You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Şirketlerden Haberler....

Şirketlerden Haberler....

Administrator
Şirketlerden Haberler....
Eczacıbaşı’ndan 400 milyon $ yatırım, 1000 kişiye istihdam


İpek Kağıt şirketi, 400 milyon dolar ile ikinci fabrikasını Manisa’da kuracak


Nihal YUVACAN / VATAN



Eczacıbaşı Holding’in krizde yüzde 100 kapasite ile çalışan Selpak ve Solo markalarının üreticisi İpek Kağıt şirketi, 400 milyon dolar ile ikinci fabrikasını Manisa’da kuracak. Böylece 100 bin tonluk kapasitesini ikiye katlayacak olan firma, proje bittiğinde 1.000 kişiye istihdam sağlayacak.

Selpak ve Solo markalarıyla bilinen ve temizlik kağıdı sektöründe toplam üretimin üçte birine sahip olan Eczacıbaşı Holding şirketi İpek Kağıt, Yalova’dan sonra ikinci fabrikasını 400 milyon dolar yatırımla Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde kuracak. Krize rağmen kuruluşlarının 40. yılında yatırımı durdurmayı hiç düşünmediklerini söyleyen Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan, “Yeni fabrikamız Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde 225 dönümlük bir arazide Eylül 2009’de devreye girecek ve bölgenin 3. büyük üretim tesisi olacak. İlk aşaması 40 milyon dolara malolacak bu yatırım, tüm etapları tamamlandığında ise 400 milyon dolara ulaşacak. İstihdam oranı ise önce 150, ardından ise 1.000 kişiye çıkacak” dedi. İpek Kağıt’ın 2008 yılı cirosunun 200 milyon doları aştığını ve krize rağmen fabrikalarının yüzde 100 kapasite ile çalıştığını belirten Karamercan, “1987 yılında İpek Kağıt’ta genel müdür olarak ilk geldiğimde 10 bin ton üretim kapasitesine sahiptik. 2000 yılından bu yana ise Yalova’daki fabrikamızda 100 bin tonluk üretim yapıyoruz. Yeni fabrikayla bu kapasite iki katına çıkacak” diye konuştu.

İhracatı dörde katladık

Sektörde ikinci üretim tesisine sahip tek kuruluş olduklarını belirten İpek Kağıt Genel Müdürü Sertaç Nişli ise 2008’in son iki ayında büyüme hızında yüzde 5-10 civarında, küçük bir yavaşlama olmasına karşın, 2008’in toplam performansının çok iyi olduğunu söyledi. Nişli, bu yıl Ocak ve Şubat aylarının performansından da memnun olduklarını belirterek 2009’da istikrarlı bir büyüme hedeflediklerini kaydetti. Son 10 yılda ihracatlarını dört kat artırdıklarını, son üç yılda ise üç kıtada 30’dan fazla ülkeye 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Nişli, yeni fabrikanın artan ihracatları için de kapasite yaratacağını, Orta Asya pazarında liderliği hedeflediklerini vurguladı.

Dünyanın en yumuşak temizlik kağıdı Türkiye’de üretiliyor

İpek Kağıt’ın Türkiye’nin ilk suya dayanıklı tuvalet kağıdı “Selpak Aqua”, E vitaminli losyonlu ilk ve tek mendili “Selpak Sensitive” ve iki kat daha fazla yağ emen “Solo Süper Peçete” gibi birçok yenilikçi ürün geliştirdiğini söyleyen Dişli, Avrupa’nın “en yumuşak” kategorisinde değerlendirilen kağıdını ürettiklerini, İpek Kağıt’ın yüzde 50 ortağı ve dünyanın 2’nci temizlik kağıdı üreticisi Georgia Pacific’in, İpek Kağıt’ı referans olarak aldığını ve yumuşaklık testini İpek Kağıt’ın fabrikasında yaptığını kaydetti.

