You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Sünni Kimdir, Kimlere Sünni Denir???...(!)

Sünni Kimdir, Kimlere Sünni Denir???...(!)

Posting Freak
Sünni Kimdir, Kimlere Sünni Denir???...(!)
grafiks yazdı:Sabah sabah iyi güldüm.

Tarihte masallara inanılmaz. Peygamberimizden öncede sonrada Arap yarımdasında Türkler yaşamamıştır. Peygamberimizin Türk olma ihtimali trilyonda bir ihtimal ancak çıkar.

Ayrıca Hz. Ali'yi şehit edenin Hz. Ömer olma ihtimalide sıfırdır. Eline bir hesap makinesi al hesapla bari masallarda bile bu kadar atıp tutulmaz. Hz. Ali müslüman olduğunda 12, Hz. Ömer müslüman olduğunda 40 yaşındaydı. Al eline hesap makinesini hesaplamaya başla...

Masalları geçip gerçek tarihe gelirsek, Hz. Ali'yi şehit eden Abdurrahman Mülcem adında bir haricidir.

Bak şimdi "Oku" ve iyi düşün:

Ali dediğin varlık, Allah'ın aslanı, Şahı Merdan, Hz.Muhammed'in miraca çıktığında aslan donunda gördüğü yiğit, bizim inancımızda evliyaların serçeşmesi, MEvlanaya göre cihan var olmadan var olan ve cihan var oldukça da var olacak, Pir Sultan Abdal'ın ben O'yum dediği, tüm erenlerin kaynağı, Hz.Muhammed'İn sırrına eremediği, bir dokunuşuyla ölüyü dirilten, tek hamlesiyle Hayber kalesinin kapısını kıran...

Muhammed dediğin varlık...Peygamber, Allah'ın elçisi, bizim inancımızda yolun rehberi, ışık, ümit, umut, Hızır kapısı, doğumunda yer ve göğün selavat getirip secde ettiği, kuranın tek sahibi, Allah ve Ali'den ayrı görülmeyen, ehlibeyti getiren, yolun kurallarını, edep erkanını getiren insanları Hak Muhammed Ali yoluna çağıran...

Şimdi sana göre bu varlıklar sonradan müslüman oluyorlar tıpkı ömer gibi...

Şimdi elindeki hesap makinesini bırak ve elini vicdanına götür...

Ve iyice ölç tart ve biç...

Allah'ın bütün ilminin sahibi bu varlıklar sence gerçekten onlarca kadınla evlenmiş, binlerce insanı öldürmüş, hataları ve günahları olan, sıradan birer arap mıydı?

Ve soralım sorularımızı, aleviler neden çocuklarına ömer ismini koymazlar, şiiler neden ömeri lanetlerler, ömer neden hicri takvim denen takvimi sokmuştur islama, bugün miladi takvimi kullanan sizler neden ramazan, kurban, üç aylar ve de kandilleri hicri takvime göre uyguluyorsunuz da kutlu doğum haftasını miladi takvime göre?, ortadoğuda akan kan neden durulmuyor, ömer mısır kütüphanesini neden yaktırmıştır?

Atatürk neden Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühim demiştir?

Demek ki gülmeden önce düşünmek gerekiyor. Hem gül hem de düşün demiyorum bak bu zaten biyolojik olarak imkansız.

Cevap bulunca sorulara bu sefer ağlamaya beklerim...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
Sünni Kimdir, Kimlere Sünni Denir???...(!)
grafiks yazdı:Sabah sabah iyi güldüm.

Tarihte masallara inanılmaz. Peygamberimizden öncede sonrada Arap yarımdasında Türkler yaşamamıştır. Peygamberimizin Türk olma ihtimali trilyonda bir ihtimal ancak çıkar.

Ayrıca Hz. Ali'yi şehit edenin Hz. Ömer olma ihtimalide sıfırdır. Eline bir hesap makinesi al hesapla bari masallarda bile bu kadar atıp tutulmaz. Hz. Ali müslüman olduğunda 12, Hz. Ömer müslüman olduğunda 40 yaşındaydı. Al eline hesap makinesini hesaplamaya başla...

Masalları geçip gerçek tarihe gelirsek, Hz. Ali'yi şehit eden Abdurrahman Mülcem adında bir haricidir.

Sabah sabah kulaklarını gördüğün için gülmüş olabilirmisin acaba?

Masal dinlemek istiyorsan yobaz hacı hocaların, mollaların ömer ile ilgili uydurma kahramanlık hikayelerini dinleyebilirsin...

Hani ömer kırkına kadar kafir olarak yaşıyorda sonra sihirli bir deynek değip bir anda islam dünyasının başına geçip halife oluyor ya...

Peygamberi bile öldürmeye çalışan kafir bir anda adalet sahibi oluyor. onun zamanında o kadar adalet varmış ki kurt ile kuzu bile farkında olmadan akraba olmuşlar. Bak Alah'ın işine ki böyle bir adaleti peygamber bile haşa başaramamış...

ömer kırkına kadar kafir yaşayıp bir anda islam halifesi olabiliyor, Ancak peygamberin kucağında doğup büyüyen, Peygamberin güzel Ahlakıyla yetişen Hz. Ali 12 yaşına kadar bekleyip ondan sonra müslüman oluyormuş...

Siz ömerin kahramanlık masallarıyla uyumaya devam edin. Bizler almayalım. Bizim gerçeklerden başka kimseyle hele kırkına kadar kafirliği yaşayıp da islama mecbur kaldığı için, peygamberle başa çıkamayacağını anladığı için müslüman olan sahte kahramanlarla hiç işimiz olmaz...

Peygamberimizin soyu Oğuz Türklerinden gelir. Zamanında Dedeleri Anadoluda Oğuzhan dağlarından göçüp arap topraklarına yerleşmişlerdir. Bu Onları hiçbir zaman arap yapmaz. Arap olan ömer ve onun bugün ki soylarıdır. O yüzden sünni kesim arap adetlerine giyim ve kuşamlarına özenip dururlar. Kan çekiyor olsa gerek...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Junior Member
Sünni Kimdir, Kimlere Sünni Denir???...(!)
S.a Bütün Alevi kardeslerıme söyle bir alıntıyı sunmak istiyorum kimse kötü bilmesin yanlış yapmasın diye...

Dil ve ırk ayrimciliği
Bu konuyu net bir şekilde açıklayan ibretli olaylar yaşanmıştır İslam tarihinde.
İsterseniz sözü uzatmadan mesaj yüklü olaylardan birini takdim edeyim takdirlerinize... Bakalım Müslüman ırkçılık adına değil, fiilen ayrımcılık yapmak, lafla bile olsa kendi ırkını ötekilerden üstün tutmaya yönelebilir mi, başka ırka düşmanlık duygusuna girebilir mi?
İmam-ı Malik Hazretleri'nin Muvatta'ından öğrendiğimize göre, Kays bin Mutata adında bir Arap, Medine'de sahabelerin oturduğu bir meclise gelmiş, Evs ile Hazreç kabilelerine mensup Arapların başka ırktan insanlarla oturup kardeşçe sohbet ettiklerini görünce bir hayli kızmış, kızgınlığını da şu sözleriyle oradaki Araplara aksettirmişti:
- "Evs ile Hazreç Peygamber'e hizmet eden Araplar. Ama şu Habeşli Bilal, şu Rum memleketinden gelme Suheyp, şu da Farslı Selman!.. Bunlar Arap değiller ki?.. Nasıl oluyor da Arap olmayan bu yabancılar Araplarla eşit şekilde oturup sohbete kabul edilebiliyorlar? Bunlar bu eşitliğe ne zaman ulaştılar?.."
Bu ırkçı ve ayrılıkçı sözler orada bulunan büyük sahabi Muaz bin Cebel'in hiddetlenmesine sebep olmuş, hemen oturduğu yerden kalkan Muaz, ırk ayrımcılığı yapan adamın yakasına yapışarak:
- Seni Resulullah'ın huzuruna götüreceğim, bu söylediklerinin doğruluğunu ona soracağım. Ondan sonra seninle hesaplaşacağız. Bu ne biçim değerlendirme böyle. Arap olanları yüceltiyor, Arap olmayanları aşağılıyorsun. İslam'da böyle bir ırkı yüceltip ötekini aşağılamak var mı?.. diyerek adamı alıp doğruca Efendimiz'in mescidine götürmüş ve bulduğu ilk fırsatta da hemen sorusunu sorarak:
- Ya Resulallah, demiş, bu adam için ne buyurursunuz? Biz Araplar oturmuş Arap olmayanlarla kardeşçe sohbet ediyorduk, gelip aramıza ırkçılık fitnesi soktu. Arapların üstün ırk olduğunu ileri sürdü, İranlı Selman'ı, Rum'dan gelen Suheyb'i, Habeşistan'dan gelen Bilal'i, aşağı ırktan kabul ederek Araplarla sohbete layık olmadıklarını iddia etti?..
Anlatılanları dinleyen Resulullah'ın (sas) yüzünde seyrek görülen öfkelenme işaretleri görüldü. Hemen kalkıp mühim gördüğü konularda konuşma yaptığı minberine çıkarak İslam'ın ölçüsünü anlatan ikaz dolu bir açıklama yaptı. Şöyle ölçü veriyordu ırk ayrımı yapanlar için:
- Ey insanlar! Sizin Rabb'iniz birdir. Babanız, ananız da birdir! Araplık ne ananızda vardır ne de babanızda. O sadece sonradan meydana gelen dil farkından ibarettir. Bu sebeple Arap'ın Arap olmayanlardan üstünlüğü yoktur. Üstünlük, Allah'a iman ve itaattedir. Allah'a iman ve itaat edenler hep birlikte üstündürler. Bunu herkes böyle bilmeli, aranıza ırka dayalı üstünlük ayrımcılığı sokmamalısınız!
Gariptir ki, bu hutbeyi dinleyenlerin hemen hepsi de Arap'tılar. Hiçbiri, Arap'ın öteki ırklardan üstün olduğunu iddia etmedi. Fazla olarak Arap'ın üstün olduğunu ileri sürmek isteyen adamın yakasına sarılarak oraya getiren Muaz bin Cebel de Arap'tı:
- Ya Resulallah, dedi, öyle ise ne yapayım aramıza ırk ayrımcılığı fitnesi sokmak isteyen bu adama?..
Efendimiz bu soruya da, pek kullanmadığı ağır bir azarlama cümlesiyle cevap verdi. Ne dedi biliyor musunuz?
- Da'hü ilennar!.. Bırak o ırkçı adamı, cehenneme kadar yolu var!
Evet, ırkçılık yapan adamın cehenneme kadar yolu vardı... Bundan dolayı İslam, bir ırkın değil, tüm ırkların dini olmuş, hiçbir kavim ve kabileyi dışarıya itelememiş, hepsini de eşit bir hukuk ile bağrına basmış, tüm ırkları kucaklayıp kardeş yapmıştır. Bunun aksini iddia edene de:
- Bırak o ırkçı adamı, cehenneme kadar yolu var! ihtarında bulunmuştur.
Demek ki İslam'da din kardeşliğini bırakıp ırk ayrımcılığına sapan adamın yolu nihayet cehenneme kadar gider. Nitekim sözünü ettiğimiz ırkçı adamın yolu da oraya çıkmış, ben benim ırkımı ötekilerden üstün tutmayan dine tabi olmak istemem, diyerek sonunda mürted olarak ölmüş, yöneldiği (menfi!) ırkçılık yolu onu cehenneme çıkarmıştır...
Şükürler olsun ki tarih boyunca bu ülkede hep kardeş kalmış, sonu cehenneme çıkan ırk ayrımcılığına hiç yönelmemişizdir. Evet, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak, Pomak, Arap... hep birlikte din kardeşiyiz. Kardeş kardeşle hep tokalaşır, kucaklaşır. Asırlarca da böyle olmuş, kıyamete kadar da böyle olacaktır. Hiçbir ayrımcı bizim Peygamberimizle başlayan kardeşliğimizi bozamaz, inançlarımızı değiştirip de kardeşi kardeşe düşman yapamaz!..
Yapmak isteyenlerin yollarının nereye çıktığı da işte böyle yaşanmış olaylarla hatırlanır, unutturulmaz
Administrator
Sünni Kimdir, Kimlere Sünni Denir???...(!)
Alıntı:S.a Bütün Alevi kardeslerıme söyle bir alıntıyı sunmak istiyorum kimse kötü bilmesin yanlış yapmasın diye...

Dil ve ırk ayrimciliği
Bu konuyu net bir şekilde açıklayan ibretli olaylar yaşanmıştır İslam tarihinde.
İsterseniz sözü uzatmadan mesaj yüklü olaylardan birini takdim edeyim takdirlerinize. .. Bakalım Müslüman ırkçılık adına değil, fiilen ayrımcılık yapmak, lafla bile olsa kendi ırkını ötekilerden üstün tutmaya yönelebilir mi, başka ırka düşmanlık duygusuna girebilir mi?

