You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Türk Silahlı Kuvvetleri..

Türk Silahlı Kuvvetleri..

Posting Freak
Türk Silahlı Kuvvetleri..
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ'NE AÇIK MEKTUBUMDUR! Yiğit Bulut yazdı...

27.07.2009 09:55 [Resim: bu8luttskk.jpg]Bu mektubu yazan TSK’nın bir “ferdidir” ve bugün “sivil” olsa bile halen “her Türk vatandaşı” gibi belli bir yaşa kadar TSK’nın bir mensubudur...
Asteğmen olarak giren ve teğmen olarak çıkan Yiğit BULUT, “sivil-asker” bakış açısıyla bakalım neler görüyor...
1946 devalüasyonu sonrası sıkça tekrarlanan cümle; Türk subayı rahatsız!
1997 ve 2001 sonrası değişerek gündeme gelen yine aynı cümle; genç subaylar rahatsız !
Peki “subayımız” neden rahatsız ve en önemlisi bu rahatsızlığı yaratan etkenler neler ?

Sevgili Subayım,
Kendinize göre mutlaka yerden göğe kadar haklı olduğunuz yüzlerce nokta var hatta bizim asla anayamayacağımız birçok “gerekçeleriniz” var! Var ama “bize de bir kulak verin !
VERİN ve yıllardır oynanan irtica oyununu, içerideki yerleşikler ve dış güçler tarafından “tezgahlanan bu yapıyı” birlikte kıralım…
Tekrar ediyorum; mutlaka “haklılsınız” ama bazı detayları özellikle “irtica” diye bağırarak her ayağa kalktığımızda “emperyal güçlerin” içerideki yerleşikler ile üzerimizde nasıl oyunlar oynadıklarını asla unutmayın !!
Gerçek “düşmanın” bizi birbirimize düşürüp, kendini saklamasına izin vermeyelim!

Sevgili Türk Subayı,
Asteğmen olarak başlayıp sonra teğmen de olarak “sizlere veda etsem” ben asker değilim, sizin kadar “bazı meseleleri” askeri açıdan göremem ama 1875’den başlayarak “ekonomik anlamda kanımızı emenlerin”, gerektiğinde Silahlı Kuvvetlerimizi de sahneye tahrikler ile dahil ederek, nasıl oyunlar oynadığını çok iyi görebilirim…
Ben sizlere “sonsuz güvenirim”…Sizler de bana güvenin ve şimdi bana bir imkan verin, neler olduğunu sorgulayalım…
İŞTE HER TÜRK VATANDAŞININ BİLMESİ GEREKENLER…

Ekim 1875. Sadrazam Mahmud Nedim Paşa, Osmanlı’nın kurtuluş yolunda en önemli adımı olan ‘faizde tenzilat’ kararını açıkladı. Yabancıların tuzağına düşmüş Osmanlı Devleti faiz borçlarının beş yıl süreyle ancak yarısını ödeyeceğini ve ödeyemediği kısım için yüzde 5 faizli tahviller vereceğini açıkladı. O yıl bütçe toplamı 25 milyon, iç ve dış faiz ödemesi 30 milyon liraydı...

Mart 1876. Osmanlı Devleti, borç ödemelerinin tamamını durdurduğunu açıkladı. “Ödemekle bitmeyen faiz-borç sarmalında” alınmış en doğru karardı... Yok edilme süreci Osmanlı sanayi yapısını tamamen çökerten 1838 Baltalimanı Anlaşması ile başlamıştı. 1838 yılında Reşid Paşa, ilk olarak Lord Stratford ve Avrupa’nın diğer devletleriyle serbest ticaret anlaşmasını imzalamış, Osmanlı, devletçi ekonomiyi rafa kaldırarak gümrük vergilerini İngiltere ile saptamayı kabul etmişti. Bu adım ile Osmanlı, ucuz mallar cenneti haline gelirken, üretmediğini tüketen bir toplum haline de gelmiş ve en verimli alanlar yabancı sermayenin eline geçmişti. 1814 yılında bir sterlin 23 kuruş iken, 1839’da 104 kuruş oldu. Avrupa devletleri, Osmanlı’ya “Hemen dış borçlanmaya gitmelisiniz” diyerek baskı yapmaya başladı. Bu arada dünya “petrol servetlerinin” hazırlığını yapmış ve Osmanlı süratle borçlandırılırken, petrol yatakları yabancılar tarafından paylaşılmaya başlanmıştı...

