Son yolcusuyum Ankara Garı'nın
"Deniz"lerin tuzu üzerimde...
"Mahir" değilim uğruna ölünecek sevdalarım yok benim!
"Aslan" yürekliydiler lakin, "inan’ olsun dönmeyecek gidenler dediler...
Kocaman yalanlarda
yorgun düşmüş yüreğim,
tesellisi yok, biliyorum..
Sabırla değil, inatla beklemekten
vazgeçmeyeceğim...
Son yolcusuyum Ankara Garı'nın.
Biriktirdiğim acılar içimde sürdürüyor büyümeyi.
Köklerini bilen bilir, ne kadar ulaşılmazda
dağlayıp yaraları yeniden koyulmak için yola,
seferden kaldırılmış trenleri gözlemekteyim...
Son yolcusuyum Ankara Garı'nın
ve bu Kör dövüşünde yitirdiğimi sansınlar, bırakın belleğimi.
Odalar sarıya çoktan döndü, sarmalıyor bedenimi,
çaresizlik utandırıyor beni.
Son yolcusuyum Ankara Garı'nın.
Dostun açtığı yarayı kapatmıyor yalnızlıklar.
Geride kalanların toplamı yaş. Geleceği eklersek ömürden sayılıyor.
İstasyon saatlerini durdurdum.
Hatalarım yanımda bavulsuz, dosta gitmek için buradayım
Son yolcusuyum Ankara Garı'nın.
***
Resmi Yalanlar
Madem manzum bir öyküyle çıktık bu pazar yola, Başbakana geçmiş olsun dileklerimizi gönderip, sağlığı konusunda neden sürekli yalan söylendiğini, bilmek isteriz.
Yılmaz Erdoğan'ın "Ankara" şiirinden dizelerle
bitirelim o zaman; "Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar, asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar....."
YURT GAZETESİ
TAYFUN TALİPOĞLU
Son yolcusuyum Ankara GarıÂnın
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size
PİR ZÖHRE ANA
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size
PİR ZÖHRE ANA