You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

xresenx Sorularına Bu Başlıkta cevap verelim

xresenx Sorularına Bu Başlıkta cevap verelim

Senior Member
xresenx Sorularına Bu Başlıkta cevap verelim
ŞahımMerdan yazdı:KÜÇÜK bir hatırlatma:

soruya cevap verilmesi gerekirken uyarıda bulunmak güzeldir herhalde... büyük harfle yazmanın bağırmak olduğunu kim söylüyor? biri uydurdu sizde böyle kabul ettiniz... dinler de böyle inançlarda böyle... neyse saygı yinede bizden olsun
Senior Member
xresenx Sorularına Bu Başlıkta cevap verelim
CUMA NAMAZI YANILGISI

yevmu'l cum'a = (arapça) cuma günüdür. aynı ifade kur-an'da "toplantı günü" manasınsa kullanılmıştır !
fakat çevirmenlerin bunun farkında olduğunu pek söyleyemeyiz

bu yanlış okuma yüzünden kur-an'daki "toplantı (arapça=cuma) salatı"nın (geleneksel ve yanlış tabiri ile cuma namazının) haftanın beşinci günü olan cumaya farz kılındığı sanılır.

şimdi lütfen cuma salat'ını tarif eden ayetteki ifadeye dikkat edin ! daha iyi anlayacaksınız...
ey iman edenler! cuma günü (yevmu'l-cum'a / toplantı günü) salat için çağrı yapıldığı zaman, hemen allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. eğer bilirseniz bu, sizin için en hayırlısıdır...

bu ayette çevirmenler iki tane çok kritik hata yapmaktadırlar.
birincisi = toplantı anlamındaki cumayı hafatanın günlerinden biri gibi çevirmek
ikincisi = "salat" kavramını namaz'a indirgemek. (zira bu aytte bahsedilen namaz değildir)

bakınız ayette benim parantez içine aldığım "yevmu'l cum'a" ifadesini mealciler "cuma günü" olarak çevirmektedirler. oysa bunun haftanın günlerinden biri olan cuma ile alakası yoktur.
çünkü bu ayet hz.muhammed tarafından tebliğ edildiğinde bu ismi taşıyan bir gün bilinmiyor bile. cuma diye bir gün yok... bilinmeyen güne nasıl namaz farz edilsin... "cuma" günü araplarda islam'dan sonra kullanılmaya başlanmıştır. daha öncesinde bu güne yani haftanın beşinci gününe "el-arube" denilmekteydi...

oysa ayete bakın "arube günü" demiyor, açıkca "cuma günü" diyor.
peki kur-an'daki bu ifade haftanın beşinci günü olan cumaya işaret etmediği halde, yani öyle bir gün isminden kimsenin haberi olmadığı halde nasıl oluyorda açıkca "cuma" ifadesini kullanabiliyor. burdaki cumadan kasıt haftanın günü olan cuma değilse neye işaret ediyor ?

bakınız:
cuma kelimesi "cma" kökünden gelir anlamı ise "toplanma"dır.
"yevm" sözcüğü ise. arapçada "gün" anlamına gelen/gelebilen bir kelimedir. (genellikle gün anlamında kullanılmaz o ayrı konu)
her neyse işte yevmu'l cum'a bu iki sözcüğün birleşimnden oluşan "toplantı günü" manasına bir tamlamadır.

bakın ayet türkçeye tercüme edilirken arapcadaki "yevm" sözcüğü "gün" manasında çevriliyor fakat "toplantı" manasındaki "cuma" sözcüğü türkçeye çevrilmiyor aynen bırakılıyor. çünkü bunu hafatanın beşinci günü olan cuma ile karıştırıyorlar. böylece bir kelimeyi türkçeye çevirip diğerini arapça bırakarak cümlenin asıl manasını kaybediyorlar.
fakat biraz tarih bilen birisi bu eyet tebliğ edildiğinde araplar arasında "cuma" diye bir günün olmadığını / bilinmediğini bilebilir.
gördünüz mü yapılan hatayı. kur-an'da açıkca "toplanma" anlamına gelen bir ifadeyi haftanın beşinci günü olan cumaya dönüştürüyorlar.
oysa cuma/toplantı salatı her hangi bir günde de ikame edilebilir. bunun belli bir günü yoktur. çünkü kur-an'da hangi gün toplanılması gerektiği ile ilgili açık bir emir yoktur. dolayısıyla toplantı salatının herhangi bir günde ikame edilebileceği de açıktır.