Türkiye’de tuvalet kağıdı tüketimi Avrupa’nın 8’de biri

Türkiye’de temizlik kağıdı tüketiminin halen yetersiz olduğunu ancak her yıl pazarın yüzde 10 büyüdüğünü belirten Nişli, şöyle devam etti: “Türkiye’de kişi başına yılda 1.71 kg temizlik kağıdı tüketiliyor. Avrupa’da bu rakam ortalama 11 kg. Tuvalet kağıdında ise Avrupa’daki kişi başına tüketim Türkiye’nin sekiz katı seviyesinde. Türkiye’de sektörde perakende pazar büyüklüğü yaklaşık yarım milyar TL. İpek Kağıt’ın payı ise sektördeki ana rakiplerinin pazar payı toplamından daha yüksek.”

Sertaç Nişli, 2002 yılından beri Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içerisinde yürüttükleri Solo İlköğretim Okulları Kişisel Hijyen Eğitimi Projesi ile bugüne kadar 42 ilde yaklaşık 7 bin okulda 5.5 milyon öğrenciyi genel ve kişisel hijyen konusunda bilgilendirdiklerini sözlerine ekledi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Şirketlerden Haberler....
[COLOR="red"]TTNET'ten indirim!

Özel İletişim Vergisi'ndeki düşüş faturalara yansıyacak

AA



TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, Mart ayı faturalarından başlayarak, Özel İletişim Vergisindeki (ÖİV) yüzde 10'luk düşüşü abonelerin faturalarına yansıttıklarını bildirdi.

Yılmaz, gazetecilerle bir araya geldiği sohbet toplantısında, ÖİV'nin internette yüzde 15'ten yüzde 5'e düşürüldüğünü hatırlatarak, bunun sektöre büyük fayda ve kişilerin internet erişimi elde etmesine kolaylık sağlayacağını düşündüğünü ifade etti.

Katma değerli servislerini yaygınlaştırmak istediklerini ve 3 katma değerli servisin abonelerine, 1 Eylül 2009 tarihine kadar deneme fırsatı verdiklerini dile getiren Yılmaz, 'ÖİV düşmeden önceki tarifeleri, bedelleri sabit tutmak kaydıyla, eğer abonelerimiz bunu kabul ederse 3 servisimizi deneyecekler, 1 Eylül'den sonra da birini seçecekler. Mecburi değil, bu tamamıyla abonelerimize verilen ilave bir imkan' şeklinde konuştu.

Yılmaz, bu ayki faturalardan başlayarak yüzde 10'luk ÖİV düşüşünü abonelerine yansıttıklarını bildirdi.

24 Şubat'tan itibaren dış aramalarla servislerini başlattıklarını ve şu ana kadar ulaştıkları abonelerin yüzde 35'inin bunu kabul ettiğini anlatan Yılmaz, söz konusu katma değerli servislerden 600-700 bin abonenin faydalanacağını düşündüklerini ve buna 2009 yılında ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.

Yılmaz, verginin düşmesiyle beraber 3 adımda gerçekleştirecekleri hareketlerinden birinin, 'TTNET Wi Fi', 'TTNET Müzik' ve 'TTNET Güvenlik'i içeren katma değerli servisler olduğunu kaydederek, Wi Fi'da mart ayında 4 bin, yıl sonunda 6 bin noktaya çıkmayı planladıklarını belirtti.

İkinci adımın hız olduğunu aktaran Yılmaz, 'En düşük paketimiz 1 megabit hızında... Tahmin ediyorum bu hafta ya da önümüzdeki hafta başlayacağız, isteyen abonelerimizin hızlarını ikiye katlayacağız, yine bu ÖİV'den dolayı ortaya çıkan imkandan yararlanarak' dedi.

Yılmaz, abone taahhüt vermiş ise hızını 1 megabitten 2 megabite çıkaracaklarını ve abonenin 3 ay boyunca bunu ücretsiz deneyeceğini ve abonenin servisten ÖİV düşmeden önce ödemiş olduğu fiyat aynı kalmak kaydıyla yapılacağını; abone taahhütsüz ise kontrata girmeyi kabul ederse ona da 1 yıl bu olanağı sağlayacaklarını anlattı.

-'2009'DA, 2008 YILINA YAKIN BİR BÜYÜMEYİ GERÇEKLEŞTİREBİLİRİZ'-

Tahsin Yılmaz, 2008 yılının TTNET için oldukça başarılı geçtiğinin altını çizerek, geçen yıl 1 milyon 200 bin yeni abone alarak, abone sayısını 5,5 milyona çıkardıklarını ve bunun abone bazında yüzde 28'lik artışa denk geldiğini, gelirde yüzde 35'lik büyüme sağladıklarını ve hedeflerine ulaştıklarını kaydetti.

2008 yılına yakın bir büyümeyi, abone ve gelir bazında 2009'da da gerçekleştirebileceklerini tahmin ettiğini ifade eden Yılmaz, 2007 yılından başlayarak, 2008 yılında katma değerli servisler ve altyapı konusunda ciddi yatırımlar yaptıklarını belirtti ve bu tarihten itibaren uygulamaya koydukları servislerden bazılarını, 'aile koruma şifresi', 'TTmail e-posta', 'müzik', 'Wi Fi', KOBİ'ler için 'TTNET işyerim' paketleri, 'video portalı', 'TTNET Vitamin', 'TTNET oyun' şeklinde sıraladı.

2009'da bu servisleri geliştireceklerini anlatan Yılmaz, TTNET Vitamin'in lise müfredatına uygun kısmının eylül ayından itibaren devreye alınacağını söyledi.

-'IPTV'Yİ EYLÜL'DE TÜRK HALKININ KULLANIMINA SUNACAĞIZ'-

Yılmaz, IPTV'nin mart ayı içinde 300 test kullanıcısı olacağını aktararak, 'Bu konuda Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan, Radyo Televizyon Üst Kurulundan gerekli izinleri aldık. Dolayısıyla şu an IPTV altyapısı hazır. Ticari olarak inşallah 1 Eylül'de Türk halkının kullanımına sunacağız' diye konuştu.

TTNET'in, internete erişmek isteyen herkese her türlü erişim teknolojisini kullanarak, bu olanağı sağlayacak şekilde kendini konumlandırdığını ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

'IPTV için 3 yılda 140 milyon dolar yatırım yapacağımızı açıklamıştık. Bu yatırımı zaten yapmaya başladık. Bu sene içerisinde belki Türkiye'de devrim niteliğinde yapacağımız en büyük yatırım IPTV yatırımıdır. Tahmin ediyorum 40 milyon dolarlık kısmını, 2008'de zaten yapmaya başladık 2009 sonuna kadar olur diye düşünüyorum.'

Yılmaz, IPTV servisine ilişkin bilgi verirken, servisi almak için çanak antene gerek kalmayacağını, servisin telefon kablolarından alınabileceğini, 100'ün üzerinde kanalı verebileceklerini, serviste vizyona girmiş olan filmlerin izlenebileceği 'seç ve izle', 'tekrar izleme' gibi özelliklerin bulunacağını anlattı.

-'BİLGİSAYARLAŞMA ORANINI ARTIRMAK İÇİN KAMPANYALAR PLANLIYORUZ'-

TTNET Genel Müdürü Yılmaz, ana şirketleri Türk Telekom'un hali hazırda yurt dışında bazı operasyonları ile yurt dışına açılma planları bulunduğuna işaret ederek, 'Yapılacak olan ticari faaliyetin içeriğinde eğer genişbant ADSL konusu varsa, mutlaka biz de oluruz orada. Şu an o gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz ve kendimizi ona göre hazırlıyoruz' dedi.

Bütçe hedeflerinin tamamına ulaştıklarını ve krizin TTNET'i etkilemediğine dikkati çeken Yılmaz, geçen yıl internet trafiğinde yüzde 20'lik artış gözlemlediklerini söyledi.

