AKP'den aday olacak haberleri gururumu okşadı. Hiç Marksist olmadım
Adı AKP ile anılan Tayfun Talipoğlu'ndan çok ilginç açıklamalar...
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Kulislerde adı AK Parti'nin Çankaya Belediye Başkan Adaylığı için geçtiği öne sürülen Tayfun Talipoğlu, dinci Vakit gazetesinin internet sitesine konuştu.
Talipoğlu, adaylıkla ilgili sorulara “Geçen dönem bana bir teklif geldiği doğrudur. Lakin bu dönemde resmi hiçbir teklif almadım. Şunu belirteyim. Bu tür haberler gururumu okşamıyor değil. Ancak resmi teklif almadım.” diyerek cevap verdi.
'AKP, DIŞLANANLARIN PARTİSİDİR'
AK Parti'yle aynı paralelde düşünen bir insan olduğunu belirten Talipoğlu, “Sizinle de aynı paralelde düşündüğüme inanıyorum. Çünkü AK Parti Türkiye'de dışlanan, ötekileştirilmek istenen, mağdur edilmek istenen kesimlerin partisidir. Ben Anadolu'yu karış karış dolaşan, halkın içinde olan bir insanım. Halkımızın dertleriyle dertlenen, onların sorunlarını, ortak paydalarını yansıtmaya çalışan bir insanım.”
'ASLA MARKSİST OLMADIM'
70'li yıllarda siyasetle yakın bir ilişkisi olduğu bilinen ve hatta hazırladığı şiir albümlerinde de bunu ifade eden Talipoğlu, “Hayatımın hiçbir döneminde hiçbir örgüte üye olmadım” dierek bir kez daha şaşırttı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Asla Marksist olmadım. İstesem de olamazdım çünkü Marksist olmak için çok paranızın olması gerekir. Benim de çok param olmadı. Kaymakam yapılmamamın asıl nedeni ise ben Türkiye'de YÖK ve YÖK'ün uygulamalarına ilk karşı çıkan insanım ve YÖK'e bir mektup yazdım. Bu yüzden beni kaymakam yapmadılar. Şimdi TRT'de program yapıyorum ve çok rahat bir yayıncılık yapıyorum. Çünkü TRT'nin holdingi yok, maden işletmeleri yok, enerji işleri yok. O bakımdan rahat yayıncılık yapıyorum.”
Tayfun Talipoğlu' ndan çok ilginç açıklamalar...
Konu Sahibi / Yazar
TÜLAY
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
4
Okunma / Görüntüleme
3878
Tayfun Talipoğlu' ndan çok ilginç açıklamalar...
Tayfun Talipoğlu' ndan çok ilginç açıklamalar...
TAYFUN TALİPOĞLU:"Çünkü AK Parti Türkiye'de dışlanan, ötekileştirilmek istenen, mağdur edilmek istenen kesimlerin partisidir."
Tayfun Talipoğlu'nu TVlerde ne zaman görsem kanım kaynar. Sempatim var kendisine. Dürüst, samimi ve içten biri olarak yer almıştır gönlümde.
Şöyle bir söz vardır bilirsiniz:
"Söz ağzınızdan çıkana kadar o sizin kölenizdir, ancak ağızdan çıktıktan sonra siz onun kölesi olursunuz."
Sayın Taliboğlu'nun yukarda alıntı yaptığım sözü bana Kara Parti'ye göz kırpma, davet gibi geldi.
Olabilir.
Ucunda belediye başkanlığı var.
Belediye başkanlığı onun da hakkı.
Ama, çok büyük emeklerle halkın sevgisini elde etmiş her aydının, sanatçının, yazar-çizerin bu sermayesini siyasette tüketmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Gelelim neresinden tutsan elinde kalacak sözlerine. "Ak Parti Türkiyede dışlanan, ötekileştirilmek istenen kesimlerin partisidir."
Gerçekten öyle mi?
İrdeleyelim:
1- Milli görüş çizgisinden gelen Erbakan'ın kanatları altında büyüyen AKP'nin başbakanı: "Minareler süngümüz, kubbeler miğferimiz, camiler kışlamız" sözü halkı ötekileştirmeye hizmet etmiştir.
