You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Siyasi partiler 'seçim barajı' sözlerini değerlendirdi

Siyasi partiler 'seçim barajı' sözlerini değerlendirdi

Posting Freak
Siyasi partiler 'seçim barajı' sözlerini değerlendirdi
[Resim: medya.php?mn=41268]

Saadet Partisi, DSP, BBP, Türkiye Partisi, Saadet Partisi, DP ve DSHP, seçim barajının düşürülmesinin "temsilde adalet" için şart olduğunu belirtirken, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in sözlerinin 'ipotek' olamayacağına da dikkat çektiler.

[COLOR="#ff0000"]Siyasi partilerin değerlendirmeleri şöyle:

"Seçim barajı düşürülebilir"

DSP Genel Başkanı Masum Türker: "Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu demokratik bir niteliğe kavuşturulmadığı için, 'demokratikleşme' söylemlerinin hep havada kalıyor. İstikrar amacıyla, tek parti iktidarını sağlamak için getirilmiş olan yüzde 10'luk seçim barajının, istikrarı sağlayamadığı gibi, önemli bir seçmen kitlesinin de parlamentoda temsil edilmesini engelliyor. Seçim barajının yüzde 10'dan 5'e indirilmesi için Kanun Teklifi'ni Meclis Başkanlığı'na sunduk zaten. Anayasa değişikliğinin askeri rejime benzememesi için, Parlamento'daki oy çokluğuna dayanılarak değil, Parlamento'da temsil edilen, Parlamento dışında olan tüm partilerin, sivil toplum örgütlerinin üzerinde uzlaşacağı bir zeminde yapılması gerekir."


"307 milyon TL löp diye üç partinin kasasına giriyor"

BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu: "İktidar partisinin çok geç bıraktığı meseledir. Mecliste iktidarıyla, muhalefetiyle şu anda bulunan milletvekili çoğunluğunun hepsi bu işte sorumludur; sivil bir Anayasa'yı yapamamaktan, Partiler Kanunu değiştirmemekten sorumlulardır. Memlekette demokrasi bir arpa boyu ileri gitmiyorsa, bunun nedeni yeterince yaygın, 72 milyona mal olmuş, kurumlara nüfus etmiş demokrasinin olmamasıdır. Şimdi gelinen noktada, artık Anayasa'yı değiştirmedikçe hepsi pansuman tedbir olur. 307 milyon TL löp diye nasıl üç partinin kasasına gönderip de plazalarda oturabilirsin? Hangi ülkede böyle bir şey görülmüş. Ben yüzde 2,5 mu oy alıyorum, madem ki milletin cebinden partiler para alıyorsa, benim de yüzde 2,5'luk hakkım olsun. Türkiye'de gerçekten en haksız seçim sistemi uygulanmakta, nasıl ki dünyada en pahalı mazotu kullanıyorsak, en antidemokratik seçim sistemi de bizim ülkemizde var. Bu durumda kimse demokrasiden, adaletten bahsetmesin. Hele adında 'adalet' olan bir parti 7 sene sadece baktı bu işlere. Bundan sonra umarım yanlış hesabı Bağdat'tan döndürürler. "

[COLOR="#ff0000"]
"Meclis başkanına güvenmem"

Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener: "Ben, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in bilgiye dayalı olarak konuştuğunu zannetmiyorum. Bunu sadece bir sohbet konuşması olarak görüyorum. Yaklaşım tarzı ne iktidar partisinin eğilimini gösterir ne de meclis çoğunluğunun eğilimi. Sadece bir sohbet konuşması olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla ben Anayasa'da bu tür konuların ele alınma eğilimi çok zayıf görüyorum. Anayasa'da "yönetimde istikrar, temsilde adalet" ifadesi vardır. Anayasa'da değişiklik yapılacaksa 100 milletvekilinin 'Türkiye milletvekili' olarak oylarına göre meclise girmesi gerektiğini, kalan 450 milletvekilinin de şu andaki sisteme göre seçilmesi gerektiğini düşünüyorum."


"Seçimde barajın darbeden farkı yoktur"

SP Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sünnetçioğlu: "Bir ülkede seçim barajının darbeden farkı yoktur. Milletin oylarına ipotek koymaktır. Çünkü 2002 seçimlerine girerken, yüzde 40 kadar bir oy daha o gece çöpe atıldı. Daha seçim gecesinde milletin vermiş olduğu oylar yok sayılıyor. 'Temsilde adalet, yönetimde istikrar' diyoruz ama daha seçim gecesi, oyları çöpe atıyoruz nasıl temsilde adaletten bahsedeceksiniz? İlla baraj olacak deniliyorsa makul bir sınır olmalı. Yoksa bizim istediğimiz barajın tamamen kaldırılmasıdır. Ama en azından barajın düşürülmesi temsilde adaletin sağlanması için olumlu olur. Öte yandan Anayasa değişikliği gibi bir konunda bütün kurumlarla uzlaşı içinde düşülmesi lazım, o zaman gerçek bir çözüm olur."


"AKP yüzde 33 oyla yüzde 65 temsil elde etti"

DP Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray: Biz uzun yıllardır yüzde 10'luk seçim barajının demokrasiyi engelleyen sistemlerden biri olduğunu düşünüyoruz. Bu, kendi siyasi partimizin alacağı oy oranı ile ilgili endişemizden de kaynaklanmıyor. Dünyanın hiçbir çağdaş ülkesinde yüze 10'luk bir baraj yok. 2002 yılı yapılan seçimlerde DYP'nin, MHP'nin ve birçok partinin bu baraj nedeniyle parlamento dışında kalması yüzünden, bir parti yüzde 33 oyla, parlamentoda yüzde 65 temsili elde etti.

Bu demokrasinin özüne aykırı bir şeydir. Temsilde, adalette bozukluk varsa sandıksal demokrasiden söz edemeyiz. Seçim barajının yüksek olmasını, PKK ile siyasi bağlantısı olan kişilerin parlamentoya girmesini engellemek için yaptıklarını söyleyenler de yanıldıklarını gördüler. Kapatılan DTP'nin baraja rağmen kuralların etrafından dolanarak parlamentoya girdiğini gördük. Yani milletin iradesine karşı hileler işe yaramıyor.

Öte yandan Anayasaya göre Mehmet Ali Şahin hükümeti temsil etmiyor, onun sözlerini ipotek sayamayız. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu sözleri tekrarlanması gerekir. Aksi halde bir Meclis Başkanı kişisel görüşlerini söylemiş olur."


"Önemli olan halkın eşit oranada temsili"

DSHP Genel Başkan Yardımcısı Erol Demiroğlu: "Seçim barajı Türkiye'de çok yüksek. Halkın iradesi parlamentoya tam anlamıyla yansımıyor. O zaman da halkın yüzde 60'ını temsil eden gruplar büyük ölçüde temsil edilemiyor, yüzde 30'unu temsil eden bir siyasi parti de meclisin tek hakimi oluyor. Bu da 'tek parti diktatörlüğü mü?' sorusunun sorulmasına neden oluyor. Barajın düşmesi, meclisin demokratikleşmesini sağlayacaktır. Öte yandan baraj düştüğünde, İnsanların farklı bölgelerde bağımsız aday gösterip onları meclise sokma gibi bir çabası olmayacak, kendi amblemiyle, kendi partisiyle seçimlere katılacaktır. Biz bu duruma partimizin meclise girebilmesi açısından değil, demokrasi açısından bakıyoruz, halkın eşit oranda temsili açısından..."
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Siyasi partiler 'seçim barajı' sözlerini değerlendirdi
Siyasi partiler kanunu değiştirilmelidir.
Genel başkan diktatörlüğü engellenmelidir.
Halkın temsilci seçmesi sağlanmalıdır.
Siyaset- ticaret- tarikat ilişkisi,
siyaset- mafya- terör ilişkisi tasfiye edilmelidir.
Siyaset, mesleki geçim yolu olmaktan çıkarılmalıdır.

Halkın aydınlatılması, gerçekleri öğrenmesi, medya aracılığıyla gerçeğe ulaşma hakkı sağlanmalıdır.
Atatürk ilkeleri yurttaşa öğretilmeli, benimsetilmeli,
gerici, ırkçı, faşist, ayrımcı siyasete taviz verilmemelidir.
Doğuda aşiret baskısı son bulmalı, ağalık düzeni tasfiye edilmeli, toprak reformu yapılmalıdır.
Eğitimde, meslekte, sağlıkta, yatırımda fırsat eşitliği sağlanmalıdır.
Öncelikle köy ve köylü kalkınması için karma ekonomik modele geçilmelidir.
Kör dövüşü sürdükten sonra tek başına seçim barajı çare olamaz.
Demokratik katılım sağlanmadıkça huzursuzluk son bulmayacaktır.
Demokratik katılım, bilinçli, gerçekleri görebilen, aydınlanmış, Atatürkçülüğü ve demokratik cumhuriyet değerlerini benimsemiş, aklı ve vicdanı hür yurttaşlarla olur.
Çok şey istediğim söylenebilir.
Ancak 1938 yılı 10 Kasımından bu güne kadar 72 yıl geçti.
Eğer istenirse 72 yılda değil 7 yılda istediğim bu düzen kurulabilir.
Hem de kimseyi yakmadan, bir cana bile kıymadan.


"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.