Tuncay Özkan tutuklandı..
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra dün adliyeye sevk edilen ve savcılık sorgularının ardından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edilen aralarında gazeteci Tuncay Özkan, eski Organize Suçlar Müdürü Adil Serdar Saçan, Esenyurt eski Belediye Başkanı Gürbüz Çapan ve emekli Albay Tanju Güvendiren, Emcet Olcayto ve Tuncay Özkan'ın Doktoru Hüseyin Nazlıkulu tutuklandı.
Mahkeme tutuklanma talebiyle sevkedilen 7 kişiden sadece doktor Mesut Özcan'ı serbest bıraktı.
Öte yandan Ergenekon operasyonu kapsamında İzmir'de gözaltına alınan ve dün sabah adliyeye sevk edilen gazeteci Adnan Bulut savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılmıştı.
Tuncay Özkan Tutuklandı..
Konu Sahibi / Yazar
MERDAN
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
6
Okunma / Görüntüleme
3998
Tuncay Özkan Tutuklandı..
Tuncay Ãzkan Tutuklandı..
]Yine kitaplari, türküleri, bayraklariyla geldiler,
dalga dalga aydinlik oldular,
yürüdüler karanligin üstüne.
Meydanlari zaptettiler yine.
Beyazit'ta sehit düsen
silkinip kalkti kabrinden,
ve elinde bir günes gibi tasiyip yarasini
yikti Sahmeran'in magarasini.
Daha gün o gün degil, derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duydugunuz çakallarin ulumasidir.
Saflari siklastirin çocuklar,
bu kavga fasizme karsi, bu kavga hürriyet kavgasidir. ( nazım hikmet ran)
___Recep faşizmi çok sürmeyecek sandık seni bekliyor recep, yolsuzluklarınla o sandığa ve bu ülke tarihine gömüleceksin___
dalga dalga aydinlik oldular,
yürüdüler karanligin üstüne.
Meydanlari zaptettiler yine.
Beyazit'ta sehit düsen
silkinip kalkti kabrinden,
ve elinde bir günes gibi tasiyip yarasini
yikti Sahmeran'in magarasini.
Daha gün o gün degil, derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duydugunuz çakallarin ulumasidir.
Saflari siklastirin çocuklar,
bu kavga fasizme karsi, bu kavga hürriyet kavgasidir. ( nazım hikmet ran)
___Recep faşizmi çok sürmeyecek sandık seni bekliyor recep, yolsuzluklarınla o sandığa ve bu ülke tarihine gömüleceksin___
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse,
Güzel kokmak.
Kekik misali,
Lavanta çiçeği misali,
Fesleğen misali,
Itır misali,
Yunus misali,
İsa misali.
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)
Tuncay Ãzkan Tutuklandı..
Cumhuriyet Mitingleri başladı başlayalı Tuncay Özkan üzerinde çok ama çok ağır baskılar olduğunu biliyoruz. Art kanalında Mustafa Balbay ile program yapan Emin Çölaşan Tuncay Özkan' a yapılan baskının "şidddetinden" bahsetmişti. "Yerinde başkası olsa kafası patlar" diye baskının ne derece olduğunu tarif etmişti. Gerek tv kanalında, gerek özel yaşamında neyi var neyi yoksa didik didik edilip en ufak açığı dahi bulunamayan Tuncay Özkan' ın şimdi de terör örgütünün kurucusu ya da azılı üyesi zannıyla hapse atılması yenilir yutulur cinsten değil. Allah bütün Ergenekon mağdurlarına ve sevenlerine sabır versin. Dualarımız onlarla.
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali dir"
Tuncay Ãzkan Tutuklandı..
[COLOR="navy"]dürüst, namuslu, vatanınını seven, çagdaş, laik ,atatürkçü insanları suçluyamazsınız sonunda adalet mutlaka yerini bulacak. ben buna canı gönülden inanıyorum. ama o kirli DENİZ FENERİ VE TÜRKİYE UZANTILARI adalete hesap verecek, amaç feneri unutturmak ama yanılıyosunuz boyunca pislik içinde r t e
Bir ismi AliÂdir bir ismi Veli
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Tuncay Ãzkan Tutuklandı..
[COLOR="DarkSlateGray"][FONT="Tahoma"]Düşünebiliyormusunuz,Terörle mücadele şubesi sorgulama yapıyor..
Terörist muamelesi yapılıyor..
Şuçu;İnsanları devlete karşı kışkırtıp,bölücülük yapmak..
Tuncay Özkan ile beraber gözaltına alınan, eski Organize Suçlar Müdürü Adil Serdar Saçan'nın suçu ise ; Danıştay saldırısında,güvenliği sağlamadığı ve cinayeti işleyenlerle işbirliği yapmak,olay esnasında kameraları karartmak..
Daha sonra,Danıştay başkanlığından yapılan açıklama ile Saçan'nın saldırıdan sonra Danıştay başkanlığına atandığı ortaya çıkınca serbest bırakılıyor..
Ama ALLAH BÜYÜKTÜR..
Keser döner,sap döner,gün gelir hesap döner..
Terörist muamelesi yapılıyor..
Şuçu;İnsanları devlete karşı kışkırtıp,bölücülük yapmak..
Tuncay Özkan ile beraber gözaltına alınan, eski Organize Suçlar Müdürü Adil Serdar Saçan'nın suçu ise ; Danıştay saldırısında,güvenliği sağlamadığı ve cinayeti işleyenlerle işbirliği yapmak,olay esnasında kameraları karartmak..
Daha sonra,Danıştay başkanlığından yapılan açıklama ile Saçan'nın saldırıdan sonra Danıştay başkanlığına atandığı ortaya çıkınca serbest bırakılıyor..
Ama ALLAH BÜYÜKTÜR..
Keser döner,sap döner,gün gelir hesap döner..
Tuncay Ãzkan Tutuklandı..
Tuncay Özkan bir halk kahramanıdır.
Ergenekon, rte nin kukla birkaç savcı ile uygulamaya çalıştığı siyasi bir projedir. İlk duruşmada bütün tutuklular serbest kalacaklardır.
rte ve öz bu işten yakalarını nasıl kurtaracaklarının hesabı içindedirler. Umuyorum sonları çok hayırlı olmayacaktır.
Ergenekon, rte nin kukla birkaç savcı ile uygulamaya çalıştığı siyasi bir projedir. İlk duruşmada bütün tutuklular serbest kalacaklardır.
rte ve öz bu işten yakalarını nasıl kurtaracaklarının hesabı içindedirler. Umuyorum sonları çok hayırlı olmayacaktır.
Tuncay Ãzkan Tutuklandı..
TUNCAY ÖZKAN: "TERÖR ÖRGÜTÜYLE ÖZDEŞLEŞTİRİLDİM"
Ergenekon soruşturması kapsamında düzenlenen 8. dalga operasyonda gözaltına alınan ve tutuklanma talebiyle sevkedildiği İstanbul nöbetçi 13'üncü ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan gazeteci Tuncay Özkan'ın mahkemedeki sorgusunda, "Gazeteci ve yazarım dedim. Şu anda 50 saattir ayaktayım. Önüme tabela asılarak fotoğraflarım çekildi. Parmak izlerim alındı. Bir terör örgütü ile bugüne kadar teröre karşı bir kişi olmama rağmen terör örgütü ile özdeşleştirildim. Ben son 4,5 yıl içerisinde yüzlerce 908 konferans, 53 miting, sayısız televizyon programı düzenledim. 12 kitap yazdım. Hepsinde özgürlüğü ve demokrasiyi savundum. Sivil toplum örgütleri içerisinde yer almasaydım, yapılan haksızlıklar karşısında susmayı tercih etseydim, kimse ile telefonla görüşmeseydim, benim bir kızım var ona haksızlıklar karşısında sesini çıkartmayan bir kişi mi olmayı öğretseydim" dediği öğrenildi.
