You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Türkiye Laikliği yok etmeye çalışıyorken Mısır Halkı Laiklik için savaşıyor...

Türkiye Laikliği yok etmeye çalışıyorken Mısır Halkı Laiklik için savaşıyor...

Posting Freak
Türkiye Laikliği yok etmeye çalışıyorken Mısır Halkı Laiklik için savaşıyor...
Cumhuriyet 19.12.2011
‘Laik bir sistem istiyoruz’

Mısır’daki eylemleri başlatan gençlerden biri olan bilişim uzmanı Haytham el Fadeel, ülkede şeriat tehdidi olursa yeniden sokaklara çıkacaklarını söylüyor

ELÇİN POYRAZLAR

Haytham el Fadeel 24 yaşında Mısırlı bir bilişim uzmanı. Google’a rakip olabilecek Kengine.com isimli bir arama motoru kuran El Fadeel, aynı zamanda Mısır’da Tahrir Meydanı’ndaki gösterileri başlatan gençlerden biri. Kendi kendine çalışarak bilgisayar mühendisi olan ve uluslararası alanda başarılı bir girişimci olarak tanınan El Fadeel, ülkesi ve halkı için özgürlük ve ekonomik güç istiyor. Mısır’ın İslamcı bir rejime dönüşme tehlikesine yönelik tek bir yanıtı var El Fadeel’in “Biz de yeniden sokağa çıkarız”. II. Küresel Girişimcilik Zirvesi’ne katılan El Fadeel ile İstanbul’da söyleştik.

- Mısır’daki Mübarerek rejiminin devrilmesinde medya ve teknolojinin nasıl bir rolü oldu?

İnternette aktif olan insanlar ulusal televizyon kanalından kaçarak Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım ağları sayesinde sokaklarda gerçekten neler olduğunu görebildiler.

- Peki sizin rolünüz neydi?

Ben Tahrir Meydanı’ndaydım. Özel bir rolüm yoktu, amaç organize olmak ve insanları meydana çağırmaktı. İnsanlar sokakta olanları öğrendiler.

- Peki o kadar insan meydanda nasıl toplanabildi?

“Şebeke etkisi” denilen bir şey var. Ben size bir şeyler olduğunu söylüyor, haber veriyorum, siz arkadaşlarınıza ve çevrenize bunu söylüyorsunuz, sizin arkadaşlarınız da kendi arkadaşlarına aktarıyor ve bu böylece yayılıyor. Sonunda herkes bundan konuşmaya başladı.

- Gösterilerde ne hissettiniz?

Özgürlüğü hissettim.

- Ama şimdi dışarıdan pek de özgür görünmüyor...

Emin değilim. Ordu şu anda pek çok hata yapıyor. Bunları kasten mi yapıyorlar, yoksa bir ülkeyi yönetmede deneyimleri olmadığı için mi, bilemiyorum. Mübarek gibi mi olurlar, onu da bilmiyorum. Üstelik herkes ülkede İslami bir parlamento olabileceğini konuşuyor.

- Müslüman Kardeşler en örgütlü grup değil mi?

Evet. Mısır seçimleri üç aşamalı olarak yapılacak. Mısır’ın nüfusu büyük olduğu için ülke seçimler için kentlere bölündü. İlk aşamada Müslüman Kardeşler’in yüzde 50, diğer İslami partilerin de yüzde 10 gibi bir oy alması bekleniyor.

- Siz bunu istiyor musunuz?

Hayır. Ben devlet modeli olarak Türk modelini isterim. Devletin dine karışmadığı, isteyenin kapandığı, istemeyenin kapanmadığı; isteyenin ibadet ettiği ya da etmediği bir modeli. Biz şeriat istemiyoruz, laiklik istiyoruz. Böylece herkesin dilediği gibi yaşaması garanti altına girer. Özgürlük budur.

- Türkiye’de ve bölgede Arap isyanlarının ardında ABD’nin olduğu görüşü de var...

(Gülüyor). Elbette ki hayır. Mısır’ın ulusal kanalı da bunların ardında ABD, İsrail, İran ya da Hamas olduğunu söylüyor. Oysa bunun ardında yalnızca insanlar var. Tunus’ta insanlar korkmuyorlar, özgürlük ve başarılı bir ülke istiyorlar. İsrail, Türkiye ve Malezya ekonomik ve teknolojik olarak çok başarılı. Biz de güçlü bir ekonomi ve elbette ki özgürlük istiyoruz. Bu çok sezgisel bir şey. İnsanlar bunu istiyor artık.

- Mısır’daki devrimin köktenciler tarafından gasp edilmesinden endişe duymuyor musunuz?

Aslında İslami gruplar da kendi aralarında tutarlı değil. Ne olacak bilmiyorum, ama eğer devrimi gasp ederlerse biz de yeniden sokağa çıkarız.

- Siyasete atılmayı düşünüyor musunuz?

Hayır. Benim işim bilgisayar teknolojisi. Şimdilik herhangi siyasi bir harekette yer almayı düşünmüyorum. Tabii ki oy vereceğim. Ben liberalleri destekliyorum. İşadamı Naguib Sewaras’ın “Özgür Mısırlılar Partisi”ne oy vermeyi düşünüyorum.
Cumhuriyet Gazetesi
19 12 2011


Atatürk ün bizlere yıllar önce verdiği Laiklik ilkesini bugün Türkiye yok etmeye çalışıyorken Mısır Halkı Laiklik için mücadele ediyor. Atatürk e hakaret edenler şapkalarını önüne koyup bir keredaha düşünsünler. Atatürk Türkiye için iyilikmi yaptı kötülük mü ?
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
Posting Freak
Türkiye Laikliği yok etmeye çalışıyorken Mısır Halkı Laiklik için savaşıyor...
]Atatürk, florya’dan çekmece’ye doğru bir yaya yürüşünde, ağaç altında dinlenen bir ihtiyar adama rastlar.adam hürmetle ayağa kalkarak, Ata’yı selamlar.

]Atatürk sorar :


]- beni tanıyor musun ?

]- tanımaz olurmuyum, evimde resmin bile var !

]Atatürk memnun olmuştur. Konuşmaya başlarlar. Ihtiyar;


]- bir işine aklım ermedi. Cumhuriyetçiliği, inkılapçılığı, milliyetçiliği, halkçılığı hatta devletçiliği anlıyorum ama şu “laikliği” pek kavrayamadım. Neden her şeyi birden bozdun?


]Atatürk ;

]bunu sana bir hikaye ile anlatayım der. Mısır’ı fetheden komutan, halife ömer’e bir mektup yazmış : “burada bir çok kütüphaneler, içlerinde de bir çok kitaplar var. Bunları yakayım mı, yoksa bırakayım mı ? ...” ömer cevap vermiş : “kitapları incele, eğer faydasız şeylerse yak ! Yok eğer faydalı şeylerse, yine yak ! çünkü halk, o kitapları okudukça, onlara uymaktan vazgeçmeyecekler, eskiyi unutmayacaklar ve bize – yani yeniye ve yeniliğe – daima düşman olacaklardır ! ...”



]hikayeyi anlatan ata, ihtiyara sordu :



]- şimdi sana laikliğin ne olduğunu açıklayayım mı ?



]Ihtiyar derin bir sezgi ve sağduyu ile cevap verdi :



]- istemez paşam dedi, hepsini anladım.


ülkemizde çok büyük bir aydın ve halk kesimi Atatürk’ün dine olan saygısını, bağlılığını ve en önemlisi onun dinin içine düşürüldüğü durumdan kurtararak hak ettiği yüce mevkie yüksetlme niyet ve iradesini görüp, tereddütsüz desteklerken ; az sayıdaki istismarcı iki kesim ise aynı çıkar çizgisinde buluşarak onun din konusundaki bu son derece olumlu tavrını görmezlikten gelip “dinsizliğini” ileri sürmek cehalet ve ihaneti içerisine düşmektedirler.


Istismarcı bu iki kesim, dine karşı olanlar ile dini kendi çıkarları için bir menfaat aracı kılarak siyasallaştırmak isteyenlerdir. Atatürk’le ve atatürk ilkeleriyle din arasında kasıtlı olarak ters bir bağlantı kurmaya çalışan bu kişilerin hedefi atatürk’ü dine karşı bir silah gibi göstermek gayretidir. Ayrıca türkiye cumhuriyeti devletinin temel ilkelerinden biri olan laiklik ilkesi dinsizlik olarak yorumlanmak ve din düşmanlığı paravan yapılmak istenmektedir.


Oysa Atatürk, bu iki menfi kesimin tanımlamalarının çok dışında ve üstünde, dini yüceltmek ve onu yüzyıllardan beri siyasetçilerin ve cahillerin elinde bir oyuncak olmaktan kurtarmak için dini özüne yönelmiş ve onu ortaya koymaya çalışmıştır.
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Mustafa Kemal Atatürk
Son Düzenleme: 20/12/2011, 01:30, Düzenleyen: SvmDoğan.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.