Tokat Alevi Yerlesimleri
Konu Sahibi / Yazar
Zekai
Kategori / Forum
Alevi Köyleri, Aşiretler, Ocaklar
Yorumlar / Cevaplar
11
Okunma / Görüntüleme
24270
Tokat Alevi Yerlesimleri
Tokat Alevi Yerlesimleri
ben tokatlı deyılım ama tokatlı olan ark saygılar emegıne de tsk ederım eliekber cok guzel bır arastırma
Tokat Alevi Yerlesimleri
merhaba ben akkuşluyum fakat niksarlı sayılırım bizim dedelerimiz niksarın cer köyünden geliyor. çalışmanız çok güzel
Tokat Alevi Yerlesimleri
Tokat insanının hoşgörülülüğü, misafirperverliği, yüksek tevazusu bambaşka...
Yaklaşık on yıl önce ailemle gittmiştim Tokat'ın Zile ilçesine... Otobüste yaşıtıma yakın bir Zileli kız ve annesiyle tanıştık önce. Ankara'dan geldiğimizi öğrenince arkadaş bana Zile merkezini tanıtabileceğini söyledi. Merkezde bir kaç akrabamız vardı. Onlarda kalırken tanıştığım samimi, güleryüzlü arkdaşla da buluşmaya karar verdik. Bana merkezi, Cumhuriyet Meydanı'nı tanıttı, okuduğu okulu gösterdi, yazın basketbol oynadıkları spor salonunu, takım arkadaşlarını tanıttı. Spor salonunda birlikte bir maç bile yaptık.Evine davet etti ve bunları öyle medenice yaptı ki medeni cesaret yönünden büyükşehirlilerden farkı yoktu. Yaşadığı yerel bölgenin insani özelliklerini Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin bir ilçe okulunda medeni özellikler ile harmanlayabilmişti. Hayatında spor da vardı, okumak da insanlık da... Evine gittiğimde ise bu güzel özelliklerinin yalnızca arkadaşıma ait olmadığını bunun insanlık anlayışının yerel bir yansıması olduğunu, arkadaşımdaki güzel özelliklerin aile bireylerinin diğerlerinde de yer aldığını gözlemledim.
Alevi kökenli akrabalarımızda da durum aynıydı. Yüzlerde aynı eksik olmayan samimi gülümseme, insanlıklarının aynası misafirperverlikleri...
Sonra Tokat'ın alevi köylerinden birinde, topraktan yapılmış, annemin çocukluğunda sık sık ziyaret ettiği eski bir dam evinde bir kaç gün kalma şansını yakaladım. Onun o öz kokan havasını soludum...
Hayatımda gördüğüm en kibar, en zarif kadınlardan birini, kınalı saçları, yüzünden eksik olmayan çocuksu, saf gülümsemesi, yerel giysisiyle Zileli Hatice Teyze'yi tanıma şansını yakaladım. Hatice Teyze'nin 90lık kayınvalidesine, yaşına rağmen gelen misafirlere gösterdiği içtenliğe, gülümsemesine, elindeki ne olursa olsun çokça paylaşabilmesine şahit oldum.
Anadolu çiftçisinin dünyada eşine rastlanılmayan sabrına, karnı doyduğunda Tanrısına ettiği dolu dolu şükrüne, gönül tokluğuna hayran kaldım...
Ne mutlu ki Anadolu insanının sahip olduğu yüceliğe yerinde, Anadolunun Zile'sinin bir köyünde şahit oldum...
Artık Atatürk'ün bu topraklara gönderilmesine şaşmıyorum...
Yaklaşık on yıl önce ailemle gittmiştim Tokat'ın Zile ilçesine... Otobüste yaşıtıma yakın bir Zileli kız ve annesiyle tanıştık önce. Ankara'dan geldiğimizi öğrenince arkadaş bana Zile merkezini tanıtabileceğini söyledi. Merkezde bir kaç akrabamız vardı. Onlarda kalırken tanıştığım samimi, güleryüzlü arkdaşla da buluşmaya karar verdik. Bana merkezi, Cumhuriyet Meydanı'nı tanıttı, okuduğu okulu gösterdi, yazın basketbol oynadıkları spor salonunu, takım arkadaşlarını tanıttı. Spor salonunda birlikte bir maç bile yaptık.Evine davet etti ve bunları öyle medenice yaptı ki medeni cesaret yönünden büyükşehirlilerden farkı yoktu. Yaşadığı yerel bölgenin insani özelliklerini Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin bir ilçe okulunda medeni özellikler ile harmanlayabilmişti. Hayatında spor da vardı, okumak da insanlık da... Evine gittiğimde ise bu güzel özelliklerinin yalnızca arkadaşıma ait olmadığını bunun insanlık anlayışının yerel bir yansıması olduğunu, arkadaşımdaki güzel özelliklerin aile bireylerinin diğerlerinde de yer aldığını gözlemledim.
Alevi kökenli akrabalarımızda da durum aynıydı. Yüzlerde aynı eksik olmayan samimi gülümseme, insanlıklarının aynası misafirperverlikleri...
Sonra Tokat'ın alevi köylerinden birinde, topraktan yapılmış, annemin çocukluğunda sık sık ziyaret ettiği eski bir dam evinde bir kaç gün kalma şansını yakaladım. Onun o öz kokan havasını soludum...
Hayatımda gördüğüm en kibar, en zarif kadınlardan birini, kınalı saçları, yüzünden eksik olmayan çocuksu, saf gülümsemesi, yerel giysisiyle Zileli Hatice Teyze'yi tanıma şansını yakaladım. Hatice Teyze'nin 90lık kayınvalidesine, yaşına rağmen gelen misafirlere gösterdiği içtenliğe, gülümsemesine, elindeki ne olursa olsun çokça paylaşabilmesine şahit oldum.
Anadolu çiftçisinin dünyada eşine rastlanılmayan sabrına, karnı doyduğunda Tanrısına ettiği dolu dolu şükrüne, gönül tokluğuna hayran kaldım...
Ne mutlu ki Anadolu insanının sahip olduğu yüceliğe yerinde, Anadolunun Zile'sinin bir köyünde şahit oldum...
Artık Atatürk'ün bu topraklara gönderilmesine şaşmıyorum...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Son Düzenleme: 19/09/2009, 15:08, Düzenleyen: Bilim.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi