You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Türklerin kaybolmuş 600 yılı

Türklerin kaybolmuş 600 yılı

Administrator
Türklerin kaybolmuş 600 yılı
TÜRKLERİN KAYBOLMUŞ 600 YILI


“Bu Osmanlı soyunun Türklükle alakası olduğunu iddia edenler kaldı mı acaba?

Türk Soyunun yüzkarasıdır bunlar; ne dilleri Türkçe idi ne de edebiyatları. Karamanoğlu Mehmet Beyin Tırnağı olamazlar.

Örneğin Fatih Sultan Mehmet dedikleri Anadolu'da ne denli Türk beylikleri varsa ortadan kaldırmıştır. Bu Beyliklerden ilk akla gelenleri sıralıyorum: Aydın Oğulları, Erdana Oğulları, Eşref Oğulları, Germiyan Oğulları, Hamit Oğulları, İsfendiyaroğulları, Karasioğulları, Karaman Oğulları, Ladik Oğulları, Menteşe Oğulları, Ramazan Oğulları, Saruhan Oğulları, Saltuk, Sivas'ta Burhaneddin Kadı Sultanlığı, Ertena, Teke Oğulları, Zülkadir Oğulları olmak üzere Anadolu’daki bütün Türk beyliklerini acımasızca ortadan kaldırdılar.

Buna karşın bizim Türk politikacılarımız ile Türkçülerimiz Osmanlı'ya sahip çıkmada birbirleri ile yarışır. Yöneticilerimiz ise Devletin kurucusu Atatürk'ün Söylevindeki şu sözlerini unutarak Osmanlının 700.üncü kuruluş yıldönümünü kutlar.

"Osmanoğulları zorla Türk ulusunun egemenliğine ve saltanatına el koymuşlardı. Bu zorbalıklarını 600 yıldan beri sürdürmüşlerdi. Şimdi de Türk ulusu bu saldırganlara artık yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini ve saltanatını kendi eline almış bulunuyor."


Osmalının hakimiyetinde yaşayan Türkler köylülükten öte bir adım gidemedi. Atatürk bu konuda şöyle demişti:

“. .. Diyebilirim ki bugünkü yıkım ve yoksulluğun tek nedeni bu gerçeğin aymazı bulunmuş olmamızdır. Gerçekten; yedi yüz yıldan beri dünyanın çeşitli yönlerine sürdüğümüz, kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi yüzyıldan beri emeklerini ellerinden alıp savurduğumuz ve buna karşılık hep hor görerek, aşağılayarak karşılık verdiğimiz ve bunca özveri ve bağışlarına karşı nankörlük, utanmazlık, küstahlık, zorbalıkla uşak kertesine indirmek istediğimiz bu asıl sahibin önünde bugün bütün bir utanç ve saygı ile duruşumuzu alalım.”

Ne ticarette, ne sanatta, ne de bilimde, hatta çoğuna esnaflık bile yaptırmadılar. Türklerin görevi köylülük ve yalnızca savaşmaktı.

Bürokrasi ve devlet kademeleri hak getire. Örneğin Osmanlı döneminde sadrazamlık yapanlar içinde ancak bir veya iki Türk gösterilebilir. Hepsi yabancı kökenli ve devşirme…

Anadolu başka bir dil konuştu İstanbul başka bir dil konuştu.

İslamiyet’i yükseltmişmiş! İslamiyet, fıkıhla, icma ile, din alimleri ile, bilimle yükselebilirdi, bu alanların hangisinde bir adım ileri gidilebilmiştir.

Bir düşünce akımının toprak fethetmekle yükseltebileceğini sananların; fethettikleri topraklardan Anadolu'ya kaçmalarını, hatta oradan bir İngiliz gemisine atlayıp vatanı terk etmelerine dikkatinizi çekerim.

Atatürk bu konuda da şöyle demekten kendini alamamıştır:

“… Kılıç ile fetihler yapanlar, sabanla fetihler yapanlara yenilmeye ve sonuç olarak yerlerini bırakmaya zorunludurlar.”

Yukarıda vatanını bırakıp kaçan son Osmanlı Padişahı Vahdettin’ten söz edilmiştir. Son Osmanlı padişahı Vahdettin’in biz Türkler hakkında şöyle demiştir:

"Türkler dini, kavmiyeti, vatanı meşkuk (kuşkulu...)ve mahlud beş-altı milyonluk cahil bir kitledir.

