You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Sıra Gençliğe Hitabe'ye geldi !

Sıra Gençliğe Hitabe'ye geldi !

Administrator
Sıra Gençliğe Hitabe'ye geldi !

Önce 19 Mayıs gibi statlarda yapılan törenlerin kaldırıldığı açıklandı. Yasak getirilmesi önceki haftaların en büyük tartışma konusu olmuştu.

Ardından okullardan “Milli Güvenlik” dersleri kaldırıldı. Can Dündar konuya “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersi de kaldırılsınla yeni bir boyut getirdi.
Ve sonunda konu yıllardır tartışılan “andımız”a geldi. Okullardaki ant içilmesi ile İstiklal Marşı törenler kaldırılsın tartışması başladı.

Bugün son tartışmaya iki yeni “katkı” vardı.

Bir eğitim uzmanının “andımızın kaldırılsın” ana temalı röportajına hükümete yakın Yeni Şafak gazetesi geniş yer ayırmış.

Star gazetesinde yazan Mustafa Akyol ise hiç söylenmeyeni söylemiş ve Atatürk’ün vasiyeti sayılan “Gençliğe Hitabe”nin kaldırılmasını istemiş.

[COLOR=firebrick]“‘GENÇLİĞE HİTABE’ DE KALDIRILMALI”
[COLOR=firebrick]
Mustafa Akyol yazısında şunları diler getirmiş:

“(...) Söz konusu “ideolojik eğitim”i sonlandırmak için gereken işlerden birinin “Andımız’ı kaldırmak” olduğu da epeydir söyleniyor. Ben de öyle. Ancak kanımca sadece “Andımız” değil, onun kadar buyurgan bir metin olan “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi” de okullardan çıkarılmalı.

[COLOR=firebrick]DEMOKRATİK METİN DEĞİL

Çünkü gençlere anlayış, empati, hoşgörü, farklılıklara saygı, özeleştiri gibi evrensel demokratik değerleri tavsiye eden bir metin değil bu. Peki nasıl bir metin?

Bakalım. Meşhur hitabe şöyle başlıyor:

“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”

Bu sorunlu bir ifade, çünkü milyonlarca bireye “senin birinci görevin budur” diye kollektif bir misyon biçiyor. Oysa bir ülkenin bağımsızlığı gerçekten kritik bir değer olsa da, kimsenin bunu her daim “birinci vazife” edinme zorunluluğu yoktur. İsteyen bunu edinir kendine “birinci vazife” olarak, isteyen de aynı ülkeyi demokratikleştirmeyi, veya dini inancını yaymayı, yahut sokak kedilerine bakmayı. Herkes kutsallarını belirleme ve onlar için çalışma hakkına sahiptir.

(Ülkeye iyi gelecek olan da bu renkliliktir.)

[COLOR=firebrick]28 ŞUBAT'LARA YOL AÇTI
[COLOR=firebrick]
Hitabe’nin devamı daha da sorunlu:

“İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.”

Dahili ve harici bedhahlar: yani “iç ve dış düşmanlar”. 28 Şubat süreçlerine, Batı Çalışma Gruplarına yol açan konsept...

Hitabe’nin devamında “dış düşmanlar”ın Türkiye’ye yapacağı kötülükler anlatılıyor uzun uzun. (Bunu özümseyen bir zihnin “komşularla sıfır problem” sağlaması ise zor gözüküyor.) Ama daha önemlisi, “iç düşmanlar”ın niteliği:
“Memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.”

[COLOR=firebrick]1950'DEN BERİ İKTİDARDALAR

Dikkat edin “iktidara sahip olanlar”dan bahis var burada. Peki Türkiye’de 1950’den bu yana iktidara nasıl geliniyor?

Tabii ki serbest seçimlerle... Ama Gençliğe Hitabe’de seçim kazananların meşruiyetine dair tek bir ifade yok. Aksine, gençler, her türlü iktidar sahibine karşı uyarılıyor: “Dikkat edin, hükümet ülkeyi yabancılara satabilir” imasıyla.
Peki ne yapacak böyle durumlarda Türk gençliği?.. “Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmak” için harekete geçecek. “Vazifeye atılmak”ta hiç tereddüt göstermeyecek. 27 Mayıs öncesinde Menderes hükümetini devirmek için sokaklara dökülüp orduyu “göreve” çağıran gençler gibi mesela...

[COLOR=firebrick]ERGENEKON'U MEŞRULAŞTIRIYOR

Kısacası, Gençliğe Hitabe, askeri darbeleri ve Ergenekonvari oluşumları meşrulaştıran çok sorunlu bir metin. Demokrasinin D’sinden söz etmediği gibi, demokrasi düşmanlarına güçlü bir referans kazandırıyor.

[COLOR=firebrick]ASİL KAN VURGUSU
[COLOR=firebrick]
Hitabe’nin en sonundaki ünlü cümle ise en vahimi: “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

Hem “Türklük etnisite değildir; sadece vatandaşlık bağıdır” diyeceksiniz, hem de her okulunuzun duvarında biyolojik ırkçılık kokan “asil kan” vurguları olacak...

Olmaz. Ve eğitim sisteminin temeline böylesi gayrı-demokratik bir metin koyan bir ülkede demokratik kültür gelişmez.

Dolayısıyla, Gençliğe Hitabe, Atatürk’ün kendi siyasi şartlarını yansıtan ama bugüne yol gösteremeyecek tarihsel bir metin olarak kabul edilmeli, okullardan ve ders kitaplarından kaldırılmalıdır.

Ortak bir “milli metin” olarak İstiklal Marşı’mız vardır ve yeterlidir. Ondan gerisi, evrensel ahlaki değerler, demokratik kültür ve özgür düşünce olmalıdır.


Administrator
Sıra Gençliğe Hitabe'ye geldi !
Yazık ki sizin gibi örümcek beyinlilere gazeteci ve aydın misyonu verilmiş..

Trajikomik bir fıkra derki : Arap kanalında maç seyrediyorum..Spiker konuşup sustukça babaannem amin diyor..
Bu saçmalıklara inanan bir koyun sürüsü var arkanızda.. Bu koyun sürülerine de eminim kıçınızla gülüyorsunuzdur..

Birinci vazifesinin farkında olan ve Atanın açtığı yolda ilerleyen bunca Atatürkçünün damarlarındaki asil kanda boğulacaksınız..
Posting Freak
Sıra Gençliğe Hitabe'ye geldi !
Çok değil birkaç yıl önce yavaş yavaş göz boyanarak yapılan değişikliklerde, andımızı Gençliğe Hitabeyi falanda kaldırırlar diye yorumlar yapıyorduk olmayacağını düşünerek.Oysaki bugün geldiğimiz durumda şu da olmaz diyebileceğimiz ne varsa bir bir gerçekleşiyor, gözü dönmüş Atatürk karşıtı hükümetten artık herşey beklenir.Hani diyoruz ya herşeyi silerler kaldırırlar değiştirirler ama Atatürk'ün dağlardaki silüetine dokunamazlar diye, teknolojiden şurdan burdan bir şekilde yararlanıp oluşumuna engel olmaya falan çalışacaklarıda aşikar ancak o büyük mucizeyi gerçekleştiren ecdadımız buna müsade etmez.Ellerinden gelse Atatürk'ün dağlardaki taş ve tepelerden oluşan görüntüsünü bu halka rüzgar aşındırmış diye yutturup 1 gecede kepçelerle yıkacak duruma gelmişler.Bu nasıl bir Cumhuriyet ve Atatürk'e karşı bir kindir ki hem vallah hem billah buna bile kalkışırlar...

Gençliğe Hitabeyi kaldırdıklarında ise eskilerde Kuran kurslarında edilen bu yemin yada benzerinin okullarda Arapça derslere girmeden önce çocuklara okutulacağından hiç şüphem yok.Ama Allah büyüktür, gün gelir sap döner...Mustafa Kemal Atatürk'ü bu ülkeye gönderen Allah birgün bir Mustafa Kemal Daha gönderir ki, ne Osmanlı kalır ne akepe saltanatı...



TAYYİP ERDOĞAN'IN, 1980'Lİ YILLARDA ARŞİVLENEN , KURAN KURSUNDA ETTİĞİ BİLİNEN VE TRABZON - ASKERİ ARŞİVİNDE MEVCUT BULUNAN ATATÜRK ALEYHİNDEKİ ÜNLÜ YEMİNİ:

İŞTE O YEMİN...

"Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma. Türkiye'yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime.Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan, şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma, dinim, Allahım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim."

Tayyip Erdoğan
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.