SÖZCÜK TÜRLERİ
Sözcükler tür bakımından temelde iki ana gruba ve sekiz ayrı türe ayrılır:
a. İsim soylu sözcükler: İsimsıfatzamirzarfedatbağlaç ve ünlemler
b. Fiiler soylu sözcükler: Fiiller
İSİM (AD)
Varlıklarıkavramları karşılayan sözcüklerdir.
İsimlerlekarşıladıkları kavram ve nesneler arasında çok sıkı bir ilgi vardır.Bunlar daima birbirlerini çağrıştır.
Örneğin; "kitap" sözü aklımızda hemen varlık olarak "kitap" nesnesini canlandırır ya da bir kitabı gördüğümüzde zihnimize hemen onu karşılayan isim gelir.
Kavramlar için ise bu kadar belirgin bir ilişki varlığını söyleyemeyiz. Örneğin "dert" dendiğinde aklımızda bir nesne canlanmaz; ancak bunun insanı sıkıntıya sokan bir durum olduğu zihnimizde belirir.
İsim çeşitleri ise şu şekildedir:
A. Varlıklara Verilişlerine Göre İsimler
1. CİNS İSİM
Aynı türden varlıkları karşılayan isimlerdir.Bu varlıkların benzerleri etrafta çoktur.
Cins isimlerin ilk harfleri büyük harflerle yazılmaz.
Örn.; "Çiçekokulkitapsilgi ..." v.s.
2. ÖZEL İSİM
Tek olantam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan isimlerdir.
Ankara Kayseri Adıyaman gibi yer adları
Hatice Sultan Recep gibi kişi adları
Türkiye İtalya Sudan gibi ülke adları
Günün Ötesi Kiralık Konak Türk Edebiyatı Hürriyet gibi kitap dergi gazete adları
Bilkent Üniversitesi Yeşilay Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi kurum adları
İngilizce Türkçe Rusça gibi dil adları
Boncuk Tekir Yumak gibi hayvanlara verilen adlar özel isimdir başharfleri büyük harf olarak yazılır.
B. Varlıkların Sayılarına Göre İsimler
1. TEKİL İSİM
Sayıca tek bir varlığı karşılayan isimlere tekil isim denir.
Bunlar; "kitap çocuk şiir bilgisayar ..." gibi bir varlığı karşılayan isimlerdir.
2.ÇOĞUL İSİM
Sayıca birden çok varlığı karşılayan isimlerdir. Çoğul isimler "-ler -lar" eki getirilerek yapılır.
"Kitaplar çocuklar şiirler bilgisayarlar ..."
3.TOPLULUK İSMİ
Yapıca tekil olduğu halde yani çoğul eki almadığı halde birden çok varlığı karşılayan isimlere topluluk ismi denir .
"Toplum halk millet ordu bölük sürü ..." sözcükleri birer topluluk adıdır.
Topluluk isimleri de çoğul eki alabilir. Bu durumda grupların çoğulu bildirilmiş olur.
Örn.; "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz!" cümlesinde "ordu" topluluk ismi çoğul eki almıştır.Burada ordunun birden fazla olduğu anlatılmak istenmiştir.
C. Varlıkların Oluşlarına Göre İsimler
1.SOMUT (MADDE) İSİM
Duyu organlarımız ile algılanan isimlere somut isim denir.
"Kitapmasainsanışık ..." isimleri beş duyumuzdan biri ile algılanan somut isimlerdir.
2.SOYUT (MANA) İSİM
Duyu organlarımız ile algılanamayan ama varlığına inandığımız isimleridir.
"Neşe özlem sevgi korku ..." isimleri duyu organımız ile algılanamayan soyut isimlerdir.
D. Yapıları Bakımından İsimler
1. BASİT İSİM
Yapım eki almamış kök halindeki isimlerdir.
"Masasıratelevizyonkalemdefteranne ..."
2. TÜREMİŞ İSİM
İsim yada fiil kökünden yapım ekiyle elde edilen yenianlamlı isimlerdir.
Türemiş bir iismle o ismin kökü arasında mutlaka anlam bağlantısı vardır.
"Kulaklıkgözlükçüsevgiyolcugörevkitapçıt uzlu kevsizTürkçe ...
3. BİRLEŞİK İSİM
- En az iki sözcükten oluşurlar.
- Sözcükler temel anlamlarını yitiripbirlikte yeni bir anlam kazanırlar.
- Sözcüklerin türleri ne olursa olsun mutlaka bir ismi karşılar.
- Her zaman bitişik yazılırlar.
"Biçerdöver dedikodu uçaksavar sivrisinekeczane ateşböceği sütlaç ..."
NOT:
sütlaç => sütlü + aş
"sütlü" kelimesinde süt sıfattır ve "ü" harfi ses düşmesine uğrar. "aş" ise isimdir ve "ş" "ç" ye dönüşür.
Aynı şekilde ;
eczane => ecza + hane
"ecza" kelimesi isimdir "hane" kelimesinde ki "h" harfi ise ses düşmesine uğramıştır.
Türkçe Dilbilgisi Ve Kuralları
Türkçe Dilbilgisi Ve Kuralları
Türkçe Dilbilgisi Ve Kuralları
]EKLER ve SÖZCÜK YAPISI
]I. EKLER
Sözcüklerin kök veya gövdelerine gelerek onların cümledeki görevlerini belirleyen
onlara değişik anlamlar katan ya da onlardan yeni sözcükler türeten ses veya ses birleşimlerine ek (takı) denir.
Ekler çekim eki ve yapım eki olmak üzere temelde ikiye ayrılır.
A. ÇEKİM EKLERİ
Çekim ekleri fiil çekim ekleri ve isim çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. Fiil çekim eklerini “fiiler” konusunda gördüğümüz için burada sadece isim çekim eklerine değineceğiz.
Şimdi isim çekim eklerini anlamlarıyla görelim.
İSİM ÇEKİM EKLERİ
İsim soylu sözcüklere gelerek onlara cümlede görev ve anlam kazandıran eklerdir.
1. Çokluk Eki
Asıl işlevi isimlerin sayı bakımından çokluğunu bildirmektir.
"Okullar
evler
insanlar
çiçekler
sular..."
Çokluk eki
bu işlevinin dışında eklendiği sözcüğe değişik anlamlar da kazandırır.
“Türkler köklü milletlerdendir.”
cümlesine “millet” anlamı![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
“Beş yaşlarında bir çocuğu var.”
cümlesine “yaklaşık” anlamı![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
“Bu akşam Bülent Beyler bize gelecekler.”
cümlesine “aile” anlamı![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
“Akşamları erken yatmayı severim.”
cümlesine “her” anlamı katmıştır.
2. Hâl (Durum) Ekleri
İsim soylu sözcüklere gelerek onların yüklemle ya da diğer sözcüklerle ilgilerini sağlayan eklerdir.
a. - i hâl eki (belirtme hâli) : İsimlere getirilen “-ı
-i
-u
-ü” ekidir.
“Ses - i duydum.”
“Okul - u bitirdim.”
cümlelerinde kullanılan eklerdir. Fiilin neyi etkilediğini gösterir. Fiile sorulan “kimi
neyi” sorularına cevap verir.
b. - e hâl eki (yönelme hâli) : İsme getirilen “-a
-e” hâl ekidir.
“Okula dün gitmedim.”
cümlesinde yer bildirir.
“Akşama size geleceğiz.”
cümlesinde zaman bildirir; zarf yapar.
c. - de hâl eki (bulunma hâli) : İsme getirilen “-da
-de
-ta
-te” ekidir.
“Durakta otobüs bekliyor.”
cümlesinde yer bildirir.
“İki saattir ayakta duruyor.”
cümlesinde durum bildirerek zarf yapmış.
“Beşte gidelim sinemaya.”
cümlesinde zaman bildirerek zarf yapmış.
“Onlar sanatın gözde kişileridir.”
cümlesinde eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmiş ve sıfat yapmış. “-de” hâl eki bu durumda yapım eki olmuştur.
“Tarlada adam boyunda mısırlar vardı.”
cümlesinde sıfat yapmış ancak yapım eki olmamıştır.
d. - den hâli (çıkma durumu) : İsme getirilen “-dan
-den
-tan
-ten” ekidir.
“Dükkândan az önce çıktı.”
cümlesinde yer bildirmiş.
“İzmir'e akşamdan gidelim.”
cümlesinde zaman bildirmiş.
“Sıradan kitaplar sana bir şey kazandırmaz.”
cümlesinde eklendiği sözcüğün anlamını değiştirerek sıfat yapmış ve yapım eki olmuş.
“Kitaptan daha iyi dost olur mu?”
cümlesinde karşılaştırma bildirmiş.
“Hastalandığından okula gelememiş.”
cümlesinde neden bildirmiş.
e. Yalın hâli : İsimlerin hâl eki almamış şeklidir. İsimler hâl ekleri dışındaki çekim eklerini aldıklarında yalın hâlden çıkmaz.
“Çiçek
evler
okulumuz
kitap
ağaç...”
3. Eşitlik Eki
İsim soylu sözcüklere gelip onlara değişik anlamlar katan ve anlama bağlı olarak onları sıfat
zarf yapan - ce
-ca (-çe
-ça) ekleridir.
“Böyle çocukça davranmamalısın.” (benzerlik)
“Ailece tatile gittik.” (topluluk
birlikte)
“Benden boyca uzunsun”. (karşılaştırma
bakımından)
“Bence sen de haklısın.” (görelik
kanaat)
“Masraflarınız şirketimizce karşılanacak.” (tarafından)
4. İyelik Eki
Eklendiği ismin bir şahsa ya da nesneye ait olduğunu gösteren ektir. Aitlik ilgisini
kendinden önceki bir sözcüğe ya da söz öbeğine bağlayarak bildirir. Altı şahsa göre çekimlenir.
(benim)[COLOR=white]_____ defter - im[COLOR=white]___-_ silgi - m
(senin)[COLOR=white]___-__ defter - in[COLOR=white]___-__ silgi - n
(onun)[COLOR=white]______ defter - i[COLOR=white]______- silgi - si
(bizim)[COLOR=white]____-- defter - imiz[COLOR=white]_-_-- silgi - miz
(sizin)[COLOR=white]-------- defter - iniz[COLOR=white]------ silgi - niz
(onların)[COLOR=white]------ defter - leri [COLOR=white]----- silgi - leri
İyelik eklerini benzer eklerle karıştırmamak gerekir. Örneğin iyilik üçüncü tekil kişi eki ile belirtme hâli eki karıştırılabilir.
“Ev- i yeni aldık.” (o evi)
“Ev- i çok büyükmüş.” (onun evi)
Bu iki sözcükte de “-i” eki var. Hangisi iyelik
hangisi hâl anlamak için şu soruyu sorabiliriz:
“Kimin evi?”
Bu soruyu sorduğumuzda ikinci cümlenin cevap verdiğini ve “Onun evi büyükmüş.” şeklinde söylenebildiğini görüyoruz. Öyleyse “-i” eki ikinci cümlede iyelik eki
birinci cümlede ise “Neyi aldık?” sorusuna cevap verdiğinden “-i” hâl eki olarak kullanılmıştır.
Ayrıca “-i” eki almış sözcüğün başına “onun” sözcüğü getirerek de bunu anlayabiliriz.
(Onun) “Ev - i yeni aldık.”
olmuyor
ama
(Onun) “Ev - i çok büyükmüş.”
oluyor. Demek ki ikinci cümledeki “-i” eki
iyelik ekidir.
5. İlgi Ekleri
İyelik ekiyle çok sıkı biçimde ilgisi olan bir ektir. Eklendiği isme ait olan başka bir sözün varlığını gösterir. Bağlı olduğu isim ilgi ekli isimden sonra gelir.
Ben - im = kitabım
Sen - in = kitabın
O - nun = kitabı
Biz - im = kitabımız
Siz - in = kitabınız
Onlar - ın =kitapları
]I. EKLER
Sözcüklerin kök veya gövdelerine gelerek onların cümledeki görevlerini belirleyen
Ekler çekim eki ve yapım eki olmak üzere temelde ikiye ayrılır.
A. ÇEKİM EKLERİ
Çekim ekleri fiil çekim ekleri ve isim çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. Fiil çekim eklerini “fiiler” konusunda gördüğümüz için burada sadece isim çekim eklerine değineceğiz.
Şimdi isim çekim eklerini anlamlarıyla görelim.
İSİM ÇEKİM EKLERİ
İsim soylu sözcüklere gelerek onlara cümlede görev ve anlam kazandıran eklerdir.
1. Çokluk Eki
Asıl işlevi isimlerin sayı bakımından çokluğunu bildirmektir.
"Okullar
Çokluk eki
“Türkler köklü milletlerdendir.”
cümlesine “millet” anlamı
“Beş yaşlarında bir çocuğu var.”
cümlesine “yaklaşık” anlamı
“Bu akşam Bülent Beyler bize gelecekler.”
cümlesine “aile” anlamı
“Akşamları erken yatmayı severim.”
cümlesine “her” anlamı katmıştır.
2. Hâl (Durum) Ekleri
İsim soylu sözcüklere gelerek onların yüklemle ya da diğer sözcüklerle ilgilerini sağlayan eklerdir.
a. - i hâl eki (belirtme hâli) : İsimlere getirilen “-ı
“Ses - i duydum.”
“Okul - u bitirdim.”
cümlelerinde kullanılan eklerdir. Fiilin neyi etkilediğini gösterir. Fiile sorulan “kimi
b. - e hâl eki (yönelme hâli) : İsme getirilen “-a
“Okula dün gitmedim.”
cümlesinde yer bildirir.
“Akşama size geleceğiz.”
cümlesinde zaman bildirir; zarf yapar.
c. - de hâl eki (bulunma hâli) : İsme getirilen “-da
“Durakta otobüs bekliyor.”
cümlesinde yer bildirir.
“İki saattir ayakta duruyor.”
cümlesinde durum bildirerek zarf yapmış.
“Beşte gidelim sinemaya.”
cümlesinde zaman bildirerek zarf yapmış.
“Onlar sanatın gözde kişileridir.”
cümlesinde eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmiş ve sıfat yapmış. “-de” hâl eki bu durumda yapım eki olmuştur.
“Tarlada adam boyunda mısırlar vardı.”
cümlesinde sıfat yapmış ancak yapım eki olmamıştır.
d. - den hâli (çıkma durumu) : İsme getirilen “-dan
“Dükkândan az önce çıktı.”
cümlesinde yer bildirmiş.
“İzmir'e akşamdan gidelim.”
cümlesinde zaman bildirmiş.
“Sıradan kitaplar sana bir şey kazandırmaz.”
cümlesinde eklendiği sözcüğün anlamını değiştirerek sıfat yapmış ve yapım eki olmuş.
“Kitaptan daha iyi dost olur mu?”
cümlesinde karşılaştırma bildirmiş.
“Hastalandığından okula gelememiş.”
cümlesinde neden bildirmiş.
e. Yalın hâli : İsimlerin hâl eki almamış şeklidir. İsimler hâl ekleri dışındaki çekim eklerini aldıklarında yalın hâlden çıkmaz.
“Çiçek
3. Eşitlik Eki
İsim soylu sözcüklere gelip onlara değişik anlamlar katan ve anlama bağlı olarak onları sıfat
“Böyle çocukça davranmamalısın.” (benzerlik)
“Ailece tatile gittik.” (topluluk
“Benden boyca uzunsun”. (karşılaştırma
“Bence sen de haklısın.” (görelik
“Masraflarınız şirketimizce karşılanacak.” (tarafından)
4. İyelik Eki
Eklendiği ismin bir şahsa ya da nesneye ait olduğunu gösteren ektir. Aitlik ilgisini
(benim)[COLOR=white]_____ defter - im[COLOR=white]___-_ silgi - m
(senin)[COLOR=white]___-__ defter - in[COLOR=white]___-__ silgi - n
(onun)[COLOR=white]______ defter - i[COLOR=white]______- silgi - si
(bizim)[COLOR=white]____-- defter - imiz[COLOR=white]_-_-- silgi - miz
(sizin)[COLOR=white]-------- defter - iniz[COLOR=white]------ silgi - niz
(onların)[COLOR=white]------ defter - leri [COLOR=white]----- silgi - leri
İyelik eklerini benzer eklerle karıştırmamak gerekir. Örneğin iyilik üçüncü tekil kişi eki ile belirtme hâli eki karıştırılabilir.
“Ev- i yeni aldık.” (o evi)
“Ev- i çok büyükmüş.” (onun evi)
Bu iki sözcükte de “-i” eki var. Hangisi iyelik
“Kimin evi?”
Bu soruyu sorduğumuzda ikinci cümlenin cevap verdiğini ve “Onun evi büyükmüş.” şeklinde söylenebildiğini görüyoruz. Öyleyse “-i” eki ikinci cümlede iyelik eki
Ayrıca “-i” eki almış sözcüğün başına “onun” sözcüğü getirerek de bunu anlayabiliriz.
(Onun) “Ev - i yeni aldık.”
olmuyor
(Onun) “Ev - i çok büyükmüş.”
oluyor. Demek ki ikinci cümledeki “-i” eki
5. İlgi Ekleri
İyelik ekiyle çok sıkı biçimde ilgisi olan bir ektir. Eklendiği isme ait olan başka bir sözün varlığını gösterir. Bağlı olduğu isim ilgi ekli isimden sonra gelir.
Ben - im = kitabım
Sen - in = kitabın
O - nun = kitabı
Biz - im = kitabımız
Siz - in = kitabınız
Onlar - ın =kitapları
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Türkçe Dilbilgisi Ve Kuralları
B. YAPIM EKLERİ
İsim ve fiillerin kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir.
Burada kök sözünü de açıklamakta fayda var.
]Kök
Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan parçalanamayan en küçük parçasıdır.
Köklerde yapım eki bulunmaz
ancak çekim eki bulunabilir. Örneğin;
“Ağaçlarımız” sözcüğünde “ağaç”
sözcüğün
anlamlı ve parçalanamayan en küçük parçasıdır. “lar” çokluk ekidir; yani isim çekim ekidir.
“-(ı)-mız” eki iyelik ekidir; yani isim çekim ekidir.
Öyleyse bu sözcük yapım eki almamıştır
kök hâlindedir.
Kökler iki türde bulunur: İsim kökleri ve fiil kökleri.
“Baktı” sözcüğündeki kök “bak-” fiil kökü; “tuzluk” sözcüğünün kökü olan “tuz” isim köküdür.
Sözcüğün köküyle
ek aldıktan sonraki şekli arasında mutlaka bir anlam ilgisi olmalıdır.
“Balıkçılık” kelimesinin ek ve köklerine “balık-çı-lık” şeklinde ayrılır. Yoksa “balık” kelimesi bölünüp de köküne “bal” denemez. Çünkü “bal” kelimesi ile “balık” kelimesi arasında anlamca bağlantı yoktur.
Sözcüğün yapım eki aldıktan sonraki durumuna gövde denir.
Bir sözcük birden çok yapım eki alabilir. İlk yapım eki köke diğerleri gövdeye eklenir.
]Çekim Ekiyle Yapım Ekinin Farkları
Çekim ekleri eklendiği sözcüğün anlamında bir değişiklik yapmaz; yapım ekleri ise anlamı
köke bağlı olmak şartıyla
değiştirir. Örneğin;
“Kitabı aradım.”
cümlesindeki “kitaözcüğü “sayfalardan oluşan ve okunan nesne” anlamındadır. “-i” hâl ekini alarak “kitabı” şekline geldiğinde de anlamı değişmemektedir.
“Kitapçı aradım.”
cümlesinde ise “sayfalardan oluşan ve okunan nesne” olan “kitap” sözcüğü “-cı” yapım ekini alarak bu anlamını yitirmiş
“kitap satılan yer” anlamına gelmiştir. Yani “kitap”la bir anlam ilgisi vardır; ama yeni bir sözcük oluşmuştur.
Çekim ekleri bir sözcüğe yapım ekinden sonra eklenir. Yani önce yapım ekleri
sonra çekim ekleri gelir. İstisnaları olsa da bu genel bir kuraldır.
Ek ve kök hakkındaki bu genel bilgilerden sonra şimdi eklerin önemlileri üzerinde durabiliriz.
1. İsimden İsim Yapan Ekler
İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni isimler türeten eklerdir. Ancak bu sözcükler sıfat
zarf gibi görevlerde de kullanılabilir.
“Kiralık ev vardır.
“Sulu yemeleri çok sever.”
“İşsiz insanlara yardımcı oluyordu.”
“Büyüyünce futbolcu olacakmış”
“Sınıflara üçer kişi alalım.”
2. İsimden Fiil Yapan Ekler
İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan fiil türeten eklerdir.
“Bahçedeki çiçekleri suladı.”
“Hastamız nihayet düzeldi.”
“Arabanın çamurluğu eğrildi.”
“Dudağın kanamış.”
“Çocuğunu görünce gözleri yaşardı.”
“Kulağına ne fısıldadı?”
“Bugün çok geciktin”
“Sonbaharda yapraklar sararır.”
3. Fiilden İsim Yapan Ekler
Fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan isim türeten eklerdir. Bunlar da cümlede sıfat
zarf görevlerinde kullanılabilir.
“Otobüs durakları yenileniyor.”
“Ders çalışmak için istek gerekir.”
“Asırlardır bir yığın dertle uğraşıyoruz.”
“Evrenin mayası sevgi değil midir?”
“Senin alıngan olduğunu unutmuşum.”
“Dalgıçlar batan gemiyi arıyor.”
“Okuyucu eserin kalitesini bilir.”
“Yazı yazmakta ustalaşmıştı.”
“Artık elektriklerde kesinti olmayacak.”
“Bu dağlar arsında geçit var mı?”
4. Fiilden Fiil Yapan Ekler
Fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni fiiller türeten eklerdir.
“Masadan düşen vazo kırıldı.”
“Kurşun sesiyle ortalık karıştı.”
“İnşaatı iki yılda bitirdi.”
“Küçük köpek
konuklara saldırdı.”
“Bakkaldan kendine gazete aldırttı.”
“Bahçedeki çiçekleri koparmışlar.”
“Savcı bütün dosyaları inceletti.”
İsim ve fiillerin kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir.
Burada kök sözünü de açıklamakta fayda var.
]Kök
Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan parçalanamayan en küçük parçasıdır.
Köklerde yapım eki bulunmaz
“Ağaçlarımız” sözcüğünde “ağaç”
“-(ı)-mız” eki iyelik ekidir; yani isim çekim ekidir.
Öyleyse bu sözcük yapım eki almamıştır
Kökler iki türde bulunur: İsim kökleri ve fiil kökleri.
“Baktı” sözcüğündeki kök “bak-” fiil kökü; “tuzluk” sözcüğünün kökü olan “tuz” isim köküdür.
