T U N Ç yazdı:Pek tabi ki vardı. Benin anlatmak istediğim şuydu: Ehlibeytin son zamanlarına kadar toplum alevi sünni olarak ayrılmış değildi. Ehlibeyte kasdeildikten sonra toplum belirgin olarak Ali ve ömer taraftarları olarak alevi ve sünni kutuplarına ayrıldı. Ancak dikkatini çekeyim; ayrışan yine aynı toplum, yani ekseriyetle aynı kandan olan insanlar. İnançsal anlamda bir kutuplaşma yaşanmıştır, etnik anlamda değil.
Zaten tam anlamıyla bu kutuplaşma Ali'nin yandaşları ve Ömer'in yandaşları olarak Ehlibeyt'e kasdedildikten sonra oldu.Zaten insanların inançları o zamanlar tam yerine oturmadığı için bu olaydan sonra toplumun bir kesimi Ali'nin yandaşı bir kısmı Ömerin yandaşı oldu.Sizinde dediğiniz gibi o insanlar sonuçta aynı kandandı.Ali'nin tarafında olanların yada ömerin tarafında olanların kanı değişmedi.Ancak Ehlibeyt'e kastedenlerin yandaşlarının soyundan töreyenler bugün sünniler.Bizlerse zaten Ehlibeyt soyunden değil Ali'ye inananlar soyundan geldik.Ben o zaman bundan şu sonucu çıkarırım.Eğer bizler Ali'nin kanını taşımıyorsak, sünni kesimlerde ömerin kanını taşımıyorsa(genel olarak konuşuyorum) ortada bir homojenlik olmadığına göre ve bu bir inanç bağıysa Alevi ve Sünni evliliği olabilir???!..Sonuçta inançlar faklı olsada töreyen nesil aynı kandan gelme...
T U N Ç yazdı:Açıklamadan da anladığımız üzere, sünni olmak için herhangi bir kanbağına ihtiyaç yok. Kelime-i Şahadet getiren veya getirttirilen herkes pekala sünni olabiliyor.?
Daha Aleviliğin tanımının yapamazken sünniliğin ne olduğuna dair fikirlerimizi beyan ediyoruz.Sünnilikte bir Kelime-i Şahadet getiriyosun oluyo bitiyo.Peki Alevilikte neden böyle bir şey yok? Madem kanbağıyla ilgisi yok neden sonradan Alevi olunamıyor?
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)