"Türkçesi: "Türkler; dini, soyu-sopu, yurdu belirsiz karmakarışık bir cahiller sürüsüdür" demiştir. (Bk. Cengiz Özakıncı, Dil ve Din. 4. Baskı. S. 45. Onun kaynağı da: Vahdettin'in El Ahsam gazetesinin 16 Nisan 1923 günlü sayısında Osmanlıca ve Arapça yayınlanan bildiri...)

Vahdettin'in ataları da biz Türkler hakkında şöyle demiştir hem de böbürlenerek:

"Türk'ü süt ürk (Azgın Türk..),

Türk bed lika (Çirkin yüzlü Türk).

Etrak-ı bi idrak (Anlayışsız-akılsız Türk...)

(Muzaffer Özdağ. Tarih ve Toplum. Sayı 65. s. 10; Fatih ve Fetih. Erdoğan Aydın. Doruk Y. 1997. s.207)

Yine bitiremedik. Bu konuyu baştan savmak istemedik.

Softaların ve tarikatlarda uyuşmuş kafaların ürettiği bilim dışı din anlayışı ve tasavvuf Batıniliği ile mi yükselecekti imparatorluk. Sonuç ortadadır. Yükselemedi ve de yükselemezdi…

Hani hep Osmanlı geçmişinden bahsederken, ŞANLI TÜRK geçmişi denir ya…Oysa Osmanlı tarihi Türklerin kaybolmuş 600 yıllık tarihidir.

Bir kere Osmanlı Padişahlarının hemen hemen hepsi Türk anadan doğmuş değildir. Bu konuyu derinliğine incelemek isteyenlerin; Ali Kemal Meram tarafından yazılan, “PADİŞAH ANALARI ve 600 yıl bizi yöneten devşirmeler” adlı kitabı okumaları gerekir.. Kitabın yazarının ise milliyetçiliği ve mukaddesatçı bir kimliği vardır.


Ayrıca “Padişah Anaları” konusunu; Sayın Attila Karaduman dostumun yayınladığı “Gaziantep’te Antimedya” adlı haftalık gazetenin 25 Mart 1997 tarihli sayısında da irdelemiştim.

Artık Osmanlı tarihine ve Osmanlı padişahlarının analarının kimliğine bir göz atabiliriz.

Şurası da unutulmasın ki hâlâ ve hâlâ laik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti okullarında; Cumhuriyetin yıktığı Osmanlının övgüsü yapılır ve biz Türklere Osmanlı tarihi Türklerin tarihi olarak sunulur. Bu nasıl akıl tutulmasıdır ki bir Cumhuriyet; varlığına son verdiği bir imparatorluğun övgüsünü yapar?

Övgünün gerçek dışılığını anlamak isteyenler Atatürk’ün Büyük Nutkunu okumalıdırlar. Atatürk, Büyük Nutkun’da ve birçok demeçlerinde Osmanlı padişahlarından “Zorbalar” diye söz eder.

Bu kadar girişten sonra artık Osmanlı Padişahların analarının etnik kimliğini görebiliriz:

PADİŞAH ANALARI

1- *İlk Osmanlı Padişahı Osman beyin annesinin* Türk, Mo(n)gol veya Acem kökenli olduğuna dair rivayetler varsa da, bunlara ait bir kanıt bulunamamıştır.

Osman Beyin iki eşi vardı, Mal ve Bala Hatunlar. Her ikisi de Moğol asıllı idi. Babaları Edepli Ali

2- *Orhan Bey:* Osman Bey'in Mal Hatun isimli eşinden doğdu. Eşleri Rum asıllı Horofira (Nilüfer Sultan), Rum Asporçe ve Rum Teodora.

3- *1. Murad:* Horofira'dan doğdu. Eşleri Bulgar-Yahudi melezi Marya ve Bulgar Tamar. (Bitmedi, sürecek…Wink G. T. 11.8.2006

4- *Yıldırım Beyazid:* Marya'dan doğdu.

Eşleri: Sırp kökenli Olivera, Devlet Hatun, Bulgar Olga, Maria, Angelina ve Anita.

5- *Çelebi Mehmed:* Olga'dan doğdu.

Eşleri: Sofia, Anna, Veronica.

6- *2. Murad:* Veronica'dan doğdu.

Eşleri: Nache de la Bazory (Fransız), Mara Despina, Stella.