Müslümanlıkta ırkçılık,mezhepçilik olmaması gerekir de egemen sünni inancına sahip insanların büyük çoğunluğu neden tek doğrunun kendi inandıkları olduğunu varsayıp başka mezhepten olan canlara hakareti,küçük görmeyi,zaman zaman eziyeti beis görebiliyor...

Hz.Muhammed Mustafa zamanında mezhepler yoktu !..

Madem mezhepler yoktu bugün neden bu insanlar çıkıp tek doğrunun kendi yolları olduğunu savunabiliyorlar.

Üstüne bir de dört Hak mezhep diyerek geriye kalan mezhepleri Batılmış gibi gösteriyorsunuz. Bütün sünni mezhepler hak diğerleri ne peki ? at çöpe gitsin. Diğerlerine de akıl verelim onlarda Hak olsun !.. Komedi ya komedi başka birşey değil...

Ya bir gidin işinize bakın siz. Kendi tiyatronuzu kurmuş kendi kendinize oynuyorsunuz işte bunun farkına varın.

Irkçılık,mezhepçiliğin ne olduğu yoldaşlarınıza sorun onlar anlatsınlar size . Bize anlatmanıza gerek yok. Bizim dinimiz,yolumuz sevgi,hoşgörü üzerine kuruludur..
Posting Freak
Sünni Kimdir, Kimlere Sünni Denir???...(!)

Söz açılmışken, şu soruyu sormak lazım, Acaba ,Yüce Peygamberimiz, hangi meshep den di ? Madem 4 meshep hak diyorlar, o zaman ,Peygamberimiz, meshep dışı kaliyor, Çünki , İslamiyet var olunca, meshepler yokdu, eyer var oldugunu söylüyorsanız, islamiyet hangi meshep, üzerine geldi.


Tek Gerçek , şudur, Meshepler, Diyer İnançlarda oldugu gibi, İslamiyette de ,sonradan , meydana çıkmışdır.

-----------------------------------------------------------------------
ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Junior Member
Sünni Kimdir, Kimlere Sünni Denir???...(!)
ya güzel kardesim ben burada aleviliği kötülemek için bulunmuyorum aksine alevileri tanımaya calısıyorum neden patlamaya hazır dağgibisiniz dokdugumuz an direk tersleniyoruzki 72 fıkıh tan yanlızca biri cennete gidecek bunlarda kim peygamber efendimizin ümmedit ve onun yolund ailerleyenler peki bunlar kimdir h.z ömermi değil h.z ebubekirmi değil h.z osman mı oda degil kim peki h.z ali yani aleviler doğru yol üstünde ama gercekten aleviyim alevilik yapanlar bence doğru yol üstünde sırf bu konu ıcın gittim bi dede iel konustum 3-4 saat sohbet ettik cem evinin dısında sonuca vardıgımda oda bana yanlısımı bende ona eksiklerini anlattım dısarıdaki hayatın onları nasıl gördüğünü simdi eger yanlıs bişe yazdıysam aff ola
Posting Freak
Sünni Kimdir, Kimlere Sünni Denir???...(!)
byaway-Alpay yazdı:S.a Bütün Alevi kardeslerıme söyle bir alıntıyı sunmak istiyorum kimse kötü bilmesin yanlış yapmasın diye...