şimdi diyebilirsiniz ki herhangi bir günde olabilirse cuma gününde olmasında da sakınca yoktur !
evet haklısınız yoktur fakat asıl mesele toplantının günü değil, toplantı gününde farz edilenin ne olduğudur...
evet burda asıl sorun ayetteki "salat" kelimesinin namaz anlamında kullanılmadığı gerçeği...

salat nedir? cuma salatı namaz mıdır ?

dilimize namaz olarak çevrilegelen bu kelime çok geniş manalara sahip bir kelimedir aslında.
bakın işte kelime anlamları=
yardım, destek, çaba, gayret, dua, yönelmek, niyaz, rica, övgü, kutsama, saygı sunma, şükretme, ardınca yürüme, bağlanma, gözetme, koruyup kollama...vb. bir çok anlamı vardır.
peki bunca geniş bir manaya sahip "salat" kavramına neden sadece namaz manası verilmiş ?

çok ilginçtir ki kur-an'da salatın zahiri şekli için somut bir açıklama verilmemiş. dinin direği kabul edilen "salat" ile ilgili kur-an'da ayrıntı verilmemesi gerçekten çok ilginç değil mi?
belki de bu nedenle salatın şekli zaman ve mekana göre değişiklik arzedebilir diye düşünüyorum.
ve bu düşüncemde ne kadar haklı olduğumu şimdi sizlere izah etmeye çalışacağım:

salat nedir sorusunun cevabını bulmak için salatın ikame adresi olan mescidlerdeki faliyetleri incelersek belki bize ışık tutabilir. fakat şu yukarda verdiğim kelime anlamlarını unutmayın bunlar önemli... (özellikle de yardım, destek manalarını)

cuma salatı camide / yani bir toplantı merkezinde yapılması farz edilmiştir. bunun nedenini yazımın sonunda izah etmeye çalışacağım. öncelikle bu toplantı merkezlerinin / cami /cem evi vb. neden yapıldığını anlamaya çalışalım...

bakın islamda ilk mescid hicretten hemen sonra yapılan "mescid-i nebevi" dir. ve burası ibadethane değil eğitim öğretim merkezidir:
eğitim-öğretim faaliyetleri, mescitin "suffa" denilen kısmında yerine getiriliyordu. islâm ümmetinin nüvesini oluşturan ashab ve seçkin sahabe âlimler, islâmda ilk üniversite sayılabilecek bu mekanda yetişmişlerdi. islâm'ın esaslarını öğrenmek üzere medine dışından gelenler için aynı zamanda bir yatakhane vazifesi görüyordu (ibn sa’d a.g.e., 255)

şimdi aşağıdaki kısmı "salat" kelimesinin "eğitim öğretim, yardım, destek, koruyup kollama" manalarını hatırlayın ve öyle okuyun lütfen.

resulullah (s.a.s), burada bizzat dersler veriyordu. ancak, yeni gelen ve başlangıçta olan öğrencilere okuma yazmayı ve kur’an-ı kerim’i öğreten diğer öğretmenler de bulunmakta idi. medine’den ve uzak yerlerden olmak üzere burada okuyan öğrencilerin dört yüz kişi gibi bir sayıya ulaştığı oluyordu. burada barınanların ihtiyaçlarının büyük bir bölümü, cömert sahabeler tarafından karşılanmaktaydı (m. hamidullah, islam peygamberi, istanbul, 1980, ıı, 832).

bakın mescitde yapılan salat'ın "koruyup kollama, yardım, destek" manalarına bir örnek daha:
medine’de bir evi ve ailesi olmayan fakir kimseler de suffa’da yatıp kalkıyor, ihtiyaçlarını buradan sağlıyorlardı (ibn sa’d a.g.e, 255).

eğitim ve öğretim:
peygamber demiştir ki; mescitime bir hayrı öğrenmek veya öğretmek için gelen, allah yolunda cihat eden kimse gibidir. bunun dışında gelen, başkasının kazancını seyreden kimseye benzer" (ahmed b. hanbel, ıı, 418).

yani diyebiliriz ki salat= "eğitim ve öğretimin yapılması için okullar, halk eğitim merkezleri açmak ve bunların ayakta tutulması için destek sağlamak/zekat vermek vb". bakın işte peygamberimizin döneminde mescidler tam da bu alanda yapılan çalışmaların merkezi idi...
bütün bunlara rağmen ikna olmadığınızı hissedebiliyorum ancak
az sonra aşağıda vereceğim örnek ile siznin de buna hiç şüpeniz kalmayacak diye düşünüyorum.

ama önce şuna dikkat edin kur-an'da genellikle "salatı ikame ettiler" ve "salatı ikame ederler" ifadeleri ile birlikte "zekatı da verin", "zekatı da verdiler" ve "zekatı da versinler" ifadelerinin de yer aldığını görürsünüz. çünkü zekat, salat kavramından ayrı bir uygulama değildir. ikisi aynı nosyondur.

bu gerçeklere rağmen kur-an'daki salat sözcüğü bilinçli yada bilinçsiz olarak "namaz" olarak çevirilmektedir.

şimdi öyle bir örnek vericem ki meallerde namaz olarak çevrilen salat'ın aslında destek olmak manasına geldiğini açıkca göreceksiniz.

şu ayeti dikkatle okuyun. özellikle arapca bilenler orjinal metninden okuyun lütfen:
o,(peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti. (kıyame 31.32 diyanet meali)

ne onayladı ne de destek verdi ancak yalanladı ve engel oldu (bu da benim çevirim)

bir de arapçasını yazıyorum şimdi burdaki işaretlediğim kelimelere dikkat ediniz arkadaşlar...
fe la SADDEKA ve la SALLA ve lakin KEZZEBE ve TEVELLA.

şimdi bu kelimelerin karşılaştırılmasına bakın lütfen.
saddaka - kezzebe = onaylama - yalanlama
SALLA - tevella = NAMAZ KILMAK - devamlı kösteklemek/engel olmak

"salla" sözcüğünü namaz kılmak olarak çevirdiğimizde anlam nasıl bozuluyor farkında mısınız.
bakın görüyorsunuz onaylamak ve yalanlamak karşıt anlamlı kullanılmış.
devamında "engel olmak" mansındaki "tevella" kelimesinin karşıtı ise "destek olmak" olmalıydı fakat "salat" gördükleri her yere namaz kılmak olarak çeviren çevirmenler bu basit hatayı fark edemiyorlar. burdaki "tevella" nın karşıtı olan "salla" sözcüğü "destek olmak" anlamında çevrilmeliydi...
nitekim kelimenin bu manaya da geldiğini yukardaki kelime anlamları arasında yazmıştım. ayetin söz akışı da zaten açıkca bu anlamı gerektiriyor. hatta ve hatta kur-an'da bir numaralı anlam olarak "destek olmak" verilmiştir desek abartmış olmayız...

kelimenin yanlış kullanımı ile ilgili başka bir örnek verelim.
haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün.... eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.... (tevbe 5)

şimdi burda "namazı kılarlarsa serbest bırakın" ifadesi dinde zorlama yoktur hükmü ile çelişmiyor mu ? tabiki çelişiyor. o halde burdaki salat ifadesi de namaz değildir !
burda salat = maddi destek vermeyi yani zekat'ı kabul ederlerse serbest bırakın demiş olmalı.

ancak şunu da biliyoruz ki hz. muhammed, bazı esirleri okuma yazma bilmeyen sahabilere okuma yazma öğretmesi karşılığında serbest bırakmıştır.
salat kavramının eğitim öğretim manasıyla nasıl da örtüşüyor gördünüz mü ? demek ki burdaki salat eğitim öğretim manası taşıyor da olabilir...
evet gördüğünüz gibi burda "salat" yine eğitim öğretim yada destek anlamında kullanılmış.
çok açık ki bu kelimenin anlamı sadece namaz kılmak değildir.
dinde zorlama olmadığı halde insanları namaz kılmaya zorlamak kur-an'ın genel anlatımına ters düşer. bu ayette bu kelimenin "namaz" olarak çevrilmesi büyük bir yanlıştır...

salat neden dinin direğidir şimdi anlıyor musunuz ?
çünkü bir toplumda eğitim öğretim her şeyden önce gelir.
sonra zekat / sosyal dayanışma
sonra dua / namaz
bunların hepsi bir bütün halinde "salat" kavramını oluşturur.