7- *Fatih:* Mara Despina'dan doğdu.

Eşleri: Rum Zaganoz paşanın kızı Kornelya, Anna, Helen, Tamara.

Babası 2. Murad öldükten sonra annesi Despina'ya Selanik'teki bir manastırı (!) bağışlamıştır. Ferman Topkapı Müzesindedir.

8- *2. Beyazid:* Kornelya'dan doğdu.

Eşleri: Beti, Anita, Suzi, Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova.

Öldürttüğü kardesi Cem Sultan'ın eşi: Trabzon Kralı Rum David Komnen'in kızı Anna. (Aşık Paşa Tarihi, Early Turkish Buildings in Trabzon - Selina Ballance, Mehmed der Oroberen – Franz Babinger, Türkiyat 1951 - Tayyip Gökbilgin).

9- *Yavuz Sultan Selim:* Annesi (Beti, Anita, Suzi, Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova... tartışmalı).

Eşleri: Polonyalı Helga (Havza Sultan), Sırp Aleksandra (Ayşe Sultan).

Şimdi biraz ayrıntı gerekli: Yavuz, Padişah olur olmaz babası 2. Beyazid'i Havza'nın Abalar Köyünde boğdurarak öldürttü. Sırp kökenli Koca Mustafa Paşa'yı Sadrazam yaptı.

Mustafa Paşa, Enderun-u Hümayun’da (içoğlanlar gurubu) yetişmiş ve sonradan güzel bir çocuk olduğundan Beyazid'in erkek odalıkları arasına alınmıştı.

Yavuz Sultan Selim ilk iş olarak 2 öz kardeşini ve 5 yeğenini öldürttükten sonra; sıra babasının diğer 8 karısından doğan kardeşlerine gelmiştir.

Ağabeyi Korkut, Ahmed, Abdullah, Şehinşah, Alemşah, Şahsultan, Mahmut ve Mehmed ile karıları ve çocukları ile boğularak öldürüldüler.


Yavuz, Koca Mustafa Paşayı da boğdurttuktan sonra yine iç oğlanlarından devşirme Arnavut Yusuf Paşa'yı sadrazam yaptı.

Yavuz Sultan Selim, Mısır'ı fethetmeyi düşündüğünde, Mısır'da Kölemen'lerin idaresinde Ed Devlet-üt Türkiye isimli 267 yıllık bir devlet vardı. Konuşulan dil Türkçe idi. (Tarih-i Nişancı Mehmet Paşa, İstanbul, sayfa 83)

Yavuz, Kölemen Devleti'ne 1517 de son verip dönerken, yolda giderayak Arnavut Yusuf Paşa'yı da boğdurtuverdi!

10- *Kanuni Sultan Süleyman (Muhteşem Süleyman):* Polonya'lı Helga'dan doğdu.

Eşleri: Bir Rus papazının kızı Roksalan (Hürrem Sultan), Sicilya'lı Rozaline (Gülfem Hatun).

11- *2. Selim (Sarı Selim):* Roksalan'dan doğdu. Yahudi Raşel (Nurbanu Sultan).

Sarı Selim; kızı Esmahan'ı, Hirvat kökenli Sokullu Mehmet Paşa ile evlendirdi.

1571 yılında on binlerce Türk askerinin ölümüne mal olan Kıbrıs'ı aldıktan sonra bütün ganimet saray mensupları ve savaşmayan Yeniçeriler arasında paylaştırıldı.

Bütün bunlara ilaveten Yahudi banker Yasef Nassi Kıbrıs'a kral olarak tayin edildi. Çünkü hanedan sıkıştığında Yasef'ten borç para alabiliyordu. Tabii yine Raşel'in ilişkileri sayesinde. Çünkü, Raşel'i bir cariye olarak Sarı Selim'e satan zaten Yasef Nassi idi...

Şimdi en önemli konu, Osmanlılaştırma siyaseti gereği, Kıbrıs'a hangi toplumun yerleştirileceği idi. Bu sorun da, 10 bin kadar Yeniçeri Kıbrıs'a gönderilip, yerli halkın kadınları ile evlendirilip çözüldü. (Dikkat! Türk soylular yine yok! Yoksa bir TABU'ya mı temas ettim?..)

12- *3. Murat:* Raşel'den doğdu. 130 cariyesinden 112 çocuğu oldu.