"DARBE KARŞITIYIM, 'DARBE' İLE SUÇLANIYORUM"
Mahkemede avukatı aracılığıyla kitaplarını heyete gösterten Tuncay Özkan'ın sorgusunda şu hususları dile getirdiği öğrenildi:
"Hayatının 25 yılını şu anda vekilim tarafından gösterilen bir çok kitabı da yayına hazırlayarak geçirdim. Kitaplar araştırmacı gazetecilik çalışmama dayalı olduğu için yüzlerce kişiyle görüşme yaptım. Hayatımın hiçbir döneminde terör örgütleriyle hiçbir ilişkim olmadı. Hukuksuzluğu hiçbir zaman desteklemedim. Şimdi böyle bir isnat altındayım. Hiçbir zaman terörü kabul etmedim. Kendim tehditlere maruz kaldım . Benim demokratik düzen içerisinde mevcut uygulamaları eleştirmem ve bir siyasi partiye üye olamaya çalışmam suç olarak gösterilmektedir. Bunları kabul etmiyorum. Ben anayasal haklarımı kullandım. 1993 yılında yazdığım "Bir Gizli Servisin Tarihi" isimli kitap nedeniyle tehditlere maruz kaldım. Hatta 1993 yılında Genelkurmay'ın ilgili birimine çağrıldım. Kitabı yayınlamama konusunda uyarıldım. Buna rağmen kitabı yazdım. O zaman darbeye ve tehditlere karşı koymuş bir kişi olarak bugün darbe yaptırmaya teşebbüs ile suçlanmaktayım. Düzenlediğimiz Cumhuriyet mitinglerinde kimsenin burnu kanamamıştır. Yasal olarak yapılmıştır. Ben Çağlayan mitingindeki konuşmamda "Ne şeriat ne darbe demokratik Türkiye" diye bağırmıştım. Ticaret yapma hakkım ve gelir elde etmem suç olarak sorulmuştur"
"ÖNÜME TABELA ASTILAR"
Gazeteci Tuncay Özkan'ın bugüne kadar teröre karşı bir kişi olduğunu ileri sürerek "Ama şimdi terör örgütü ile özdeşleştirildim" dediği savunmasında şunları da söylediği belirtildi:
"1996 yılında hakkımda koruma kararı alındı. Aleyhime delil olarak mahkemeye sunulan telefon görüşme tutanakları belli bir döneme ilişkindir. Benim tüm gazetecilik hayatım boyunca tüm görüşmelerim kaydedilseydi bunlardan yüzlerce binlerce ortaya çıkardı. Yaptığım iş nedeniyle bir çok kişi ile görüşüyordum. Ben özgürce düşüncelerini ifade eden birisiyim. Bunu demokratik bir hak olarak yasalara uygun şekilde dile getiriyorum. Bu şekilde baskı ve dinlemelerle benim gibi özgürce düşünen ve düşündüklerini dile getiren insanlar susturulursa o taktirde Türkiye çölleşir. Ben bu güne kadar çıktığım duruşmalarda sabıkasızım diye övündüm. Gazeteci ve yazarım dedim. Şu anda 50 saattir ayaktayım. Önüme tabela asılarak fotoğraflarım çekildi. Parmak izlerim alındı. Bugüne kadar teröre karşı bir kişi olmama rağmen terör örgütü ile özdeşleştirildim. Ben son 4,5 yıl içerisinde yüzlerce 908 konferans, 53 miting, sayısız televizyon programı düzenledim. 12 kitap yazdım. Hepsinde özgürlüğü ve demokrasiyi savundum. Sivil toplum örgütleri içerisinde yer almasaydım, yapılan haksızlıklar karşısında susmayı tercih etseydim, kimse ile telefonla görüşmeseydim, benim bir kızım var ona haksızlıklar karşısında sesini çıkartmayan bir kişi mi olmayı öğretseydim"
"ŞİRKETİNİN VERGİ BORCU SUÇ UNSURU" (Söyleyecek bir söz bulamıyorum. Bu komedi bile değil. Suçlamaya bakın: Vergi borcun var, ergenekoncusun. Zekeriya öz'ün biran önce bir psikiyatrise görünmesi lazım.)
Tuncay Özkan'ın avukatı Oğuz Gür ise müvekkilinin herhangi bir suç örgüt içerisinde yer almadığını belirttiği savunmasında "Emniyette 22 saate yakın ifade süresi içerisinde bize delil niteliğinde bir belge gösterilmedi. Savunmaya müdahalemiz engellendi. Müvekkilimin demokratik mücadelesi suç olarak gösterilmektedir. Şirketlerin vergi borçlarıyla ilgili belgeler suç unsuru olarak sunulmuştur. Oysa bu konuda 2. ve 5. vergi mahkemelerinde toplam 15 dava vardır. Cumhuriyet Halk Partisi ile yaptığı prodüksiyon anlaşması suç olarak gösterilmiştir. Oysa Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliği ile CHP'nin bu anlaşmasına harcaması ibra edilmiştir. Müvekkilim suçsuzdur serbest bırakılmasını talep ediyorum" dedi.
Ancak mahkeme bu savunmalar sonrasında gazeteci Tuncay Özkan'ın terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklanmasına karar verdi.
Ergenekon soruşturması kapsamında düzenlenen 8. dalga operasyonda gözaltına alınan ve tutuklanma talebiyle sevkedildiği İstanbul nöbetçi 13'üncü ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan gazeteci Tuncay Özkan'ın mahkemedeki sorgusunda, "Gazeteci ve yazarım dedim. Şu anda 50 saattir ayaktayım. Önüme tabela asılarak fotoğraflarım çekildi. Parmak izlerim alındı. Bir terör örgütü ile bugüne kadar teröre karşı bir kişi olmama rağmen terör örgütü ile özdeşleştirildim. Ben son 4,5 yıl içerisinde yüzlerce 908 konferans, 53 miting, sayısız televizyon programı düzenledim. 12 kitap yazdım. Hepsinde özgürlüğü ve demokrasiyi savundum. Sivil toplum örgütleri içerisinde yer almasaydım, yapılan haksızlıklar karşısında susmayı tercih etseydim, kimse ile telefonla görüşmeseydim, benim bir kızım var ona haksızlıklar karşısında sesini çıkartmayan bir kişi mi olmayı öğretseydim" dediği öğrenildi.
"DARBE KARŞITIYIM, 'DARBE' İLE SUÇLANIYORUM"
Mahkemede avukatı aracılığıyla kitaplarını heyete gösterten Tuncay Özkan'ın sorgusunda şu hususları dile getirdiği öğrenildi:
"Hayatının 25 yılını şu anda vekilim tarafından gösterilen bir çok kitabı da yayına hazırlayarak geçirdim. Kitaplar araştırmacı gazetecilik çalışmama dayalı olduğu için yüzlerce kişiyle görüşme yaptım. Hayatımın hiçbir döneminde terör örgütleriyle hiçbir ilişkim olmadı. Hukuksuzluğu hiçbir zaman desteklemedim. Şimdi böyle bir isnat altındayım. Hiçbir zaman terörü kabul etmedim. Kendim tehditlere maruz kaldım . Benim demokratik düzen içerisinde mevcut uygulamaları eleştirmem ve bir siyasi partiye üye olamaya çalışmam suç olarak gösterilmektedir. Bunları kabul etmiyorum. Ben anayasal haklarımı kullandım. 1993 yılında yazdığım "Bir Gizli Servisin Tarihi" isimli kitap nedeniyle tehditlere maruz kaldım. Hatta 1993 yılında Genelkurmay'ın ilgili birimine çağrıldım. Kitabı yayınlamama konusunda uyarıldım. Buna rağmen kitabı yazdım. O zaman darbeye ve tehditlere karşı koymuş bir kişi olarak bugün darbe yaptırmaya teşebbüs ile suçlanmaktayım. Düzenlediğimiz Cumhuriyet mitinglerinde kimsenin burnu kanamamıştır. Yasal olarak yapılmıştır. Ben Çağlayan mitingindeki konuşmamda "Ne şeriat ne darbe demokratik Türkiye" diye bağırmıştım. Ticaret yapma hakkım ve gelir elde etmem suç olarak sorulmuştur"