Yılmaz, 2009 bütçesini yaparken 'krizi yok kabul ettiklerini' ve internet sektöründe krizin etkilerini görmediklerini ifade ederek,

'Tek sıkıntı, sadece bilgisayar satışlarında. Çünkü bilgisayarlaşma çok önemli. Geçen yıl bilgisayar satışlarında düşme yaşandı. Türkiye'deki bilgisayarlaşma oranıyla ADSL aboneleri arasında direkt bir ilgi vardır. Bu nedenle 2009'da da benzer durum olabilir endişesiyle bazı tedbirler alıyoruz. Bilgisayarlaşma direkt bizi etkileyeceği için, o konuda bilgisayar üreticileri ve satıcılarıyla bir araya gelme sürecini başlattık ve bilgisayarlaşma oranını artırmak üzere beraber bir takım kampanyalar yapmayı düşünüyoruz, planlıyoruz. Dolayısıyla, 2009'da da internet trafiğinin kesinlikle azalmayacağını, bilakis artacağını düşüyorum, ümit ediyorum. Ama her çeyrek sonunda ülkede oluşan şartları tekrar değerlendirmeye alacağız.'

-'TÜRKİYE'DE ALINMASI GEREKEN ÇOK MESAFE VAR'-

Yılmaz, ADSL abone sayısında Avrupa çapında yıllık ortalama büyümenin yüzde 39, Türkiye'de yüzde 150 olduğunu kaydederek, Avrupa'daki lider ülkelerde hane halkı penetrasyonunun yüzde 67, takipçi ülkelerde yüzde 37, Türkiye'de geçen yıl yüzde 35 oranının yakalandığını anlattı.

Tahsin Yılmaz, 'Yüzde 67-70'lik hedef olduğuna göre, demek ki Türkiye'de alınması gereken çok mesafe var. Dolayısıyla bizim birinci önceliğimizi pazarı büyütmek, penetrasyonu genişletmek' dedi.

Yalın ADSL konusuna ilişkin olarak da Yılmaz, AB'de 12 ülkede Yalın ADSL'in devreye alındığını, son 3 yıldaki gelişmelere bakıldığında da 2006'da Fransa, 2007'de Belçika, Macaristan ve Slovakya, 2008'de Portekiz ve Almanya'nın bu uygulamaya geçtiğini söyledi.

Yılmaz, 'Yalın ADSL'in devreye alındığı ülkelerde pazar paylarında ciddi bir değişme görmedik, penetrasyona ciddi bir artışı da görülmüş değil. Bu uygulama şu anda regülasyon tarafında, bekliyoruz. Fakat pazarda ciddi bir değişime yol açmaması gerekiyor Avrupa'yı baz alıp oradaki incelemelere bakarsak' değerlendirmesinde bulundu.

Bu arada, 1 Mbps 4 GB kotalı internet bedeli KDV ve ÖİV dahil 29 TL iken, son düzenlemeden sonra KDV ÖİV dahil 26,81 TL oldu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Şirketlerden Haberler....
[COLOR="red"]Tarihi zararı yazan AIG sistem için hâlâ risk

American International Group (AIG) 2008’in son çeyreğinde 61.7 milyar dolar zarar açıkladı.





Bir zamanlar dünyanın en büyük sigorta şirketi olan ve geçtiğimiz yıl kamulaştırılan American International Group (AIG) 2008’in son çeyreğinde 61.7 milyar dolar zarar açıkladı. “Çeyrek dönem” itibarıyla tarihin en büyük zararını yazan AIG, yılın tamamında ise 99 milyar dolar zarar etti. ABD Hazinesi ve ABD Merkez Bankası (Fed), daha önce de iki defa para aktarılan AIG için yeni yardım paketi kapsamında 30 milyar dolar daha kaynak sunacak.

Hazine Bakanlığı, 40 milyar dolar tutarındaki sürekli tercihli hisseyi şartları revize edilmiş yeni tercihli hisseler ile değiştirecek. Hazine Bakanlığı ve Fed tarafından yapılan açıklamada, AIG’nin finans dünyası için “sistemik risk” olduğu ve şirketteki sorunların bütün finans sistemini zedelememesi için devlet tarafından desteklenmesi gerektiği belirtildi.

Yeni kurtarma paketi kapsamında, AIG’nin iştirakleri American Life Insurance Company ve American International Assurance Company’de verilecek imtiyazlı paylar karşılığında Fed’in AIG’ye sunduğu 60 milyar dolarlık kredi imkanı azaltılacak. Ancak kredi imkanının büyüklüğü 25 milyar doların altına indirilmeyecek. AIG’nin bu iki iştirakinin bütün adi hisseleri ise özel amaçlı araç olarak adlandırılan bir araç altına yerleştirilecek. Böylece şirketler üzerinde kontrol AIG’de kalacak, ama Fed hisseler üzerindeki haklarını koruyabilecek. Fed, AIG’ye sunulan kredi imkanının faizini de bir miktar azaltacak.

AIG, devletten alacağı kaynak karşılığında, 4 Mart’ta yüzde 77.9 payına denk gelen çevrilebilir imtiyazlı hisseyi ABD Hükümeti’ne verecek. Hisseler ABD Hazinesi adına bağımsız bir kurum tarafından tutulacak. Hazine ve Fed, farklı ülkelerde karşı taraf yükümlülükleri bulunan AIG’nin ABD ekonomisi ve finans sistemi açısından önemi nedeniyle yardım etmek zorunda olduklarını belirtti.

4. ÇEYREKTE 61.700.000.000 $, YILIN TAMAMINDA 99.000.000.000 $ ZARAR

ABD’de herhangi bir şirketin bir çeyrek dönemde uğradığı en büyük zarar olan 61.7 milyar dolar aynı zamanda hisse başına 22.95 dolarlık zarar anlamına geliyor. AIG’nin açıkladığı zarar, Türkiye’de 343 şirketin işlem gördüğü yaklaşık 80 milyar piyasa değerine sahip olan İMKB’nin yaklaşık yüzde 77’sine denk geliyor.

ABD’li yetkililer, vergi mükelleflerinin AIG’deki riskinin şu anda 163 milyar dolar olduğunu ifade ederken şirketin CEO’su hükümetten aldıkları krediyi geri ödemek için herşeyi yapacaklarını ancak AIG’nin durumunu öngöremediklerini belirtti.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Şirketlerden Haberler....
[COLOR="red"]Asus Eee PC ile ‘netbook’ pazarının yarısına göz dikti

Avrupa’da yüzde 60 pazar payına ulaşan Eee PC, Türkiye’de de ilgi gördü

Necla DALAN / VATAN



GfK’NIN araştırmasına göre geçen yıl Almanya, Fransa, İspanya, İtalya, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Rusya’da en çok tercih edilen netbook olan Asus’un Eee PC’si Türkiye’de de ilgi gördü. Avrupa’da yüzde 60 pazar payına ulaşan Eee PC’nin geçen yıl Türkiye’de 30 bin adetlik satışa ulaştığını söyleyen Asus Bilgisayar Eee PC sorumlusu Bora Aras, “Türkiye’de 2008’de netbook (küçük boyutlu dizüstü bilgisayar) pazarı, notebook pazarının sadece yüzde 5’ini oluşturdu. 2009’da Türkiye’de 200 bin adet netbook satılmasını bekliyoruz. Hedefimiz yüzde 50 pazar payı yakalayıp 100 bin civarında Eee PC satabilmek. Yani 2008’in 3 kat fazlasını hedefliyoruz. Yol haritamızda daha üst seviye ürünlerin olması ve 3G modemli modelleri pazara gireceğini varsayarsak cirosal anlamda 4 kattan fazla büyüme bekliyoruz” dedi.

Lever’den LED ekranlı show aracı

LEVER Hidrolik, Türkiye’de bir ilk olan, LED ekranlı show aracı - MOBILLED’i yurtiçi ve yurtdışı müşterilerinin beğenisine sundu. MOBILLED, üzerinde 360 derece dönebilen 20 m2 LED ekranı, ses ve görüntü sistemine sahip, yan duvarı açılarak, sahne haline gelebilen ve jeneratörü ile 15 saat kesintisiz yayın yapılabilme imkanına sahip özel donanımlı bir araç. Patenti Lever Hidrolik Makine San. Ltd. Şti.’ne ait.

Canon’lar güçlendi!

