özkan yazdı:canlar sizle bişey paylaşmak istiyorum
bir arkadasıma zöhre anayı anlattım taş bebek flimini izlettim.
ve ne düşündüğünü sordum.
zöhre ananın şık giyinmesinden dolayı inamadığını söyledi.
tabiri ise 'ben zöhre anaya falan inanmam saçını boyatan biri evliya olamaz' tarzında laflar söyledi.
bu konuda sitemize yeni gelenler ve zöhre anamızı yeni tanıyanların akıllarındaki bu tür şüphelerini dindirmek için paylaşımlarınızı bekliyorum arkadaşlar!!!
Sevgili Canlar,
İnsanlar genelde giyim kuşam olarak birbirinden çok farklı yollar seçerler.
Kimi spor giyimi tercih eder, kimisi klasik, kimisi kapalı, kimisi açık, kimisi rengarenk, kimisi tek renk, kimisi eski geleneksel, kimisi modern giyimi tercih ederler.
Tabi insanlar bu tercihlerini bulundukları ortamlara, ekonomik durumlarına ,konumlarına ve sosyal düzenlerine göre yaparlar. Kimileri ise yalnız zevk ve gösteriş için bazı tercihlerde bulunurlar.
Bütün bu faktörleri göz önüne alacak olursak, bana göre en güzel giyim biçimi;
İnsanların sahip olduğu konumları, , girdikleri ortamları, çevresindeki sosyal düzeni ve ekonomik durumlarını göz önüne alarak çağdaş, temiz, kendine yakışır, edepli bir giyim şekli en ideal giyim şeklidir.
Tabii ki böyle bir giyim kuşam ile birlikte bir de içindeki insanların da aynı şekilde modern, akıllı, kültürlü, güzel ahlaklı, ve edepli olması çok önemlidir.
Aksi taktirde o giyim yalnızca ayaklı bir vitrin olmaktan öteye gidemez.
]Nitekim Pirimiz Mevlana’nın şu sözü bunu daha açık anlatmaktadır.
Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok,
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok. ( Mevlana )
]Evet, bu güzel sözden anlaşılacağı gibi üzerimizdeki elbiselerden önce insani sıfatlarla kendimizi donatmamız lazım.
]Ancak böyle insan olarak değer görürüz. Unutmamak lazım ki;
İnsanlar görüntüleriyle ağırlanırlar, Fikirleriyle uğurlanırlar.
]Dolayısıyla giyim kuşamdan önce insanların fikirleri ve güzel ahlaklı olması daha önemlidir.
]Aynı şekilde insanların da başka insanları değerlendirirken görünüşleriyle değil, daha çok fikirleri, güzel ahlakları ve yaptıkları güzel hizmetleri ile değerlendirmelerinde fayda vardır.
İşte bizim Pirimiz, Önderimiz Zöhre Anamız da giyimiyle kuşamıyla bütün insanlığa örnek olabilecek, Atatürk’ün göstermiş olduğu medeniyet yolunda çağdaş, temiz, edepli, kendine yakışır, abartılı olmayan, kendi imkanlarına, konumuna, bulunduğu ortamlara uygun, insanların gözünde örnek teşkil edebilecek bir giyim kuşam içindedir.
Bunun yanında aynı zamanda ilmiyle, ışığıyla, kerametleriyle, güzel ahlakıyla, cömertliğiyle, alçak gönüllüğüyle, sabrıyla, insanlığın yüce sıfatlarını daima kendi dış görünüşünden önde tutmayı bilmiştir.
Bütün bunlara rağmen Zöhre Ana’nın giyim kuşam şekline takılanlar, bir insana yakışabilecek bu giyim şeklini, insanlığa layık görmüyorlarsa, insan gibi kutsal bir varlığı nasıl bir görünüme layık görüyorlar sormak lazım.
Ayrıca Zöhre Ana’nın bu giyim kuşamına karşı kendisini ziyaret eden binlerce insan, eskide şalvar ve başörtüsüz dolaşmazken şimdi Ana’yı örnek alıp çok modern bir giyim kuşam içine girmişlerdir. Zöhre Ana’yı eleştirenler farkından olmadan bu insanları da eleştirmiş olmuyorlar mı? Bu kadar insan gelmiş görmüş Ana’ya hak vermiş, onu örnek almışlardır. Bunlar Ana’nın görüntüsünde rahatsız olmuyorlar da Ana’ya hiç gelmemiş bu insanlara ne oluyor ki? Sakın bu gidilen Allah Muhammed Ali yolunun güzellikleri, bu insanların paslanmış miskin, ruhsuz kalplerini aydınlatmaya başladığı için rahatsız ediyor olmasın mı?
[COLOR=sienna][BZöhre ana’yı giyim kuşam konusunda eleştirenler medeniyetten nasibini alamamış, tembelliği ve miskinliği ezilmişlik edebiyatı olarak göstermeye çalışan dini imanı para, pul, gösteriş olan, her türlü güzellikleri parasal ve görsel değerlendiren insanlardır. Böyle insanlar Zöhre Ana’nın giyim kuşamını eleştireceklerine O mübareğin güzel ahlakını birazcık algılayabilseler herhalde insan olabilme yolunda daha hızlı mesafe alacaklardır.[/B]
[BZöhre Ana’nın bugün ziyaretine gelen insanların çoğu hep dar gelirli eski giyimli insanlardır.[/B]
İşte Zöhre Anamızın giyim kuşama değil de insanların özüne, niyetine değer verdiğinin bunlar çok açık kanıtıdır. Ayrıca bu gelen dar gelirli eski giyimli insanların hiçbirisi de Zöhre Ana’nın giyim ve kuşamından rahatsızlığı olmadığı gibi tam tersine bu güzel modern görüntü karşısında çok memnun kalmaktadırlar.
[BZöhre Ana öyle görünüşe değer verseydi, bugün çevresinde biz orta halli insanlar değil, yalnızca şık giyimli zengin çevrelerin insanları olurdu.[/B]
Et ve kemik dediğin hayvanlarda da vardır. İnsanı hayvandan ayıran özellikleri ise fikirleri, edebi, ve güzel ahlakıdır. ( Mevlana )
İnsanlar Zöhre Ana’yı eleştirirken bu açıdan eleştirsinler.
Ancak eleştirenler de, önce kendilerinde öz eleştiri yapsınlar. Acaba kendileri bu tarife ne kadar uymaktadırlar.
Unutulmamalıdır ki insanlar daima mükemmel olmaya çalışmak zorundadırlar. Çünkü Allah insanı en mükemmel varlık olarak yaratmıştır.Yalnız bu mükemmellik hem iç hem de dış görüntüsüyle olmalıdır. Bunlardan yalnızca birinin hedefine ulaşması o insanı mükemmel olmaktan geri bırakır.
]Bir pırlantayı, onun muhteşemliğini gösterecek parlak ışıklarla donatılmış bir vitrin yerine, çöplüğün içinde sergilemek ne kadar doğru olur?
][BZöhre Anamız bizlere Allah Muhammed Ali yolunda görünüşüyle, fikriyle, edebiyle modern insanlar olmayı nasip etsin.[/B]