(Burada şu çok önemli olguyu da açıklayalım:

Eğer saraydaki Türk kökenli bir cariyenin Osmanlı padişahından çocuğa kaldığı anlaşılırsa; o cariye bir gece yarısı Sarayburnu’ndan hareket eden bir kayığa alınır; kıyıdan uzaklaşınca çocuğa kalmış Türk kökenli cariye “Cup!” denize atılırdı. Amaç Türk soylu bir şehzade olmasındı…Wink

Eşleri: Venedik'li Sofia Baffo (Safiye Sultan), Polonyalı Mona (Mihriban Sultan), Macar Ninuska (Nazperver Sultan), Rus Olga (Şahhüban Sultan), Romanyalı Meri (Fahriye Sultan). 3. Murat en sevdiği kızı Ayse Sultan'ı Sırp kökenli Kanijeli İbrahim Paşa ile evlendirdi...

13- *3. Mehmet:* Sofia Baffo'dan doğdu.

Eşlerii: Yunanlı Helen (Handan Sultan), İspanyol Sinderella Violetta (Mahpeyker Sultan).

3'cü Mehmet bir gecede 19 kardeşini birden boğdurmakla ünlendi... 24 kızkardeşini de Beyazıt'taki eski sarayın bir bölümünde hapsettirdi. Ne olur ne olmaz diye Sinderella'dan doğmus 15 yaşındaki öz oğlu Mahmut'u da boğdurtturdu.

Helen'den doğan Ahmed'e dokunmadı. Sonra da Şehzade Mahmud'un annesi Sinderella'yı da öldürttü.

14- “1. Ahmet:* Helen'den doğdu.

Eşleri: Rum Evdoksia (Mahfiruz Sultan), bir Rum Papazının kızı Anastasia (Mahpeyker Kösem Sultan).

İlginçtir: Öldürdüğü on binlerce Türk'ün cesetlerini kazdığı çukurlara gömmesi ile ün salan ve bu yüzden Kuyucu Murat Paşa lakabına sahip Sırp kökenli içoğlanı, Ahmet I. tarafından sadrazam yapıldı. Kuyucu 1611 yılında öldüğünde yerine Rum kökenli Nasuh Paşa getirildi.

15- *1. Mustafa (Deli Mustafa):* 3'cü Mehmed'in eşi Sinderella Violetta'dan doğdu. Eşleri: Bilinmiyor.

16- *2. Osman (Genç Osman):* Evdoksia'dan doğdu. Henüz 13 yaşında iken annesi Evdoksia tarafından, Mariça ile evlendirildi. Kıza Meylişah adı takıldı. Esas ismi bilinmiyor. Nasılsa gözden kaçmış hocası, Ömer Efendinin de öğretisi ile çok sağlam değer yargılarına varabilen, iyi eğitilen, zeki bir çocuktu bu padişah. (Belki de tek!.. A.D.). Yapılmasını istediği ıslahat kısaca 5 maddede toplanıyordu:

a) Osmanlı Padişahları bundan böyle nikahla evlenecekler ve sadece nikahlı eşlerden doğan çocuklar padişah olabilecek. (Burada bir saptama: Demek ki Osmanlı Padişahları şeriatın emri olan nikah’a da 4 kadınla yetinmeye de uymuyorlardı…Wink

b) Devlet-i Aliyye'yi dışarda temsil edecek kişiler bundan böyle yabancı soylu, devşirme olmayacaklar.

c) Savaşlarda daima dönme Yeniçerilerin önüne konup kırdırılan, (Bunlara Azaplar denir ki Türklerden oluşan eğitimsiz başı bozuklardır… H. B.) Bunlar, düşmanı zayıflatıp Yeniçeriler'in işlerini kolaylaştırırlardı.

Devlet-i Osman-ı Ali'nin bir cihan devleti olmasında en büyük payı bulunan Anadolu Türklerinden bir Osmanlı Muhafız Ordusu kurulacak; kazan kaldırma, soygun, talandan başka bir işe yaramayan Yeniçeri Ocağı kaldırılacaktır.

d) Mel'anet yuvası Zenci Harem Ağaları ve cins-i çeşni olsun diye Enderun-u Hümayun denilen teşkilata sokulan Hıristiyan çocuklar tamamen dağıtılacak.

e) Sancaklar tek bir ahkam ile idare olunacak ve Al-i Osman'ın cümlesince hakir görülüp sadece savaşlarda yeniçerileri sakınmak için önde kırdırılan Anadolu Türk Halkına Devlet-i Aliyye'nin şevkat ve himayesi bahşolunacaktır.

Tabii, bütün bu ıslahatların (reform) arkasında Hoca Ömer Efendi vardı. Islahata kendisinden başlaması gerektiğini biliyordu. Bu yüzden hocasına, Madema ki halife-i ruy-u zeminiz diye başlayarak kiminle NİKAH kıyabileceğini, sordu.

Ömer Efendi Şeyhülislam Esat Efendi'nin kızı Akile'yi önerdi. İlk dafa bir Osmanlı Padişahı nikahla evlendiğinden, sarayın içi altüst olmuş fakat bu reform baslangıcı Genç Osman'ın da sonunu hazırlamıştı...

İsyan ederek kendisini tahttan indiren ve çıplak olarak sokaklarda sürükleyen Yeniçeri'ler, önce ırzına geçtiler sonra da boğarak öldürdüler...

Deli Mustafa yeniden padişah yapıldı...

17- “Tekrar Deli Mustafa* (15 numaralı paragrafta konu edildi).

18- *4. Murad:* Anastasya'dan doğdu.

Eşleri:Keti, Anna (Atifet Sultan), Helena (Cihannüma Sultan). Önce Enderun devşirmesi Kemankeş Arnavut Ali Paşa sadrazam oldu. Adet (!) olduğu üzere sonradan boğduruldu. Yerine yine Enderun devşirmesi Arnavut Mere Hüseyin Paşa getirildi. O da aynı akıbete uğradı. Yerine yine bir Enderun devşirmesi olan Abhaz Mehmet Paşa getirildi... Bir Ahi Türk'ü olan Şeyhülislam Hüseyin Efendi'yi de boğdurdu...

19- *1. İbrahim (Deli İbrahim):* 4. Murad'ın kardeşi. Annesi Anastasya tarafından korunduğu için ölümden kurtulan tek kardeşi.

Hayatı boyunca zindanda kaldığından akli dengesi bozulmuş bir padişah. Diğer kardeşleri, ağabeyi 4. Murad tarafından boğdurulduğundan, kendisine artan kimse kalmamıştı.

Eşleri: Rus Nadya (Hatice Turan Sultan), Sırp Katrin (Saliha Dilaşub Sultan), Lehistanlı Yahudi Eva (Hatice Muazzez Sultan), Ermeni Maryam (Hümaşah Sultan - Bu şişman Ermeni kadın, fazla güçlenmeye başladığından Valide Sultan Anastasya (Kösem Sultan) tarafından boğduruldu..)

İbrahim, Maryam'a Şam eyaletini bağışladı. Burada gülümsemeniz için bir mektubundan alıntı yapacağım. Mektup sadrazam Mehmet Paşa'ya yazılmış. Bugünkü Türkçe ile: “Bre karpuz götlü pezevenk. Ecdadım Medine'ye bunca cevahir ve bunca paha biçilmez mal göndermiştir. Tiz, ademler gönderip, anda mevcut emval ve cevahiri getirtesin. Ve illa geciktirildiğinde, senin derini soyup içine saman dolduracağımı bilesin...”

20- *4. Mehmet (Avcı Mehmet):* Nadya'dan doğdu.

Eşleri: Rum Evemia (Emetullah Gülnüs Sultan), Korsika'lı Bella (Afife Sultan), Romanyalı Cesika (Güner Sultan), Ermeni Flora (Gülbeyaz Sultan), Rum Helen (Hatice Sultan).

21- *2. Süleyman:* Katrin'den doğdu:

Eşleri: Yok. Cariyeleri: Çok!..

22- *2. Ahmet:* Anası Lehistanlı Yahudi Eva.

Eşleri: Giritli Rum Yeremiye (Rebia Sultan), Mora'lı Diana (Şayeste Sultan).

Sadrazamları: Hırvat kökenlim Arabacı Ali Paşa, Arnavut kökenli Çalık Ali Paşa, Ermeni kökenli Mustafa Paşa, Bulgar kökenli Dimetokalı Sürmeli Ali Paşa...

23- *2. Mustafa:* Evemia'dan doğdu.

Eşleri: Rus Vera (Mahfiruze Sultan), Sırp Mari (Hafize Sultan), Giritli Rum Aleksandra (Saliha Sultan).

24- *3. Ahmet:* Rum Emevia'dan doğdu.

