You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
Tiyatro Dersleri
[FONT="Courier New"]Tiyatro Dersleri..1. Ders Diyafram ve Ses-Kas Çalışmaları


En güzel ses, hiç bir zaman zorlama olmadan çıkan sestir. Oyun sırasında kelime ve cümleleri ayrı tonda ve vurguda söylemek büyük bir yanlıştır.
Oyuncular için en doğru soluma diyaframdan solumadır.
Diyaframdan solunum yaparken akciğerlerimizin alt loplarını etkin şekilde kullanmak suretiyle, kaburga kemiklerinin alt hizasından dışarıya itilecek şekilde nefes alabilmeyle çalışılır. Önce çok derin olmak kaydıyla arda arda 3-4 soluma yapın. Göğüs kafesiniz ve omuzlarınız yukarı doğru kalkarsa hatalı nefes almışsınız demektir.
Diyafram nefesini daha iyi anlayabilmek için düz bir zeminde yere sırt üstü uzanın. Hızlı ve kısa aralıklarla sadece ağızdan solumaya başlayın. Yerde nefes alırken dikkat edeceğiniz şey, göğüs kafesinin bittiği yerden karından gözlemlenen bir hareket söz konusu mu?
Bunu anlamak için iki elinizle göğüs kafesinizin üzerine hafifçe bastırın ya da başka bir arkadaşınızdan iki eliyle göğüs kafesinizin üzerine bastırmasını rica edin.
Şimdi aynı solumayı göğsünüzün alt kısmına doğru yapın. Diyaframdan nefes alıyor musunuz dikkat edin. Üzülmeyin diyaframdan nefes alamadıysanız başka bir önerim daha var, çünkü diyafram nefesini öğrenme, bazı insanlar için sanıldığından zordur.
Şimdi sırt üstü düz konumda uzanmış durumdasınız. Nefesinizi tutun, bu halde kamınızı içeri ve dışarı itin. Nefes almadan bunu gerçekleştirebiliyor musunuz? Cevabınız evet ise şimdi karnınızı dışarı itin, nefes verirken kamınızı içeri çekin. Bu yolla diyaframdan solumayı öğrenebilirsiniz. Bunu defalarca tekrarlayın.
Diyaframdan doğru nefes alma şeklinizin otomatikleşmesi gerekmektedir. Bir oyuncu olarak her zaman için bilinçli olarak nefesimizi kontrol etmeliyiz. Alışkanlık kazanıncaya kadar iki hafta bu çalışmaları tekrarlayın. Günde en az kırk dakika çalışın. Çalışmalarda başarılı olabilmek için çalışma öncesinde midenizin 1/3'ünün boş olmasına dikkat ediniz. Diyaframdan nefes alma, yukarıda önerilenler doğrultusunda sürekli ve düzenli yapıldığı sürece alışkanlık haline gelecek, otomatikleşecektir. Zamanla diyaframınızı kullanmayı ve aldığınız nefesi iktisaslı ve uzun sürede kullanmayı öğrenmelisiniz.

Örneğin bir oyunda oynuyorsunuz ve üç sayfalık bir tiradınız var; eğer diyaframınızı iyi kullanabiliyorsanız, takılmadan, zorlanmadan ve tekstin içerisindeki anlatımı yakalayacak şekilde oynayabilirsiniz.
Ama farz edin ki, diyafram kullanmanız zayıf. Gereksiz yerde nefes alıp vereceksiniz ve tekstin altından kalkmanız zorlaşacaktır.

DİYAFRAM NEFESİNDE DİKKAT EDİLECEK ALTIN KURALLAR

1- Nefes alırken derin, sık, çabuk, düzenli, gerilmeden, gürültüsüz alıp vermeyi öğrenmelisiniz.
2- Nefesinizi kesinlikle burnunuzdan alıp, ağzınızdan vereceksiniz.
3- Nefesinizi alış, tutuş ve veriş zamanlamanız 1- 4 -2 formülüne uygun olmalı.
4- Yani nefesinizi 2 saniyede almışsanız 8 saniye içinde tutacak ve 4 saniyede vereceksiniz.
5- Nefes alırken akciğerlerinizi zorlayınız. Nefesi uzun süre alıp tutmayı öğreniniz.
6- Bir anda fazla alınan oksijen baş dönmesine yol açabilir.
7- Amaç ciğerleri büyütmektir. Ama ciğerler bir anda büyümez. İdeal bir diyafram nefesi kısa sürede oluşturulamaz. .Çalıştıkça diyaframınızın geliştiğine tanıklık edeceksiniz.
8- Eğer gırtlağı fazla sıkarak havayı, tutmaya kalkarsanız gırtlak yorulur. Ses bozulmaya başlar.
9- Konuşmaya başladığınızda aldığınız hava bir çırpıda boşalıp bitmemelidir. Aynı havayı en uzun süre kullanmayı öğrenin. Ama bu sırada kasılmamalı ve gırtlağın kapanmasına neden olamamalıyız. Yoksa hırıltıdan başka bir şey çıkaramayız.

Tamam ben kaptım bu işi derseniz eğer tebrikler. Şimdi şu cümleleri tekrarlayabildiğiniz kadar tekrarlayın.

1-Bir berber bir berbere bre berber beri gel diye bar bar bağırmış.
2-Pireli peyniri perhizli pireler tepelerse pireli peynirler de pır pır pervaz ederler.
3-Ocak kıvılcımlandırıcılardan mısın, kapı gıcırdatıcılardan mısın?
Ne ocak kıvılcımlandırıcılardanım, ne kapı gıcırdatıcılardanım.
4-Çatalca’da topal çoban çatal yapıp çatal satar,
nesi için çatalca da topal çoban çatal yapıp çatal satar? Kârı için çatalca da topal çoban çatal yapıp çatal satar.
5- Dört deryanın deresini dört dergâhın derbendine devrederlerse,
dört deryadan dört dert, dört dergâhtan dört dev çıkar.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Tiyatro Dersleri
[FONT="Courier New"]BOĞUMLAMA = ARTİKÜLASYON:

Konuşma organlarının boğazdan çıkan sese biçim vermek için topluca çalışmasıdır. Tiyatroda en önemli şey denilenin anlaşılmasıdır. Söylenen sözlerin anlaşılması için temel sesler ünlüler değil ünsüzlerdir. Seslerin agızdan çıkışına dilin konumuna dikkat etmek gerekir.
SÖYLENİŞ (FONETİK):

Sadece söylenişi göz önünde tutar. Diksiyon, güzel bir söylenişin asal kurallarını verir ve söylenişteki ihmali yenmeye çalışır. Fonetikse diksiyonda seslerin meydana gelmesini ve ses organlarının durumlarını inceler.
Genel olarak söyleniş bozuklukları ünlülerin fonetik yönünden biçimlenmelerindeki yanlışlıklardan doğar.
Örnegin: açık E yerine kapalı E - kalın E, kalın A yerine ince A söylemek gibi. Boğumlanma bozukluklarıysa ünsüzlerin fonetik yönünden biçimlenmelerindeki yanlışlıklara denir. Örnegin:gılama, şeleme, leleştirme gibi.
Her ikisi de düzgün söz söylemekte önemli yer tutar.
Boğaz ve burundaki et fazlalıkları, küçük dilin görevini yapamaması, dişlerin seyrek oluşu ve onların üst üste binerek sıralanması, üst dudağın kısa ve yukarı doğru çekik oluşu, çenelerin dışarı doğru çıkıklığı ve içeri doğru çekikliği vb.
Diğer fonetik hatalara şöyle bir göz atalım:
*Atlama: Pek yaygın olan bir söyleniş bozukluğudur.
Örneğin: (kendisi) yerine (kensi), (karşılaşma) yerine (kaşlaşma), (hanımefendi) yerine (hamfendi), (nasılsınız) yerine (nassınız), (Galatasaray) yerine (gassay), (kalk oradan) yerine (kak ordan), (kilitledim) yerine (kitledim) vb.
Harflerin çıkarılışına özen gösterip başlangıçta ağır konuşarak bu bozukluğun önüne geçilebilir.
*Gevşeklik: En sık görülendir. Bir boğumlama tembelliğinden ileri gelir. Bu bozukluğun önüne geçmek için dişler arasına bir kurşun kalemi sıkıştırıp heceleri söylerken onların iyice anlaşılmasına çalışılır. Dişler arasından kalem çekildiği zaman, boğumlanma daha açık olarak anlaşılan bir biçim alıp dil, yanaklar ve dudaklar görevlerini yapmaya başlarlar.
*Gılama: ( R ) ünsüzünün, küçük dilin titremesiyle boğazda meydana gelmesidir. Bu bozukluğu gidermek için ( R) ünsüzünü doğru boğumlandırmaya çalışalım. ® ünsüzü dilin ucunu damağa kadar kaldırarak verilir. Öyle ki dil şiddetle çıkan havaya dokununca geri çekilir ve bir çeşit titreme yaparak yerine gelir. Böylece dilin ucunu uzun zaman titremeye çaba harcamakla iyi bir sonuç alınabilir.
*Islıklama: ( S ) ünsüzünün şiddetini abartmaktan ileri gelir. Dil üst dişlerin iç tarafina dayanip hava dişlerin arasindan sizarsa bu yanliş ortaya çikar.
*Değiştirme: Bir ünsüzün yerine başka bir ünsüzü söyleme alışkanlığı olup bir çok çeşitleri vardir.
Sert ünsüzlerle olanına sık rastlanır.
(zeleştirme) ( j ) yerine (z) söylemek örnegin: (şarj) yerin (şarz),
(Seleştirme) ( ş ) yerine ( s ) söylemek örn: (paşam) yerine (pasam),
(jeleştirme) ( c ) yerine (j) söylemek. Örn: (kucak) yerine (kujak),
(şeleştirmek): (s) yerine (ş) söylemek. Örn: (sana) yerine (şana)
Diğer ünsüzleri ilgilendiren değişmeler. (leleştirmek) ( R ) yerine (L) söylemek. Örn: (merhem) yerine (melhem), (birader) yerine (bilader) bazen de (n) yerine (L) söylenir (fincan) yerine (filcan)
Yerleştirme: Bazı yerine veya arasına (y) ünsüzünü sıkıştırmaktan ileri gelir. (Müezzin) yerine (meyzin), (iade) yerine (iyade), (gönlüm) yerine (göynüm). Bazı ağızlarda (b) yerine (p), (d) yerine (t) olduğu görülür. Örn: (Kıbrıs) yerine (Kıprıs), (leblebi) yerine (leplepi) vb.
Yutma: Genellikle içinde (h) ünsüzü bulunan kelimelerde sık görülür. Örn: (Ayhan) yerine (ayan), (Mehmet) yerine (memet) vb.
*Söyleniş bozukluları: Ünlüleri ilgilendiren değişmeler. (ince a) yerine (kalın a) söylemek. Örn: (Kemal) yerine (kemal) vb. (e) yerine (a) söylemek. örn: (elektrik) yerine (alektrik)vb. (a) yerine (e) söylemek. Örn: (Azrail) yerine (ezrail)vb. (ince o) yerine (kalın o) söylemek (lokma) yerine (lokma) vb.