Sözcüğün köküyle
“Balıkçılık” kelimesinin ek ve köklerine “balık-çı-lık” şeklinde ayrılır. Yoksa “balık” kelimesi bölünüp de köküne “bal” denemez. Çünkü “bal” kelimesi ile “balık” kelimesi arasında anlamca bağlantı yoktur.
Sözcüğün yapım eki aldıktan sonraki durumuna gövde denir.
Bir sözcük birden çok yapım eki alabilir. İlk yapım eki köke diğerleri gövdeye eklenir.
]Çekim Ekiyle Yapım Ekinin Farkları
Çekim ekleri eklendiği sözcüğün anlamında bir değişiklik yapmaz; yapım ekleri ise anlamı
“Kitabı aradım.”
cümlesindeki “kitaözcüğü “sayfalardan oluşan ve okunan nesne” anlamındadır. “-i” hâl ekini alarak “kitabı” şekline geldiğinde de anlamı değişmemektedir.
“Kitapçı aradım.”
cümlesinde ise “sayfalardan oluşan ve okunan nesne” olan “kitap” sözcüğü “-cı” yapım ekini alarak bu anlamını yitirmiş
Çekim ekleri bir sözcüğe yapım ekinden sonra eklenir. Yani önce yapım ekleri
Ek ve kök hakkındaki bu genel bilgilerden sonra şimdi eklerin önemlileri üzerinde durabiliriz.
1. İsimden İsim Yapan Ekler
İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni isimler türeten eklerdir. Ancak bu sözcükler sıfat
“Kiralık ev vardır.
“Sulu yemeleri çok sever.”
“İşsiz insanlara yardımcı oluyordu.”
“Büyüyünce futbolcu olacakmış”
“Sınıflara üçer kişi alalım.”
2. İsimden Fiil Yapan Ekler
İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan fiil türeten eklerdir.
“Bahçedeki çiçekleri suladı.”
“Hastamız nihayet düzeldi.”
“Arabanın çamurluğu eğrildi.”
“Dudağın kanamış.”
“Çocuğunu görünce gözleri yaşardı.”
“Kulağına ne fısıldadı?”
“Bugün çok geciktin”
“Sonbaharda yapraklar sararır.”
3. Fiilden İsim Yapan Ekler
Fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan isim türeten eklerdir. Bunlar da cümlede sıfat
“Otobüs durakları yenileniyor.”
“Ders çalışmak için istek gerekir.”
“Asırlardır bir yığın dertle uğraşıyoruz.”
“Evrenin mayası sevgi değil midir?”
“Senin alıngan olduğunu unutmuşum.”
“Dalgıçlar batan gemiyi arıyor.”
“Okuyucu eserin kalitesini bilir.”
“Yazı yazmakta ustalaşmıştı.”
“Artık elektriklerde kesinti olmayacak.”
“Bu dağlar arsında geçit var mı?”
4. Fiilden Fiil Yapan Ekler
Fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni fiiller türeten eklerdir.
“Masadan düşen vazo kırıldı.”
“Kurşun sesiyle ortalık karıştı.”
“İnşaatı iki yılda bitirdi.”
“Küçük köpek
“Bakkaldan kendine gazete aldırttı.”
“Bahçedeki çiçekleri koparmışlar.”
“Savcı bütün dosyaları inceletti.”
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Türkçe Dilbilgisi Ve Kuralları
İSİM TAMLAMALARI
Bir ismin aitlik ilgisi bakımından daha belirli hale gelmesi için başka bir isim tarafından tamlanmasıyla meydana gelen söz öbeğine ]isim tamlaması denir.
Belli kuralar dahilinde en az iki sözcük bir araya gelerek isim tamlamasını oluşturur.
İsim tamlamaları "tamlayan ve tamlanan" olmak üzere iki unsurdan oluşur.
Tamlayan birinci sözcük
tamlanan ise ikinci sözcüktür.İsim tamlamalarının tamlayanında ilgi
tamlananında ise iyelik eki vardır.
[INDENT]1. BELİRTİLİ İSİM TAMLAMASI
Tamlayanın ilgi
tamlananın iyelik eki aldığı tamlamalardır.
Her iki unsuru da ek olarak oluşturulan bu tür tamlamalarda kuvvetli bir aitlik ilgisi vardır.
"Evin kapısı açık kalmış."
cümlesindeki "evin kapısı" söz öbei belirtili isim tamlamasıdır. Görüldüğü gibi
her iki sözcük de ek almıştır.Bu tamlamada iki sözcük arasındaki kuvvetli bir ilişki kendini göstermektedir.
Belirtili isim tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına başka sözcükler girebilir.
"Kerem'in mavi gömleği güzelmiş."
cümlesinde araya "mavi" sıfatı girmiştir.
"-den" hal eki tamlayanda kullanılan ilgi ekinin yerine geçerek belirtili isim tamlaması kurulabilir.
"Resimlerin birini de ben alayım."
cümlesindeki "resimlerin biri" sözü belirtili isim tamlamasıdır. Biz bunu "resimlerden birini" biçiminde de söyleyebiliriz. Yani sadece tamlayan eki "-in" yerine
aynı işlevi gören "-den" hal ekini getirmiş oluyoruz.
Belirtili isim tamlamalarında bir tamlayan birden fazla tamlanana bağlanabileceği gibi
bir tamlanan birden fazla tamlayana da bağlanabilir.
"Evin bahçesi
odaları
mutfağı o kadar geniş ki ..."
cümlesinde "evin" tamlayan; "bahçesi
odaları
mutfağı" sözcükleri de tamlanandır.
2.BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI
Tamlayanın ilgi eki almayıp tamlananın iyelik eki aldığı tamlamalardır.
Bu tür tamlamalarda bir ismin başka bir isme aitliğinden çok bir nesne ya da kavram ismi oluşturmak esastır.
"Çocuğun elbisesini alacağız."
cümlesinde "çocuğun elbisesi" tamlaması belirtilidir.Bu tamlamada belli bir çocuğa ait elbiseden söz edilmektedir.
Biz bu tamlamayı;
"Çocuk elbisesi alacağız."
şeklinde söylersek yani "-nın" ekini kaldırırsak tamlama belirtisiz olur. Bu durumda belli bir kişiye ait elbiseden değil
genel bir elbise çeşidinden "çocuk elbisesi" nden söz etmiş oluruz.
Belirtisiz isim tamlamalarında tamlayan tamlananın neden yapıldığını
neye benzediğini bildirebilir.
"Lahana turşusu"
"Erik hoşafı"
"Bulgur pilavı"
Bu tamlamalarda tamlayan tamlananın neyden yapıldığını bildirir.
"Deve kuşu"
"Kılıç balığı"
"Küpe çiçeği"
Bu tamlamalarda ise tamlayan tamlananın neye benzediğini bildirir.
3. TAKISIZ İSİM TAMLAMASI
Tamlayanı ve tamlananı ek almamış olan isim tamlamalarıdır.
Takısız isim tamlamalarında her iki unsur da ilgi ve iyelik eklerini almaz.
Bu tamlamalar iki grupta incelenir.
a)Bir şeyin neyden yapıldığını gösterir.
"Boynunda altın kolye vardı."
cümlesindeki "altın kolye" sözü kolyenin neyden yapıldığını gösterir.
"Cam vazo
çelik tencere
deri mont ..." tamlamaları da bunlara örnektir.
b)Bir şeyin neye benzediğini bildirir.
"Altın saçları rüzgarda dalgalanır."
cümlesinde "altın saç" takısız isim tamlamasıdır. bu tamlamada "saçlar" altına benzetilmiştir.