Eşleri: Rum Margaret (Emetullah Sultan - Ahmet'in annesinin adı), İsabel (Gülnüs Sultan), Luize (Hüsnüşah Sultan), Janet (Mihrişah Sultan), İda (Rebia Sultan), Charlotte (Ümmügülsüm), Katerina (Fatma), Jenifer (Hümaşah), Betty (Hatice), Suzan (Rukiye), Elizabeth (Zeynep). (Topkapı Arşivi D. No.2808).

25- *1. Mahmut:* Aleksandra'dan doğdu.

Eşleri: Fransız Julienne (Hatem), Sicilyalı Lili (Raziya), Macar Maggi (Tiryal), Rus Olga (Verdinaz).

26- *3. Osman:* Mari (Şehsuvar Sultan)'dan doğma.

Eşleri: Sırp Olga (Ferhunde), Sicilyalı Olivya (Zerki). Cariyeler: Yok! Enderun oğlanları: Çok!

27- “3. Mustafa:* Gürcü Janet (Mihrişah Sultan)'dan doğdu.

Eşleri: Cenevizli Agnes (Padişahın annesinin adı, Mihrişah Sultan), Korsika'lı Elsa (Adilşah), Romanyalı Emily (Fehime), Gürcü Bijnav Poli (Aynülhayat), Lehistanlı Mona (Gülnar).

28- *1. Abdülhamid:* İda (Rabia Sultan)'dan doğma.

Eşleri: Fransız Aimee (Nakşidil), Bulgar Sonya (Saniyeperver), Macar Meline (Şebsefa), Rus Aleksiyevna (Dilpezir), Rum Meri (Hümaşah), Ukraynalı Rudi (Nükhetseza), Cenovalı Afro (Beynaz), Venedikli Helen (Hatice), Sırbistanlı Mary (Ruhşah).

29- *3. Selim:* Gürcü Janet (Mihrişah)

Eşleri: Patricia (Afitab), Linda (Nefizar), Berti (Pakize), Alis (Tabisefa), Lisa (Hüsnümah), Rosa (Nurişems), Anna (Rafet), Magdalena (Ziybifer).

30- *4. Mustafa:* Bulgar Sonya (Seniyeperver Sultan)'dan doğma. Eşleri: Flora (Dilpezir), Adela (Seyyare), Sofi (Peykidil, Gloria (Şevkidil).

31- *2. Mahmut:* Fransız Aimee (Nakşidil)'den doğma.

Eşleri: 17 tane olduğundan ben sadece birkaç tanesini sayacağım. (17'si de yabancı kökenlidir) Çingene Besime (Pertevniyal Sultan). Hamamlarda natırlık yapardı. Zorla hareme getirilip gözdeler arasına girdi. Sultan Abdülaziz'in annesidir.:

Ermeni Maryam: Tiyatrolarda kanto oynardı. Saraya alındı; çocuk doğurduğu için kendisine Hüsnümelek Sultan adı verildi.

Rus Yahudisi Suzi (Bezmialem Sultan), Giritli Nora (Nuritab), Ukraynalı Olga (Tiryal).

2. Mahmut bir soyguncu çetesi haline gelen, yabancı dönmelerden yaratılmış bir Frankeştayn durumunda bulunan Yeniçeri Ocağını tamamen dağıttı. (Vak'ayi Hayriye). Bu ocak, 1362 yılında 1. Murad'ın çıkarttığı kanunla kurulmuştu. Türk ve Müslüman kökenlilerin bu ocağa alınması yasaktı. (Bu açıklamada bir yanlışlık olabilir. Çünkü benim bildiğime göre Yeniçeriler Bektaşilerden oluşurdu….)

(Otağ-ı Hümayun'da Türklere güvenilmezdi). Afrikadan getirilen köleler dahi, sarayda muteber mevkilere kavuşabilirlerdi. Neyse, kurulduğundan 464 yıl sonra ortadan Anadolu Türk'ü (ücretsiz) askerlerin desteği ile kaldırıldığında, yerine, yine Hıristiyan kökenli dönmelerden oluşup Türkler'e yasak olan Asakir-i Mansure-i Muhammediye adındaki teşkilat kuruldu. Türk'ler yine kazık yemişlerdi...

32- 1. Abdülmecid:* Rus Suzi (Bezmialem Sultan)'dan doğdu.