"ÖNÜME TABELA ASTILAR"
Gazeteci Tuncay Özkan'ın bugüne kadar teröre karşı bir kişi olduğunu ileri sürerek "Ama şimdi terör örgütü ile özdeşleştirildim" dediği savunmasında şunları da söylediği belirtildi:
"1996 yılında hakkımda koruma kararı alındı. Aleyhime delil olarak mahkemeye sunulan telefon görüşme tutanakları belli bir döneme ilişkindir. Benim tüm gazetecilik hayatım boyunca tüm görüşmelerim kaydedilseydi bunlardan yüzlerce binlerce ortaya çıkardı. Yaptığım iş nedeniyle bir çok kişi ile görüşüyordum. Ben özgürce düşüncelerini ifade eden birisiyim. Bunu demokratik bir hak olarak yasalara uygun şekilde dile getiriyorum. Bu şekilde baskı ve dinlemelerle benim gibi özgürce düşünen ve düşündüklerini dile getiren insanlar susturulursa o taktirde Türkiye çölleşir. Ben bu güne kadar çıktığım duruşmalarda sabıkasızım diye övündüm. Gazeteci ve yazarım dedim. Şu anda 50 saattir ayaktayım. Önüme tabela asılarak fotoğraflarım çekildi. Parmak izlerim alındı. Bugüne kadar teröre karşı bir kişi olmama rağmen terör örgütü ile özdeşleştirildim. Ben son 4,5 yıl içerisinde yüzlerce 908 konferans, 53 miting, sayısız televizyon programı düzenledim. 12 kitap yazdım. Hepsinde özgürlüğü ve demokrasiyi savundum. Sivil toplum örgütleri içerisinde yer almasaydım, yapılan haksızlıklar karşısında susmayı tercih etseydim, kimse ile telefonla görüşmeseydim, benim bir kızım var ona haksızlıklar karşısında sesini çıkartmayan bir kişi mi olmayı öğretseydim"
"ŞİRKETİNİN VERGİ BORCU SUÇ UNSURU" (Söyleyecek bir söz bulamıyorum. Bu komedi bile değil. Suçlamaya bakın: Vergi borcun var, ergenekoncusun. Zekeriya öz'ün biran önce bir psikiyatrise görünmesi lazım.)
Tuncay Özkan'ın avukatı Oğuz Gür ise müvekkilinin herhangi bir suç örgüt içerisinde yer almadığını belirttiği savunmasında "Emniyette 22 saate yakın ifade süresi içerisinde bize delil niteliğinde bir belge gösterilmedi. Savunmaya müdahalemiz engellendi. Müvekkilimin demokratik mücadelesi suç olarak gösterilmektedir. Şirketlerin vergi borçlarıyla ilgili belgeler suç unsuru olarak sunulmuştur. Oysa bu konuda 2. ve 5. vergi mahkemelerinde toplam 15 dava vardır. Cumhuriyet Halk Partisi ile yaptığı prodüksiyon anlaşması suç olarak gösterilmiştir. Oysa Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliği ile CHP'nin bu anlaşmasına harcaması ibra edilmiştir. Müvekkilim suçsuzdur serbest bırakılmasını talep ediyorum" dedi.
Ancak mahkeme bu savunmalar sonrasında gazeteci Tuncay Özkan'ın terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklanmasına karar verdi.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi