....Ali Şenol ZOR
"DAVUL DENGİ DENGİNE ÇALAR DERLERMİŞ"
BEN SENİN RİTMİNİ TUTTURAMADIM.
ÜNİVERSİTELER KAZANDIM DA ZOR SINAVLARDA,
HAYATTA TEK SENİ OKUYAMADIM.
Ali Şenol
Deli miyim Yoksa
Ne bakıyorsun öyle korkuyla şaşkın şaşkın
Gülmek suç mu kahkahalarla alabildiğine
Sen dememiş miydin değmez yazık gözyaşlarına diye
Işte ben de gülüyorum dünyanın şu acımasız rezil haline
Biliyor musun bir ünlü kişi ne demiş
Hayat duygulananlar için dram düşünenler için se bir komedidir
Duygularım çoktan çalınmış usumu düşünceler sarmış
Ve düşünüp düşünüp gülüyorum çaresizce
Nilgün ACAR 17.11.1977
![[Resim: hblaukl.gif]](http://img72.imageshack.us/img72/1976/hblaukl.gif)
...Ibrahim Çallı Ressam ( Izmir, Cal 1882 - Istanbul 1960 ). 1914 döneminin ressamları arasında sanat bakımından Ibrahim Çallı
kadar güçlü olanlar vardı ama, hic biri, iğneleyici sözleri, hicivleri ve yaşantışıyle Callı' nın erdiği üne kavuşamadı.
Idadi ögrenimini Denizli' de bitirdikten sonra Istanbul' a gelen Çallı ( 1896 ), Adliye' de katiplik yaparak üc beş kuruş
kazanıyor, bir yandan da , geceleri mum ışığında resim yapmağa calışıyordu.
Sonun da bir gün ressam Şeker Ahmed Paşa' nın ilgisini cekti, Sanayii Nefise Mektebi müdürü Osman Hamdi' yle
tanıştırıldı ve okula girdi ( 1906 ) .
Dört yıl süren okul calışmalarından sonra acılan Avrupa yarışmasını kazanan Ibrahim 1910' da Paris' e gitti.
Devlet hesabına gittiği için yine bir devlet okulunda calışmak zorundaydı, Güzel Sanatlar Okulu' na yazıldı.
Orada, dört yıl Fernand Cormon' un atelyesinde çalıştı. 1914' te, Paris' te birlikte calıştıkları Ruhi Arel
ve Hikmet Onat' la Türkiye' ye döndü. Istanbul' a gelişinin ilk yılı, Fransa' da calışmış olmanın verdiği hizla meydana
getirdiği tablolarından, Ibrahim' in dört yıl atelyesinde bulundugu Cormon' dan bir şey almadıgı anlaşlıyordu.
Daha doğrusu oradan cıkar cıkmaz hocasının geleneksel, akademik öğütlerini unutmuştu.
Gercekten de, hem Çallı' da hem de öteki arkadaşlarında göze carpan başlıca özellik, renk parlaklığı, saydamlığı,
acıkhava ressamlığıdır. Çallı ve arkadaşları için çok kullanılan izlenimcilik terimi bir bakıma doğru olmakla birlikte,
onları tam anlamiyle nitelendirmez.
Gerçi paletlerinden kara, koyu tonları ayıklayan ve tayf' in yedi rengini esas bilen izlenimcilerden çok şey öğrenmişlerdi
ama, bu akımla bağlantıları çok sıkı değildi. Önceki kuşaktan Osman Hamdi, Şeker Ahmed, Süleyman Seyyid,
bir bakımada Hoca Ali Riza doğaya sıkı sıkıya vermişlerdi kendilerini, kişilikleri doğanın kalın perdesi arkasına
saklanmıştı. Oysa başta Çallı olmak üzere, 1914 kuşağında görülen belirli eğilim, doğadan ayrılmamakla birlikte
onu daha rahat, daha lirik bir seyrediş, hele tenikte daha büyük bir özgürlük, bir çesit romantizim idi.
Osman Hamdi bir yana, eski ressamların hic biri insan resmin, figüre yanaşmamış , ondan korkar gibi olmuşlardı.
Görünümlerde, natürmort denilen cansız nesnelerde karar kılmışlardı. Çallı Ibrahim ,
adada çamlar altında gezinen beyaz meslahli hanımları, çıplak kadınları, portreleri, mevlevileri, manolyalariyle eski türk
ressamlarının o dar çerçevesi dışına cıkarak, cağdaş resiminizin kurucularından biri oldu.
Mevleviler dizisi belki de en ilginc yapıtlarıdır. Duru, sematik çizgilerinin, kahverengi ve yeşil renklerin egemenliği
altındaki bu orta çap düzenlemelerde izlenimcilikten çok anlatımcılığa yöneldiği görülen Çallı, tüm veriminin en ilginc
yapıtlarını meydana getirdi.
22 Mayıs 1960 yılında mide kanaması sonucu İstanbul’da yaşamını yitir di.
Üsküdar
Aklıbaşına sarınmış laciver aksam
Sönmüş yangın ıssızlığında karşı kıyı
Işıltıyla bakıyor tambur rengindeki cam
Dingin gülüşünün derinliğinde
Durmadan akıyor ve sürüklüyor anlamı
Ahşabına zamanı sindiren yalı
Yakamoz titreşiminde karara kılan
Hüznü hüzzamda vuran bir ses aramalı
Eski ormanların yetim dalları yaban
Tutuşmuş bir nefes huruç ediyor
Yankılanan ezgisi takılıyor ağlara
Su sesi saydamlığında bir bakıştır o an
Aydın Hatipoğlu
... ...Zeynep Akgün / 2006 / Yuva Yüreğimiz Sırıl – Sıklam
-Çocuklara -
Anneniz ben ikimiz
Bildiğimiz yollardan caddelere indik
Nasıl cicekler bahce bahce allı morlu
Bir coşup acmışlar dal dal baş baş
Özlem özlem mavilere doğru
Nasıl tormanmışlar ağac ağac
Nasıl büyümüşler gölge gölge
Inip havuzlarda derinliğine
Amma siz yoktunuz...
Boyunca korkuluklar kaldırımların boyunca parmaklık
Duvarlar öyle yüksek öyle dik
Zincir üstüne zincir kilit üstüne kilit
Öylesine simsıkı
Öylesine kapılar üstlerine kapalı
Renkler aşamaz bu yasağı taşamaz sokakları
Kokularından duyup bildik
Anneniz ben ikimiz bir sabah vakti bir kuşluk
Aynı yolda aynı aralıklarda bakınıp duruduk
Önümüzde elele iki çocuk
Erkek de kız da
Esmer de beyaz da.. olabilir
Bir kara gözlü bulut dolaştı başımızda bucak bucak
Güneşte gecikmiş bir yağmur yağdı yüzümüze sicak sıcak
Amma siz yoktunuz
Icimizde bir soğuk bir soğuk
Yüregimiz sırıl- sıklam
Bir kuşkulu bir zehir gibi boşluk
Tepeden tırnağa ıslandık
Kim demis ?.. Hayır !.. biz ağlamadık
SITKI YIRCALI
..."Küskün Kız" Resmi "5.Şefik Bursalı Resim Yarışması"na katılan 641 resim arasında "sergilenmeye değer" görülen 82 resimden biri olmuştur.
Tarih : 9/01/2007 10:50 am
Sayin Birce,
3ocak tarihli aà Ÿaßñdaki e-postanñz elime gecmedigi icin cevaplamakta geciktim. “Küskün Kñzâ€Â da dahil olmak üzere resimlerimi basñp çoßaltmadñßñnñz sürece kopyalayabilir; .... paylasabilirsiniz. Eßer paylasim yaptiginiz sayfanin bir kopyasini bana iletebilirseniz cok sevinirim.Tek à Ÿartñm: resmin (Küskün kiz; 88x94 cm; y.boya) ve sanatçñnñn adñnñn (adñmñn) ve web sitemin ][Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] adresinin kaynak gösterilmesi.
Gösterdiginiz ilgi icin tesekkürler. Mutlu ve renkli bir yñl dileßiyle
Alaattin Bender
~~~~~
Sayın Alaattin Bender bey, bende buradan size ilginizden dolayı ve beni cevapsız bırakmadığınızdan..çok teşekkür etmek istiyourum.
Sanat dünyasında, şairlerimiz siirleri ile, ressamlarımız renkleri ile bizlere birçok şeyi ifade etmektedir.
„Sadece bir kalemden, sadece bir fırçadan“ onca güzel eserler doğmaktadır… burada da “sadece“ kelimenin ne kadar yanlış olduğunu görmekteyim…bilmem anlatabildim mi.
Tüm sanat dünyasında yer alan şairlerimiz ve ressamlarımıza ….
ayrıca Salih Yön bey` e teşekkürünü asıl ben bir borç bilir teşekkür ederim…
Kaleminiz, fırcanız…bundan doğacak olan, onca kelimelerin yetersiz kalacağı… eserleriniz`in her zaman var olması dileği ile…
Saygılarımla / 15 Ocak 2007
Kardelen Uğultusu
Munzur'un Küskün Çiçeğine
Siz bir küçük dağlı kızdınız
yavru bir ceylanın
gözlerinde ağlarken gördüm sizi
munzur`un tepesinde
öyle yalnız
çaresiz
ve tek başına
ellerinizde deste deste umut
avuçlarınızda gül kokan dualar vardı
siz gözleri rüzgar desenli
Munzur dağının esmer gülüydünüz
umutla bakıyordunuz dünyaya, yarınlara
ağladığınızda, gözyaşlarınız umut oluyordu
hasret oluyordu, rüzgar oluyordu
haykırıyordu dağların eteklerinde
ağladığınızda
hâle hâle oluyordu gözlerinizden
küçük yağmur taneleri
dökülüyordu çağlayanlara
ve çağlayanlarla beraber
damla damla gözyaşı olup
düşüyordu yüreğimin orta yerine
ey munzur dağlı küskün çiçek
bilirim,
siz bu dağların kanadı yaralı kuşusunuz
nazlı umudusunuz
bulutların arkasındaki ışıltı
gökyüzünün binlerce yıldızısınız
bilirim,
yeryüzü ve gökyüzünün
kesiştiği nokta da unutulmuştunuz
bakışlarınız hilal hilal
saçlarınız lüle lüle
gamzeleriniz yıldız kokuyordu
bilirim,
ipek kanatlı bir kelebeğin
ipeksi kanatlarıdır
çiçekleri okşayan elleriniz
ah eli düşlerdeki kız
yeryüzü sizin için renklidir
güneş
ay
yıldızlar
gökyüzü sizin için mavi
ve bu yüzdendir
munzur'a sevdalı bahar
siz bir küçük dağlıydınız
bir rüzgarlara açıyordunuz kalbinizi
bir de dağlara
ve hilesiz taşıyordunuz içinizde
o kardelen uğultusunu
bir masal fısıldayın istedim
o masalda hayalleriniz
yaralarınız
içinizde yanan ateşler
kır çiçekleri
kar çiçekleri
ateş böcekleri
ve size ihanet edenler olsun
bir dağ yamacının güzelliğine
saklayıp kelimelerinizi
sustunuz
boynu bükük menekşeler gibi
boyun büküyordu
bakıp gözlerinize
ıslak dağ menekşeleri
rengarenk kelebekler konuyordu
saçlarınıza
bu dağlarda
menekşeler hep boynu büküktü belki
belki, gelin gelin ağlıyordu gelincikler
belki bu yüzden suskundunuz
ve bu yüzden yalnız gözlerinizle konuştunuz
şiirlerim,resimlerim
hep sizi yazacak, sizi anlatacak
uzaklarda olsam da
hep kederinizde olacağım
neşenizde açıp, acınızda solacağım
vakit yok ağlamaya küskün çiçeğim
küsme, yine geleceğim
yaram yaranıza kardeş
sevdam sevdanıza eş
derdim derdinize dost
gönlüm gönlünüze yoldaş
güleceğiz hep beraber
vakit yok ağlamaya küskün çiçeğim
Nuri Can
![[Resim: hblaukl.gif]](http://img99.imageshack.us/img99/1976/hblaukl.gif)
...Salih YönÖyle Bir Dünya Ki
Öyle bir dünya ki !
Menfaatperest insanların olmadığı,
Açan güllerin hiç solmadığı,
Hiçbir kimsenin ağlamadığı,
İşte bu, Benim Dünyam Olmalı.
Öyle bir dünya ki !
Sınırsız sevgilerin yaşandığı,
İnsanların hiç üzülmediği,
Dostlukların hiç bozulmadığı,
İşte bu, Benim Dünyam Olmalı.
Öyle bir dünya ki !
İnsanların birbirini satmadığı,
Hergün acı üstüne acı katmadığı,
Güneşin hiç batmadığı,
İşte bu, Benim Dünyam Olmalı.
Öyle bir dünya ki !
İnsanların birbirine darılmadığı,
Kalplerin hiçbir zaman kırılmadığı,
Mutsuzlukların hiçbir zaman görülmediği,
İşte bu, Benim Dünyam Olmalı.
Öyle bir dünya ki !
Yemyeşil sınırsız ormanları, kırları,
Masmavi bir gökyüzü,
Cıvıl cıvıl çocukları, berrak suları,
İşte bu, Benim Dünyam Olmalı.
Salih Yön / Mayıs 1979
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)