2-"80 yıldır dağa taşa Ne mutlu Türküm yazıldı" diyen ABDullah hitap ettiği kesimi ötekileştirmek amacındaydı.
3- "Türkiyede 27 etnik köken var" diyen Erdoğan'ın amacı kitlelerde öteki duygusu yaratmaktı.
4- Cemaatleri cami avlularında, türbanlıları üniversite kapılarında cepheye süren Milli Görüş ve Ilımlı İslamcıların amacı da kitleleri ötekileştirmekti.
5- Din dersi öğretmenlerini Fen Bilgisi branşından daha fazla tayin eden ve din dersi öğretmenlerini tez elden yönetici olarak kadro veren partizanlığın amacı da ötekileştirmeye hizmet etmektir.
6- Yıkılan kuran kursunun altında kalan yurttaş, evladının hesabını soramıyorsa, sorumlularına boyun eğiyorsa "mağdur edilen kesimin" en çarpıcı örneğini AKP döneminde veriyorsa bu parti nasıl olur da "mağdur edilenlerin" partisi olabilir.
7- Alevi ibadet yerlerine "cümbüş yeri" diyerek insanları "dışlayan" AKP'nin kendisidir.
Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Sonuçta söylemek istediğim şudur:
1- AKP uyguladığı ihanet politikalarıyla kitleleri "ötekileştiren" partidir..
2- Alevilere yaptığı hakaretlerle toplumu "dışlayan" AKP'nin kendisidir.
3- İslamcı söylemleriyle toplumda "ötekileri" yaratan AKP'nin siyasetidir.
Bu gereçekler karşısında sayın Talipoğlu'na hak vermem mümkün değildir.
Çünkü sözünü ettiği "kesimler" AKP siyasetinin eseridir.
Tayfun Talipoğlu'nu TVlerde ne zaman görsem kanım kaynar. Sempatim var kendisine. Dürüst, samimi ve içten biri olarak yer almıştır gönlümde.
Şöyle bir söz vardır bilirsiniz:
"Söz ağzınızdan çıkana kadar o sizin kölenizdir, ancak ağızdan çıktıktan sonra siz onun kölesi olursunuz."
Sayın Taliboğlu'nun yukarda alıntı yaptığım sözü bana Kara Parti'ye göz kırpma, davet gibi geldi.
Olabilir.
Ucunda belediye başkanlığı var.
Belediye başkanlığı onun da hakkı.
Ama, çok büyük emeklerle halkın sevgisini elde etmiş her aydının, sanatçının, yazar-çizerin bu sermayesini siyasette tüketmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Gelelim neresinden tutsan elinde kalacak sözlerine. "Ak Parti Türkiyede dışlanan, ötekileştirilmek istenen kesimlerin partisidir."
Gerçekten öyle mi?
İrdeleyelim:
1- Milli görüş çizgisinden gelen Erbakan'ın kanatları altında büyüyen AKP'nin başbakanı: "Minareler süngümüz, kubbeler miğferimiz, camiler kışlamız" sözü halkı ötekileştirmeye hizmet etmiştir.
2-"80 yıldır dağa taşa Ne mutlu Türküm yazıldı" diyen ABDullah hitap ettiği kesimi ötekileştirmek amacındaydı.
3- "Türkiyede 27 etnik köken var" diyen Erdoğan'ın amacı kitlelerde öteki duygusu yaratmaktı.
4- Cemaatleri cami avlularında, türbanlıları üniversite kapılarında cepheye süren Milli Görüş ve Ilımlı İslamcıların amacı da kitleleri ötekileştirmekti.
5- Din dersi öğretmenlerini Fen Bilgisi branşından daha fazla tayin eden ve din dersi öğretmenlerini tez elden yönetici olarak kadro veren partizanlığın amacı da ötekileştirmeye hizmet etmektir.
6- Yıkılan kuran kursunun altında kalan yurttaş, evladının hesabını soramıyorsa, sorumlularına boyun eğiyorsa "mağdur edilen kesimin" en çarpıcı örneğini AKP döneminde veriyorsa bu parti nasıl olur da "mağdur edilenlerin" partisi olabilir.