Dil ve ırk ayrimciliği
Bu konuyu net bir şekilde açıklayan ibretli olaylar yaşanmıştır İslam tarihinde.
İsterseniz sözü uzatmadan mesaj yüklü olaylardan birini takdim edeyim takdirlerinize... Bakalım Müslüman ırkçılık adına değil, fiilen ayrımcılık yapmak, lafla bile olsa kendi ırkını ötekilerden üstün tutmaya yönelebilir mi, başka ırka düşmanlık duygusuna girebilir mi?
İmam-ı Malik Hazretleri'nin Muvatta'ından öğrendiğimize göre, Kays bin Mutata adında bir Arap, Medine'de sahabelerin oturduğu bir meclise gelmiş, Evs ile Hazreç kabilelerine mensup Arapların başka ırktan insanlarla oturup kardeşçe sohbet ettiklerini görünce bir hayli kızmış, kızgınlığını da şu sözleriyle oradaki Araplara aksettirmişti:
- "Evs ile Hazreç Peygamber'e hizmet eden Araplar. Ama şu Habeşli Bilal, şu Rum memleketinden gelme Suheyp, şu da Farslı Selman!.. Bunlar Arap değiller ki?.. Nasıl oluyor da Arap olmayan bu yabancılar Araplarla eşit şekilde oturup sohbete kabul edilebiliyorlar? Bunlar bu eşitliğe ne zaman ulaştılar?.."
Bu ırkçı ve ayrılıkçı sözler orada bulunan büyük sahabi Muaz bin Cebel'in hiddetlenmesine sebep olmuş, hemen oturduğu yerden kalkan Muaz, ırk ayrımcılığı yapan adamın yakasına yapışarak:
- Seni Resulullah'ın huzuruna götüreceğim, bu söylediklerinin doğruluğunu ona soracağım. Ondan sonra seninle hesaplaşacağız. Bu ne biçim değerlendirme böyle. Arap olanları yüceltiyor, Arap olmayanları aşağılıyorsun. İslam'da böyle bir ırkı yüceltip ötekini aşağılamak var mı?.. diyerek adamı alıp doğruca Efendimiz'in mescidine götürmüş ve bulduğu ilk fırsatta da hemen sorusunu sorarak:
- Ya Resulallah, demiş, bu adam için ne buyurursunuz? Biz Araplar oturmuş Arap olmayanlarla kardeşçe sohbet ediyorduk, gelip aramıza ırkçılık fitnesi soktu. Arapların üstün ırk olduğunu ileri sürdü, İranlı Selman'ı, Rum'dan gelen Suheyb'i, Habeşistan'dan gelen Bilal'i, aşağı ırktan kabul ederek Araplarla sohbete layık olmadıklarını iddia etti?..
Anlatılanları dinleyen Resulullah'ın (sas) yüzünde seyrek görülen öfkelenme işaretleri görüldü. Hemen kalkıp mühim gördüğü konularda konuşma yaptığı minberine çıkarak İslam'ın ölçüsünü anlatan ikaz dolu bir açıklama yaptı. Şöyle ölçü veriyordu ırk ayrımı yapanlar için:
- ]Ey insanlar! Sizin Rabb'iniz birdir. Babanız, ananız da birdir! Araplık ne ananızda vardır ne de babanızda. O sadece sonradan meydana gelen dil farkından ibarettir. Bu sebeple Arap'ın Arap olmayanlardan üstünlüğü yoktur. Üstünlük, Allah'a iman ve itaattedir. Allah'a iman ve itaat edenler hep birlikte üstündürler. Bunu herkes böyle bilmeli,] aranıza ırka dayalı üstünlük ayrımcılığı sokmamalısınız!
Gariptir ki, bu hutbeyi dinleyenlerin hemen hepsi de Arap'tılar. Hiçbiri, Arap'ın öteki ırklardan üstün olduğunu iddia etmedi. Fazla olarak Arap'ın üstün olduğunu ileri sürmek isteyen adamın yakasına sarılarak oraya getiren Muaz bin Cebel de Arap'tı:
- Ya Resulallah, dedi, öyle ise ne yapayım aramıza ırk ayrımcılığı fitnesi sokmak isteyen bu adama?..
Efendimiz bu soruya da, pek kullanmadığı ağır bir azarlama cümlesiyle cevap verdi. Ne dedi biliyor musunuz?
- Da'hü ilennar!.. Bırak o ırkçı adamı, cehenneme kadar yolu var!
Evet, ırkçılık yapan adamın cehenneme kadar yolu vardı... Bundan dolayı İslam, bir ırkın değil, tüm ırkların dini olmuş, hiçbir kavim ve kabileyi dışarıya itelememiş, hepsini de eşit bir hukuk ile bağrına basmış, tüm ırkları kucaklayıp kardeş yapmıştır. Bunun aksini iddia edene de:
- ]Bırak o ırkçı adamı, cehenneme kadar yolu var! ihtarında bulunmuştur .
]Demek ki İslam'da din kardeşliğini bırakıp ırk ayrımcılığına sapan adamın yolu nihayet cehenneme kadar gider. Nitekim sözünü ettiğimiz ırkçı adamın yolu da oraya çıkmış, ben benim ırkımı ötekilerden üstün tutmayan dine tabi olmak istemem, diyerek sonunda mürted olarak ölmüş, yöneldiği (menfi!) ırkçılık yolu onu cehenneme çıkarmıştır...
Şükürler olsun ki tarih boyunca bu ülkede hep kardeş kalmış, sonu cehenneme çıkan ırk ayrımcılığına hiç yönelmemişizdir. Evet, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak, Pomak, Arap... hep birlikte din kardeşiyiz. Kardeş kardeşle hep tokalaşır, kucaklaşır. Asırlarca da böyle olmuş, kıyamete kadar da böyle olacaktır. ]Hiçbir ayrımcı bizim Peygamberimizle başlayan kardeşliğimizi bozamaz, inançlarımızı değiştirip de kardeşi kardeşe düşman yapamaz!..
Yapmak isteyenlerin yollarının nereye çıktığı da işte böyle yaşanmış olaylarla hatırlanır, unutturulmaz

Öncelikle gerçekten böyle düşünüyorsanız tebrik ederim.

Böyle düşünüyorsanız, Allah'ın varlığına tam teslimiyet gösteriyorsunuz demektir,çünkü Allah 72 milleti yaratandır ve kullar arasında ayrım yapmayıp hepsinin rızkını verendir.

Sizin yazdıklarınıza biz canı gönülden katılıyoruz .Bizim yolumuz Muhammed-Ali yoludur,O yol da sevgi,hoşgörü,insanlık,adalet,kardeşlik,din,dil,ırk ayrımı yapmayan,72 millete bir nazarda bakan güzel,ahlaklı bir yoldur...

Keşke herkes sizin gibi düşünse zaten kardeşlik bozulmaz fakat 1500 yıldır yani Hz.Peygamber ve Hz.Ali'den sonra, Hz.Ali'yi sevenler hep tahriklere,zulümlere,katliamlara uğratılmıştır.

Siz de bilirsiniz Yavuz Selim zamanında 40.000 alevi katledilmiş ,o kadar geriye bile gitmeyelim Çorum'da,Maraş'da,Sivas'ta insanlar sırf alevi oldukları için öldürüldüler.

Aleviler yani Kızılbaşlar, Osmanlı zamanında katli vaciptir diye fetvalarla katledildiler.
Ebu S uud denilen sözde Şeyhülislam'ın, verdiği fetvada , Kızılbaş öldürenin cennete gideceği,kadınları ve mallarının ganimet olduğu, onların geçtiği yerde namaz kılınamayacağı şeklinde fetvalarını duymuşsunuzdur.

bugün hala Ebu Suud'lar bazı kesimler tarafından övgü ve gururla anılmaktadır.

Kızılbaşlar, Osmanlı zamanında ibadetlerini yapmaları yasak olduğundan dolayı gizli gizli toplanıp CEM yapıyorlardı.
O zamanki aydınlatma aracı mum idi , Osmanlı askerlerinin korkusundan ibadet yapıldığı anlaşılmasın diye mumları söndürmeleri neticesinde bugün bile hala iftira niteliği taşıyan,"mum söndü" olayını gündeme getirip bir kez daha zulme uğratmış oldular.

Ayrıca alevilik tek mezhep biliyorsunuz oysa sünnilik 4 mezhep ve binlerce tarikatı ve kolu var.

Demekki ayrımcılık aslında sadece alevilere de değil insanların kendi aralarında da ayrımcılığı var.

Kurtuluş zamanında bütün herkes kardeş kardeş ülkesini korumak için can fedakarlığı yaptı,Alevisi,sünnisi,Çerkez'i,Tatar'ı,Kürdü,Türk'ü diye hiç kimse ayrım yapmadı ne zamanki insanların sandalyeye değen kısımları rahata erdi, başka ülkelerin boyunduruğu altından kurtuldu , manda ve himaye değil özgür bir ülkede yaşar oldular,o zaman bazı kesimlerin işine geldiği gibi ayrımcılık yapılamaya başlanır oldu.

Allah,insanları dinine göre değil,ameline göre yargılar...
din ayrı şeydir,inanç ayrıdır,insanlık ayrıdır.

Bizler önce "insan" olalım, dini nasılsa herkes kendince yaşıyor..

Tekrar yazdıklarınız gibi düşünüyorsanız teşekkür ederim...


Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.