CANON, piyasaya sürdüğü 10 megapiksel PowerShot SX1 IS ve PowerShot SX10 IS PowerShot ile dijital kompakt fotoğraf makinesi serisini daha da güçlendirdi. PowerShot SX1 IS, sürekli çekimlerde saniyede 4 kare ve 1080p (30 kare/sn) Full HD video çekim olanağı sunuyor.

Datron Mobee 8.9 inç, pil ömrünü uzatıyor

DATRON, Mobee ailesinin son ferdi Datron Mobee 8.9 inç modelini pazara sundu. Datron Mobee, hareket halinde olan kullanıcılar için teknoloji ve şıklığıyla öne çıkıyor.

Datron Mobee 8.9 inç, yeni teknoloji Via CM-7M işlemci kullanıyor. Via CM-7M, az enerji tüketerek, 6.5 saate kadar pil ömrünü uzatıyor. Sadece 1.1 kg olan ürün, sahip olduğu Wi-fi donanımıyla her yerden internete ulaşabiliyor.

1.3 mega piksel web kamerası, 2 adet 2.0 USB port, ve 3’ü bir arada kart okuyucusu diğer özellikleri arasında. Fiyatı 399 dolar.

VAIO’lar rengarenk oldu

SONY’NİN VAIO CS serisi, yeni modellerinde 6 renk seçeneği sunuyor. Seride kahverengi, mor, pembe, beyaz, kırmızı ve siyah renk seçenekleri var. Orijinal VAIO yazılımları, gerçek multimedya eğlencesi için kullanıcıların dosyalarını yaratıcı bir şekilde düzenleyebilmelerini sağlıyor.. VAIO Music Box, 12 Tone Analysis teknolojisi sayesinde otomatik olarak şarkıyı analiz edip tarzını belirliyor ve bir dosyaya atıyor. Bu sayede sabit diskteki binlerce Mp3 arasında kaybolmayı engelliyor. Yeni serinin siyah renkli modeli dahili Blu-ray Disc sürücüne sahip.

Sony Ericsson’dan müzikseverlere özel iki model

SONY Ericsson, mobil müzik deneyiminde daha geniş kitlelere ulaşmak üzere geliştirdiği Walkman telefon W302’yi satışa sundu. W302, 10.5 mm inceliği ve kullanışlı müzik kısa yollarıyla bir MP3 çalardan farksız. W302’nin fiyatı 300 TL.

T303 ise kayar kapaklı, aynalı şık tasarıma sahip. T303’ün 1.3 megapiksellik kamerası, dahili FM radyosu ve yayın bilgilerini görebileceğiniz kolay kullanımlı ara yüzü ile dinlenmeye ayrılan zamanları müzik ile renklendiriyor. Fiyatı 220 TL.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Şirketlerden Haberler....
[COLOR="red"]Fast food restoranları üniversiteli işsizlerin umudu oldu

İşsiz kalan üniversite mezunları fast food’da çalışmak için sırada

Kerim ÜLKER / VATAN



Kriz öncesinde restoranlarında müdürlük görevi için 4 yıllık üniversite mezunu bulamadıklarını söyleyen TAB Gıda Genel Müdürü Dikici, “Şimdi ise işini kaybeden eğitimliler iş için yönünü fast food restoranlarına çevirdi” dedi.

EKONOMİK krizle birlikte işsiz kalan üniversite mezunları fast food restoranlarında çalışmak için sıraya girdi. Sbarro Pizza, Burger King ve Popoyes’in Türkiye distribütörü TAB Gıda Genel Müdürü Caner Dikici, “Geçmişte restoranlarımızda çalışacak müdürler için 4 yıllık fakülte mezunu gençler arıyorduk. Ancak o dönemlerde böyle bir vasıfta birini bulmak çok zordu. Şimdi ise krizin etkisiyle işini kaybeden özellikle üniversite mezunları fast food zincirlerine yönelmeye başladı. Son günlerde restoranlarımıza başvuru yapanlar arasında üniversite mezunlarının sayısı dikkat çekiyor” diye konuştu.

Krizle müşteri 2 kat arttı

Krizin bir diğer etkisini ise tasarruf olarak gördüklerini söyleyen Dikici, “Beyaz yakalılar artık geleneksel restoranlar yerine fast food gıdaları tercih eder hale geldi. Dünya genelinde yaşanan eğilim de bu yönde. Artık daha pratik ve ekonomik gıdalara yönelim var. Özellikle iş merkezlerinin bulunduğu bölgelerde yer alan AVM’lerde müşteri sayısı krizle birlikte hızla artış gösteriyor. Bazı şubelerimizde günlük müşteri sayısı 2 kat arttı” dedi. TAB Gıda’nın şemsiyesi altında bulunan 3 markanın da bulunduğu Astoria AVM’yi örnek gösteren Dikici, “Fast food restoranlarına bakın, hepsi dolu. Beyaz yakalıların müşteri portföyümüzdeki oranı giderek artıyor” diye konuştu.

En hızlı büyümeyi yapan Türkiye bölge merkezi olacak

AVRUPA’DA sadece İngitere ve Almanya’daki Amerikan askeri üslerinde restoran sahibi olduklarını ifade eden Smith, şunları söyledi: “Türkiye’ye burada büyük iş düşüyor. Bizim bölge merkezimiz olacak. Burada kuracağımız eğitim merkezimiz ile çalışanlarımızı hazırlayacağız. Sorunlar ABD’ye gitmeden buradan çözülecek. Zaten Türkiye bizim en hızlı büyüdüğümüz ülke. Yıl sonuna kadar mağaza sayımız 60 olacak. Yani 2.5 yılda bunu başaracağız. ABD dışındaki en büyük operasyonumuz olan Güney Kore’de 10 yıldır varız ve burada da 10 yılda 90 mağaza açtık.”

‘30 yeni mağaza açıp 450 kişi daha alacağız’

Popoyes markasının yenilenen logo ve tasarımının tanıtıldığı basınla sohbet toplantısında konuşan Dikici, “Türkiye’ye 18 ay önce gelen Popoyes’in formüle edilmiş baharat sosu Türkler’in damak tadına çok uygun. 1.5 yılda 10 kentte 33 mağaza açtık ve kriz olmasına rağmen yeni yerler açmaya devam edeceğiz. 2009 hedefimiz 30 yeni mağaza ve 450 kişiye daha istihdam yaratmak olacak” dedi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Şirketlerden Haberler....
]Doğuş, Türkiye’nin en büyük ‘Porsche showroom’unu açtı [/color]



Doğuş Otomotiv, Türkiye’nin en büyük, Orta ve Doğu Avrupa bölgesinin ise en büyük 5’inci Porsche Showroom’unu açtı

Açılışla birlikte Cayenne Dizel’in de tanıtımı yapılırken Doğuş Otomotiv ve Doğuş Oto Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar, ekonomik krizin 2009 yılının bu ilk günlerinde etkisini tüm dünyada hissettirdiğini belirterek, ekonomik ortamın böylesine çalkantılı olduğu bir dönemde Esenyurt Porsche showroomu açarak geleceğe dönük bir yatırıma imza attıklarını söyledi.

Uzun vadeli düşündüklerini ve yarını inşa etmek için çalıştıklarını aktaran Acar, ekonominin lokomotifi otomotiv sektörü için bu gibi yatırımların sürekliliğinin toplumsal moral ve büyüme için yegane katkı olduğunu ifade etti.

4.7 milyon TL ciro

Acar, şunları söyledi: “Süren yatırımlarımızla Doğuş Otomotiv grubu olarak geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de bugün içinden geçtiğimiz çalkantılı dönemler yine olacaktır. Biz 15 yıllık geleneğimizin ve Doğuş Grubu’nun gücünün ve sağlam temellerimizin bize verdiği güvenle, Porsche ile kurduğumuz güçlü iş ortaklığının sağladığı güçle, tedbirlerimizi alarak yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.”

Porsche Orta ve Doğu Avrupa Bölge Satış Müdürü Christian Steckel de, bugün, hem servis hem de satış işlevlerini bünyesinde barındıran İstanbul’daki ilk Porsche tesisinin açılışını kutladıklarını vurgulayarak, “Porsche, bölgedeki varlığını geliştiriyor. Cayenne Dizel ile Porsche, Cayenne modelini yeniliyor. Yeni Cayenne’in 100 litrelik yakıt deposuyla bin kilometre mesafe katedebiliyorsunuz” dedi.

Doğuş Oto Genel Müdürü Zafer Başar ise Esenyurt Porsche showroomun, 2009 yılında 40 adet araç satışı ve 4 milyon 739 bin TL ciro hedeflediğini belirtti.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Şirketlerden Haberler....
[COLOR="red"]Zorlu Center'da 3 bin kişiye iş

Zorlu Center’ı Aktürk yapacak, 3 bin kişiye istihdam sağlanacak



İstanbul’da Karayolları arazisi üzerinde gerçekleştirilecek olan Zorlu Center Projesi’nin yüklenici firma ihalesini Aktürk Yapı kazandı. 12 firmanın davet edildiği ihaleyi kazanan Aktürk Yapı’nın üstlendiği projesinin inşaat sürecinde 3 bin kişi istihdam edilecek

İstanbul’da Karayolları arazisi üzerinde gerçekleştirilecek olan Zorlu Center Projesi için yaklaşık 6 ay önce 12 firmanın davet edildiği ve son olarak üç firmanın kısa listeye kaldığı yüklenici firma ihalesini Aktürk Yapı kazandı.

Nisan’da başlıyor

Mart ayında sözleşmenin imzalanmasının ardından, Nisan ayında başlanacak olan inşaat sürecinde, 150’si ofiste çalışacak teknik personel olmak üzere toplam 3 bin kişinin istihdam edilmesinin planlandığı da bildirildi.

Konuyla ilgili dün yapılan yazılı açıklamada, 1978 yılında kurulan Aktürk Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş’nin bugüne kadar birçok önemli projede görev aldığı, prestijli konut, hastane, ticari bina, okul, alışveriş merkezi, ve metro hattı gibi altyapı projelerini gerçekleştirdiği belirtildi.

Açıklamada, Zorlu Gayrimenkul’ün yeni bir kent merkezi ve yaşam alanı yaratmayı hedeflediği Zorlu Center ile İstanbul’un kamusal mekan kurgusuna yeni bir halka olarak eklemlenmesinin tasarlandığı ve “2010 Avrupa Kültür Başkenti” çalışmalarına yetiştirilmesinin planlandığı ifade edildi.

Aktürk, Rapsodi Evleri ile tanındı “ileri ahşap teknolojisi”ni getirdi

1978 yılından beri inşaat sektöründe faaliyet gösteren Ankara merkezli Aktürk İnşaat’ın prestij projeleri arasında Cumhurbaşkanlığı Camlı Köşk yabancı devlet adamları konuk evi, Kuveyt Büyükelçilik kompleksi, Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezi ve sosyal tesis inşaatı, SSCB Büyükelçiliği lojman ve sosyal tesisi inşaatı, Kızılay-Çayyolu2 istasyonları arası metro hattında kongre ve ticaret merkezi bulunuyor.

İstanbul Kemerburgaz’da Çeşmeler Vadisi ve Çekmeköy’de Rapsodi Evleri projelerini yürüten firmanın altyapı ve endüstriyel olmak üzere projelerinin çoğu Ankara’da bulunuyor. Park Oran Konutları, Nascor İncek Villaları, Or-An Aktürk Evleri, Eryaman 1. ve 5. etap, Dikmen Kentsel Dönüşüm projesi içinde yer alan Stüdyo Evler, Çankaya, Çankaya Park ve Teras Evleri bu kapsamda yer alıyor. Çok sayıda altyapı, askeri, ulaşım, endüstriyel tesisler ve kamu binalarına imza atan grup ayrıca Türkiye’ye Kanada’dan getirdiği, konutun yıllık ısınma enerji ihtiyacını ortalama yüzde 65 azaltan Nascor ileri ahşap teknolojisi ile tanınıyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.