7- Alevi ibadet yerlerine "cümbüş yeri" diyerek insanları "dışlayan" AKP'nin kendisidir.
Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Sonuçta söylemek istediğim şudur:
1- AKP uyguladığı ihanet politikalarıyla kitleleri "ötekileştiren" partidir..
2- Alevilere yaptığı hakaretlerle toplumu "dışlayan" AKP'nin kendisidir.
3- İslamcı söylemleriyle toplumda "ötekileri" yaratan AKP'nin siyasetidir.
Bu gereçekler karşısında sayın Talipoğlu'na hak vermem mümkün değildir.
Çünkü sözünü ettiği "kesimler" AKP siyasetinin eseridir.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Tayfun Talipoğlu' ndan çok ilginç açıklamalar...
Dogan yazdı:]TAYFUN TALİPOĞLU:"Çünkü AK Parti Türkiye'de dışlanan, ötekileştirilmek istenen, mağdur edilmek istenen kesimlerin partisidir."
Tayfun Talipoğlu'nu TVlerde ne zaman görsem kanım kaynar. Sempatim var kendisine. Dürüst, samimi ve içten biri olarak yer almıştır gönlümde.
Şöyle bir söz vardır bilirsiniz:
"Söz ağzınızdan çıkana kadar o sizin kölenizdir, ancak ağızdan çıktıktan sonra siz onun kölesi olursunuz."
Sayın Taliboğlu'nun yukarda alıntı yaptığım sözü bana Kara Parti'ye göz kırpma, davet gibi geldi.
Olabilir.
Ucunda belediye başkanlığı var.
Belediye başkanlığı onun da hakkı.
Ama, çok büyük emeklerle halkın sevgisini elde etmiş her aydının, sanatçının, yazar-çizerin bu sermayesini siyasette tüketmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Gelelim neresinden tutsan elinde kalacak sözlerine. "Ak Parti Türkiyede dışlanan, ötekileştirilmek istenen kesimlerin partisidir."
Gerçekten öyle mi?
İrdeleyelim:
1- Milli görüş çizgisinden gelen Erbakan'ın kanatları altında büyüyen AKP'nin başbakanı: "Minareler süngümüz, kubbeler miğferimiz, camiler kışlamız" sözü halkı ötekileştirmeye hizmet etmiştir.
2-"80 yıldır dağa taşa Ne mutlu Türküm yazıldı" diyen ABDullah hitap ettiği kesimi ötekileştirmek amacındaydı.
3- "Türkiyede 27 etnik köken var" diyen Erdoğan'ın amacı kitlelerde öteki duygusu yaratmaktı.
4- Cemaatleri cami avlularında, türbanlıları üniversite kapılarında cepheye süren Milli Görüş ve Ilımlı İslamcıların amacı da kitleleri ötekileştirmekti.
5- Din dersi öğretmenlerini Fen Bilgisi branşından daha fazla tayin eden ve din dersi öğretmenlerini tez elden yönetici olarak kadro veren partizanlığın amacı da ötekileştirmeye hizmet etmektir.
6- Yıkılan kuran kursunun altında kalan yurttaş, evladının hesabını soramıyorsa, sorumlularına boyun eğiyorsa "mağdur edilen kesimin" en çarpıcı örneğini AKP döneminde veriyorsa bu parti nasıl olur da "mağdur edilenlerin" partisi olabilir.
7- Alevi ibadet yerlerine "cümbüş yeri" diyerek insanları "dışlayan" AKP'nin kendisidir.
Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Sonuçta söylemek istediğim şudur:
1- AKP uyguladığı ihanet politikalarıyla kitleleri "ötekileştiren" partidir..
2- Alevilere yaptığı hakaretlerle toplumu "dışlayan" AKP'nin kendisidir.
3- İslamcı söylemleriyle toplumda "ötekileri" yaratan AKP'nin siyasetidir.
Bu gereçekler karşısında sayın Talipoğlu'na hak vermem mümkün değildir.
Çünkü sözünü ettiği "kesimler" AKP siyasetinin eseridir.
çok güzel analiz etmişsiniz. Teşekkürler Doğan abi. Anlamak isteyen anlamıştır...
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali dir"
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi