] ] Yaşlı
bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır.
Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı
başlar.
Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her
çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak. Bu çekilmez gürültü günler sürer...
ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.
Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar,
onları durdurur ve, "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu
neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı
şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz.
Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 1 lira vereceğim"
der.
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün
sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der,
"Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı, bundan böyle size sadece
50 kuruş verebilirim."
Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan bir kaç gün
daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları.
"Bakın" der, "Henüz maaşımı alamadım bu yüzden size günde ancak
25 kuruş verebilirim, tamam mı?"
"Olanaksız bayım" der içlerinden biri, "Günde 25 kuruş için bu
işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz."
Yaşlı Adam ve Çocuklar
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk