You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Sporcularımızın Biyografileri

Sporcularımızın Biyografileri

Posting Freak
Sporcularımızın Biyografileri
Zeki Öztürk (1966 - .... )
1966’da İstanbul’da doğan uzun mesafe koşucusu Zeki Öztürk 1984 Balkan Şampiyonası’nda 1.500 ve 3.500 metrelerde birinci oldu. 1990 Balkan Şampiyonası’nda 1.500 ve 5.000 metrelerde bir kez daha birincilik kürsüsüne çıkan milli atletimiz 1991’de Atina’da gerçekleştirilen Milletler Kupası’nda katıldığı 1.500 yarışını da birincilikle bitirme başarısını gösterdi. Öztürk 1986 1987 ve 1988 Atatürk Kır Koşuları’nı da kazandı. Öztürk ayrıca 1995’te düzenlenen Dünya Askeri Oyunlar şampiyonasında da şampiyon oldu.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Sporcularımızın Biyografileri
Veli Ballı (1950 - .... )
1950 yılında doğan ünlü maratoncu Veli Ballı 1976 Lahor Maratonu’nda 2 saat 11 dakika 30 saniye ile birinci oldu. Bu derecesiyle dünya sıralamasında 6.lığa yükselen Ballı aynı yıl Türkiye’de yılın sporcusu seçildi. 1976 yılında Balkan Şampiyonası’nda 2. 1977 yılında ise Balkan şampiyonu olan Veli Ballı Boston Maratonu’nda da 2. oldu.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Sporcularımızın Biyografileri
Gül Çıray Akbaş (1939 - .... )
1939 yılında Vidin'de doğan Gül Çıray Akbaş 16 yaşında başladığı atletizmde Milli Takım'a kadar yükseldi. 1958 ve 1960 yıllarında 800 metrede 1959 1960 ve 1962'de 2000 metre kır koşusunda Balkan Şampiyonu olan Çıray toplam 47 Türkiye rekoru kırdı. Çıray sporculuk hayatından sonra atletizm milli takımında bir süre antrenörlük yaptı.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Sporcularımızın Biyografileri
Hüseyin Aktaş (1951 - .... )
1951'de Erzincan'da doğan Hüseyin Aktaş 20 yaşında maratona başladı. 1963'te katıldığı Atina maratonundan sonra Balkan Karması'na seçilerek önemli bir başarının altına imza attı. Maratonda kazandığı Türkiye birinciliklerinin yanı sıra 1963'te gerçekleştirilen Akdeniz Oyunları'nda 3. 1971'deki Akdeniz Oyunları'nda ise 2. oldu. 1966 1968 1969 ve 1971 yıllarındaki Balkan Şampiyonalarında balkan ikincisi 1970 1972 ve 1973'te ise balkan birincisi oldu. Aktaş aynı zamanda 1973 ve 1974 yıllarında gerçekleştirilen uluslar arası Ankara 19 Mayıs Maratonu'nu kazanma başarısını da gösterdi.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Sporcularımızın Biyografileri
Melahat Kökalp (1974 - .... )
1974 yılında Ağrı’da doğan Melahat Kokalp 9 yaşında başladığı atletizm sporunda 800 ve 1.500 metrelerde önemli başarıların altına imza attı. 1988-1995 yılları arasında arasında 800 ve 1.500 metrelerde sayısız Türkiye rekorları kıran Kokalp milli formayı 150 kez giydi ve Balkan şampiyonu oldu.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Sporcularımızın Biyografileri
Doğan Acarbay (1927 - .... )
1927’de Tekirdağ’da dünyaya gelen Doğan Acarbey Haydarpaşa Lisesi’nde okurken atletizme başladı. Çeşitli dallarda Türkiye rekorları kıran Acarbay 1947 yılında Atina’da düzenlenen Doğu Aknedeniz Şampiyonası’nda Türk milli takımının birincisi olmasında büyük pay sahibi oldu. Acarbay 1950 yılında Dublin’de yapılan atletizm yarışmalarında 400 metre engellide tüm atletleri geçerek birincilik kürsüsüne çıktı.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Sporcularımızın Biyografileri
Süreyya Ayhan (1978 - .... )
[Resim: 154.jpg]



Süreyya Ayhan 6 Eylül 1978 yılında Çankırı'da doğdu. Atletizme 1992 yılında Çankırı Atletizm Eğitim Merkezi'nde başlayan Süreyya Ayhan MTA ve Fenerbahçe kulüplerinde forma giydi. Halen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi sporcusu olan Süreyya 800 metrede 2:00.64 1500 metrede de 4:03.02 ile Türkiye rekorlarını elinde bulunduruyor. Genç atletin antrenörlüğünü kendisini keşfeden Yücel Kop yapıyor. Sydney 2000 Olimpiyatı'nda 1500 metrede yarı final koşan Süreyya Ayhan Golden League'de beşinci Balkan Salon Şampiyonası'nda ikinci olurken Şampiyonlar Kulüpler Şampiyonası'nda 2 birincilik kazandı.



2001 yılındaki Romanya Açık Yarışması'nda da 1500 metrede 4:05.82 ile ikincilik elde etti. Trabzon'daki 4:07.63'lük derece ile Edmonton'a gitti. Atletizme başladığında büyük malzeme sıkıntısı yaşayan Süreyya'ya Deniz Gökçe de sahip çıktı. Gökçe kişisel gayretiyle malzeme aldı. Açılan bir kampanyanın yanısıra Yine Gökçe'nin girişimleriyle Yapı Kredi Bankası genç atlete sponsor oldu.



BABAANNESİNİN DUASI



''Sen bir gün çok iyi bir sporcu olacaksın. Ben belki o yılları göremem ama benim dualarım hep senin üzerinde...'' Ortaokullararası atletizm yarışmasında birinci gelen torununa başka bir şey bulamadığı için Reşat altını takan babaanne Hacer Ayhan böyle demiş ve bir yıl sonra da ayrılmıştı dünyadan. Yaşasaydı torununun çok iyi bir sporcu olduğunu dahası Kanada'nın Edmonton kentinde yapılan Dünya Atletizm Şampiyonası'nda bir ilki gerçekleştirerek finale kaldığını öğrenerek gururlanacaktı. Ne var ki hiç de kolay olmamıştır Süreyya'nın bu noktaya gelebilmesi. Binbir türlü zorluktan geçmiş ama bir an olsun vazgeçmeyi düşünmemiştir. Öyle ki spora başladığında ayakkabı bile yoktur ayağında.



Antrenörlerinin ve spor yazarı Cüneyt Koryürek'in çağrısıyla eli erip gözü tutanlar yardıma koşacaktır Süreyya'ya. Söz gelişi Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Deniz Gökçe'nin yanı sıra Gaziantep Belediye Başkanı Celál Doğan Süreyya'ya sahip çıkarak himayesine alacak ve yoksulluk yıllarına son noktayı koyacaktır. Süreyya babaannesinin verdiği Reşat altınından önce ilk gerçek madalyayı evlerinin duvarında görmüştü. Bu babası Yaşar Ayhan'ın Çankırı Ticaret Lisesi'nde okuduğu yıllarda liselerarası atletizm yarışmasında üç bin metrede kazandığı birincilik madalyasıydı. Bu nedenle sık sık babasına dönüp ''Bir gün bana da böyle madalya verecekler mi?'' diye sormasında şaşırtıcı bir taraf yoktu.



HOCA'NIN KARARI



Şaşırtıcı olan Yaşar Ayhan'ın kızının yetişmesi için gösterdiği büyük çabaydı. ''Süreyya Mucizesi''nin gerçekleşmesinde bu çabanın büyük payı vardı kuşkusuz. Ama Süreyya'nın doğru insanlara rastlamasının da payı vardı. Bunlardan birisi de dünya çapındaki başarısına tanık olamadan yeryüzüne elveda diyen Beden Eğitimi öğretmeni Abdülkadir Ersunan'dı. Ersunan Süreyya'yı ortaokul yıllarında keşfetmiş hemen arkasından da özel olarak ilgilenmeye başlamıştı bu yetenekli öğrencisiyle.



Çankırı'daki yeni Spor Eğitim Merkezi seçmeleri her ikisi için de bulunmaz fırsattı. Çünkü ilk üç dereceyi paylaşanlar Merkez'e alınacaklar ve Ersunan Hoca tarafından eğitileceklerdi. Ne var ki düzenlenen atletizm yarışmasında Süreyya'nın dördüncü olması her şeyi altüst etmişti. Ancak hocası Ersunan devreye girecek ve somut bir karar alacaktı: Süreyya Spor Eğitim Merkezi'ne onun kontenjanından alınacaktı. İşte Süreyya Ayhan'nın Edmonton'da finallere kadar uzanan spor hayatının ilk dönüm noktası buydu. Ama o dördüncülük için ailesini suçlamayı da ihmal etmeyecekti.



Babası Yaşar Ayhan kızının başarısından duyduğu gururla hatırlıyacaktır o günleri: ''Süreyya Çankırı Spor Eğitim Merkezi seçmeleri müsabakalarını izlememizi ısrarla istedi. Ancak gidemedik. Süreyya bu seçmelerde 4'üncü olunca ağladı ve annesiyle bana "Siz bu seçmeleri izlemeye gelseydiniz sizi orada görseydim birinci olurdum' diyerek hep kızdı". Ama Süreyya Ayhan Spor Eğitim Merkezi'nde çalışmalarına başlamıştı bile. Ne var ki makus talihini gerçek anlamda yenebilmesi için bir başka antrenörün Yücel Kop'un dikkatini çekmesi gerekecekti. Bir seçme sırasında Süreyya'yı farkeden Yücel Kop bir daha bırakmayacaktı bu yetenekli öğrencinin peşini.



Süreyya'nın Kahramanmaraş Spor Akademisi'ni kazanması her ikisinin tarihinde bir başka kilometre taşı oldu. Ancak Yücel Kop Gaziantep'te yaşadığı için bu kente gidip gelmek zorundaydı Süreyya Ayhan. Sarsılmaz azmi sayesinde bunu da yaptı. Süreyya örneği gerekli imkânlar hazırlandığında sporda neler yapılabileceğinin somut bir göstergesi olması açısından ayrı bir önem taşıyor. Üstelik aynı başarının bütün öteki sahalarda sağlanmaması için de hiçbir neden yok.



2002'de Münihte yapılan 18. Avrupa Atletizim Şampiyonası'nda 1500 metrede Avrupa Şampiyonu oldu. 1500 metrenin Avrupa şampiyonu milli atletimiz Süreyya Ayhan Golden League'in Zürih'te yapılan ayağında yine çok rahat bir birinciliğe koşarken 3.55.60'lık derecesiyle kendisine ait Türkiye rekorunu da 2 saniye aşağı çekti.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.