PROSODİE (VURGU)

Sözcük vurgusu hecenin şiddetiyle ilgili olduğu gibi birde hecenin süresi yani uzunluğu kısalığı ile ilgili olan (nicelik)i vardır. Sözcüklerde bu iki özellik birbirini karıştırmamalıdır. Nicelik , bir hecenin uzunluğu ve kısalığı ile ilgilidir. Halbuki şiddet ise bir hecenin vurgusuyla ilgilidir.
Dilimizde süresi uzun olan heceler hep yabancı sözcüklerde bulunur. Örn: katil, kase, cahil, ebedi, hazine vb yanlış söylememek için kelimelerin kökenlerini araştırmak gerekir.
Türkçe de (ğ) ünsüzü kendinden önce gelen ünlü üzerinde etki yaparak bulunduğu hecenin uzamasına neden olur. Örn: yağmur= yaamur, öğretmen= ööretmen, öğle=ööle , çağdaş= çaadaş. İlk hecelerde (y) nin de gevşeyip kendisinden önceki ünlüyü etkileyip heceyi uzattigi görülür. Örn: böyle=bö-le, şöyle= şö-le, öyle=ö-le, söylemek=sö-lemek vb.
(Ğ) ünsüzünün bir etkisi de şöyledir: yapacağım= yapıca-m (ğ) demin bahsettiğimiz uzatma etkisini yaparken kendisinden sonra gelen ünlünün de düşmesine sebep olur. Bu durum genellikle eylemlerde görülür. Örn: edeceğim= edice-m, oturacağım= oturuca-m vb.
BİR kelimesinden biraz konuşalım. Adet belirttiği zaman yani kendi sayı anlamıyla kullanıldığında (bir) herhangi bir şeyden bahsederken (bi) olarak söylenir. Örn: adam bir gün bir sinemaya gitmiş. Soru: adam ne gün gitmiş? Her hangi bir gün gitmiş. Yada söyle sorabiliriz bu soruyu adam yalnızca bir gün mü bir tek sinemaya gitmiş? Burada (bir) kendi sayı anlamıyla değil (herhangi) anlamıyla kullanıldığı için (bi) olarak söylemek daha doğrudur.
Orada, burada, şurada kelimeleri de (bir)e benzer özel bir söyleniş biçimi taşirlar. Burada = burda, şurada= şurda, orada= orda, olur ve aradaki a harfi düşer.
Kelime sonlarındaki -yor heceleri üzerine birkaç söz: -yor hecesi fazla bastırılmadan yada bastırmayacağı diye yok saymadan söylenmelidir.
Son uyarıda çok sık kullandığımız (değil) kelimesi için. Değil kelimesi söylenirken (e) harfi düşer ve yerini (i) harfi alır. DEĞİL=DİĞİL olur.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Tiyatro Dersleri
[FONT="Courier New"]Sesi ısıtır.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, ..........80,....90, ... 98, 99,100
1 den 100 e kadar belirli bir ses tonu ile say

Sesin tizliği...
MAN, MEN, MİN, MON, MUN, MÜN, MIN, MÖN
Mmmmmmmmmmmmaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaannnnnnnnnnnnnn
Ağız kapalı burundan ağızdan ağız kapalı burundan
Man sesi çıkarılırken harfler arasında kesinti olmayacak.

Sesi kuvvetlendirir.
1, 2, 3, 4, 5, 4, 3, 2, 1
1 den 5 kadar sesin şiddetini arttırarak say, aynı şekilde azaltarak geriye doğru say.

Sesi kuvvetlendirir.
HAH, HEH, HİH, HOH, HUH, HÜH, HIH, HÖH
Karından başlayıp ağızdan ses maksimum seviyede çıkacak

Sesi kuvvetlendirir.
PAH, PEH, PİH, POH, PUH, PÜH, PİH, PÖH
Karından başlayıp ağızdan ses maksimum seviyede patlar gibi çıkacak

Çalışmalar 1 yıl her gün yapılacak.
MAN, MEN, .....sürekli yapılacak.
Ses çalışması 11.00 ile 22.00 arası yapılabilir.

Toplum karşısında konuşmadan önce çok sıcak veya soğuk içecekler içilmemeli,
Konuşmadan 15 dk. önce kış aylarında ıhlamur içilebilir.

NEFES KONTROLÜ


Doğru nefes diyafram nefesidir.

Nefes alırken önce karın bölgesi şişmeli, sonra ciğerlerin tamamı,
Nefes verirken önce karın bölgesi inmeli, sonra ciğerlerin tamamı inmeli.

EGZERSİZ
Nefes al -göbek- sonra ciğerleri kullan. Sayı arttıkça zorlama oldukça nefes açılır.
1 den 5 e sayarak nefesi ver.
Sonra 10, 20 ye 30 u zorla 50 de bitir.
Her gün artır.
Her defasında 1 den başla

AĞIZ DUDAK TEMBELLİĞİ

1. U ve İ harflerini söylüyormuş gibi U ağzını büz, İ ağzını ger.
Günde 3 dakika, sabahları yap.
Dudak kaslarını geliştirir.
Dudak kasları kuvvetli olan sesin çıkışına hakim olur.

2. Kurşun kalem çalışması:
Kurşun kalem dik olacak şekilde ağza alınır. Yarım santimetre kadar ağza girecek şekilde dişlerin arasına sıkıştırılır.
Bu şekilde roman sayfasının yarısını heceleyerek vurgulu oku.
Vurgulu oku
P Ç T K R M Z N harflerini abartılı olarak oku.

3. Dil gerilmesi:
Dilini salla, ger: dil önemli konuşma organımızdır.
Boynu arkaya ger ki çenen gelişin.

VURGULAMA
Vurgulamada fikir ön plandadır.

Ne kadar iyi vurgulama yaparak konuşursan karşındaki o kadar iyi anlar.


TONLAMA
Tonlama konuşmaya duygu vermek için yapılır.

Hissettiğini net hisset ve karşı tarafa hissettir.
Tonlama duyguyu çıkarmamızı sağlar.

BEDEN DİLİ

Yaz aylarında yüzün gevşek olur.
Yaz aylarında kendini sürekli gerersen terlersin
İnsan sinirli iken kendini tutar. Kalemi, sağını solunu, masayı,
İnsan kendine destek aradığı için tutma ihtiyacı hisseder.
Bilirsen bedenine hakim olursun.
Bir şeyi elinde tutmak güçsüzlüktür.
Asla ellerini cebine atma-sığınma
Doğal duruş ellerin yanda olmasıdır.

KENDİN GİBİ OL...

Karşındakinin duygusunu anla ve “ben olsaydım” diye kendine sor, sorgula..

Konuşmada % 20 yetenek % 70 tekniktir.
Heyecanını kontrol et, çocuğa heyecanını kontrol etmesini öğret.
İtiraf et. Ne kadar itiraf edersen o kadar rahat edersin.
Ne kadar itiraf edersen o kadar az yaparsın.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Tiyatro Dersleri
[FONT="Courier New"]Anlatılanları ayna karşısında yaparsanız daha yararlı olacaktır.
Burada anlattıklarım hayati önem taşımaktadır. Ayna karşısında kendinize not verebilir, inandırıcılığınızı kendiiz ölçebilirsiniz.
Sizin gibi mimiklerini ve vücudunu kullanan birinin gösterisine parayla gitmeye ikna olana kadar tekrarlayın.

GÖZLER:

Gözlerimiz yarı kapalıyken kötülüğü ve küçümsemeyi, gözkapaklarımızı indirdiğimizde saygıyı, utanmayı anlatırız.
Heyecanla gözler bir anda kapanıp açılır, gözkapakları aşağı iner, baş hafif sallanır. Vücut ürperir, titrer, sık soluma yapılır. Gözlerin iri iri açılması şaşkınlık, hiddet, hayret, dehşet belirtisidir.

KAŞLAR:

Kaşlar çatılarak derin düşünceyi, sertliği, sağlam bir iradeyi belirtir. Kaşların başlangıç kısımlarının yukarı doğru kalkıp, uç kısımlarının aşağı doğru inmesi ıstırap anlamıdır.
Öfkede kaşlar çatılır, kaş aralarında derin bir çizgi belirir, burun delikleri açılır, gözlerde şimşek çakar, dudaklar aralanır, alt dişler üst dişlerden önce görünür, sık, sert ve derin soluma yapılır.
Derin sevgide kaşlar kalkar, gözler büyür, ağız hafifçe açılır, dudak kenarları biraz yukarı kıvrılır. Bütün çizgilerde bir tatlı okşayış, bütün yüzde saf bir parlaklık görülür, sakin soluma yapılır.
[COLOR="#ff0000"]
AĞIZ:

Dudakların yarı açık oluşu hayret ve sevinci, çok açılması şaşkınlığı anlatır.
Dudak kenarlarının aşağı doğru inmesi üzüntüyü, dudakların büzülerek öne doğru uzaması susmayı somurtmayı belirtir.
Alt çenenin biraz öne çıkması gaddarlığı, dişlerin birbirine vurması çılgın bir hiddeti anlatır.

BAŞ:

Başın öne doğru duruşu merak ve gaddarlığı, geriye çekilmesi saygısızlık, korku, yana doğru hafifçe eğilmesi kayıtsızlık, acıma, öne doğru eğilmesi utanç ve korku belirtir. Başı yukarıdan aşağıya sallamak doğrulama, önden arkaya doğru kaldırmak inkar anlamını verir.

KOLLAR:

Kolların herhangi biri 'gel' ve ya 'git' emri vermek üzere öne doğru hızla hareket ettirilir. Yer göstermek üzere gösterilen yere doğru bükülür. Şiddetli hayranlık duygularının belirtilmesinde, kolların ikisi birden yukarı doğru kaldırılır.
Cesaret kırıcı bir durum karşısında ümitsizce yanlara doğru bakılır. Bekleyiş, meydan okuyuşta kollar öne doğru kavuşturulur.

ELLER:

Avuç içi, yüreğin üstüne bastırılarak sevgi ve heyecan anlatılır. Avuç içi göğsün ortasına bastırılırsa inanmak, iman etmek duyguları belirtilir. Avuç içinin dışarı doğru çevrilerek itilmesi tiksinme, iğrenmeyi belirtir. Bu arada başta biraz geriye doğru bükülür. Avuçların birini diğeri üzerinde ovalama neşe ve sevinç belirtisidir.

PARMAKLAR:

El jestlerinde özellikle işaret parmağı çok büyük rol oynar. İşaret parmağı kol ile birlikte öne doğru uzatılırsa işaret veya kovma anlamı verir. İşaret parmağı bükülerek göğse doğru çekilirse yaklaşmayı, çağırmayı, yine işaret parmağı düz olarak ağıza yaklaştırılırsa susturmaya çalışmayı belirtir.
Bütün parmaklar kapatılarak kuvvet ve azim, yumruk gösterilirse tehdit anlatılır.
Parmaklar bükülmüş olarak işaret parmağı baş parmağa sürtülürse, para işareti yapmış olunur.
Eller birleştirilerek parmaklar birbiri içine geçirilirse yalvarma anlamı verilmiş olur.

BACAKLAR:

Bacakların duruşu da çok önemlidir. Bacaklardan birinin diğerinden ayrılmış olarak önde durması kuvvet, ataklık ve şiddetli duyguları belirtir.
Ayakların aynı hizada birbirinden ayrı durması rahatlık, kaygısızlık, meydan okuma veya durgunluk belirtir.
Bacak bacak üstüne otururken bir bacağın sık sık sallanması sabırsızlık, sinirlilik belirtisidir.

VÜCUT:

Vücudun büzülmesi, sırtın kamburlaşması, kolların gövdeye yapıştırılması yılgınlık ve utanma belirtisidir. Bunun aksi hayranlık, zafer anlatır.
İğrenmede vücut geriye doğru, istek merak ve ataklıkta ileri doğru gider. Yana ve geriye doğru uzanarak gururu, saygısızlığı veya fizik yetersizliğini anlatır. Vücudun öne doğru eğilmesi saygı belirtisidir.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Tiyatro Dersleri
[FONT="Courier New"]Ezberleme

Kolayca ezberlemek ve ezberlediğinizde daha kalıcı olması için aşağıdaki yöntemleri adım adım uygulayalabilirsiniz.
Ezbere başlamadan önce ses ve beden egzersizi yapmış olmalısınız. Kendinizi toparlayıp ezbere yoğunlaşamıyorsanız dolaşın, şarkı söyleyin. Kendinizi hazır hissettiğinizde başlayabilirsiniz.

* Mümkün olduğu kadar zihninizin saf ve duru olduğu anlarda ezber yapınız. Bir de zihninizi boş ve lüzumsuz şeylerden arındırdıktan sonra ezbere başlayın. Dolu kap boşalmadan içine bir şey yerleştiremezsiniz.
* Ezberleriniz genellikle sabahın erken saatlerinde saf ve duru zihinle yapmaya çalışın. Eğer akşam uyumadan önce çalışıp ön hazırlık yaparsanız siz uykuda iken hafızanıza kaydedildiğini fark edersiniz.
* Ezber yapacağınız metninizin karşısına geçtiğinizde çevrenizde sizin dikkatiniz dağıtacak türden ses ve görüntü olmamalıdır. Özellikle tam çalışırken telefon çalması tüm dikkatinizi dağıtacaktır. Bu nedenle dikkatinizi dağıtacak her türlü materyali etrafından uzaklaştırın.
* Mümkün oldukça ayakta ezberleyin.
* Ezberlediğiniz bölümlerin yazı hattı temiz olsun. Çünkü gözlerinizle ezberlediğiniz bölümlerin fotoğrafını çekmektesiniz. Hafızanıza aynı hatla kaydettiğinizde hatırlamanız daha da kolay olur.
* Ezber yaptığınız mekân sade ve sessiz olsun. Sade bir mekânda gözlerinizi ve zihninizi meşgul edecek şeyler olmaz ve daha çabuk ezberinize yoğunlaşırsınız. Bir de mümkünse ezberlerinizi hep aynı yerde yapınız. Çünkü yeni şeyler görmek dikkatinizi dağıtır.
* Ezber yaparken mutlaka hafif sesli okuyun. Sesli çalıştığınızda kulaklarınız dan da yardım alırsınız ve daha çabuk ezberlersiniz. Harflerin mahreçlerini ve telaffuzlarını okuyuşunuzun düzgün olmasına dikkat ediniz. Çünkü yanlış ezberlediğinizde düzeltmek çok zor olur. Bunun için de yakınınızdaki uzman tiyatroseverlerden, öğretmenlerden yardım alınız hatta mümkünse onlarla çalışın.
* İmkânınız varsa tirad ya da sahneninizi daha önce iyi bilen birine okutunuz ve onu can kulağıyla dinleyin. Ezberleyeceğiniz bölümün anlamını iyi kavrayın. Böylece ezberlediğiniz bölümlerin neleri anlattığını bilirsiniz. Gerektiğinde duygulanırsınız ve daha kolay ezberlersiniz.
* Ezber yaparken mümkünse sesinizi oyundaki karaktere yakıştıracak yabancılaştırmayla çalışın.
* Birinci paragrafı ezberledikten sonra ezberinizden en az üç defa tekrar edin. İkinci paragrafı ezberleyin ve onu da üç defa tekrar edin. Sonra da her iki paragrafı üç defa tekrar edin. Daha sonra sıradaki bölümleri ezberleyip ezberden üç defa tekrar ediniz. Bu defa, ezberlediğiniz bu paragrafı ya da bölümü tekrar ediniz. Sayfayı veya tiradı bitirinceye kadar aynı metodu uygulayınız. Sonunda da sayfayı ezberden en az on defa tekrar ederek iyice pekiştiriniz. Bu pekiştirmeyi sakın ihmal etmeyin. “Demir tavında dövülür” atasözünü hatırlayın. Ezberlediğiniz yerleri yolda giderken, evde dolaşırken tekrarlayın.

ADNAN TÖNEL


Role Hazırlanmak

Bir role hazırlanırken, ilk hedef oyun yazarıdır. Onu iyice tanımamız gerekir. Onun yaşadığı çağın içinde değerlendirip, ancak günümüzün gerçekleriyle de karşılaştırıp bir senteze ulaşmalıyız. Yapıtın evrensel olduğu nokta, budur. Yazarın oyunu, yazarlığının hangi döneminde yazdığı da önemlidir. Ayrıca, yazara bu oyunu yazdıran dürtüleri anlayabilmek için onun sosyal ve politik kişiliğini de bilmek gerekir. Oyunu defalarca okumalı; araştırmalar için notlar almalıyız. Oyundaki her karekterin ifade ettiği fikir çok önemlidir; onları iyice saptamak gerekir. Oyunun geçtiği dönemi ve ortamı tanımak için araştırma yapmak şarttır. Örneğin, "Danton'un Ölümü"ndeki rolümü (Lucille) gözü kapalı çalışmamak için tarih kitaplarından bütün bir Fransız ihtilalini, sebeplerini ve sonuçlarını okuyup, öğrenmem gerekmişti. Bu her oyun için geçerli. Böylece her oyun, oyuncu için ayrı bir eğitim süreci haline de gelebiliyor.

Zamanı dengeleyebilmek için kendimize mutlaka bir program yapmalıyız. Okuma ve tahlil provalarından sonra hemen halledilmesi gereken ilk kaba çalışma, ezberdir. Bize verilen prova süresini asla ezber için harcamamalı. Ancak, kuru kuruya ezber de sakıncalıdır. Provalar başlayınca her şey çok değişebilir. Bu konuda kısmen esnek olmakta yarar var.


Provalar boyunca, oynayacağımız karekteri bütünlemeye ve yönetmenle yorum birliğine varmaya çalışmalıyız. Çelişkilerin üzerine gitmeli. Bu arada, karşılıklı oynadığım arkadaşlarla ortak bir uyum ve biçim elde etmeye çalışmalı. Arayışlar, yapabildiklerimiz ve yapmamız gerekenlerin denetimi, gece gündüz, provalarda ve sonrasında hata uyurken bile bilinç altı sürer. Bu uğraş, çizdiğimiz program içinde, oyun başlayıncaya kadar sürer.

Ancak, oyun başladıktan sonra her şey bitmez. Kuşkular, korkular, acabalar, seyirciyle birlikte gelen yeni durumların nedenleri, niçinleri hep devam eder. Hiçbir zaman, tam olarak emin olunmaz. İlk gün, oyunun ilk haftası, birinci ayın sonu... Tabii biliyorsunuz, bu arayışın sonu yoktur ve her zaman yapılmamış birşey bulmak mümkün. Ayrıca şunu da hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, her zaman sizden daha iyisini yapan biri mutlaka çıkacaktır.

[color=#ff0000Nedret Güvenç[/color]
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Tiyatro Dersleri
[FONT="Courier New"]- Doğaldır (Yapılandırılmamıştır). Ürün gibi değerlendirilmez, seyircide kendisidir.
- Sahne yoktur (Sunuşsal değildir).
- Metni yoktur (Doğaçlama şeklindedir).
Drama çalışmalarının yapılabilmesi için; bir grup, eğitimden geçmiş bir lider ve çalışma yapmaya uygun bir mekan gereklidir. Grubun yapısı ve katılımcıların özellikleri göz önünde bulundurularak bir esneklik içinde veya liderlerin farklı metodolojik yaklaşımları yanı sıra drama süreci içinde beş tip uygulama yapılır;
1- Isınma
2- Oynama
3- Doğaçlama
4- Oluşumlar
5- Değerlendirme

1- ISINMA
Çeşitli yöntemlerle beş duyuyu kullanma, gözlem yetisinin geliştiği bedensel ve dokunsal alıştırmaların yapıldığı tanıma, etkileşim kurma, güven ve uyum gibi özellikleri katılımcıya kazandıran ve oldukça kesin kurallarla belirlenen, grup liderinin yönlendiriciliğinde yapılan çalışmalardır. Rahatlama ve hareket çalışmaları olarak da adlandırılan ve her ikisini de kapsayan ısınma çalışmaları;
1- Psişik ve bedensel açıdan
2- Psişik ve bedensel açıdan karşısındakini tanıma
3- Karşılıklı iletişim kurma
4- Grup dinamiğini oluşturma
5- Sözlendirme ve etkileşim çalışmaları, öykü, anı, anlatma
6- Diğer bir aşamaya geçme biçiminde süregelir

2-OYNAMA (Pandomim ve rol oynama)
Belirlenmiş kurallar içinde özgürce oyun kurma ve bu olayları geliştirme çabalarından oluşur. Yaratıcılık ve hayal gücü boyutları işin içine girer.

3-DOĞAÇLAMA;
Daha az kesin olarak belirlenmiş bir süreç olup saptanan bir konu ya da temadan yola çıkılır ya da saptanan hedefe doğru belli aşamalarla yol alınır. Bireysel ve grupsal yaratıcılığın ön plana çıktığı çalışmalardır.

4-OLUŞUMLAR;
Bir süreç özellikle belirlenmiş bir çıkış noktasından başlar. Sürecin nasıl gelişeceği ve nereye varacağı belirsizdir. (Adıgüzel Ö. 1993)
Yaratıcı drama sürecinde diğer sanat dallarının uğraşları da yer alır. Yazınsal metin, şiir, senaryo yazma, resim yapma, dekor hazırlama, kostüm, maske, kukla tasarımları, çevre tasarımları, ritmik deney (müziği veya ritmi kendileri oluşturabildikleri gibi hazır müziklerden de yararlanılır) alanlarında da drama çalışmaları yapılır. Fotoğraf, film, video ve elektronik dallarda işe koşulabilir.
Drama' nın amaçları üç ana başlık altında toplanabilir;
1- Kişinin kendi bedenine, duygularına, düşüncelerine ve çevresinde olup bitenlere karşı bilinçli olmasıdır.
2- Çağrışımların, duyguların, bilgi ve deneyimlerin özgürleştiği bir ortamın sağlanmasıdır.
3- Drama etkinliği, drama yaşantısının somut olarak duyumsanmasıyla, kişinin evrensel, toplumsal, moral , etik ve soyut kavramları anlamlandırmasıdır.

[COLOR="#ff0000"]YARATICI DRAMA ETKİNLİKLERİ
1- HAREKET
Çeşitli hareket yöntemleriyle kendini tanıma başkalarını tanıma, etkileşim kurma, güven duyma, uyum sağlama ve benzeri birçok özellikleri katılımcıya kazandıran bir etkinlik çalışmasıdır.
Durduğu yerde sallanma, yürüme, koşma, zıplama, sıçrama, beş duyuyu kullanma vb hareketlerle liderin rehberliğinde belli kurallara uygun olarak yapılan bir drama etkinliğidir.
Çocuklar doğumdan itibaren doğal olarak hareket ederek yaşantı işle ilgili pek çok şeyi öğrenirler. Kendi vücutlarını tanırlar, organların farklı işlevleri olduğunu fark ederler, ellerini, ayaklarını farklı işlerde kullandıklarını keşfederler. Bunları kontrol altına almayı öğrenip beceri geliştirirler. Zamanla çevrelerini ve yakın çevresindeki insanları tanırlar, onlarla iletişim kurmayı öğrenirler.

2- RAHATLAMA
Bedenin, duygu ve düşüncelerin yumuşaması, sakinleşmesi için yapılan bir drama etkinliğidir. Hareket ve ısınma çalışmalarından sonra liderin rehberliğinde çeşitli rahatlama egzersizleri yapılır. Bu egzersizler genel olarak yerde uzanmış olarak yapılır. Gözler kapatılır. Lider, müzik eşliğinde komutlar verip gruptakilerin hayal gücünü harekete geçirir. Vücuttaki yorgunluğun ve gerginliğin giderilmesi amaçlanır. Başarıyla yürütülmüş bir rahatlama çalışmasından sonra enerji toplayan ve güç kazanan vücut daha yoğun bir çalışmaya hazırdır.

3- PANDOMİM
Sözsüz ifade olarak bilinen pandomim çocukların çok hoşlandıkları bir drama etkinliğidir.
Yakın çevresindeki olayları veya günlük alışkanlıkların pandomim ile ifadesi yanında bir eşya, bir olay, bir öykü de çocuklarla birlikte uygulanacak pandomim etkinlikleridir. Pandomim sırasında müzik çoğu kez gereklidir. Müzüiğin ritmine göre yürüme, koşma, sıçrama hareketlerinin yanı sıra çeşitli hayvan taklitleri, çiçeklerin açması, rüzgarın esmesi gibi durumlarda müzik ve ritim pandomime canlılık kazandırır.
[COLOR="#ff0000"]
4- ROL OYNAMA VE DOĞAÇLAMA
Rol oynama,oyundaki karakterlerin özelliklerini, duygularını canlandırmaktır. Doktor hastalarla ilgilenir; oyundaki rolüne göre neşelidir, mutludur, öfkelidir. Öğretmen öğrencisine ders verir, sevecendir, sinirlidir. Yavrularına yem arayan koruyucu bir tavuk, ormandaki hayvanlara hükmeden güçlü bir kral aslan vb.
Yaratıcı Drama' da rol oynama bir film veya oyundaki karakterleri canlandırmak değil, herhangi bir karakteri duygusal ve davranışsal özellikleri ile kendi düşselliği içinde canlandırmaktır.
Bazen resimler gösterilerek bazen çeşitli tanımlamalar yapılarak istedikleri rolü alan çocuklar bunları özgürce canlandırıp konuşurlar.
Rol oynamanın daha gelişmiş biçimi olan doğaçlamada çocuğa sosyal olaylardaki gerçeğe uygun davranışları canlandırması için fırsat verildiği gibi gerçek yaşantıda karşılaşma olasılığı bulunmadığı rolleri de üstlenerek, düşsel durumları oynaması için de olanaklar sağlanır. Doğaçlamanın konusuyla çok yakın bir ilişkisi vardır. Çalışma sırasında diyaloglar doğal olarak çocuklar tarafından oluşturulurlar, doğaçlama dil yeteneği bakımından en üst düzeye ulaşır.
Doğaçlamada bazen ses efektleri de kullanılır. Doğaçlama süreci içinde fikirler toplanır, biçimlenir, problemler çözülür ve fikirlerin ifade edileceği bir form araştırılır. İletişim kurma ihtiyacı grubun fikirlerini diğerleri ile iletişim kurabilecekleri bir yapı içinde organize etmeye yönlendirir. Böylece doğaçlama yoluyla çocuklar doğal yapıyı anlayıp geliştirirler, tutarlı olarak kendilerini ifade ederler. Konuya göre, uygun dili konuşurlar.

5- DRAMATİZASYON
Dramatizasyon öykü içinde sunulan olayların ve durumların oynanmasıdır. Dramatizasyonda öykü çocuklara lider tarafından anlatılır, okunur veya resimler gösterilir. Yaratıcı dramatizasyonda öyküyü çocuklar istedikleri gibi geliştirip sonuçlandırabilirler. Öykünün nasıl gelişeceğine veya nasıl sonuçlanacağına çocuklar birlikte karar verir, böylece kendi yarattıkları yeni bir öykü oluşur.
Dramatizasyon yapılırken her çocuk istediği karakteri kendisi çeker. Burada liderin rolü öyküyü anlatmak veya sunmaktır.
Yaratıcı dramatizasyonda verilen veya oluşturulan öykünün;
- Çocukların yaşına ve gelişimine uygun olmasına,
- Kolay oynanabilmesine,
- Çocukları sıkmayacak sürede olmasına,
- Öğretici, eğitici ve gelişimlerini sağlamasına,
- Hemen hemen her çocuğun katılımına uygun olmasına özen gösterilmelidir.
Öyküler kuklalarla da canlandırılabilir. Yaratıcı drama etkinliklerinde çocuklar kukla oynatırken doğaçlama yaparak konuşurlar. Özellikle çekingen çocuklar kukla oynatırken kuklanın arkasına sığınarak kendi düşüncelerini rahat bir şekilde ifade etmek fırsatını bulurlar. Böylece hem duygusal rahatlama sağlar hem de dil gelişiminde ilerleme kaydederler.

