wardom.com.tr'd e Zöhre Ana
denizkilic yazdı:Merhaba
Atatürkçülük herhangi bir dine mensupluk yada dine inanmışlık anlamına gelmez. Bir Ateistte Atatürk'e inanabilr , bir Alevi , bir sunni yada bir musevi de.. Bu Atatürkçülük için belirleyici bir etken değildir.
Atatürkçülük bir düşünce sistemidir , diğerleri inanç sistemidir.. bunları birbirinden ayırmak gerekir.. GEREKMİŞKİİİİİ Atatürk Laiklik diye bir olgunun üzerinde durup Değiştirilemez - değişmemesi gerekenler listesine eklemiştir..
Sevgili arkadaşım, elbetteki isteyen ve benimseyen herkes Atatürk'e inanabilir. Bu konuda hemfikiriz. Yanlız ateistliği Atatürkçülükle karıştıranlar var. İşin içine azıcık bir inanç girdi mi hemen Atatürk'ün ve bilimin arkasına sığınıp da dinsizliği marifetmiş gibi gösterenler var. Oysa Atatürk ne diyor. İnanç olarak doğuyu bilim olarak batıyı örnek alın demiyor mu? Yani inancı bırakmamak ile birlikte bilimin yolundan gidin diyor. Tabi doğuyu örnek gösterirken yobaz islam ülkelerinden bahsetmiyorum. İnanca bağlılıklarını kastediyorum. Ayarıca Atatürk'ün inançtan bahsederken ne manada bahsettiğini anlamak için de Atatürk'ün inancının ne olduğunu Onun bir Pir olduğunu bilmek lazım ki ne demek istediğini insanlar anlayabilsinler...
Bir taraftan inancı gereği eline diline beline sahip olaraktan insanlar bilimin yolundan gidemezler mi? Bizim inancımızın temelini eline beline diline sahip olmak oluşturur. Zöhre Ana bugün insanlara bunu aşılıyaraktan yol gösteriyorsa bunun bilimin neresine, Atatürkçülüğün neresine ters görüyorsunuz anlamak çok zor...
denizkilic yazdı:Ateistlerle ilgili sorununuz nedir bilmiyorum ama Davasına çok bağlı Ateistler tanıdım. Bir dine inanmak yada inanmamak bu kadar önemli mi sizce ?
yani diğer kesim (sunni) sizlere farklı şekilde inanıyorsunuz diye aynı ayrımcılığı yapmıyor mu ? İnsan seçmek niye...
Bırakmak gerekir insanların inançlarını ,insanların gönüllerini kalplerini , düşüncelerini anlamaya çalışmak gerekir.. Yani NE OLURSAN OL GEL Diyebilmelisiniz. Ateist olmuş olmamış farketmz insan olması yeterli olmalıdır saygıyı sevgiyi haketmesi için...
Ateistlere de saygımız vardır. Ancak bizim inançlarımızı ve de Atatürkçülüğe olan bağlılığımızı kendi ateistliklerinin penceresinden saygısızca ve de acımasızca önyargılı olarak değerlendirmedikleri sürece. Kendilerini aleviymiş gibi gösterip anlamadıkları halde yalan yanlış bilgilerle Alevilik satmadıkları sürece herkese saygımız vardır...
Yoksa ateistin inanıp inanmaması bizleri hiç mi hiç rahatsız etmez. Ancak kendi inançsızlığına bağlı olarak bizim inancımızı da çok bilmiş tavırlarla yalan yanlış bilgilerle değerlendirmemesi lazım. Bizleri kimseye bir şey demiyoruz. Yanlızca yanlış değerlendirmelerine kendi bilgimiz çerçevesinde gerçekler ışığında cevap veriyoruz...
denizkilic yazdı:Gelelim zöhre anaya
her yüzyılda bir evliya gelmiştir diyorsunuz ve zöhre ananın da bir evliya olduğunu düşünüyorsunuz. Ben tam tersine zöhre ananın herhangi bir evliyalıkla uzaktan yakından ilgisi olduğunu düşünmüyorum.
Bu Benim inanç eksikliğimle ilgili yada alakalı değil SİZİN FAZLA İNANMIŞLIĞINIZLA ALAKALI malesef.
üzülerek söylüyorum olaylara inanmak istediğiniz gibi bakıyorsunuz. Yani inancınızın fazlalığı güzel fakat bu fazlalık sizi doğruya ulaştırmıyorsa ZARARLIDIR. .
Bizler Zöhre Ana ile ilgili gördüklerimizi ve de canlı yaşadıklarımızı anlattık. Bizler bunlara dayanarak diyoruz ki Zöhre Ana bir evliyadır. Siz ise görmeden bilmeden anlamadan tam tersini iddia ediyorsun. Söylermisin senin tespitin mi yoksa bizim tesbitimiz mi daha mantıklı, akılcı, gözlemlemlere dayanıyor?
İnanmayabilirsin. Bu gayet normal. Ancak Zöhre Ana evliya değildir iddiasında bulunmak için önce gelip bir görüp tanıman gerekmez mi? Ben seni tanımadan sen şöylesin böylesin desem ne kadar yanlış olursa senin de Zöhre Anayı görmeden tanımadan önyargılı tanımlamalarda bulunman da o kadar yanlış ve mantıksızdır. Bu yüzden tartışacak isek mantık çerçevesinde tartışalım. Öyle Zöhre Ana evliya değildir deyip kesip atmak olmaz...
denizkilicZöhre ananın sizi iyileştirdiğini söylüyorsunuz. inancınızın bunda etkisi olmadığını düşünüyorsunuz. Bu tarz olaylaraynı sizin gibi anlatan fakat başka insanların iyileştirdiğini söyleyen 100binlerce kişi var dünyada.
internet elinizin altında bakabilirsiniz. Yani siz ilk değilsiniz son da olmayacaksınız. önemli olan bu olayların inandırıcılıkları.. siz zöhre ananın pir olduğu için iyileştirdiğini söylüyorsunz , diğer iyileşenlerde başka bişey olduğunu söylüyor iyileştiricilerine.. Benzer birşeyi fetullh gülen için de söylüyorlar... kimin yaptığı önemli değil , bilimsel bir geçerliliği bir dayanağı olmayan bilginin doğruluğuna inanmak akıllıca değildir..[/QUOTE yazdı:Zöhre Ana'nın yıllarca iyileşmiyen bir hastalığı on dakika içerisinde iyileştirmesi, gelecekten ve geçmişten haber vermesi, her türlü ilim irfan sahibi olmasını bir tesadüf veya olağan normal birşeymiş gibi algılamak için akıldan yoksun olmak lazım. ..
Bir sürü şarlatan var. Ne oldukları belirsiz. Ancak hiç biri hem şifa dağıtıp, hem gelecekten ve geçmişten haber verip, hem de ilim ve irfan sahibi olarak kendini ifade edebilen kimse yoktur. Kaldı ki Zöhre Ana bunları kapalı kapılar ardında yapıp da reklam yapmıyor. Kapısı her inançtan insana açıktır...
Mesela fetulahı örnek vermişsin. Fetulah sürekli abd de CIA 'nin kucağında insanlardan uzaktan beyinlerini değişik gizli örgütlemelerle idolojik olarak özellikle fakir insanların çocuklarını parasını kullanaraktan kendi çıkarları için kullanmaktan başka birşey yapmıyor. Ve de tam bir Atatürk düşmanıdır. Abd'nin maşasıdır. İnsanlar onu ancak kitaplarından ve de cd'lerden tanıyorlar. Yani senin bizim için ima ettiğin şekilde körü körüne bir kerametini görmeden inanıp sahip çıkıyorlar. İşte Atatürk bu tür din tacirlerine karşıdır...
Oysa Zöhre Ana kapısı herkese açık, insanların gözüne sokaraktan kerametlerini ve ilmini göstermktedir. Gerçek bir Atatürkçü olup Onun sevgisini insanların gönüllerine yerleştirmek için büyük çabalar sarfediyor. İnsanlara saklanarak uzaklardan değil, insanların içine girip onlara rehberlik yapıp her türlü ibadet, inanç, sosyal ve kültürel insan yaşamı için önemli ne varsa her türlü alanda örnek olarak önderlik yapmaktadır. Tıkı bir Hacı Bektaş Veli gibi tıpkı bir peygamber gibi, tıpkı bir Atatürk gibi...
Herkes birşeyler olduğunu söylüyor. Ancak hiç kimse Zöhre Ana gibi ışık saçamıyor. İşte bütün fark burdan geliyor...
Mum da ışık verir. Güneş de ışık verir. Ancak mumun ışığı güneşin yanında ne kadar ışıktır? Oysa gerçek ve bitmez ışık kaynağı güneştir. Mum istediği kadar ben de aydınlatıyorum ben de ışığım desin. Ona yanlızca güneşten rahatsız olan yarasalar inanır...
[quote=denizkilicNeyse konu çok uzamasın,
Aleviliği yanlış tanıtan herşey ona kötülük yapıyordur. Alevilik ortaçağ skolastiğinden herkesten önce kurtulmuştur.
bu skolanın içine sokmaya çalışmak ona yapılan en büyük kötülüktür.
Düşünceniz yada dininiz yada yaşam felsefeniz bu çağı- içinde bulunduğunuz durumu 100yıllar önce attı. O yüzden Atatürk'ün çağdaş ilerici medeniyetine en büyük katkıyı en erken yapan topluluktur aleviler.
Bir an önce sizlerinde atması temennilerimle..
Son msjımdır..
kolay gele herkese.
Atatürk'ün şu sözleri aslında sizin içinde olduğunuz yanlışı o kadar güzel anlatıyor ki. Sizler her okumuşu adam zannediyorsunuz. Oysa bazen öyle okumamışlar var ki Onlar Haktan direk okurlar. İşte Onlar evliyalardır. Atatürk'ün de aşağıda okumamış ilim sahibi diye bahsettiği işte bugünün evliyası olan Zöhre Ana'dır. Zöhre Ana da ilkokul mezunudur. Ancak ilim olarak kendine bilim adamı diyen bütün insanlara papucu ters giydirecek bir bilgiye sahiptir...
]«Biz cahil dediğimiz vakit, mutlaka mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğim ilim, hakikatı bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikatı gören hakiki âlimler çıkar.» M.K. ATATÜRK
İşte Atatürk'ün ] " hiç okuma bilmeyenlerden de hakikatı gören hakiki âlimler çıkar.» sözü evliyaları kastetmektedir...