ancak salat kavramını sadece namaz'a indirgeyenler salat'ın öncelikli emrini islam alemine unutturmuşlardır. salat sadece namaz değildir...

bu bilgiler ışığında cuma salatı konusuna tekrar dönersek; cuma salatı da sadece namazdan ibaret değildir.
yevmu'l-cumu'a/toplantı gününün asıl amacı= toplumun birbirinden, haberdar olması, tokun açtan, giyimlinin çıplaktan bihaber kalmamasıdır. yani dayanışma, birlik ve beraberliğin sağlanabilmesidir. cuma'nın toplu kılınması şartı da bundan kaynaklanmaktadır aslında. peygamberin mescidlerdeki uygulamalarına yukarda örnekler vermiştim hatırlayın lütfen...

proto-islam döneminde bu toplantı günü peygamber cemaate kur-an okur ve onları bazı güncel konularda aydınlatırdı. kısaca özetlemek gerekirse bir nevi eğitim öğretim amacı da taşımaktaydı bu gün. işte bütün bunlardan sonra allah'a dua edilir/namaz kılınırdı.
günümüzde ise malesef bu toplantı günü sıradan bir ibadet ritüeline çevrilmiş, gerçek amacından sapmış bir aktivite haline gelmiştir... ALINTIDIR....
Posting Freak
xresenx Sorularına Bu Başlıkta cevap verelim
xresenx yazdı:soruya cevap verilmesi gerekirken uyarıda bulunmak güzeldir herhalde... büyük harfle yazmanın bağırmak olduğunu kim söylüyor? biri uydurdu sizde böyle kabul ettiniz... dinler de böyle inançlarda böyle... neyse saygı yinede bizden olsun

Birinin birşeyleri uydurup bizim de bunları kabul ettiğimiz konusunda bence sen uyduruyorsun. Yazışmalarda da bazı kurallar vardır. Bunlara herkes uyarsa birbirimizi daha iyi anlar ve anlatabiliriz. Aynı şekilde dışardan girdiğiniz bir toplumun veya topluluğun da kendi mekanlarında kendilerine göre kuralları olabilir. Bunlara da saygı duymayı bilmelisiniz. Saygı görmeniz için önce saygı göstermeyi bilmeniz lazım...

Din meselesine gelince daha önce de açıkladığım gibi Hak tarafından gönderilen din bir tanedir. Çünkü din demek İnsanlığa açılan Hak kapısı demektir. Dolayısıyla Hakkın açtığı kapı tek olduğundan yine aynı kapı olduğundan ayrı ayrı din diye birşey yoktur...

Açılan Hak kapısı yani din bütün insanlığa açılmış olduğundan her insana ayrı din olamaz...

Bugün ki Hiristiyanlık olsun, musevilik olsun, islamiyet olsun, Hak tarafından gönderilen peygamberlerden sonra bu peygamberlerin açtığı Hak kapısına inanç getiren insanların kendilerine göre bir inanç kimliği oluşturmak için oluşturdukları isimlerdir. Yani Allah herkese ayrı bir din yollamamıştır. Her gelen peygamber aslında aynı mesajları verip aynı nasihatlarda bulunmuşlardır. Hepsinin açtığı kapı aynı kapıdır. Hepsi aynı Allah'ı bildirmişler, Aynı Allah'ın aynı mesajlarını iletmişlerdir. Farklılığı oluşturan sonradan kendilerine musevi hiristiyan veya müslüman diyerek kendilerini diğer inanç guruplarından ayrı göstermek isteyen insanlardır...

Dolayısıyla tarih üzerinden bakıp, yazılanlara çizilenlere göre din kaç tanedir sorusuna kitaplardan bakıp zaten kaç tane olduğu görürsünüz. Ancak işin özüne inip de gerçekler ışığında din kaç tane diye sorarsanız, din bir tanedir. O da her dönemde Hz. Ali'nin binbir sıfatından biri olarak gelen peygamber ve evliyaların açtığı birbirinden farklı olmayan Hak kapılarıdır...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Posting Freak
xresenx Sorularına Bu Başlıkta cevap verelim
xresenx yazdı:maşşallah herkeste bir espri bir espiri... espri zorla yapılınca pek tadı olmuyor ama illa bişey yazmak için yazıyorsanız bunada gerek yok... yeterince insan kafasında gereksiz bilgi var birde sizler doldurmayın... bildiğin varsa dökersin kelimeleri... bildiğin varsa saklarsın gizemi... hem bilip hem söylemiyorsan bu senin gizlemin... bilgi dışında yazıyorsan...bu da benim için boş sözlerin... yinede teşekürler...

Kusura bakmayın ama siz başlattınız.

Öğrendiğinde hiçbir işi yaramayacak soruları sormak yerine insan dokunmalı hayata.

"Bir güle dokunmak" ilk gülü sorgulamaktan daha güzel değil mi?

Burası ciddi bir forum sitesi.

Burası bir Alevi Forum Sitesi.

Soru sormanın da, cevap almanın da, cevaplamanın da, espri yapmanın da, espriyi anlamanın da, cümle kurmanın da,

adap kazandığı çözünürlüklerdesiniz.

Nerden başlayacağınızı bilmiyorsanız biraz siteye göz gezdirin.

Kafanızın karışıklığı daha mı artar yoksa bütün cevapları bulur musunuz bilemem ama...

Emin olun güle dokunursunuz...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
xresenx Sorularına Bu Başlıkta cevap verelim
xresenx yazdı:soruya cevap verilmesi gerekirken uyarıda bulunmak güzeldir herhalde... büyük harfle yazmanın bağırmak olduğunu kim söylüyor? biri uydurdu sizde böyle kabul ettiniz... dinler de böyle inançlarda böyle... neyse saygı yinede bizden olsun

İnançların uydurma olduğunu kim söyledi size?

Kuralları pek sevmeyen bir kişiliğiniz var gibi...

Bu beni ilgilendirmiyor. Ancak bazı kurallar burda bazılarının küfür etmesini, bazılarının kusmasını, bazılarının saygısızlık yapmasını engelliyor.

Büyük harfle yazmak bağırmak anlamına geliyor. Bunu kim söyledi? Bilmiyorum. Ancak mantıklı bir temeli var.

Bir insanla yüzyüze bir tartışmaya girmişseniz, sinirlenmişseniz, karşınızdakinin söylediklerini kabul etmiyorsanız ya da karşınızdaki söylediklerinizi inatla red ediyorsa...

Bağırmaya başlayabilirsiniz...

Bağırınca kelimeleriniz daha yüksek çıkar ağzınızdan...

Büyür birden...

İşte sırf bu yüzden KELİMELERİMİZİN TAMAMINI BÜYÜK HARFLERLE yazdığınızda...

Sinirlendiğinizi anlıyoruz...

Sinirlenmek yasak mı?

Hayır değil.

Burda bağırmak yasak. Forum sakinlerimiz sakin ve de üsluplu tartışmaları seviyor çünkü...

Sağlığımız için her şey...

KONUYA DÖNEBİLİRİZ...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Member
xresenx Sorularına Bu Başlıkta cevap verelim
xresenx yazdı:maşşallah herkeste bir espri bir espiri... espri zorla yapılınca pek tadı olmuyor ama illa bişey yazmak için yazıyorsanız bunada gerek yok... yeterince insan kafasında gereksiz bilgi var birde sizler doldurmayın... bildiğin varsa dökersin kelimeleri... bildiğin varsa saklarsın gizemi... hem bilip hem söylemiyorsan bu senin gizlemin... bilgi dışında yazıyorsan...bu da benim için boş sözlerin... yinede teşekürler...


millet espri yapma derdin de diyorsunuz da sizde kafiye uydurmak için bayağı edebiyat parçalamışsınız Smile

Pirim, ZÖHRE ANA
Rehberim, MUHAMMED MUSTAFA

Mürşidim, ALİ
Senior Member
xresenx Sorularına Bu Başlıkta cevap verelim
xresenx yazdı:soruya cevap verilmesi gerekirken uyarıda bulunmak güzeldir herhalde... büyük harfle yazmanın bağırmak olduğunu kim söylüyor? biri uydurdu sizde böyle kabul ettiniz... dinler de böyle inançlarda böyle... neyse saygı yinede bizden olsun
bak saygidan bah
sediyosun ama once kendine saygin osun...biraz daha derli doplu ve yumasak yazarsan daha iyi anlasilirsin ....

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.