Eşleri: Safiraz (Cevdet Paşa Tezakir adlı yapıtının 2. cildinde Safiraz'ın Ermeni olduğunu yazıyor), Bezmara (Bezmican) kökeni bilinmiyor, Fransız Vilma (Şevkefza), Ermeni Verjin (Tirimüjgan - Abdülhamid'in annesi), Rum Karoli (Gülcemal - Vahdeddin'den önceki padişah Mehmet Reşat'ın annesi)

33- *Abdülaziz:* Hamam natırı Çingene Besime'den doğma.

Eşleri: Camelya (Dürrünev), Asporce (Gevher), Anna (Edadil), Adela (Hayranidil) ve Alis (Nesrin).

İlk kurulduğu 1481 yılından itibaren birçok evreler geçiren bugünkü Galatasaray Lisesi, çağdaş anlamda eğitim verebilmek için 1 Eylül 1868 yılında Abdülaziz tarafından Mekteb-i Sultani adında yeniden açıldı. Eğitim dili Fransızca idi ve Türkçe yasaktı. Amaç Enderun'a (Saray'a) adam yetiştirmek olduğundan lisan olarak Rumca, Ermenice, Latince, Fransızca, Almanca, Farsça, Arapça v.b. öğretilirdi. Ve yine 1481 yılından beri devam eden Türk öğrenci alma yasağı yine devam etti. Bu yasak nihayet Atatürk sayesinde, 1924 yılında kaldırılabildi...

34- *5. Murat:* Fransız Vilma (Şevkevza Sultan)'dan doğma.

Eşleri: Carmen (Cananiyar), Marone (Elaru), Elfi (Filiztan), Clarissa (Gevheri), Henna (Reşan) v.b.

35- *2. Abdülhamid:* Ermeni Verjin (Tirimüjgan Sultan)'dan doğma.

Eşleri: Lucien (Bedrifelek), Sylvia (Behice), İliana (Biydar), Helga (Dilpeseni), Etienne (Emsalinur), Marica (Mezide), Sarah Müfika), Sevilla (Nazikade), Lester (Perveste), Rosanna (Safinaz), Ruth (Saliha), Meri (Naciya), Lisa (Sazkar). (Bitmedi, sürecek…Wink

36- *Mehmet Reşat:* Rum Sofi (Gülcemal Sultan)'dan doğma. Eşleri: 65 yaşında padişah olduğundan kayıtlarda kesinlik yok.

37- *Vahdeddin (5. Mehmet):* Abdülmecid'in karısı Henriet (Gülüstü Sultan)'dan doğma.

Eşleri: Emine Nasik Eda ve saray bahçıvanının kızı Nevzut. Kökeni bilinmiyor; Çerkez olduğu iddiaları var.


Bu padişah efendilerimizin hemen hemen hepsinin anaları Avrupa’dan getirilmiş esirelerdi. Saraya girdikten sonra Türk ve Müslüman olmuşlardı hepsi de. Artık ne kadar olabildiyseler... Sanırım olamadılar ki, gelecekte Osmanlı Tahtına kurulacak olan şehzadeler de ne Türk ahlakına, ne de İslam ahlakına göre yetiştirildiler.

Bilmiyorum belki başka gerekçeli nedenleri de vardır, örneğin payitahttan dışarı çıkarlarsa tahttan düşebilirler gibi ama gerçek şu ki, onlardan hiç birisi sade bir Müslüman kadar bile İslam’ın şartlarının tamamına uymamışlardır. Aslında iyi de etmişlerdir bana kalırsa ya... Yani hacca gitmemişlerdir, korkaklıkları yüzünden de olsa...


Bugün tüccar olan, sanatkar olan, esnaf olan ekmeği bütün sözüm ona Müslüman Atatürk düşmanlarının bir gerçeği sık sık kafalarına Hazreti Ali'nin gürzü gibi vurmamız gerek: "Eğer Atatürk, Cumhuriyeti kurmasaydı, devrimleri yapmasaydı bugün siz basit bir Osmanlı amelesi olarak kalacaktınız ey biçareler!"

Türk olarak yetiştirilmeyen şehzade de elbette ki tahta çıkınca Türk soyuna zulmedecektir. Etmiştir de...

Bakalım arada kaybolan bin yıldan sonra

Türk ulusu bu saldırganlara artık gerçekten yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini ve saltanatını kendi eline almış olabilecek mi? Çünkü ben ortada henüz bir kazanım göremiyorum.


Çetiner Çalış,

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.