Mayıs 1876. Borç ödememe kararı ilk sonuçlarını vermeye başladı. “Başkaldıran boyunduruk altındaki Osmanlı”ya ilk isyan kışkırtmalar sonucu Balkanlar’da başladı. Bulgarlar ve Sırplar isyan etti. Aynı günlerde İstanbul’da medrese öğrencileri ayaklandı ve borç ödememe kararını alan Sadrazam Nedim Paşa azledildi. Ayaklanma Harbiye öğrencileri arasında da yayıldı, Dolmabahçe Sarayı sarılarak Sultan Abdülaziz tahttan indirildi... Sonuç: 1878-1881 Osmanlı Hazinesi Düyun-u Umumiye’ye teslim oldu...

1950-1970: Emperyal güçler Türk ekonomisini hatta Kore Savaşı-NATO üyeliği çizgisinde Türkiye’yi “esir etme” planını harekete geçirdi. 1960 öncesi Rusya kartı ile bu oyuna karşı “hamle yapan” siyasi otorite, Sadrazam Nedim Paşa’nın kaderinden kurtulamadı! “İrtica” diye ayağa fırladık, emparyal güçlerin “kucağına düştük”!

1978-1980: Türkiye’de halen de süren hâkim politikaların temeli, 1978’in Temmuz ayında, Dünya Bankası’nca hazırlanan raporla atıldı. Raporun imzalayıcıları Kemal Derviş ve Sherman Robinson idi. Hükümetler bu rapora uymayı kabullenmezken, 1980 darbesiyle uygulamaya konulan bu raporla, Türkiye’nin 1978’e kadar başarıyla süren kalkınmacı, bireysel ve küçük ölçekli sermaye birikimlerine dayalı yapısı, büyük ölçekli çokuluslu sermaye ilişkilerinin kontrolünde serbestleşmeyi savunan bir dinamiğe dönüştü. Ekonomide bu yanlış programın izlenmesiyle verilen yüksek faiz, sıcak para girişi gibi ödünler Türkiye’nin varlıklarının yurt dışına kaçmasına sebep oldu. 1977 yılında düşünülen kalkınma hamlesi böylece engellenmiş ve “Cumhuriyet ile yırtılan borç gömleği” yeniden Türkiye’ye giydirilmiş oldu...

1980-2007: 1980’de yok denecek kadar az olan borç stokumuz, her yıl bütçenin yüzde 40-50’sini vermemize rağmen 300 milyar doların üzerine çıktı. Türkiye, 70 milyonu ile çalışıp 3-5 bin gerçek-tüzel (iç-dış) kişiye gelirinin yüzde 50’sini aktarır hale geldi. 2001 yılında borsa ve kurdaki hareket sonrası, Türkiye IMF tarafından atanan “1978 raporu yazarına” teslim edildi ve dünya üzerinde görülmemiş bir dolar faizini tefecilere aktarmaya başlarken, IMF’ye en borçlu üç ülkeden biri oldu...

Sevgili Türk Subayım,
Osmanlı’dan beri oynanan “oyunun” adı değişti, amacı asla değişmedi…
Bazen “bölücü isyanları” teşvik ettiler, bazen de “irtica diye” hepimizi ayağa diktiler…
Sonuçta hep onlar kazandılar…İçerideki yerleşikler ve yurtdışı uzantıları “her zaman amaçlarına” ulaştılar…
“1876’dan beri” bizi bize düşüren “gerçek düşmanlarımız” kendilerini çok ama çok iyi sakladılar…
Gerektiğinde “demokrasimizi” katledip, hangi “yönetim gelirse gelsin” her şeyimize hakim oldıular…
Gün geldi “Atatürk’ü bile bize” karşı kullandılar, gerektiğinde “laik devlet”, gerektiğinde “din elden gidiyor” diye bağırdılar…Ama bir gerçek hiç değişmedi; onların “cepleri” hep doldu, hep dolu kaldı !
Size bir çağrım var; gelin “sivil-asker” el ele verelim ve DEMORASİMİZİ daha da güçlendirerek, gerçek düşmanlarımız karşı birlikte duralım...
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
Türk Silahlı Kuvvetleri..
Terörle mücadelede görev alacak profesyonel komandolar projesi 2010'da tamamlanıyor. [Resim: 2.gif]İlk etapta 15 bin uzman erbaş alacak olan TSK, 'Vietnam Sendromu'nu önlemek için Güneydoğu görev ine 4 yıllık sınırlama getirdi.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK),
komando tugaylarının profesyonel askerlerden oluşması yönündeki projesini hızla devam ettiriyor. Terörle mücadele eden komando tugaylarında yalnızca subay, astsubay ve uzman çavuşlardan oluşan profesyonel askerlerin görev yapmasına ilişkin planlama, Orgeneral İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanlığı döneminde tamamlanacak. Başbuğ, terörle mücadelede bir dönüm noktası olarak algılanan bu proje ile TSK'ya damgasını vuracak.

Akşam Gazetesi'nden Barkın Şık'ın haberine göre, 2007 Mayıs'ında start verilen projenin halen yüzde 70'i tamamlandı. Geriye kalan yüzde 30'u ise 2010 yılı sonuna kadar tamamlanacak. Jandarma Genel Komutanlığı'na ait
komando tugayı ise yüzde 90 oranında profesyonelleşti. Proje, terörle mücadelede 'devamlılık' ve 'tecrübe' ilkelerinin önemi nedeniyle bir dönüm noktası olarak algılanıyor.

TOPLAM 6 TUGAY

Komanda tugaylarında
görev alacak tüm profesyonel personel, Eğirdir Dağ ve Komando Okulu'nda eğitiliyor. Terörle mücadele eden 6 komanda tugayının her biri yaklaşık 2 bin personelden oluşuyor. Proje kapsamında ilk etapta yaklaşık 15 bin uzman erbaş komando olarak TSK saflarına katılacak.

BİRLİKTE EN FAZLA 4 YIL GÖREV YAPACAKLAR

Komando tugaylarında istihdam edilecek uzman erbaşların, birliklerinde en fazla 4 yıl
görev yapmaları planlandı. Uzman erbaşlar, 4 yıllık süre tamamlandıktan sonra TSK'nın diğer birimlerindeki görev lere çekilecekler. Yerlerine ise yeni komando uzman erbaşlar getirilerek sirkülasyon sağlanacak. Öngörülen profesyonel asker sayısına ulaşıncaya kadar sistemin bu şekilde işleyeceği belirtiliyor.

İNTİHARA NEDEN OLUYOR

Vietnam Sendromu, ABD'nin Vietnam işgaline katılan ABD'li askerlerin yaşadığı ağır psikolojik rahatsızlıklar ve sonrasında sivil hayata uyum sağlayamamaları üzerine tıp literatürüne girdi. Aslında Travma Sonrası Stress Bozukluğu ya da Post Travmatik Stress Bozukluğu olan bu hastalık bugün, Afganistan ve Irak savaşından dönen Amerikalı askerlerde de görülüyor. Asker ve polislerin intihar etmesine neden olan hastalığın Güneydoğu'da
görev yapan askerlerde görülme oranı üç kat fazla.

155 GÜNLÜK ZORLU EĞİTİM

Eğirdir'deki Dağ Komando Okulu'nda, ihtisas kursuna katılan personele toplam 155 gün eğitim veriliyor. Merkezde, askerler, 'Taş yağacak, eğitim dışarıda yapılacak' parolasıyla, en zor arazi ve iklim şartlarında eğitiliyor. Verilen eğitimlerin yüzde 96'sı arazide geçiyor. Bunun yüzde 60'ı da gece gerçekleşiyor. Personel, 700 metreden 45 km'ye kadar tam teçhizatlı olarak arazi yürüyüşü yapabilecek, 30 kg ağırlığındaki sırt çantası ve silahları ile birlikte 27 km'lik mesafeyi ortalama 3 saatte koşacak kapasiteye çıkarılıyor.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
Türk Silahlı Kuvvetleri..
Cumhuriyet
04.11.2009

Terör örgütüne ağır darbe


TSK ile İran ordusunun PKK’ye yönelik operasyonlarında, aralarında sözde Erzurum sorumlusunun da bulunduğu 12 terörist öldürüldü. Bu yıl teslim olanların sayısı 300’e ulaştı

ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile İran güvenlik güçlerinin terör örgütüne yönelik operasyonlarında sözde Erzurum sorumlusunun da aralarında bulunduğu 12 terörist öldürüldü.

Bölücü terör örgütü PKK, faaliyet gösterdiği Türkiye, İran ve Suriye’de kendisine yönelik etkili operasyonlar nedeniyle ağır kayıplar veriyor. Son olarak TSK ve İran güvenlik güçlerinin operasyonları sonucu aralarında Erzurum sorumlusu “Mahir” kod adlı Haşim Kaya’nın da bulunduğu 12 örgüt üyesi öldürüldü.


DÖRT TESLİM DAHA


Irak’ın kuzeyindeki örgüt kamplarında faaliyet gösteren 1’i kadın, 4 örgüt üyesi daha örgütten kaçarak güvenlik güçlerine teslim oldu. Teslim olanlar Silopi Cumhuriyet Savcılığı’nda alınan ilk ifadelerinin ardından Diyarbakır’daki özel yetkili mahkemeye sevk edildi. Terör örgütü mensuplarının, kendiliğinden kaçarak adalete sığındıkları için TCK’nin 221. maddesiyle düzenlenen “Etkin Pişmanlık”tan yararlandırılarak serbest kalabilecekleri belirtildi. Güvenlik güçlerinden alınan bilgiye göre, Ocak 2009’dan bugüne kadar 300 civarında örgüt üyesinin kendiliğinden teslim olduğu, bunların büyük bölümünün “Etkin Pişmanlık” tan yararlandırılarak serbest kaldığı bildirildi. Teslim olanların PKK içinde otorite boşluğu yaşandığını, kadrolar arasında Türkiyeli-Suriyeli çatışmasının tırmandığını, operasyonların kadro ve finansman krizine neden olduğunu söyledikleri öğrenildi.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Posting Freak
Türk Silahlı Kuvvetleri..
Dogan yazdı:
DÖRT TESLİM DAHA


Irak’ın kuzeyindeki örgüt kamplarında faaliyet gösteren 1’i kadın, 4 örgüt üyesi daha örgütten kaçarak güvenlik güçlerine teslim oldu. Teslim olanlar Silopi Cumhuriyet Savcılığı’nda alınan ilk ifadelerinin ardından Diyarbakır’daki özel yetkili mahkemeye sevk edildi. Terör örgütü mensuplarının, kendiliğinden kaçarak adalete sığındıkları için TCK’nin 221. maddesiyle düzenlenen “Etkin Pişmanlık”tan yararlandırılarak serbest kalabilecekleri belirtildi. Güvenlik güçlerinden alınan bilgiye göre, Ocak 2009’dan bugüne kadar 300 civarında örgüt üyesinin kendiliğinden teslim olduğu, bunların büyük bölümünün “Etkin Pişmanlık” tan yararlandırılarak serbest kaldığı bildirildi. Teslim olanların PKK içinde otorite boşluğu yaşandığını, kadrolar arasında Türkiyeli-Suriyeli çatışmasının tırmandığını, operasyonların kadro ve finansman krizine neden olduğunu söyledikleri öğrenildi.
Oh ne güzel.Cik daga vur ,öldür sonra in evinden,teslim ol, yedirip icirsinler seni,sonra pi$manliktan di$ari salsinlar. Oh ne güzel,ne güzel.........
YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES
SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR...


"ZAMANA ZAMAN EVLIYASI"
Bir sıfatı Allah olan
Bir sıfatı Ali inan
Bir donu var Şahımerdan
Duyanlara Helal Olsun
Posting Freak
Türk Silahlı Kuvvetleri..
Cumhuriyet
03.12.2009

Kâbil’in komutası Türkiye’de

ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ABD’nin Afganistan’a yönelik gerçekleştirdiği “Sonsuz özgürlük” harekâtının ardından oluşturulan koalisyon kuvvetleri kapsamında Türkiye toplam 4 kez komutayı üstlendi. Afganistan’da halen 1700 civarında Türk askeri görev yapıyor.

Türkiye, 2003 ve 2005 yıllarındaki ISAF komutanlığı görevlerinin ardından, 2007’den sonra Kâbil Çokuluslu Bölge Komutanlığı’nı dönüşümlü olarak almaya başladı. İlk kez 2006’da bu görevi üstlenen Türkiye, ikinci kez geçen kasım ayının başında bu görevi yeniden bir yıllığına üstlendi.

Türk birliği, ISAF karargâhında, Kâbil Bölge Komutanlığı’nda ve Vardak’taki bölgesel imar ekibinde görev alıyor. Afganistan’daki askeri lisede ve kara harp okulunda toplam 28 öğretmen subay ders veriyor. Afganistan’da görev yapan Arnavutluk, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Azerbaycan ve Gürcistan’a ait askerler Türk birliğinin emir ve komutasında görev yapıyor.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Posting Freak
Türk Silahlı Kuvvetleri..
[quote=Dogan]Cumhuriyet
03.12.2009

Kâbil’in komutası Türkiye’de

ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ABD’nin Afganistan’a yönelik gerçekleştirdiği “Sonsuz özgürlük” harekâtının ardından oluşturulan koalisyon kuvvetleri kapsamında Türkiye toplam 4 kez komutayı üstlendi. Afganistan’da halen 1700 civarında Türk askeri görev yapıyor.

Düşünün Iraka girmeden önce neler söylemişlerdi, neler yapdılar, ve ne hale getirdiler.????
küçük bir Emerikan eyhaleti kurtular, ve ülkeyi parçaladılar, kürtleri de 2000 yılının ZENCİLERİ yapdılar.

İşde sonsuz ÖZGÜRLÜK- İrakda gördük, afgan istanda da göreceyiz, Türkiyedede AKP - gerçek yüzünü.
ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Posting Freak
Türk Silahlı Kuvvetleri..

Türk ordusuyla ilgili tek gerçek var,o da Mustafa Kemal'in bu yüzyıldaki yaşamı olan Zöhre Ana'ma verdiği şu nefestir;


Kemal'in dertleri Zöhre Ana sende
Türk Ordusu kurdum temeli bende
Hava'da kara'da deniz üstünde
Coştukca coşarım bayrağım elde..
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.