You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Tire'ye, Ali Baba'ya gidiyoruz.

Tire'ye, Ali Baba'ya gidiyoruz.

Posting Freak
Tire'ye, Ali Baba'ya gidiyoruz.
Doğan abicim allah ziyaretlerinizi kabul etsin.Bizim yerimizede niyazlarınızı sunarsanız seviniriz.Allah birlik beraberliğimizi hiç bozmasın.Daha nice nice beraberliklere inşallah
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Tire'ye, Ali Baba'ya gidiyoruz.
Pazar günü Tire'de bulunan Ali Baba türbesini ziyaret etmek nasip oldu.

Tirenin merkezinden itibaren "Ali Baba" levhaları sayesinde türbeyi bulmak çok kolay. Türbeye giden son dönemeçten sonra yol tek araçlık olacak şekilde daralıyor. Yolun bitiminde beyaz badanalı bir evle karşılaşıyorsunuz. Türbenin zemzemi bu evin bahçesine akıyor.

Bu ev anlatılanlara göre eskiten tekkeymiş. Şimdiki sahibi satın alarak konut yapmış. Evde oturanlar gelenlere karşı ilgisiz. Diyalog kurmuyorlar. Biz hizmetli olarak çalışan bir beyle konuştuk.

Bu evin bahçesinden aşağıya doğru inerek türbeye ulaşıyorsunuz. Türbenin dış zemini beton. Etrafında meyve vermiş nar ağaçları ve ceviz ağaçları var.
Hemen türbenin ovaya bakan tarafında çok çok büyük bir selvi ağacı var.

Bu selvinin ucundan yukarı doğru kuru bir gövde uzanıyor. Bu bize çok ilginç geldi. Yukardaki evin hizmetlisi bu konuda şunları anlattı:
"Bu dergahın pirlerinden biri olan Hasan Baba hastalanır, yatağa düşer. Bu ağaçta kurumaya başlar. Hasan Baba hakka yürüdükten sonra ağaç tekrar yeşermeye başlar. O nedenle ağacın kuru olan gövdesi bu şekilde boy vermiş."

Türbe iki tane ard arda ve bitişik yapılmış, arada geçişi sağlayan sekizgen bir yapıda yapılmış.
Türbenin bulunduğu sekizgenin üstü uzun bir kubbeyle kapatılmış.
Uzaktan türbeye doğru gelirken bu kubbe türbenin yerini görünür kılıyor.

İlk kapıdan girdikten sonra içeride bulunan iç kapıdan sandukanın olduğu bölüme girilmektedir. Pencereleri sayesinde türbenin içi aydınlık. Geniş olan türbe mekanı ziyaretçilere rahat bir ortam sağlıyor.
Duvarlarında temsili resimler ve motiflerle bulunmaktaydı.

Bizde Hz. Ali'nin resminin altına Zöhre Ana'nın resimlerini ve Sağına-soluna da iki tane daha resim astık. Resimlerin altında http://www.zohreana.com adresleri de bulunuyor.

Türbenin boya ve badana açısından bakımlı görünüşü bizi çok mutlu etti.


Muzaffer bey canımızda fotoğraf çekimleri yaptı.

İlk niyazlardan sonra kahvaltı yapıldı.
Kahvaltıdan sonra sohbet toplantısı yapıldı.

Gaha sonra tekrar türbeye gidilerek temizlik yapıldı.

Bacılarımız türbenin iç mekan bakımını yaptılar.
Camı çerçeveyi sildiler, halı kilim ve yollukları havalandırdılar.

Öğle namazımızı türbenin ön bölümündeki alanda icra ettik.
Hüseyin ağabeyimizin kızı Didar can ezberinden gülbenk duasını okudu.

Daha sonra orada oturarak eksikliklerimizi tartıştık, neler yapmamız gerektiğini konuştuk. Daha sık bir araya gelmemiz gerektiği tekrar vurgulandı.

Gelecek hafta için Urla'da bulunan Hatice Ana türbesini ziyaret etmeye karar verdik.

Bu sohbetten sonra son olarak mübareğe niyazlarımızı yaparak tekrar anıt ağaçlarla çevrili ahşap masaların olduğu kahvaltı ve toplantı yaptığımız bölüme çıktık.
Biz çıkarken kalabalık bir ziyaretçi topluluğu da türbeye doğru iniyordu.

Akşam 16.00 sıralarında dönüş için yola koyulduk. 17.30'da İzmir'e döndük.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Posting Freak
Tire'ye, Ali Baba'ya gidiyoruz.
Pazar günü Tire'de bulunan Ali Baba türbesini ziyaret etmek nasip oldu.