6-YARATICI DANS
Yaratıcı dans çocuğun vücut hareketleriyle müziği yorumlamasıdır. Yaratıcı dansta asla hareket komutu verilmez. Çocuklara uygun müzik dinletilerek içlerinden geldiği gibi özgürce dans etmeleri istenir.
Müziği düşsel güç katılarak; çiçekli bir bahçede uçuşan kelebeklerin dansı, ormanda kuşların ötüşü ve kanat çırpışı, denizde yaşayan çanlıların karnavalı, çoban ve kuzuların dansı vb. gibi konular verilerek, müziğin ritmine uygun olarak dans etmeleri istenir. Dansta vücudun tüm parçaları kullanılabilir. Baş, boyun, omuzlar, kollar, eller, kalça, bacaklar, ayaklar hatta gözler, kaşlar, ağız, dil de dansa katılabilir. Dans çocuğa bedeninin nerede ve nasıl çalıştığı, nasıl hareket ettiği ile ilgili değerli ipuçları verir. Çocuk bu yolla hareketlerinin sınırını (yüksek, orta alçak), yönünü, (ileri, geri, sağa, sola, çapraz) ve hareketlerinin şeklini tanıma fırsatı bulur. Müziğin ritmi, ahengi çocukların değişik hareketler yaratmasına sebep olur. Yaratıcı dans çalışmaları grup halinde yapılabileceği gibi tek tek de yapılabilir, diğer çocuklar müziğin ritmine uygun olarak el çırpabilir, ritim aleti çalabilirler. Müziğin ritmine uygun yürüyüşler, taklit yürüyüşleri, koşular da yaratıcı dans kapsamındadır.
Yaratıcı dansın temelinde iyi bir müzik eğitimi ve eğitimcisi bulunmalıdır. Gelişigüzel hazırlanmış bir müzik programı yarardan çok zarar getirir.

YARATICI DRAMA ATÖLYE (WORKSHOP) ÇALIŞMALARI

Yaratıcı drama çalışmaları yaş ve katılımcıların özellikleri göz önünde bulundurularak yapılır. Tanışma, ısınma, oynama, pandomim ve rol oynama, doğaçlama ve oluşum drama aşamalarıdır. Bunların tamamı veya bir kısmı bir esneklik içinde drama seanslarında uygulanır.
TANIŞMA; İsminin baş harfi "A, C, D" vs. olanlar halka içinde dolaşarak tanışır, selamlaşır, konuşurlar. Üzerindeki elbisede kırmızı, mor, mavi vs. renk olanlar halka içinde dolaşıp tanışırlar. Koç, yengeç, boğa vs. burcunda olanlar anlaşarak tanışırlar. Doğum tarihi (ay olarak) aynı olanlar birbirlerini arayarak bulup tanışırlar. Aynı futbol takımını tutanlar selamlaşıp tanışırlar.
TANIŞMA; Grup halka olur ve oturur. Elinde top olan kişi, topu gruptan birine atarken kendi adını söyler. Adını söylerken herhangi bir özelliğini söyler.
Topu attığı kişide aynı şekilde adını ve herhangi bir özelliğini söyler.

[COLOR="#ff0000"]ISINMA AŞAMASINDA YARATICI DRAMA ETKİNLİKLERİ

1-YÜRÜYEREK ISINMA;
Halka olunur, müzik eşliğinde veya tef ritmi ile önce yerinde sayma, sonra yavaştan hızlıya, daha sonra hızlıdan yavaşa yürünür. Liderin verdiği komuta göre; çamurda yürüme, sırtında yük varmış gibi yürüme, sıcak kumda yürüme, bebek gibi emekleme, buz üzerinde yürüme, cam kırıklarının arasında, pisliklerin arasında, ezilmiş domateslerin arasında yürüme.
[COLOR="#ff0000"]
2-YÜRÜYEREK ISINMA;
Grup değişik ritimle yürümeye başlar. Hızlı, yavaş yürüme, koşma, yavaşlama, yürürken duvara, çevredeki eşyalara değme, duvara yapışık olarak uzanma, gerileme, yere doğru eğilerek gevşeme (Okvuran A. 4.12.95 Drama dersi).

3-SERBEST YÜRÜME ;
-Gülümseyerek yürüme,
-Yürürken "merhaba" deme,
-Tokalaşma,
-Omuz ve kulaklara dokunma,
-Sarılıp bir süre bekleme ve yürüyüşe devam.

4-SERBEST YÜRÜME ;
-Sadece kendiniz için yürüyün,
-Bir kafesteymiş gibi yürüyün,
-Kendinize merhaba değin,
-Birine bakın ama iletişim kurmayın,
-Bir sözcük seçin (çiçek vb.),
-İletişim kurmadan sözcüğünüzü birkaç defa söyleyin,
-Söylediğiniz bir şeyi arayın ve onunla iletişim kurun,
-Randevulaşın,

5-YÜRÜYÜŞ ;
-Yürümeye başlayın,
-Kalabalık bir ana caddedesiniz,
-Uzaktan bir arkadaşınızı görüyorsunuz, ona ulaşmaya çalışın
-Ulaşın ve ikili olarak yürümeye başlayın,
-Başka bir ikili görün, onlara ulaşmaya çalışın, ulaşın ve sohbet edin, dörtlü olarak yürüyün,
-Başka bir dörtlü görüp aynı işlemi sürdürün.
[COLOR="#ff0000"]
6-HAYVAN YÜRÜYÜŞLERİ ;
Tavşan, fil, ördek, yılan, kanguru vb. seçilen hayvanların yürüyüşleri ile çıkardıkları sesler taklit edilerek, müzik veya tef ritmi eşliğinde yürünür.

7-RİTİM ALETLERİ İLE YÜRÜME ;
-Ortada bulunan ritim aletlerinden birer tane seçilir (Tef, zil, ritim sopaları vs.).
-Ritim aletlerini seçen katılımcılar halka oluşturur,
-Yavaş ritimden başlanarak bir uyum içerisinde hızlanılır, daha sonra ritim yavaşlatılarak yürüyüş temposu da yavaşlatılır.
-Yürüyüş, sekme hareketine, arka arkaya sıralamak, yılan salyangoz hareketlerine ritim eşliğinde dönüştürülür.

8-MÜZİK EŞLİĞİNDE YÜRÜME ;
Müzik başlar, serbest şekilde yürünür. Müziğin uygun yerinde liderin komutuyla "iyi günler, iyi günler" diyerek vücudun uzuvları birleşir.
1- Dizler, 5 - Eller,
2- Parmaklar, 6 - Omuzlar,
3- Kollar, 7 - Kalçalar,
4- Ayaklar, 8 - Dirsekler.

[COLOR="#ff0000"]ISINMA AŞAMASINDA OYUNLAR
-MEYVE SEPETİ
Gruptakiler 3-4 gruba ayrılır. Her grup kendisine bir meyve ismi seçer, ebe seçilir. Ebe seçilen, meyve isimlerinden birini söyler (elma, armut, muz). O meyveyi seçen herkes yer değiştirip birbirinin yerine geçmeye çalışır. Ebe bazen de "meyve sepeti" der ve o zaman herkes birbirinin yerini kapmaya çalışır. Açıkta kalan ebe olur.

-ELMA TOPLAMA
Gruptakiler halka olur. Herkes başının üzerinde bir nokta tespit edip uzanabileceği kadar en yüksek noktaya bütün kaslarıyla uzanmaya çalışır. Liderin komuta ile gruptakiler kendilerini aşağı bırakır. Bacaklarının üzerinde esneme, başı serbest bırakma, ritim eşliğinde yavaş yavaş yukarı değin kalkma, kalkarken vücudundaki her kemiği hissedecek kadar ağır ağır hareket etme. İlk aşamada kalkma, liderin ilk verdiği komut eşliğinde yapılırken, ikinci aşamada grup esnedikten sonra hiç komut verilmez. Gruptakiler birbirlerini hissederek kendiliklerinden ritimle kalkarlar.
[COLOR="#ff0000"]
-SALYANGOZ OYUNU
Grup sıra olur. Herkes eliyle öndekinin belinden tutar. Grup ritimle yürümeye başlar. En arkadaki öndekini yakalamaya çalışır ve koşar. Yakalanan oyundan çıkar. Bazen de grup spiral hale gelmek için ortaya sıkışır, sonra açılır, bu hareket salyangoza benzer.

-HEYKEL OLMA
Grup daire şeklinde yere oturur, gönüllü iki kişi seçilir. Bunlardan bir tanesi gözünü kapatır. Diğeri istediği bir şekilde heykel olur. Gözü kapalı olan heykel olana dokunarak onun nasıl durduğunu anlamaya çalışır. İyice anlayınca onun olduğu şekle kendisi girer. Katılımcılar sırayla farklı duruşlarla oyunu sürdürürler.
Sonra iki kişi, üç kişi heykel olarak değişik pozisyonlarda heykel oluşturulur.

-AYNA ÇALIŞMALARI
Gruptakiler eşleşerek karşı karşıya dururlar. Herkes eşinin gözünün içine bakar ve yaptığı hareketi vücudu ile tekrar eder. Hareketi başlatanlar sıra ile yer değiştirir. Yönetme ve yönetilme ilişkisi gerçekleştirilir.

-KÖR DOLAŞTIRMA
Gruptakiler eşleşir. Sırayla eşlerden biri gözünü kapatır. Diğer eş onu hiçbir zarar vermeden dolaştırır, herhangi bir yere götürür. Hayvanat bahçesi, çiftlik, lunapark vs. orada gördüklerini gözü kapalı olan arkadaşına anlatır. Sonra gözü kapalı olan gözünü açar ve eşi gözünü kapatır, o da onu istediği bir yere götürür, gördüklerini tanıtır ve anlatır.

-KÖR TAVUKLAR
Grup ikiye ayrılır; liderler ve kör tavuklar. Liderlerin her biri bir köşeye gider. Tavuk olanlar gözlerini kapatır. Liderler herhangi bir seste tavukları çağırır. Tavukları istedikleri sese doğru gözleri kapalı yönelirler.

-MAKİNA PARÇASI
Grup halinde oynanır. Bir kişi ortaya gelir. Herhangi bir makineyi seçer ve onun bir parçası olarak hareket eder. Diğer katılımcılar sırayla makinenin diğer parçalarını hareket ve sesle oluştururlar. 3-4 kişilik gruplarla birden fazla makine olma şeklinde oynanır.

-OYUNCAKÇI DÜKKANI
Grup daire şeklinde oturur. Lider "Bir yılbaşı gecesi siz bir oyuncaksınız. Biraz sonra dükkan sahibi gidecek. İstediğiniz bir oyuncak olabilirsiniz ve onun gibi davranacaksınız. Her şey serbest, ses, konuşma, hareket" der. Oyun oynanır.
Oyunun diğer bir şekli; Şimdi oyuncakçı dükkanına gidiyoruz. İstediğiniz bir oyuncağı alabilirsiniz, onunla istediğiniz gibi oynayabilirsiniz.

-MÜZEYE GEZİ
Grup ikiye ayrılır. Katılımcılardan bir kısmı müzedeki resim veya heykel olur. Diğer kısmı müzeyi gezen turistler olur. Turistler istedikleri resim veya heykel ile istedikleri konularda konuşabilirler.

-İP ATLAMA
Gruptakiler dört ya da daha fazla katılımcıyla takım kurarlar. Bazıları ellerindeki ipi sallar diğerleri de ip atlar. Hayali olan bu ipi atlamaktan çok, sallamak konsantrasyon gerektirir.

RAHATLAMA EGZERSİZLERİ

Rahatlama egzersizleri müzik eşliğinde, gözleri kapalı olarak liderin komutuyla yapılır. Grubun hayal gücü rahatlamayı sağlar.
-Vivaldi'nin "Sonbahar" süiti eşliğinde, yere oturan gruba sonbaharda oluşan değişiklikleri düşlemelerini, rüzgarda yaprakların nasıl savrulduğunu sorun, herkesten kendini bir "yaprak" gibi hissetmesini ister.
Lider şu soruları sorar;
1-Yaprak olduğunuzda ne hissettiniz?
2-Ağacınızdan sizi kim koparttı?
3-Yere düşerken neler hissettiniz? ( Ömeroğlu Esra, 1990)
• Lider grupla konuşur. Liderin verdiği direktifler;
• Siz şimdi küçük bir şişe içindesiniz.
• Şişenin içinde çok sıkışık bir durumdasınız.
• Kocaman bir çöldesiniz.
• Bütün vücudunuz ağrıyor.
• Belki de yüz senedir oradasınız.
• Birisi gelse de beni kurtarsa diye düşünüyorsunuz.
• Ve bir çocuk geçiyor.
• Duruyor, şişeği görüyor, eline alıyor, sağına soluna bakıyor, kapağını açıyor.
• Önce şişeden başınız çıkıyor.
• Sonra omuzlarınızı hareket ettiriyorsunuz. Şişeden çıkmaya çalışıyorsunuz.
• Omzunuzun önce biri sonra diğeri çıkıyor.
• Bir kolunuz yukarıya doğru uzanıyor, sonra diğer kolunuz.
• Gövdenizin şişeden çıktığını hissediyorsunuz.
• Vücudunuzu yukarıya doğru çekiyorsunuz. Bacaklarınızı şişeden yukarı çıkarıyorsunuz.
• Şişeden dışarıya çıktınız. Rahatsınız. Önce başınızı sonra omuzlarınızı, gövdenizi, bacaklarınızı, bileklerinizi, ayaklarınızı hareket ettiriyorsunuz, derin bir nefes alıyorsunuz, artık özgürsünüz. İstediğiniz anda gözlerinizi açabilir hoplayıp zıplayabilirsiniz.
• Rodrigo'nun "Conciorto de Aranjuez" isimli eserinin eşliğinde grup yere oturur. Kar tanelerinin nasıl yavaş yavaş aşağıya düştüğünü sorup, müzik eşliğinde lider şu komutları verir.
• Şimdi çok yükseklerdesiniz, yavaş yavaş aşağı düşmeye başladınız.
• Rüzgar sizi bir o yana bir bu yana götürüyor.
• Yer yüzüne, çok yakın bir yere düştünüz.
• Yerleri bembeyaz yaptınız. Artık çocuklar sizinle oynayabilirler. Kardan adam yapabilirsiniz.
-Aynı müzik eşliğinde; lider gruba "Şimdi kum saatinin içindeki kumlarsınız. Komut verince kum saatini çevireceğim, önce ayaklarınız ağırlaşacak, yavaş yavaş aşağı çekiliyorsunuz. En son başınız düşüyor, şimdi tamamen döküldünüz." Diye açıklama yapar. Lider, dökülürken neler hissettiniz diye sorar (Ömeroğlu E., 1990).
-Dalga sesi ve martı bağrışmaları efekti eşliğinde yere uzanan gruba lider açıklamada bulunur. "Yaz gelmiş, deniz kenarında kumda yatıyorsunuz. Dalgaların ve martıların sesini duyuyorsunuz, dalgalar önce ayak parmaklarınıza, ayaklarınıza, bacaklarınıza geliyor. Sonra geri çekiliyor. Tekrar gelip bu sefer kollarınıza çıkıyor. Denizin kenarında olmak ve denizin sesini duymak ne güzel."
Gruba neler hissettikleri sorulur ( Ömeroğlu E. , 1990).
• Şimdi birisi sizi yaktı, etrafa ışık vermeye başladınız. İnsanları karanlıktan kurtardınız.
• Fakat o da ne, yavaş yavaş erimeye başladınız.
• Ben ona kadar sayacağım ve siz de eriyip yere doğru küçüleceksiniz. Bir, iki, üç,..........,on.
• Şimdi çok küçüksünüz, ama küçüldükçe etrafa çok ışık veriyorsunuz.
Daha sonra lider gruba küçülürken neler hissettiklerini sorar (Ömeroğlu E., 1990).
-Lider, gök gürültüsü ve yağmur efekti eşliğinde açıklamalar yapar;
"Çok sıcak bir gün yaz gelmiş, sokaktasınız, çok terlediniz ve susadınız. Ah! Bir yağmur yağsa diyorsunuz. O sırada gök gürüldüyor ve yağmur yağmaya başlıyor ve yağmur damlaları başınıza, boynunuza, omzunuza, kol ve bacaklarınıza oradan da yere süzülüyor.çok ıslandınız yağmurda geçti, rahatladınız. Ama ıslaklığı geçirmeniz lazım, onun için, gözlerinizi açın, kafanızı ve bacaklarınızı sallayın." (Ömeroğlu E. 1990)
-Lider gruba komut verir "Sizi bir gezintiye çıkarmak istiyorum. Güneş ışınlarının bedeninizin içindeki bir gezinti bu. Yere yatın ve rahat olun. Karnınız rahat olsun, karnınıza bir güneş doğuyor ve büyüyor sizi ısıtıyor. Güneş ayaklarınıza iniyor. Sonra tekrar yukarı çıkıyor. Boğazınızda bir yerde düğümleniyor. Onu çıkarmaya çalışın, kollarınıza çıkıyor, ışınlarını saçıyor. Şimdi vücudunuzun istediğiniz bir yerinde güneşi barındırın (Hafif müzik eşliğinde lider devam eder).

Güneş neredeyse o bölge yavaş yavaş canlanıyor. Yavaş hareketlerle müziğe uyarak yatılan yerde dans ediliyor. Bir süre sonra dans bitiyor. Kalkabilirsini, gözlerinizi açabilirsiniz. ( San I. 1993)
-Lider gruptakilerin bedenlerini algılamaları için komut verir.
• Çorabınızın içindeki ayaklarınızı duyumsayın
• Ayaklarınızda çorabınızı duyumsayın
• Ayakkabının içinde ayaklarınızı duyumsayın
• Bacaklarınızda çorabınızı duyumsayın
• Bacaklarınızda pantolon ya da eteğinizi duyumsayın
• Bluzunuzun içinde sırtınızı duyumsayın
• Parmağınızdaki yüzüğü duyumsayın
• Kulaklarınızı duyumsayın
( Sokullu, Sevinç Ders Notları).

[COLOR="#ff0000"]YARATICI DRAMADA PANDOMİM VE ROL OYNAMA ÇALIŞMALARI
-EYLEM GERÇEKLEŞTİRME
• Koşma : Yetişmek için koşma, kovalayandan kaçma.
• Durma : Durup bekleme, yürürken durma, durup çevreyi izleme.
• Çökme : Çiçek koparmak için, çökme, sevgilinin önünde diz çökme.
• Düşme : Yürürken kendi kendine tökezleyip düşme, birinin çelmesiyle düşme, olduğu ye- re yığılma.
• Sıçrama : İp atlama, yüksek bir yere ulaşmak için sıçrama, koşarken aniden fark ettiği çiçeğe basmamak için atlama.
• Dururken : Tokat atma, yumruk atma, tekme atma.
• Yakma : Soba ya da şömine yakarken güçlük çekme.
• Aramak : Kaybettiği bir şeyi arama.
• Açmak : Kapıyı hızlı, yavaş açma, sıkışmış bir pencereyi açma, güzel bir havada pencereyi açma, hediye paketi açma, kirli bir havada pencereyi kapama.
-Grup halka olur, gruptan biri ortaya çıkar, bir hareket yapar, gruptakiler o harekete göre ses çıkarırlar.
-Üç–dört kişi ile birliktelik: Grup içinde 3-4 kişilik takımlar kurulur. Takımlar hepsinin katılmasıyla kullanılabilecek bir nesne üzerinde anlaşırlar. Örnek ; bir balıkçı ağını çekmek, bir kayığı taşımak, bozulmuş bir arabayı itmek gibi ( Sokullu, Sevinç Ders Notları).
-Bir parça eklemek : Grup 8-10 oyunculu gruplara ayrılır. Birinci oyuncu kendisinin tasarladığı ama kimsenin bilmediği bir nesnenin bir bölümünü kullanır. Onun seçtiği nesneyi taşıyan diğer oyuncular o nesnenin diğer parçaları olurlar. Nesnenin bütünü oluşunca oyun biter. Örnek ; birinci oyuncu oturur ve bir direksiyon kullanır. İkinci ön camı siler. Üçüncüsü arabanın kapısını açar. Oyuncular bedenleriyle bütünün parçası olmazlar ama, oyun alanındaki büyük nesnenin parçaları olurlar.
-Küçük nesnelerle başa çıkmak: Tek tek oyuncular herhangi bir nesnenin yarattığı sorunlarla başa çıkmaya çalışırlar. Örnek; ağzı sıkı kapanmış bir kavanozu açma, takılmış bir fermuarı düzeltmek, dar bir çizmeyi çıkarmak.
-Bir çevre yaratmak : Her grup onar kişilik takımlara ayrılır. Her takım bir yer adı bulur. İlk oyuncu oyun alanına gider. O bulunan yer içinde bir nesne bulur. Onu kullanır, kendiside bir nesne ekler. Ancak bu nesne ile ilgili olmalıdır. Örnek; birinci oyuncu banyoda lavabo bulur, ikinci oyuncu elini yıkar ve bir havlu bulup asar. Ondan sonraki oyuncu bir kapıyı açar ve yeni bir nesne bulur.
-Oyuncakçı dükkanı : Grup daire olur ve oyuncakçı dükkanındaki oyuncakların neler olduğu konuşulur, lider, gruptakilerden her birinden bir oyuncak olmalarını ister, lider komutlarını verir:
• Gece yarısı oldu
• Oyuncaklar canlandı
• Bebek esneyerek uyandı, robot kollarını yavaş yavaş hareket ettirdi, balerin bebek dans etmeye başladı. Top zıp zıp dans etti. Saat 05.00 oyuncaklar yorgun argın yerlerinde dönüp uykuya daldılar.
Duyumuzla ilgili egzersizler;
GÖRME:
• İçinde kazağınızı bıraktığınız dolaba girin.
• Karanlık dolapta kazağınızı arayın.
• Odanıza kazağınızı aramak için girin
İŞİTME:
• Bir patlamayı işitme,
• Küçük bir çıtırtıyı duyup ne olduğuna karar verme,
• Sokaktan gelen bir müziği dinleme.
KOKU ALMA:
• Dışardan gelip mutfaktaki pastanın kokusunu alma,
• Bir mağazada farklı parfümlerin kokusunu alma,
• Kötü bir koku duyup ne olduğunu
TATMA:
• Çok lezzetli bir çikolata yeme,
• Ekşi bir elmayı ısırma,
• Hiç yemediğiniz yabancı bir yemeği yiyip karar verme.
DOKUNMA:
• Kadifeye dokunma,
• Sıcak bir sobaya dokunma,
• Bir buz parçasına dokunma,
• Sivri çivileri tutma
• -Liderin verdiği durum ve mekanları önce sessiz, sonra sesli canlandırma. Hava alanı, metro, terminal, okul kantini, sergi salonu, anaokulu bahçesi, alış-veriş merkezi.

