You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Uluslararası Hz. Ali sempozyumu

Uluslararası Hz. Ali sempozyumu

Posting Freak
Uluslararası Hz. Ali sempozyumu
Doğan hocam verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler...

Şahımerdan cümlemizi,yolundan,izinden ayırmasın şefaatinden de mahrum bırakmasın.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Posting Freak
Uluslararası Hz. Ali sempozyumu
Katıldığım oturumlarla ilgili yetersiz de olsa aldığım notları yukarıdaki sayfalarda paylaştım. Sempozyumla ilgili kişisel düşüncelerimi de paylaşmak istiyorum.
1- Akademik çevrelerin konuyu yazılı kaynaklara dayandırarak açıklamaya çalışmaları bizim bildiğimiz ve inandığımız "gerçeği" anlatmaya yetmiyor.
Emevi ve Abbasi, Arap ve Osmanlı yazılı kaynakları muteber tarihi kaynaklar kabul edilirken, evliyalarımızın hikmetleri tasavvuf ve hatta mitoloji kabul ediliyor. Bu sınırlı bakış açısı akademisyenlerin gerçeği bulmasına engel oluyor.

2- Akademik çevrelerde Alevi araştırmacılar azınlıkta kalıyor. Olanlar da bilimden sapmamak adına inancına sahip çıkamıyor. Çokluğa tabi olmak zorunda kalıyor. İnançlarını ne pahasına olursa olsun savunamıyor.

3- Sünni otorite her konuda olduğu gibi Hz. Ali konusunda da "Bu konuyu en iyi yine biz biliriz, siz doğrusunu bizden öğrenin." yaklaşımı sergiliyor.
"Hz. Ali anlatılacaksa, onu da biz anlatırız." kibiriyle hareket ediyor. Bu tavır onların (gerçekten Alevileri anlamak istedikleri) konusundaki iddalarını zayıflatıyor.

4- Türkiye Cumhuriyetinde 28 yıldır bu yolu süren bir Alevi inanç önderi var. Zöhre Ana'dan habersiz olmaları düşünülemez.
Bu görmezden gelme, yok sayma tavrı bilim adamına yakışmadığı gibi,
bilimsel çalışmayı da daha başlangıcında zeminsiz ve dayanaksız bırakıyor.
Zöhre Ana'sız bir çalışmada Hz. Ali'yi kimse daha iyi, daha doğru anlatamaz.



"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 28/12/2009, 18:18, Düzenleyen: Dogan.
Posting Freak
Uluslararası Hz. Ali sempozyumu
Sempozyumda tebliğlerini sunan bilim insanlarının tamamı "Tarihte Hz. Ali'nin Anadolu'ya uğradığı kaydedilmemiştir." dediler.
Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde "İslam Sosyolojisi" konusunda çalışma yapan bir yardımcı doçentle bu konuyu tartıştım.
Anadolu'nun her yöresinde:
Hz. Ali'nin adı,
elinin izi,
dizinin izi,
yattığı yastık,
atını bağladığı yer,
atı Düldül'ün ayak izi var.
Fakat bilim insanları Hz. Ali'nin Anadolu'ya gelmediğini iddia ediyorlar.
Neden?
Bir Alman, İngiliz veya Amerikalı Anadolu'ya arkeolog etiketiyle geliyor veya misyoner olarak geliyor.
Anadolu'yu karış karış dolaşıyorlar.
İnsanlarımızı, kültürümüzü, dilimizi, sanatımızı ve tarihi yerlerimizi inceliyorlar.
En küçük bir belirtiden kendi ülkeleri ve tarihleri için bir anlam bir bağlantı çıkarmaya çalışıyorlar.
Bu bağlantıları gelecekte Anadolu'da hak iddia etmek için kullanıyorlar.
En küçük bir yıkıntıyı, topraktan yapılmış bir çanak çömleği bile inceliyorlar buradan kendileri için bir bağ kurmaya çalışıyorlar.
Peki biz Anadolu'daki binlerce Hz. Ali inanışlarını,
söylencelerini,
efsanelerini,
cenknamelerini,
elinin izini,
atının ayak izlerini,
dağ, nehir, tepe, ova,
yayla, kaynak, pınar isimlerini gördüğümüz halde neden Hz. Ali'nin Anadolu'ya uğramadığı konusunda ısrar ediyoruz.
"İslam Sosyolojisi" okutan yardımcı doçent: "Tarihçi değilim ama bu konuda yazılı kayıt yok, sanırım bu yüzden." dedi.
Buna karşılık yeni bir konu açtım:

Muteber görülen bu yazılı kaynakların Emevi ve Abbasi kaynakları olduğunu, Selçuklu ve Osmanlı'nın da bu eserleri kaynak alarak devam ettiğini biliyoruz.
Gerçek şu ki Emevi Hz. Ali'nin anadolu ile olan bağını kopararak onun gerçek yönünü saklamaya ve onu Arap olarak göstermeye gayret etmiştir.
Çünkü Hz. Ali de Hz. Muhammed de Türk'tü. Onların bu yönünü gizlemek Hz. Ali'yi Türklere vermemek için Hz. Ali'nin Anadolu ile olan bağını kopardı.
Hz. Ali Görgöç Dağları denilen yerde günümüzün Hzcı Bektaş Kasabasının bulunduğu yörede bulunmuştur.
Torunları o yöreden Yemen'e ve Kerbela yöresine Çorak Topğrağı çekerek geçimlerini sağlıyorlardı.
Hz. Ali ve evlatları Kerbela'ya Anadolu'dan gelmişlerdi.
Bu bilgileri yazılı olarak herhangi bir tarih kitabında bulamayacağınızı biliyorum.
"Peki bu bilgilerin kaynağı nedir?" diye sorabilirsin.
Bu bilgilerin kaynağı Zöhre Ana'dır.
O Aleviliği ve Ehlibeyt'in tarihini bilen yaşayan bir evliyadır.
Kapısı herkese açıktır. Gidip görebilir merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.
Bu konuşmadan sonra Pirimizin verilerine göre üç ayların ne olduğunu, yası matem tarihlerini, oruçlarımızı ve Kurban 'ın gerçek yönlerini anlattım.
Hocamız sabırla dinledi. Ayrıca Alevilik hakkında bilgisi olmadığını, araştırmadığını, toplumdan duyduğu kadarıyla tanıdığını söyledi.
Ben de şimdi benim anlattıklarıma göre düşünmesini, Alevilik etiketiyle siyaset ve ticaret yapanlarla Aleviliğin gerçek inanç ve ibadetlerini ayırmasını söyledim.
Son olarak neden ortak kurban kesilmemesi gerektiğini anlattım.
Sohbetimiz böylece noktalandı.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 04/01/2010, 19:14, Düzenleyen: Dogan.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.