allah için kabul edilenleri söyledim. Bu durumda sence ne demek lazım? Ayrıca yetenek farklıbir şey, Hak için söylenen özellikleri taşımak ayrı bir şey...
Evliyaları hastalanması konusuna gelince; eğer Allah isteseydi, kendini apaçık belli eder, hiç bir inançsız kalmazdı. Ancak sende kabul edersin ki bu yaratılış felsefesine ters bir durum olurdu. Allah'ın istediği gösterdiği ilim, keramet , mucizelerle insanlar kendi hür iradeleri ve aklıyla kendini görsün. Kendi ilim, keramet ve mucizelerini de evliyalar aracılığıyla insanlara göstermiştir. Dolayısıyla evliyalar da kendini açık olarak göstermiş olsalardı bu da yaratılış kanununa ters olurdu. Bunun önüne geçmek için aynen sıradan insanların sürdürdüğü bir yaşam tarzı sürdürerek kendini bir miktar gizler. Çünkü Gizlilik Yaratıcıya mahsustur. Bu nedenle de hastalık ve ölüm gibi goğal olayları aynı insanlar gibi yaşarlar. Sırf kendini belli etmemek adına. Sadece keramet ve mucizelerle kendilerini bir nevi belli ederler. O da insanları Allah'tan haberdar etmek içindir...
evliyalar kendini gizliyorsa zöhre na neden ben evliyayım diyor?
adgan yazdı: Sevgili Sibel, Zöhre Ana'yı toplasan kaçkere gördün. Ve ne kadar tanımaya çalıştın ki evliyalığını göresin. Benim de sana kafayı takmam bu yüzden zaten. Akıllı bir insansın. Gelip tanıyıp bazı gerçekleri görmeyi hakkedecek bir insansın(sakın şımarma)...
yok şımarmadım zaten şımarmama hiç müsade etmiyorsunuzki
iki kere gördüm pür dikkat izledim giderken daha faklıydı düşüncelerim daha inançlı gittim doğru olabilir neden olmasınki bu kadar insan inanıyorsa bir sebebi vardır dedim. ama ben birşey göremedim üzgünüm evet iyi insandır kabul ederim insanlara yardım ediyor hayra geçiyordur taktir ederim bir çok insanı doğru yola getirmeye çalışmış hastalara şifa olmaya çalışmıştır saygı duyarım ama bunların hepsi mışş öyleymişşş yani ben görmedim öyle diyolar hastalıklara şifa bulan binlerce insan var binbir şekillerde dertlere deva oluyorlar bunlarda gerçek elini bir dokunduruyor agrısı kalmıyor kanseri tedavi ediyor hepsinin bilimsel açıklamaları mevcut allah zöhre nayada böyle bir kudret vermiş olabilir adgan yazdı: Zöhre Ana'nın kimseyi ayırt ettiği yok. Herkese kapısı açıktır. Nitekim o kapıda gönüllü hizmet eden sünni insanlar bile var... Yeter ki insanlar saygılı bir şekilde, temiz duygularla gelsin...
Zöhre Ana bazı insanlar hakkında kötü kanuşmasımda ne yapsın. İyiye iyi, kötüye kötü, doğruya doğru, yanlışa yanlış demenin neresi yanlış...
Adam gerici ise Alevi düşmanı ise, Zöhre Ana'ya atıp tutuyorsa, eğriye doğru diyorsa, o adama yezit demiyecen de ne diyeceksin. Zöhre Ana kapısına şifa için saygılı gelen sünni veya yabancı diğer insanlara niye yezit demiyor.
Yani peygamberimiz kendine inanmıyan putperest kafirlere başka bir isimle mi çağırmıştır...
benim söylemek istediğim şu ben ve benim gibi sıradan insanları göz önüne alıyorum evet anlık sinirlerim vardır birden parlar agzıma geleni sayarım kızarım kırarım yeri gelir hakaret ederim ama ben kolay kolay bir insana beddua etmem hele bela hiç okumam sinirle söylediklerime bile hakettiğini bilsem bile pişman olurum kimseye kin tutmam bir insan kötüyse ve benim hayatımda olmayı haketmiyosa silerim o kadar ne arkasından küfrederim ne kötü söylerim nede beddua ederim bu kim olursa olsun bana ne büyük kötülük yaparsa yapsın farketmez benden uzak allaha yakın olsun derim ve beddua yerine allah ona doğru yolu göstersin diye dua ederim.
bütün bunları neden söylüyorum ben sıradan bir insanım bunu yapıyorum benim gibi niceleri siz öbürü bir çoğu böyledir biz bile bu kadar hoşgörülü olabiliyorken allahın elçisi olarak gördüğümüz insanların peygamber yada evliya çok çok daha hoşgörülü ve çok daha iyi niyetli olması gerekmezmi ben isterimki benim yolundan gideceğim insan iyilikleriyle hoşgörsü ve güzel kalbiyle benim gözlerimi kamaştırsın kalbimi kazansın oysa ben hayal kırıklığına ugradım dualar var yezide lanet olsun allah allah falan şok oldum bu nasıl nir duadır diye düşündüm yezitte bir allahın kulu değilmidir kötüsüyle iyisiyle insan insandır ona beddua etmek yerine allaha havale etmek gerekmezmi doğru yolu bulmaları için dua etmek gerekmezmi? bilmiyorum belkide yanlış düşünen benimdir ama üzgünüm ben böyle düşünüyorum benim insana olan sevgim ve saygım bunu gerektiriyor.
adgan yazdı:Mevlananın o sözlerinde çok derin manalar var. Boş verme. Bence mantığın yerine o pirlerin sözlerine kulak assan daha iyi olacak... Mantık insanı her zaman doğru yere götürmez. Çünkü mantık bilgiyle şekillenir. Eğer edindiğin bilgiler yanlış bilgiler ise sonucunu tahmin edersin... Onun için gerçek bir pir ışığında hareket etmenin kimsye zararı olmayacağı gibi bir sürü faydası olacaktır. O Pir de bugün Zöhre ANA'dır...
Sağlıcakla kal...
doğrular çoktur aslında ama doğru yol bir tanedir ve o yol mutlaka iyilikten temiz kalpli olmaktan geçer sonuçta neye inanırsan inan esas olan bunu korumaktır bunun için mantığını vijdanını ve kalbini dinlemek yeterlidir.sevgiler