YARATICI DRAMADA DOĞAÇLAMA ÇALIŞMALARI
-Yazın şehir dışında arkadaşlarınızla piknik yapıyorsunuz. Güzel bir gün, ormanda kır çiçekleri, böğürtlen topluyorsunuz. Sonra bir yerde durup yemeğinizi yiyorsunuz. Yemek bitince, dönmeye hazırlanırken yolu bulamayıp paniğe kapılıyorsunuz. Neredesiniz? Yola devam mı edeceksiniz, geri mi döneceksiniz? Yolunuzu bulmanızı sağlayacak bir işaret arıyorsunuz, birden aranızdan birisi yerde ezilmiş bir kır çiçeği buluyor. Onu görünce gelirken kır çiçeği topladığınızı hatırlıyorsunuz ve yolunuzu buluyorsunuz ( Sokullu, S. Ders Notları)
-Bir grup insan otobüs durağında. Herkesin farklı bir özelliği var. Torununu görmeye giden büyükanne, işe geç kalmış bir memur, okula gitmek için bekleyen bir öğrenci, otobüse binmek için bekleyen bir özürlü... Otobüs biraz gecikti. Neler olur?
-Farklı kanalları aynı akşam izlemek isteyen büyükanne, dede, anne, baba ve çocukların bulunduğu bir ailenin TV karşısındaki tartışmaları.
• Bir lokantaya gittiniz aşağıdaki karakterleri canlandırın:
1. 13 – 15 yaşlarında aç bir delikanlı
2. Mönüde istediklerini bulamayan iştahsız bir orta yaşlı.
3. çok aç ama, yoksul olduğu için istediklerini yiyemeyen yaşlı adam.
-Yankı oyunu: Grup ikiye bölünür, karşılıklı sıralanırlar. Gruplar sırası ile buldukları bir sesi yankı halinde çıkarırlar ve diğer guruba sıra gelir. İlk gurubun ilk oyuncusu bir ses bulur ve bunu yüksek tonda bağırır, ikinci oyuncu tonunu biraz azaltıp tekrar eder. Üçüncü daha da azaltır. Yankı olana kadar devam eder. Her ses çıkaran sıranın arkasına gider. Bir yankı bitince diğer grup başlar.
-Grup halinde "A" harfi ile çıkarılan nidalar, "O"harfi ile çıkarılan nidalar, "E" harfi ile çıkarılan nidalar, "U" harfi ile çıkarılan nidalar,
-Bir mağazada elbise almak istiyorsunuz ve prova yapıyorsunuz:
• Üzerine hiçbir şey bulamayan şişman bir kadın.
• Dansta giymek için güzel bir elbise arayan genç bir kız.
• İş yerine uygun bir elbise arayan genç kız.
-Şiir yazmak: grup dörde ayrılır.
1.Grup: Hayvanların beslenmeleri ile ilgili bir şiir yazın.
2.Grup: Hayvanların üremeleri ile ilgili bir şiir yazın.
3.Grup: Hayvanların göçleri ile ilgili bir şiir yazın.
4.Grup: Hayvanların barınakları ile ilgili bir şiir yazın.
Gruplar şiirlerini okur ve oynarlar.
-Öykü yazmak: Ormana kral seçilmek isteyen hayvanların öyküsü, ısırgan otunun öyküsü, Pasaklı Pakize'nin öyküsü vb. başlıklardan öykü yazma ve oynama.
Bir öykü:
Bir ülke ve bu ülkede yaşayan insanlar, bir kral ve bu kralın kızı.
-Bu kralın kızı yıllar önce dans ederken sakatlanır ve yürüyemez. Tüm tedavilere rağmen olumlu sonuç alınamaz. Kral ülkesinde eğlenceyi ve dansı yasaklar. Ülkedeki insanlar çok mutsuzdur. Çünkü eğlenememektedirler. Sonunda kralın kızını kaçırmaya karar verirler ve kaçırırlar. Onun iyileşmesi ve dans etmesi için her yolu denerler. Kraldan eğlenmenin serbest bırakılması için söz isterler, kız iyileşir.sarayda eğlence düzenlenir ve herkes yeniden eğlenerek mutlu olur.
RESİM YAPMA:
-Çocuklarla dünya hakkında konuşulur.
Bu dünya sizin dünyanız, bu dünyada ne olmak istersiniz? Diye sorulur. Çocuklar konu hakkındaki fikirlerini hareketlerle ifade ederler (at,dere, heykel, ağaç, güneş vb.). Daha sonra bu düşüncelerini büyük boy resim kağıtları üzerine çizerek aktarırlar ve boyarlar.
MASKE YAPMA:
-Çocuklardan istedikleri bir yüzü makas ile kesme veya buruşturma tekniği ile hazırlamaları istenir. Hazırladıkları maskeyi yüzlerine takarak o tipi canlandırırlar.
FOTOĞRAF OLUŞTURMA-FOTOĞRAF ÇEKME:
-Bir aile fotoğrafı çektireceksiniz.
-"Bir turist grubusunuz, bir ülkeyi geziyorsunuz. İlginç pozlar çekebilirsiniz" denir. Bir grup fotoğrafçı, bir grup ilginç pozlar oluşturup fotoğrafları çekilir.
YARIM ÖYKÜ TAMAMLAMA:
-Şimdi hep birlikte bir öykü yazacağız. Ben öykünün başını söyleyeceğim, sonra başka biri ona ekleme yapacak ve yaptığı eklemeyi canlandıracak.
"Bir zamanlar bir kurbağa vardı. Göl kurbağanın önündeydi ..........?............ Başka bir kurbağa geldi........?........... Üçüncü bir kurbağa daha geldi ve ikinci olanı öptü..............?.................
RESİM TAMAMLAMA:
Büyükçe bir resim kağıdı duvara asılır. Bir kişiden bildiği bir ev resmi yapması istenir. Diğer kişiler bu resmi tamamlarlar. İki veya üç tur resim tamamlama devam eder.
Resimden yola çıkılarak öykü oluşturulur. Öyküler grup tarafından oynanır. Tartışılıp değerlendirme yapılır
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Tiyatro Dersleri
[FONT="Courier New"]ALIŞTIRMA: İŞİTİLEBİLİRLİK

a) Yüksekten ses firlatiniz: Tek nefeste 20 metre ilerideki insanlara duyurabilecek sekilde : “pa, pe,pi, po; ba, be, bi, bo; da, de, di, do” deyiniz. Tekrar edin.

b) Elinizle duvara dokunun soluk alarak 10’a kadar sayin. Sonra duvari kuvvetle itin, güçlü tonla tekrar sayin. Her iki durumda ses siddeti ayni kalsin.

c) Asagidaki cümleleri bir solukta ses yogunlugunu yitirmeden okuyun. Sesinizin gürlük derecesinin cümle boyunca ayni olmasini saglayin.

- Ben gitmek istemiyorum.
- Makine mühendisi daha yavas sürmenizi istedi.
- Kalp, günde 100.800 defa çarpmakta ve bu devre zarfinda da 130 tonluk bir agirligin 30 cm. yükseklige kaldirilmasina denk düsen bir güç saglamaktadir.

d)Asagidaki ifadelerin ilk bölümlerini yakininizdaki kisiyle konusur gibi, ikinci bölümlerini 100 kisiye konusur gibi kuvvetli bir sesle okuyun.

-Okumak zor degil, yeter ki tadina varalim.
-Çalismak ne güzel huy, devamli çalisarak sikintilarimi yok ediyorum.
-Delik kovanin suyu damla damla, müsrif insanin zamani saniye saniye tükenir.

e) Metni, 1. çok yavas bir sesle 2. küçük bir odada olagan bir sesle; 3. büyük bir salonda, daha kalabalik bir dinleyici karsisinda okuyun

Tembelligin ne oldugunu ve insanlarin basina nasil çoraplar ördügünü düsündünüz mü? Bu soru çok mu çocukça? Hemen herkes tembelligin kötü oldugunu bilir. Kimse tembel olmayi kabullenmek istemez. Ama acaba kaç kisi gerçekten tembel olup olmadigini arastirmistir? Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi birden yasanir. Insanlarin büyük bir kismi zihinlerini, önemli bir kismi bedenlerini çalistirmazlar. Yine insanlarin çok önemli bir kismi hem bedenlerini hem de zihinlerini çalistirmazlar.

f) Ellerinizle alin ve sakaginizi tutun. “Mmmmmm” deyin. Sesi yükseltin. Titresimleri burnunuzda, alninizda, ensenizde, gögsünüzde ve basinizin tepesinde hissedin.

Ses Perdesi-Bükümlülük

Sesin bükümlü çikisi ses perdesinde degisiklik yapmakla mümkündür. “Do-re-mi-fa-sol-la-si-do2 notalarini düsünün. Her bir notayi farkli bir perdeden çikariyorsunuz. Girtlaginizi küçültüp yukariya yaklastirdikça sesiniz incelir: Tersini yaptikça sesiniz kalinlasir. Pes ve tiz sesler arasinda sesinizle müzik üretirsiniz.
Ses çikisi monoton olmamalidir. Ses yüksek alçak tonda, hizli-yavas arasinda, duraklamali-duraklamasiz, vurgulu-vurgusuz arasinda degiserek çikmalidir. Sesin degisirligini-bükümlülügünü sesin müzikselligi olarak da tanimlayabiliriz. Herkesin kendine özgü bir konusma müzigi vardir.
Sese kolayca bükümlülük verebilmek için ses perdesinde degisim olusturma yetenegimizi gelistirmemiz gerekir. Üç teme ses perdesi üzerinde duralim: Pes, orta ve tiz sesler. Pes kalin, tiz ise ince sestir. Her üç perdede kendi içinde notalanabilir. Ses perdesi bir tür notadir. Notalarin kelimelere uyarlanmasina da “bükümlülük” veya “bogumlama” diyebiliriz. Eger konusmaci sesinde bogum yapamiyorsa bilgisayar makinesinin tek düze çikardigi sese benzer ses çikaracaktir. Sesi bireysellestiren ve herkesi ayri bir konusmaci yapan asil sir sesin kisiye göre farkli bogumlanmasidir.


ALISTIRMA: SES PERDESI

Asagidaki alistirmalarda ses perdesini kolaylikla degistirme çalismalari yapilacak ve gelistirilen yetenek konusma metinlerine uyarlanacaktir.
a)Pes(kalin sesinizle) “do, re, mi ,fa, sol, la, si, do-- do, si, la, sol, fa, mi, re, do” kolaylastirincaya kadar tekrar ediniz. Ayni çalismayi orta ve ince sesinizle tekrar ediniz.
b)Sirasiyla kalin, orta ve ince sesinizle pes pese “do, re, mi” deyin. Ayni çalismayi nota yerine selen ile yapin: “e e, e”, “a, a, a”, “i, i, i”
c)Yakilan bir mumu dudaklarin çok yakininda tutun. (u) sesini siddeti artirarak uzatin. Bogazinizdan çikan ses ile rasgele notalama yapin. Mum isiginda titreme çok az olacaktir.
d) Kendi olagan sesinizle "a" ya da "ah" deyiniz. Sonra seslenmeyi, azar azar degistirerek çikabileceginiz en tiz, inebileceginiz en pes-kalin perdeye kadar sürdürün. Kendinize en uygun, en güçlü tini düzeyini bulmaya çalisin.
e) Asagidaki dörtlügü, önce tekdüze sonra da, sesi, anlama göre dalgalandirarak okuyun.
Burasi Mustur, Yolu Yokustur
Giden gelmiyor, Acep Ne istir.
f) Asagidaki cümleleri, ok isaretiyle gösterildigi gibi, sesin perdesini yükselterek ya da alçaltarak okuyun. Bu arada ses inis çikisindaki degisikliklerin söz içerigiyle uygunluguna dikkat edin.
Gelin buraya. Kaç para ?
O mu saçma. Çarpin ellerinizi.
Ka fakat dikkatle. Aldirabilirsiniz ama çok yoruldum. Heyecanini sevdim
delili budur. Eminim, saniyorum basarabilirim.
d)Cümlelerin gerektirdigi duygulari kullanarak okuyun.
Yoruldum, umutsuzluga kapildim ve çok üzüldüm.
Seni vicdansiz seni ! Bunun hesabini vereceksin.
Aman dikkat ! Çingirakli yilan var !
Bak hele ! Seni burada görecegimi hiç ummuyordum.
Kaybedersem dayanamam gibi geliyor bana.

Hosa Gitme/Tini

En güzel ses hiç bir zorlama görmeden çikan sestir. Ses organlari gerildikçe sesin güzelligi bozulur. Kati, kulak tirmalayan, hiriltili, madensel, tiz, burunsal, hisirtili, bugulu, çok yumusak, gevrek, biçimden yoksun sesler, hosa gitmeyen seslerdir. Gerilmis bir girtlak ve agiz, gerilmis kaslar sesi daha delici, daha yirtici bir hale getirir ve hosa gidicilik özelliklerini yitirir.
Güzel bir tini gelistirmek için tüm ses organlarimizi gevsetecegiz. Gevseme ile birlikte seslendirme çalismalari yapacagiz. Gevseme düzeyimiz arttikça sesimizin tinisi sakin, düzgün ve temiz hale gelecektir.
a) Üst-alt dudak kaslarinizi gevsetin. Çenenizi iyice asagiya birakin. alin ve sakaklarinizi, yanak ve göz kaslarinizi gevsetin. Dilinizi gevsek birakin. Hafifçe soluyun. aldiginiz hava üfler gibi agzinizda damaginiza çarpsin, agzinizdan ve burnunuzdan birlikte çiksin. 10 defa bu sekilde soluyun.
b)Agziniz kapali, girtlaginizi hiç sikmadan burnunuzdan çikan hava ile “Mmmm” deyin. Bunu yaparken sesin titresimini gögsünüzde, basinizda alninizda, burun kemiklerinizde ve burun deliklerinizde, kulaklarinizda, ensenizde ve basinizin tepesinde hissedin. Tüm bu bölgelerinizi ayri ayri gevseterek sesinizin titresimlerinin artmasini saglayin.
c) Alt çene kaslarinizi iyice gevsetip agzinizi alabildigi kadar açarak çenenizi gevsek bir halde sarkitin. Önce yavas, sonra hizini artira artira birkaç kez "bob" deyin. Gevseyin ve solugunuzun, dudaklarinizi itebildigi kadar disariya itmesini saglayin. Yanak kaslarinizi gevsetin, yanaklarinizi sisirin yavastan baslatip hizinizi gitgide artirarak "bob" deyin.
d)"ha, ho, hu" hecelerini, asagidaki dogrultularda, beser kez yineleyin : Girtlakta yüksek ses ile; Gevsemis girtlak sesi ile; Sesi agiz boslugunda çikan havanin agiz bosluguna çarpmasi suretiyle çikararak.
e)"Ah" hecesini, fisilti ile baslayip gitgide tonlayarak yüksek bir ses elde edinceye dek yineleyin; daha sonra, yüksek sesten fisiltiya inin.
f) Para sayiyormusçasina; arizali bir telefonda, karsinizdakine telefon numarasini bildiriyormusçasina, yikilan boksörün basinda sayiyormusçasina ona kadar sayin.
g) "Ben sevinç ve heyecan doluyum!" cümlesini;
Girtlagi zorlayarak fisildayin, Burun sesi ile fisildayin, Gevsemis kaslarla, rahat söyleyin.
Söyleme Hizi
Dinleyicilerin algilama hizinda -dakikada 90-130 kelime arasi-söylenmeli konusma anindaki duygulara, kisilige, yere ve dinleyicinin niteligine göre degisimler göstermelidir. Heyecan, korku, telas, öfke gibi durumlarda konusma hizi artar; sevgi, üzüntü, saygi gibi durumlarda hiz azalir. Düsünce ve heyecanda sükunet varsa orta hizin tercih edilmesi gerekir.

[COLOR="#ff0000"]ALISTIRMA: SÖYLEME HIZI

a) Asagidaki paragrafi, önce yavas, küçük bir toplulugun isitebilecegi tonda fakat elinizden geldigince hizli; sonra da, büyük bir topluluga hitap ediyormusçasina ve yavas söyleyin.
Acaba kendilerini çocuklarina duyduklari sefkatte kaybeden annelerin tattiklari mutluluk hissedisinden daha yükseklere tirmanabilenler var midir? Beseri iliskiler çerçevesinde yoktur süphesiz. Ancak insan, sefkati sadece anne-çocuk iliskisiyle sinirlayarak hayati boyunca muhtaç oldugu yüksek huzurdan mahrum olmamalidir. Çünkü 80 yasinda ihtiyarlardan 8 günlük bebeklere kadar bütün insanlar sefkat edilmeye muhtaçtirlar ve Rablerinin engin sefkati altinda karsiliksiz korunurlar.
b) Asagidaki cümleleri, önce, tekdüze bir tonla, sonra, cümlelerin duygu yönlerini dikkate alarak yanlarinda belirtilen hizlarda söyleyin :
- Ne güzel bir gece, degil mi? (yavas)
- Ben bu adami nerede gördügümü bir hatirlayabilsem. (hizli)
- Böyle bir hileye bas vuracak kadar alçalacagin hiç aklima gelmezdi. (hizli)
- Bir daha yüzünü görmek istemiyorum senin. Defol karsimdan. (hizli)
- Bu derece iyi bir insani ömrümde görmedim. (yavas)
- Dikkat et ! Arabaya çarpacaksin ! (hizli)
-Içeri girebilir miyim? (yavas)
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.