"Gül yanak
zeytin göz
tilki Rıfkı ..." gibi tamlamalar takısız isim tamlamasıdır.
4.ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI
Tamlayan
tamlananın veya her ikisinin kendi içinde başka bir isim tamlaması olduğu söz öbekleridir.
Zincirleme isim tamlamaları en az üç ismin bir araya gelmesi ile oluşur.
"Macera romanlarının okuyucusu çoktur"
cümlesinde "macera romanları" belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu tamlamaya "-nın" eklenmiş ve tamlama "okuyucusu" tamlananına bağlanmış. Böylece iki tamlama iç içe girmiş ve zincirleme isim tamlaması olmuştur.
macera romanları -nın okuyucusu
tamlayan tamlanan [COLOR=white]_____ tamlanan
"Saka kuşunun ötüşü çok hoştu."
cümlesinde "saka kuşunun ötüşü" üç isimden oluşan zincirleme isim tamlamasıdır.Tamlayan "saka kuşu"
tamlanan ise "ötüşü" sözcüğüdür.[/INDENT]
Bir ismin aitlik ilgisi bakımından daha belirli hale gelmesi için başka bir isim tarafından tamlanmasıyla meydana gelen söz öbeğine ]isim tamlaması denir.
Belli kuralar dahilinde en az iki sözcük bir araya gelerek isim tamlamasını oluşturur.
İsim tamlamaları "tamlayan ve tamlanan" olmak üzere iki unsurdan oluşur.
Tamlayan birinci sözcük
[INDENT]1. BELİRTİLİ İSİM TAMLAMASI
Tamlayanın ilgi
Her iki unsuru da ek olarak oluşturulan bu tür tamlamalarda kuvvetli bir aitlik ilgisi vardır.
"Evin kapısı açık kalmış."
cümlesindeki "evin kapısı" söz öbei belirtili isim tamlamasıdır. Görüldüğü gibi
Belirtili isim tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına başka sözcükler girebilir.
"Kerem'in mavi gömleği güzelmiş."
cümlesinde araya "mavi" sıfatı girmiştir.
"-den" hal eki tamlayanda kullanılan ilgi ekinin yerine geçerek belirtili isim tamlaması kurulabilir.
"Resimlerin birini de ben alayım."
cümlesindeki "resimlerin biri" sözü belirtili isim tamlamasıdır. Biz bunu "resimlerden birini" biçiminde de söyleyebiliriz. Yani sadece tamlayan eki "-in" yerine
Belirtili isim tamlamalarında bir tamlayan birden fazla tamlanana bağlanabileceği gibi
"Evin bahçesi
cümlesinde "evin" tamlayan; "bahçesi
2.BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI
Tamlayanın ilgi eki almayıp tamlananın iyelik eki aldığı tamlamalardır.
Bu tür tamlamalarda bir ismin başka bir isme aitliğinden çok bir nesne ya da kavram ismi oluşturmak esastır.
"Çocuğun elbisesini alacağız."
cümlesinde "çocuğun elbisesi" tamlaması belirtilidir.Bu tamlamada belli bir çocuğa ait elbiseden söz edilmektedir.
Biz bu tamlamayı;
"Çocuk elbisesi alacağız."
şeklinde söylersek yani "-nın" ekini kaldırırsak tamlama belirtisiz olur. Bu durumda belli bir kişiye ait elbiseden değil
Belirtisiz isim tamlamalarında tamlayan tamlananın neden yapıldığını
"Lahana turşusu"
Bu tamlamalarda tamlayan tamlananın neyden yapıldığını bildirir.
"Deve kuşu"
Bu tamlamalarda ise tamlayan tamlananın neye benzediğini bildirir.
3. TAKISIZ İSİM TAMLAMASI
Tamlayanı ve tamlananı ek almamış olan isim tamlamalarıdır.
Takısız isim tamlamalarında her iki unsur da ilgi ve iyelik eklerini almaz.
Bu tamlamalar iki grupta incelenir.
a)Bir şeyin neyden yapıldığını gösterir.
"Boynunda altın kolye vardı."
cümlesindeki "altın kolye" sözü kolyenin neyden yapıldığını gösterir.
"Cam vazo
b)Bir şeyin neye benzediğini bildirir.
"Altın saçları rüzgarda dalgalanır."
cümlesinde "altın saç" takısız isim tamlamasıdır. bu tamlamada "saçlar" altına benzetilmiştir.
"Gül yanak
4.ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI
Tamlayan
Zincirleme isim tamlamaları en az üç ismin bir araya gelmesi ile oluşur.
"Macera romanlarının okuyucusu çoktur"
cümlesinde "macera romanları" belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu tamlamaya "-nın" eklenmiş ve tamlama "okuyucusu" tamlananına bağlanmış. Böylece iki tamlama iç içe girmiş ve zincirleme isim tamlaması olmuştur.
macera romanları -nın okuyucusu
tamlayan tamlanan [COLOR=white]_____ tamlanan
"Saka kuşunun ötüşü çok hoştu."
cümlesinde "saka kuşunun ötüşü" üç isimden oluşan zincirleme isim tamlamasıdır.Tamlayan "saka kuşu"
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Türkçe Dilbilgisi Ve Kuralları
SIFATLARDA KÜÇÜLTME
Sıfat olan sözcüğün anlamında küçültme ya da daralma "-cik
-ce
(-ı)msı
(-ı)mtırak" ekleri ile yapılır.
Küçültme sıfatları;bu eklerin getirilmesi ile oluşan sıfatlardır.
"Küçük bir evleri vardı."
cümlesinde "küçük" sıfattır ve kendinden sonra gelen ismin niteliğini belirtmektedir.
"Küçücük evleri vardı."
cümlesinde "-cik" eki almış "küçücük" sözcüğü de niteleme sıfatıdır. Buradaki "küçücük" sözcüün "küçük" sözcüğünden farkı
eklendiği ismin anlamında küçültme yapmış olmasıdır.
Küçük ev => küçücük ev
"Ekmek ayvasının ekşimsi bir tadı vardı."
"Üzerine mavimtırak bir ceket giymişti."
"Masada kalınca bir kitap duruyordu."
Yukarıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcükler küçültme sıfatlarıdır.
SIFATLARDA PEKİŞTİRME
Sıfatlarda pekiştirme
yani anlamın kuvvetlendirilmesi iki şekilde yapılır.
[INDENT]]* .sıfat olan sözcüğün ünlüye kadarki ilk hecesi alınır
daha sonra "m
p
r
s" harflerinden uygun olanı getirilir. En son da sıfat olan sözcük tekrar yazılır.[/INDENT][INDENT]Te-r-temiz => tertemiz[/INDENT]
[INDENT]"Çocuklar bembeyaz elbiseler giymişlerdi."[/INDENT][INDENT]"Dümdüz yolda ilerliyorduk."[/INDENT][INDENT]"Şöyle yemyeşil çimenlerin üzerine uzansam!"[/INDENT]
[INDENT]cümlelerinde altı çizili sözcükler pekiştirme sıfatlarıdır.[/INDENT][INDENT]]* Sıfat olan sözcüğün tekrar edilmesi ile yapılır.[/INDENT][INDENT]Örneğin "çeşit" sözcüğünü düşünürsek
bu sözcüğün tekrra ederek bir ismi nitelediği durumlar pekiştirme sıfatıdır.[/INDENT][INDENT]"Çeşit çeşit meyveler vardı masada."[/INDENT]
[INDENT]"Bahçede uzun uzun ağaçlar vardı."[/INDENT][INDENT]"Derin derin ırmaklar aşarak geldik."[/INDENT]
[INDENT]cümlelerinde altı çizili sözcükler pekiştirme sıfatıdır.[/INDENT]SIFATLARDA DERECELENDİRME
Sıfatlarda derecelendirme "pek
çok
daha
en ..." gibi sözcüklerle yapılır.
