You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Söyleyin bilelim artık...

Söyleyin bilelim artık...

Posting Freak
Söyleyin bilelim artık...
[B]SÖYLEYİN BİLELİM ARTIK

]AHMET BERHAN YILMAZ

[/B]

Benim babam İspirli, onun babası Hınıslıydı. Aynı mahallede doğduk, büyüdük. Koza lebbik, futbol oynadık, topaç çevirdik. Çamurlu ellerimizle ya onun annesinin ya da başka bir arkadaşımızın annesinin verdiği domates ekmeği paylaştık. Ama ne ben Türk, ne de o Kürt olduğumuzun farkında veya bunun düşüncesindeydik. Bizim evimizde vatan, millet sevgisi konuşulurdu ama bu şekil etnik bir ayrım konuşulmazdı ve biz böyle bir şey bilmezdik. Eminim ki o dostum da bilmezdi.

Ben, babamın ve annemin görevleri nedeniyle ilkokul ikinci ve üçüncü sınıfı Hınısta okudum hani şimdilerde etnik yapısıyla öne çıkarılan Hınısta. Çok iyi dostlarım oldu ve ne mutlu bana ki hala varlar. Hınısta da ne ben, ne de herhangi bir arkadaşım böyle bir ayırım yaşamadık, yaşatılmadık.

Gün geldi zaman geçti aynı mahallede büyüdüğüm aynı okulda okuduğum Hınıslı dostum ki hala dostum. Ben Erzurumda çalışıyorum o benden çok daha önemli bir makamda Ankarada çalışıyor ve yaşıyor. Oğlu benim oğlumdan çok daha önemli bir üniversitede okuyor.

Şimdi gelelim benim kafamı karıştıran bir açıklamaya. Geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanımı z Kürt sorunu acilen çözülmeli derken inanın çok düşündüm her nedense bu sefer iyice dokundu bana. Daha bir merak ettim, aynı yerde yaşadığımız, aynı sıkıntıları paylaştığımız, aynı ekmeği yediğimiz, aynı okullarda okuduğumuz bu dostlarımızın bizlerden farklı ne problemleri var mutlaka bizlere anlatılmalı diye geçirdim içimden.

Hani bizim bilmediğimiz, devletin veya birilerinin bildiği bir şey varsa anlatılsın artık, sorun nedir ve nerededir?

İnsan bir şey olmak ister, bir şeylere sahip olmak ister, iyi bir hayat sürmek ister, kendi ve çoluk çocuğunun geleceğini kurtarmak ister. Peki, benim olup da bu arkadaşların olamadığı ne var diye düşündüm. Doktor, müteahhit, mühendis, belediye başkanı, avukat, milletvekili, bakan, general, başbakan, cumhurbaşkanı oluyorlar da ne olamıyorlar? Ev, araba, uçak, villa, toprak, fabrika, en lüks otellere sahip olabiliyorlar da neye sahip olamıyorlar?

Olay eğer manevi ve etnik özgürlük noktasına veya bölgesel fakirliğe indirgeniyorsa bu ülkede onlardan çok daha fazla sıkıntısı olanlar var.

Çünkü bugün Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesi gerçekten fakir ama alınan hizmet açısından benim yaşadığım şehir yani Erzurum mesela Diyarbakırdan çok daha geri. Eğitimde, ekonomide, teşvikte, fabrika sayısında, sanayi açısından o bölgenin birçok şehrinden daha geri.

Benim şehrimin yöneticileri başbakanın yanında tek kelime etmeye cesaret edemezken, şehrinin hakkını savunamazken ve hatta azarlanırken veya şehre geleceği zaman birkaç gün önceden havaalanında yatıp kalkmaya başlarken, Diyarbakırda yönetici olan kişi değil başbakanı karşılamak yollarını kapatabiliyor, ona kafa tutabiliyor.

Devlet benim şehrimde hiç ama hiç kimseye buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi göndermedi. Ayırımcılık varsa aşikârdır ki pozitif bir ayırımcılık var ki bana göre doğru olmayan bir ayırımcılıktır bu.

Bu örnekler artırılabilir ama meseleyi çözmez bütün bunlar. Okuyan, düşünen hiçbir insan bu meselenin aslını anlayabilmiş de değildir bana kalırsa.

Benim doğup büyüdüğüm ortamda bayrak, vatan, millet ve Allah sevgisi üstüne sevgi olmayan, bağlılık olmayan değerlerdir ve ben yukarıda bahsettiğim dostlarımın ağzından aksi bir şey de duymuş değilim.

Sayın Cumhurbaşkanımdan, Başbakanımdan veya bir bilen varsa o kişiden bir açıklama bekliyorum.

Nedir Allah aşkına bu Kürt sorunu, nedir birilerinin sebep olduğu ve her gün benim yüreğimi yakan şehit haberleri, nedir beni uykusuz bırakan bu acıların sebebi.

Kimin elinden ne alınmış da başka birine verilmiş, kim okumuş da engellenmiş, kim mal mülk edinmiş, makam sahibi olmuş da sen sahip olmazsın denilmiş.

Kim ne amaçla bu vatanın birliğine, dirliğine ve inançlarına kurşun sıkıyor?

Söyleyin bilelim artık. Çünkü sabrımız taşmak üzeredir.
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali’ dir"

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.