Tirenin merkezinden itibaren "Ali Baba" levhaları sayesinde türbeyi bulmak çok kolay. Türbeye giden son dönemeçten sonra yol tek araçlık olacak şekilde daralıyor. Yolun bitiminde beyaz badanalı bir evle karşılaşıyorsunuz. Türbenin zemzemi bu evin bahçesine akıyor.

Bu ev anlatılanlara göre eskiten tekkeymiş. Şimdiki sahibi satın alarak konut yapmış. Evde oturanlar gelenlere karşı ilgisiz. Diyalog kurmuyorlar. Biz hizmetli olarak çalışan bir beyle konuştuk.

Bu evin bahçesinden aşağıya doğru inerek türbeye ulaşıyorsunuz. Türbenin dış zemini beton. Etrafında meyve vermiş nar ağaçları ve ceviz ağaçları var.
Hemen türbenin ovaya bakan tarafında çok çok büyük bir selvi ağacı var.

Bu selvinin ucundan yukarı doğru kuru bir gövde uzanıyor. Bu bize çok ilginç geldi. Yukardaki evin hizmetlisi bu konuda şunları anlattı:
"Bu dergahın pirlerinden biri olan Hasan Baba hastalanır, yatağa düşer. Bu ağaçta kurumaya başlar. Hasan Baba hakka yürüdükten sonra ağaç tekrar yeşermeye başlar. O nedenle ağacın kuru olan gövdesi bu şekilde boy vermiş."

Türbe iki tane ard arda ve bitişik yapılmış, arada geçişi sağlayan sekizgen bir yapıda yapılmış.
Türbenin bulunduğu sekizgenin üstü uzun bir kubbeyle kapatılmış.
Uzaktan türbeye doğru gelirken bu kubbe türbenin yerini görünür kılıyor.

İlk kapıdan girdikten sonra içeride bulunan iç kapıdan sandukanın olduğu bölüme girilmektedir. Pencereleri sayesinde türbenin içi aydınlık. Geniş olan türbe mekanı ziyaretçilere rahat bir ortam sağlıyor.
Duvarlarında temsili resimler ve motiflerle bulunmaktaydı.

Bizde Hz. Ali'nin resminin altına Zöhre Ana'nın resimlerini ve Sağına-soluna da iki tane daha resim astık. Resimlerin altında http://www.zohreana.com adresleri de bulunuyor.

Türbenin boya ve badana açısından bakımlı görünüşü bizi çok mutlu etti.




İlk niyazlardan sonra kahvaltı yapıldı.
Kahvaltıdan sonra sohbet toplantısı yapıldı.

Gaha sonra tekrar türbeye gidilerek temizlik yapıldı.

Bacılarımız türbenin iç mekan bakımını yaptılar.
Camı çerçeveyi sildiler, halı kilim ve yollukları havalandırdılar.

Muzaffer bey canımız çalışmalara fotoğraf çekimleri yaparak destek verdi.

Didar kardeşimiz de faaliyetlerimizi görüntüledi.

Öğle namazımızı türbenin ön bölümündeki alanda icra ettik.
Hüseyin ağabeyimizin kızı Didar can ezberinden gülbenk duasını okudu.

Daha sonra orada oturarak eksikliklerimizi tartıştık, neler yapmamız gerektiğini konuştuk. Daha sık bir araya gelmemiz gerektiği tekrar vurgulandı.

Gelecek hafta için Urla'da bulunan Hatice Ana türbesini ziyaret etmeye karar verdik.

Bu sohbetten sonra son olarak mübareğe niyazlarımızı yaparak tekrar anıt ağaçlarla çevrili ahşap masaların olduğu kahvaltı ve toplantı yaptığımız bölüme çıktık.
Biz çıkarken kalabalık bir ziyaretçi topluluğu da türbeye doğru iniyordu.

Akşam 16.00 sıralarında dönüş için yola koyulduk. 17.30'da İzmir'e döndük .

Çekilen fotoğrafları en kısa zamanda forumumuzda paylaşacağız.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Posting Freak
Tire'ye, Ali Baba'ya gidiyoruz.
allah kabul etsin abicim Smile
Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Tire'ye, Ali Baba'ya gidiyoruz.
[COLOR=sienna]Allah kabul etsin dogan abi inşallah allah bir daha kısmet eder.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Tire'ye, Ali Baba'ya gidiyoruz.
Birliğimizin daim olması dileğimle Allah ziyaretlerinizi kabul etsin tekrar abi...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Administrator
Tire'ye, Ali Baba'ya gidiyoruz.
Sevgili Doğan Allah Niyazlarınızı Ziyaretinizi Kabul Etsin

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.