"Kardeşin onlardan daha akıllı biri."
cümlesinde "daha" sözcüğü üstünlük![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
"En güzel kitap buydu."
cümlesinde "en" sözcüğü en üstünlük![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
Çok güzel çiçekleri vardı."
cümlesinde "çok sözcüğü aşırılık anlamı katmıştır.
Sıfat olan sözcüğün anlamında küçültme ya da daralma "-cik
Küçültme sıfatları;bu eklerin getirilmesi ile oluşan sıfatlardır.
"Küçük bir evleri vardı."
cümlesinde "küçük" sıfattır ve kendinden sonra gelen ismin niteliğini belirtmektedir.
"Küçücük evleri vardı."
cümlesinde "-cik" eki almış "küçücük" sözcüğü de niteleme sıfatıdır. Buradaki "küçücük" sözcüün "küçük" sözcüğünden farkı
Küçük ev => küçücük ev
"Ekmek ayvasının ekşimsi bir tadı vardı."
"Üzerine mavimtırak bir ceket giymişti."
"Masada kalınca bir kitap duruyordu."
Yukarıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcükler küçültme sıfatlarıdır.
SIFATLARDA PEKİŞTİRME
Sıfatlarda pekiştirme
[INDENT]]* .sıfat olan sözcüğün ünlüye kadarki ilk hecesi alınır
[INDENT]"Çocuklar bembeyaz elbiseler giymişlerdi."[/INDENT][INDENT]"Dümdüz yolda ilerliyorduk."[/INDENT][INDENT]"Şöyle yemyeşil çimenlerin üzerine uzansam!"[/INDENT]
[INDENT]cümlelerinde altı çizili sözcükler pekiştirme sıfatlarıdır.[/INDENT][INDENT]]* Sıfat olan sözcüğün tekrar edilmesi ile yapılır.[/INDENT][INDENT]Örneğin "çeşit" sözcüğünü düşünürsek
[INDENT]"Bahçede uzun uzun ağaçlar vardı."[/INDENT][INDENT]"Derin derin ırmaklar aşarak geldik."[/INDENT]
[INDENT]cümlelerinde altı çizili sözcükler pekiştirme sıfatıdır.[/INDENT]SIFATLARDA DERECELENDİRME
Sıfatlarda derecelendirme "pek
"Kardeşin onlardan daha akıllı biri."
cümlesinde "daha" sözcüğü üstünlük
"En güzel kitap buydu."
cümlesinde "en" sözcüğü en üstünlük
Çok güzel çiçekleri vardı."
cümlesinde "çok sözcüğü aşırılık anlamı katmıştır.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Türkçe Dilbilgisi Ve Kuralları
ZARF (BELİRTEÇ)
İsimlerin varlıkları ya da kavramları karşılar. Fiillerin ise hareketleri
oluşları karşılar.
Varlıkların nasıl belli nitelikleri varsa
fiillerin de belli nitelikleri vardır. İsmin niteliğini bildiren sözcüklere sıfat demiştik. Fiillerin niteliğini bildiren sözcüklere de zarf denir.
"Güzel bir kitap okuyorum."
cümlesinde "güzel" sözcüğü "kitap" isminin niteliğini bildiriyor
onun nasıl olduğunu açıklıyor. Öyle ise bu sözcük sıfat görevindedir.
Aynı sözcük;
"Bu kitap daha güzel görünüyordu."
cümlesinde "görünmek" fiilinin nasıl olduğunu bildiriyor. İşte bu durumda "güzel" sözü zarftır.
Zarflar kendi içinde beşe ayrılarak incelenir:
1. Durum Zarfları
Fiilin durumunu yani nasıl yapıldığını bildiren sözcüklerdir. Fiile sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir.
“Kardeşim
hızlı koşardı.”
Bu cümlede "hızlı" sözcüğü "koşmak" eyleminin durumunu anlatmaktadır. Bunu eyleme sorduğumuz "nasıl" sorusu ile bulabiliriz.
"Mobilyalar çok yeni görünüyordu."
– Nasıl görünüyor?
– Yeni görünüyor.
"Derdini iyi anlatırsan çözüm bulursun."
"Neden çok sessiz konuşuyorsun?"
cümlelerinde altı çizili sözler durum bildiren zarflardır.
2. Zaman Zarfı
Fiilin yapılma zamanını bildiren sözcüklere zaman zarfı denir.
Zaman zarfları fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap verir.
"İzmir'den dün geldim."
cümlesinde "dün" sözcüğü![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
"Bu konuyu akşam konuşalım."
cümlesinde "akşam" sözcüğü![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
"O erken kalkar
geç yatardı."
cümlesindeki "erken ve geç" sözcükleri fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap veren zaman zarflarıdır.
3. Yön Zarfı
Fiilin yöneldiği yeri bildiren sözcüklere yön zarfı denir.
Yön zarfları ek almadan kullanılır ve fiile sorulan "nereye" sorusuna cevap verir.
Bunlar "aşağı
yukarı
içeri
dışarı
ileri
geri
öte
beri" sözcükleri eylemin yönünü belirttiğinde yön zarfı olur.
"İsterseniz aşağı inelim."
cümlesinde
fiile "Nereye inelim?" diye sorarsak
"aşağı" cevabı gelir.
Bu sözcük ek almadan da kullanıldığına göre yön zarfıdır.
Eğer cümle![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
"İsterseniz aşağıya inelim."
şeklinde olsaydı
sözcük isim görevinde kullanılmış olacaktı. Çünkü ikinci cümlede sözcük
çekim eki alarak kullanılmıştır.
aşağı ==> aşağıya
Aşağı inecek misiniz?
Öte git de rahatlayalım.
Geri gelmeyi düşünüyorlar mı?
Beri gel de ne ezdiğine bak.
İleri git
sonra tekrar gelirsin.
Dışarı çıkarsan üşürsün.
İçeri gir de
biraz konuşalım.
cümlelerinde altı çizili sözcükler yön zarflarıdır.
4. Miktar Zarfları
Fiilleri miktar bakımından sınırlandıran sözcüklerdir. Miktar zarfları diğer zarflardan farklı olarak fiilin
sıfatın
zarfın miktarlarını da bildirir.
Miktar zarfları fiile sorulan "ne kadar" sorusuna cevap verir.
"İstanbul'da çok gezdiniz mi?"
cümlesinde "gezmek" fiiline "ne kadar" sorusunu sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte fiilin miktarını bildiren bu sözcük zarftır.
Bu tür zarflar sıfata sorulan "ne kadar" sorusuna da cevap verebilir.
Örneğin;
"Çok güzel bir evi vardı."
cümlesinde "ev" isimdir. "Nasıl ev?" diye sorarsak "güzel" sıfatı cevap verir.
"Ne kadar güzel?" diye sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte sıfatın derecesini bildiren "çok" sözcüğü zarftır. Çünkü burada çok olan güzelliktir.
Bu tür zarflar
başka bir zarfın derecesini de bildirebilir. Bu durumda zarfa sorulan "ne kadar" sorusuna cevap verir.
"Çok hızlı koşuyor."
cümlesinde "koşuyor" fiildir.
"Nasıl koşuyor?" diye sorarsak "hızlı" zarfını buluruz.
"Ne kadar hızlı?" diye sorduğumuzda ise "çok" cevabı gelir.
Zarfın derecesini bildiren bu sözcüğe de zarf diyoruz.
“O
bu derse pek çalışmadı.”
“Pek sağlam bir ayakkabıya benzemiyor.”
“Pek akıllısın sen de!”
"Ne kadar" sorusu elbette sadece zarfı buldurmaz.
"Fazla mal göz çıkarmaz."
cümlesinde altı çizili sözcük "mal" isminin miktarını bildirdiği için sıfattır. Çünkü isimlerin zarfı olmaz.
5. Soru Zarfı
Cümlelerde zarfları bulmak için kullandığımız sorular vardı.
"Sizi nasıl tanımam?"
"Gittiği yerden ne zaman dönecek?"
"[UNe kadar[/U] hızlı yürüyor?"
"[UNeden[/U] söz vermesine rağmen gelmiyor?"
"[UNe[/U] konuşup duruyorsun ki?"
cümlelerinde altı çizili sözcükler soru zarfıdır
İsimlerin varlıkları ya da kavramları karşılar. Fiillerin ise hareketleri
Varlıkların nasıl belli nitelikleri varsa
"Güzel bir kitap okuyorum."
cümlesinde "güzel" sözcüğü "kitap" isminin niteliğini bildiriyor
Aynı sözcük;
"Bu kitap daha güzel görünüyordu."
cümlesinde "görünmek" fiilinin nasıl olduğunu bildiriyor. İşte bu durumda "güzel" sözü zarftır.
Zarflar kendi içinde beşe ayrılarak incelenir:
1. Durum Zarfları
Fiilin durumunu yani nasıl yapıldığını bildiren sözcüklerdir. Fiile sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir.
“Kardeşim
Bu cümlede "hızlı" sözcüğü "koşmak" eyleminin durumunu anlatmaktadır. Bunu eyleme sorduğumuz "nasıl" sorusu ile bulabiliriz.
"Mobilyalar çok yeni görünüyordu."
– Nasıl görünüyor?
– Yeni görünüyor.
"Derdini iyi anlatırsan çözüm bulursun."
"Neden çok sessiz konuşuyorsun?"
cümlelerinde altı çizili sözler durum bildiren zarflardır.
2. Zaman Zarfı
Fiilin yapılma zamanını bildiren sözcüklere zaman zarfı denir.
Zaman zarfları fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap verir.
"İzmir'den dün geldim."
cümlesinde "dün" sözcüğü
"Bu konuyu akşam konuşalım."
cümlesinde "akşam" sözcüğü
"O erken kalkar
cümlesindeki "erken ve geç" sözcükleri fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap veren zaman zarflarıdır.
3. Yön Zarfı
Fiilin yöneldiği yeri bildiren sözcüklere yön zarfı denir.
Yön zarfları ek almadan kullanılır ve fiile sorulan "nereye" sorusuna cevap verir.
Bunlar "aşağı
"İsterseniz aşağı inelim."
cümlesinde
Bu sözcük ek almadan da kullanıldığına göre yön zarfıdır.
Eğer cümle
"İsterseniz aşağıya inelim."
şeklinde olsaydı
aşağı ==> aşağıya
Aşağı inecek misiniz?
Öte git de rahatlayalım.
Geri gelmeyi düşünüyorlar mı?
Beri gel de ne ezdiğine bak.
İleri git
Dışarı çıkarsan üşürsün.
İçeri gir de
cümlelerinde altı çizili sözcükler yön zarflarıdır.
4. Miktar Zarfları
Fiilleri miktar bakımından sınırlandıran sözcüklerdir. Miktar zarfları diğer zarflardan farklı olarak fiilin
Miktar zarfları fiile sorulan "ne kadar" sorusuna cevap verir.
"İstanbul'da çok gezdiniz mi?"
cümlesinde "gezmek" fiiline "ne kadar" sorusunu sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte fiilin miktarını bildiren bu sözcük zarftır.
Bu tür zarflar sıfata sorulan "ne kadar" sorusuna da cevap verebilir.
Örneğin;
"Çok güzel bir evi vardı."
cümlesinde "ev" isimdir. "Nasıl ev?" diye sorarsak "güzel" sıfatı cevap verir.
"Ne kadar güzel?" diye sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte sıfatın derecesini bildiren "çok" sözcüğü zarftır. Çünkü burada çok olan güzelliktir.
Bu tür zarflar
"Çok hızlı koşuyor."
cümlesinde "koşuyor" fiildir.
"Nasıl koşuyor?" diye sorarsak "hızlı" zarfını buluruz.
"Ne kadar hızlı?" diye sorduğumuzda ise "çok" cevabı gelir.
Zarfın derecesini bildiren bu sözcüğe de zarf diyoruz.
“O
“Pek sağlam bir ayakkabıya benzemiyor.”
“Pek akıllısın sen de!”
"Ne kadar" sorusu elbette sadece zarfı buldurmaz.
"Fazla mal göz çıkarmaz."
cümlesinde altı çizili sözcük "mal" isminin miktarını bildirdiği için sıfattır. Çünkü isimlerin zarfı olmaz.
5. Soru Zarfı
Cümlelerde zarfları bulmak için kullandığımız sorular vardı.
"Sizi nasıl tanımam?"
"Gittiği yerden ne zaman dönecek?"
"[UNe kadar[/U] hızlı yürüyor?"
"[UNeden[/U] söz vermesine rağmen gelmiyor?"
"[UNe[/U] konuşup duruyorsun ki?"
cümlelerinde altı çizili sözcükler soru zarfıdır
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Türkçe Dilbilgisi Ve Kuralları
ZAMİR (ADIL)
İsim olmadıkları halde isim gibi kullanılan
isimlerin yerini tutan kelimelerdir.
Zamirler sözcük ve ek durumunda olmak üzere ikiye ayrılır.
A. Sözcük Halindeki Zamirler
1- Kişi Zamirleri
2- İşaret Zamirleri
3- Belgisiz Zamirler
4- Soru Zamirleri
B. Ek Halindeki Zamirler
1- İlgi Zamiri
2- İyelik Zamiri
A. SÖZCÜK HÃLİNDEKİ ZAMİRLER
Sözcük durumundaki adıllar da kendi aralarında şahıs
gösterme
belgisiz ve soru olmak üzere dörde ayrılır.
[INDENT]1. Şahıs (Kişi) Zamirleri
Sadece insan isimlerinin yerini tutan zamirlerdir. Sözü söyleyenle diğerlerini ayırmada kullanılır. Üç tekil
üç de çoğul olmak üzere altı şahıs zamiri vardır. Bunlara kişi adılı da denir.
Bu zamirler; “ben,sen, o, biz, siz, onlar” dır.
“Size ben yardım ederim.”
"O
sana mektup göndermiş.”
Şahıs zamirlerinin yerine kullanılabilen
ama esas olarak şahıs zamirleriyle birlikte kullanılarak cümledeki anlamı pekiştiren “kendi” zamiri vardır. Bu zamire “dönüşlülük” zamiri de denir.
Dönüşlülük zamirlerinin asıl görevi anlamı pekiştirmektir.
“Bu kitabı ben yazdım.”
“Bu kitabı ben kendim yazdım.”
İki cümle arasındaki anlam derecesi açıkça görülmektedir.
2. İşaret (Gösterme) Zamirleri
İsimleri
yerini işaret yoluyla,göstererek tutan zamirlerdir.
Gösterme adılları tekil ve çoğul olarak kullanılabilir. Asıl işaret zamirleri “bu,şu,o,bunlar, şunlar, onlar” dır.
"Bu bana dedemden kaldı.”
"O dün kapıya bırakılmış.”
"Şunlar neden masanın üzerinde duruyor?”
"Şu senin değil mi?”
"Bunlar en sevdiğim kitaplarımdır.”
İşaret zamirleri varlıkların mesafesini belirtmek için kullanılır.
Yakında olan için : bu
Biraz uzakta olan için : şu
En uzakta olan için : o
işaret zamirleri kullanılır.
“O ve onlar” zamirleri hem işaret hem de şahıs zamiri olarak kullanılabilir.Bu zamirler insan isimlerinin yerine kullanılırsa şahıs
insan dışındaki nesnelerin yerine kullanılırsa işaret zamiridir.
"O
tatilde dayısının yanına gidecek.”
"Onlar
sınıfın en çalışkan öğrencileridir.”
cümlelerindeki altı çizili zamirler insanların yerine kullanıldığından şahıs zamiri![[Resim: www.zohreanaforum.com]](https://www.zohreanaforum.com/)
"O
okula giderken cebinden düşmüş.”
"Onlar
bayatladığı için çöpe atılacak.”
cümlelerindeki altı çizili zamirler
insan dışındaki nesneleri karşıladığı için işaret zamiridir.
3. Belgisiz Zamirler
İsimlerin yerini belli belirsiz
kesin olmayacak şekilde tutan zamirlerdir. Hangi varlığın yerini tuttukları açıkça belli değildir. Bunlara belirsizlik adılı da denir.
Başlıca belgisiz zamirler şunlardır:
“Bazısı, kimi, çoğu, hepsi, birkaçı, birçoğu, tümü, tamamı, herkes, hiçbiri, biri, falan, şey ...”
"Biri bizi gözetliyor.”
"Herkes bu kitabı okusun.”
"Öğrencilerin çoğu Türkçeyi sever.”
"Kimler ödevini yapmamış?”
4. Soru Zamirleri
İsimlerin yerini soru yoluyla tutan zamirlerdir. Esas soru zamirleri “kim” ve “ne” dir.Bunun yanında soru bildiren diğer sözcükler de soru zamiri olarak kullanılabilir.
“Annem sana ne dedi?”
“Bu çocuk da kim ?"
“Bu saate kadar nerede kaldın.”
“Şimdi nereye gidiyoruz?”
“Soruların kaçını çözmüş?”
“Bu işi kime danışalım?”
“Hanginiz bu soruyu çözecek.”
Soru zamiri olarak kullanılabilecek diğer sözcükler şunladır:
“Nere
nereye
nerede
nereden
kime
kimde
kimden
kimi
kaçı
kaçımız
hanginiz ...”
[/INDENT]B. EK DURUMUNDAKİ ZAMİRLER
[INDENT]1. İyelik Zamirleri
İsimlere getirilerek
onların ait olduğu kişiyi bildiren zamirlerdir.
1. tekil - m [COLOR=white]________ 1. çoğul - miz
2. tekil - n [COLOR=white]_____-___ 2. çoğul - niz
3. tekil - ı [COLOR=white]_________ 3. çoğul - ları
“Okulumuz ana yolun kenarındadır.”
“Annesi güzellik salonu açmış.”
Kısacası
isim tamlamalarının tamlananlarında bulunan eklere ]iyelik zamiri denmektedir. İyelik ekleri aynı zamanda iyelik zamiridir.
2. İlgi Zamirleri
Cümlede daha önce geçmiş bir ismin ya da isim tamlamalarında tamlananın yerini tutan ek hâlindeki “-ki” zamiridir. Bu zamir kendinden önceki kelimeye bitişik yazılır.
“Bizim arabamız sizinkinden eski.”
“Bahçedekiler içeri girsin.”
“Üzerindeki sana çok yakışmış.”
cümlesindeki altı çizili sözcüklerdeki “-ki” eki ilgi zamiridir
[/INDENT]
İsim olmadıkları halde isim gibi kullanılan
Zamirler sözcük ve ek durumunda olmak üzere ikiye ayrılır.
A. Sözcük Halindeki Zamirler
1- Kişi Zamirleri
2- İşaret Zamirleri
3- Belgisiz Zamirler
4- Soru Zamirleri
B. Ek Halindeki Zamirler
1- İlgi Zamiri
2- İyelik Zamiri
A. SÖZCÜK HÃLİNDEKİ ZAMİRLER
Sözcük durumundaki adıllar da kendi aralarında şahıs
[INDENT]1. Şahıs (Kişi) Zamirleri
Sadece insan isimlerinin yerini tutan zamirlerdir. Sözü söyleyenle diğerlerini ayırmada kullanılır. Üç tekil
Bu zamirler; “ben,sen, o, biz, siz, onlar” dır.
“Size ben yardım ederim.”
"O
Şahıs zamirlerinin yerine kullanılabilen
Dönüşlülük zamirlerinin asıl görevi anlamı pekiştirmektir.
“Bu kitabı ben yazdım.”
“Bu kitabı ben kendim yazdım.”
İki cümle arasındaki anlam derecesi açıkça görülmektedir.
2. İşaret (Gösterme) Zamirleri
İsimleri
Gösterme adılları tekil ve çoğul olarak kullanılabilir. Asıl işaret zamirleri “bu,şu,o,bunlar, şunlar, onlar” dır.
"Bu bana dedemden kaldı.”
"O dün kapıya bırakılmış.”
"Şunlar neden masanın üzerinde duruyor?”
"Şu senin değil mi?”
"Bunlar en sevdiğim kitaplarımdır.”
İşaret zamirleri varlıkların mesafesini belirtmek için kullanılır.
Yakında olan için : bu
Biraz uzakta olan için : şu
En uzakta olan için : o
işaret zamirleri kullanılır.
“O ve onlar” zamirleri hem işaret hem de şahıs zamiri olarak kullanılabilir.Bu zamirler insan isimlerinin yerine kullanılırsa şahıs
"O
"Onlar
cümlelerindeki altı çizili zamirler insanların yerine kullanıldığından şahıs zamiri
"O
"Onlar
cümlelerindeki altı çizili zamirler
3. Belgisiz Zamirler
İsimlerin yerini belli belirsiz
Başlıca belgisiz zamirler şunlardır:
“Bazısı, kimi, çoğu, hepsi, birkaçı, birçoğu, tümü, tamamı, herkes, hiçbiri, biri, falan, şey ...”
"Biri bizi gözetliyor.”
"Herkes bu kitabı okusun.”
"Öğrencilerin çoğu Türkçeyi sever.”
"Kimler ödevini yapmamış?”
4. Soru Zamirleri
İsimlerin yerini soru yoluyla tutan zamirlerdir. Esas soru zamirleri “kim” ve “ne” dir.Bunun yanında soru bildiren diğer sözcükler de soru zamiri olarak kullanılabilir.
“Annem sana ne dedi?”
“Bu çocuk da kim ?"
“Bu saate kadar nerede kaldın.”
“Şimdi nereye gidiyoruz?”
“Soruların kaçını çözmüş?”
“Bu işi kime danışalım?”
“Hanginiz bu soruyu çözecek.”
Soru zamiri olarak kullanılabilecek diğer sözcükler şunladır:
“Nere
[/INDENT]B. EK DURUMUNDAKİ ZAMİRLER
[INDENT]1. İyelik Zamirleri
İsimlere getirilerek
1. tekil - m [COLOR=white]________ 1. çoğul - miz
2. tekil - n [COLOR=white]_____-___ 2. çoğul - niz
3. tekil - ı [COLOR=white]_________ 3. çoğul - ları
“Okulumuz ana yolun kenarındadır.”
“Annesi güzellik salonu açmış.”
Kısacası
2. İlgi Zamirleri
Cümlede daha önce geçmiş bir ismin ya da isim tamlamalarında tamlananın yerini tutan ek hâlindeki “-ki” zamiridir. Bu zamir kendinden önceki kelimeye bitişik yazılır.
“Bizim arabamız sizinkinden eski.”
“Bahçedekiler içeri girsin.”
“Üzerindeki sana çok yakışmış.”
cümlesindeki altı çizili sözcüklerdeki “-ki” eki ilgi zamiridir
[/INDENT]
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi