Çanakkale Savaşı'nda Seyit Onbaşı olayının 'gerçek dışı' görülerek alan klavuzların ders kitabından çıkarılmasının yankıları devam ediyor. Bu arada Seyit Onbaşı'nın bir gazeteye röportaj verdiği ortaya çıktı.
Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay'ın verdiği bilgiye göre Seyit Onbaşı, olayı 1936 yılında Cumhuriyet gazetesi muhabiri Gıyas Tekin Bey'e anlattı. Küpürü yıllardır saklanan haberde Seyit Onbaşı'nın sözleri özetle şöyle aktarılıyor:
MERDİVENLERİ NASIL ÇIKTIĞIMI HATIRLAMIYORUM
"Kilitbahir Mecidiyesi'ndeki uzun 24'lüklerin üçüncü topunda idim. Bir kere mermiyi kucaklayacak oldum, yağlı olduğundan elimden kaydı. Elimi biraz topraklayarak bir dizimi yere koydum ve mermiyi sırtladım. Merdivenleri ilk defa nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. Gene aşağıya atlayarak 2., 3., 4. mermileri sıra ile taşımaya başladım. Aslan topumuz gürlemeye başlamıştı. 4. mermiyi attıktan biraz sonra idi, Gonca Suyu tarassut mevkisi, iki mermimizin isabetini bildirmişti. Bu haberi de duyduktan sonra bana gülleler, ufak bir saman çuvalı kadar yenik (hafif) geliyordu. Sanki denizin üzeri yanıyordu. Sağda solda iki gemi, kara dumanlar ve kızıl alevler içinde yana yana batıyordu."
REHBERLER DERTLİ: "SORANLARA NE ANLATACAĞIZ?"
Zaman gazetesinden Mehmet Güler'in haberine göre, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Müdürlüğü'nün Seyit Onbaşı olayını 'gerçek dışı' kabul etmesi ve alan kılavuzları ders kitabından çıkarmasının yankıları sürüyor. Tarihçiler ve belgeler olayın gerçek olduğunu ortaya koyarken yetkililer Çanakkale savaşının kahramanlık sembollerinden 'Seyit Onbaşı'ya sahip çıkıyor. Konuyla ilgili en büyük rahatsızlığı ise bölgede ziyaretçileri gezdiren rehberler yaşıyor. Rehberler, ziyaretçilerin en fazla görmek istediği yerlerin başında Eceabat'taki Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin geldiğini belirtiyor. Bundan sonra Seyit Onbaşı olayını anlatmadan nasıl görev yapacaklarını bilemediklerini söylüyorlar. Olayın gerçekleştiği Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin bulunduğu Eceabat ilçesinin Belediye Başkanı Kemal Dokuz, Seyit Onbaşı'nın bir sembol olduğunu belirterek, "Çanakkale Savaşı'ndaki herkes bizim kahramanımızdır." diyor.
[B]İSMİNİN SİLİNMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ[/B]
Tarihçi Mehmet İhsan Gençcan da Seyit Onbaşı ve Yahya Çavuş olaylarının yıllardır unutturulmak istendiğine dikkat çekiyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık ise bakanlık, genel müdürlük ve taşra teşkilatı olarak Seyit Onbaşı gibi bir kahramanın isminin silinmesine izin vermeyeceklerini söylüyor.
Seyit Onbaşı Yokmuş !..
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
5
Okunma / Görüntüleme
13008
Seyit Onbaşı Yokmuş !..
Seyit Onbaşı Yokmuş !..
Çanakkale' de Seyit Onbaşı yoktu...!
Mustafa Kemal hiç yoktu...!
Savaşı, hak tarafından zuhrolan gizemli bulutlar sayesinde kazandık...!
Gençliğe Hitabe' yi İnönü yazdı...!
Nutuk' u bilmem kim...!
Yakında biri çıkar da haşa haşa "Kuran' ı ben yazdım" derse şaşırmayınız...
Mustafa Kemal hiç yoktu...!
Savaşı, hak tarafından zuhrolan gizemli bulutlar sayesinde kazandık...!
Gençliğe Hitabe' yi İnönü yazdı...!
Nutuk' u bilmem kim...!
Yakında biri çıkar da haşa haşa "Kuran' ı ben yazdım" derse şaşırmayınız...
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali dir"
Seyit Onbaşı Yokmuş !..
TÜLAY yazdı:Çanakkale' de Seyit Onbaşı yoktu...!
Mustafa Kemal hiç yoktu...!
Savaşı, hak tarafından zuhrolan gizemli bulutlar sayesinde kazandık...!
Gençliğe Hitabe' yi İnönü yazdı...!
Nutuk' u bilmem kim...!
Yakında biri çıkar da haşa haşa "Kuran' ı ben yazdım" derse şaşırmayınız...
Yezit nasıl Ehlibeyti inkar gelip inanç,ibadet ne var ne yok hepsini değiştirdiyse bugünün yezitleri de aynı kafa da gidiyorlar.
Milletvekilinin biri çıktı Kurtuluş Savaşı esasında olmamıştır dedi. Yunanlılarla hiç savaşmadık dedi. 80 yıllık zulüm bitecek sloganları atıldı seçimlerde.
Seyit Onbaşı'da Ulusal Devletin bir parçası o da battı Türkiye'ye.
Kur'an'ı ben yazdım demiyorlar ama evlerde Kur'an dan önce efendilerinin kitaplarını okuyorlar. Said Kurdi için geçen hafta bir otelde toplantı düzenlendi ve o toplantıda Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Said Kurdi'nin soy ağacıyla ilgili yaptığı açıklamalarla ilgili belge açıkladı. Sait Kurdi'yi Peygamberin torunlarına akraba çıkardı. Başlıkta attılar hemen Türk Peygamberin Kürt Torunu !.. 35 yıl araştırmış bulmuş vay bee... Okuduğum bir risalede Şeyh Said kendisine eli Hz.Ali'nin verdiğini söylüyor. Yıllar sonra Hz.Ali'nin çocukarına akraba çıkardılar adamı. Demek ki Türkiye'de herşey mümkün.
Mustafa Kemal Atamızı,onun askerlerini yok saymak,hakaret etmek bunlar bu dönemin modası. Ancak herşeyin bir karşılığı var. Onu da ödersiniz...
Seyit Onbaşı Yokmuş !..
İnsanların kanı bozuk olunca, kanında rum, yunan, ermeni kanını da beraberinde taşıyınca böyle gerçekleri karınları götüremiyor. Haliyle inkar yoluna gidiyor...
Seyit Onbaşının kendisinin bizzat o dönemde Cumhuriyet gazetesine verdiği bir demeci ortaya çıktı. Orda kendi ağzıyla tüm gerçekleri olduğu gibi anlatmış. Daha neyin peşinde bunlar. Seyit Onbaşının attığı o merminin neyi kimin nersine ne yapmış da bunlar uğraşıp bir türlü o mermiyi şey edemiyorlar...
İŞTE SEYİT ONBAŞININ DEMECİ:
Çanakkale Savaşı’nda Seyit Onbaşı olayının ‘gerçek dışı’ görülerek alan kılavuzları ders kitabından çıkarılmasının yankıları devam ediyor. Bu arada Seyit Onbaşı’nın bir gazeteye röportaj verdiği ortaya çıktı.
Zaman'ın yayınladığı röportaja göre, Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay’ın verdiği bilgiye göre Seyit Onbaşı olayı, 1936 yılında Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Gıyas Tekin Bey’e anlattı. Küpürü yıllardır saklanan haberde Seyit Onbaşı’nın sözleri özetle şöyle aktarılıyor: “Kilitbahir Mecidiyesi’ndeki uzun 24’lüklerin üçüncü topunda idim. Bir kere mermiyi kucaklayacak oldum, yağlı olduğundan elimden kaydı. Elimi biraz topraklayarak bir dizimi yere koydum ve mermiyi sırtladım. Merdivenleri ilk defa nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. Gene aşağıya atlayarak 2., 3., 4. mermileri sıra ile taşımaya başladım. Aslan topumuz gürlemeye başlamıştı. 4. mermiyi attıktan biraz sonra idi, Gonca Suyu tarassut mevkisi, iki mermimizin isabetini bildirmişti. Bu haberi de duyduktan sonra bana gülleler, ufak bir saman çuvalı kadar yenik (hafif) geliyordu. Sanki denizin üzeri yanıyordu. Sağda solda iki gemi, kara dumanlar ve kızıl alevler içinde yana yana batıyordu.”
Rehberler de dertli: Halk Seyit Onbaşı’yı soruyor, onlara ne anlatacağız?
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Müdürlüğü’nün Seyit Onbaşı olayını ‘gerçek dışı’ kabul etmesi ve alan kılavuzları ders kitabından çıkarmasının yankıları sürüyor. Tarihçiler ve belgeler olayın gerçek olduğunu ortaya koyarken yetkililer Çanakkale savaşının kahramanlık sembollerinden ‘Seyit Onbaşı’ya sahip çıkıyor. Konuyla ilgili en büyük rahatsızlığı ise bölgede ziyaretçileri gezdiren rehberler yaşıyor. Rehberler, ziyaretçilerin en fazla görmek istediği yerlerin başında Eceabat’taki Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin geldiğini belirtiyor. Bundan sonra Seyit Onbaşı olayını anlatmadan nasıl görev yapacaklarını bilemediklerini söylüyorlar. Olayın gerçekleştiği Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin bulunduğu Eceabat ilçesinin Belediye Başkanı Kemal Dokuz, Seyit Onbaşı’nın bir sembol olduğunu belirterek, “Çanakkale Savaşı’ndaki herkes bizim kahramanımızdır.” diyor. Tarihçi Mehmet İhsan Gençcan da Seyit Onbaşı ve Yahya Çavuş olaylarının yıllardır unutturulmak istendiğine dikkat çekiyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık ise bakanlık, genel müdürlük ve taşra teşkilatı olarak Seyit Onbaşı gibi bir kahramanın isminin silinmesine izin vermeyeceklerini söylüyor.
Seyit Onbaşının kendisinin bizzat o dönemde Cumhuriyet gazetesine verdiği bir demeci ortaya çıktı. Orda kendi ağzıyla tüm gerçekleri olduğu gibi anlatmış. Daha neyin peşinde bunlar. Seyit Onbaşının attığı o merminin neyi kimin nersine ne yapmış da bunlar uğraşıp bir türlü o mermiyi şey edemiyorlar...
İŞTE SEYİT ONBAŞININ DEMECİ:
Çanakkale Savaşı’nda Seyit Onbaşı olayının ‘gerçek dışı’ görülerek alan kılavuzları ders kitabından çıkarılmasının yankıları devam ediyor. Bu arada Seyit Onbaşı’nın bir gazeteye röportaj verdiği ortaya çıktı.
Zaman'ın yayınladığı röportaja göre, Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay’ın verdiği bilgiye göre Seyit Onbaşı olayı, 1936 yılında Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Gıyas Tekin Bey’e anlattı. Küpürü yıllardır saklanan haberde Seyit Onbaşı’nın sözleri özetle şöyle aktarılıyor: “Kilitbahir Mecidiyesi’ndeki uzun 24’lüklerin üçüncü topunda idim. Bir kere mermiyi kucaklayacak oldum, yağlı olduğundan elimden kaydı. Elimi biraz topraklayarak bir dizimi yere koydum ve mermiyi sırtladım. Merdivenleri ilk defa nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. Gene aşağıya atlayarak 2., 3., 4. mermileri sıra ile taşımaya başladım. Aslan topumuz gürlemeye başlamıştı. 4. mermiyi attıktan biraz sonra idi, Gonca Suyu tarassut mevkisi, iki mermimizin isabetini bildirmişti. Bu haberi de duyduktan sonra bana gülleler, ufak bir saman çuvalı kadar yenik (hafif) geliyordu. Sanki denizin üzeri yanıyordu. Sağda solda iki gemi, kara dumanlar ve kızıl alevler içinde yana yana batıyordu.”
Rehberler de dertli: Halk Seyit Onbaşı’yı soruyor, onlara ne anlatacağız?
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Müdürlüğü’nün Seyit Onbaşı olayını ‘gerçek dışı’ kabul etmesi ve alan kılavuzları ders kitabından çıkarmasının yankıları sürüyor. Tarihçiler ve belgeler olayın gerçek olduğunu ortaya koyarken yetkililer Çanakkale savaşının kahramanlık sembollerinden ‘Seyit Onbaşı’ya sahip çıkıyor. Konuyla ilgili en büyük rahatsızlığı ise bölgede ziyaretçileri gezdiren rehberler yaşıyor. Rehberler, ziyaretçilerin en fazla görmek istediği yerlerin başında Eceabat’taki Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin geldiğini belirtiyor. Bundan sonra Seyit Onbaşı olayını anlatmadan nasıl görev yapacaklarını bilemediklerini söylüyorlar. Olayın gerçekleştiği Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin bulunduğu Eceabat ilçesinin Belediye Başkanı Kemal Dokuz, Seyit Onbaşı’nın bir sembol olduğunu belirterek, “Çanakkale Savaşı’ndaki herkes bizim kahramanımızdır.” diyor. Tarihçi Mehmet İhsan Gençcan da Seyit Onbaşı ve Yahya Çavuş olaylarının yıllardır unutturulmak istendiğine dikkat çekiyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık ise bakanlık, genel müdürlük ve taşra teşkilatı olarak Seyit Onbaşı gibi bir kahramanın isminin silinmesine izin vermeyeceklerini söylüyor.
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 27/12/2012, 01:23, Düzenleyen: adgan.
Seyit Onbaşı Yokmuş !..
adgan yazdı:İnsanların kanı bozuk olunca, kanında rum, yunan, ermeni kanını da beraberinde taşıyınca böyle gerçekleri karınları götüremiyor. Haliyle inkar yoluna gidiyor...
Seyit Onbaşının kendisinin bizzat o dönemde Cumhuriyet gazetesine verdiği bir demeci ortaya çıktı. Orda kendi ağzıyla tüm gerçekleri olduğu gibi anlatmış. Daha neyin peşinde bunlar. Seyit Onbaşının attığı o merminin neyi kimin nersine ne yapmış da bunlar uğraşıp bir türlü o mermiyi şey edemiyorlar...
İŞTE SEYİT ONBAŞININ DEMECİ:
Çanakkale Savaşı’nda Seyit Onbaşı olayının ‘gerçek dışı’ görülerek alan kılavuzları ders kitabından çıkarılmasının yankıları devam ediyor. Bu arada Seyit Onbaşı’nın bir gazeteye röportaj verdiği ortaya çıktı.
Zaman'ın yayınladığı röportaja göre, Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay’ın verdiği bilgiye göre Seyit Onbaşı olayı, 1936 yılında Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Gıyas Tekin Bey’e anlattı. Küpürü yıllardır saklanan haberde Seyit Onbaşı’nın sözleri özetle şöyle aktarılıyor: “Kilitbahir Mecidiyesi’ndeki uzun 24’lüklerin üçüncü topunda idim. Bir kere mermiyi kucaklayacak oldum, yağlı olduğundan elimden kaydı. Elimi biraz topraklayarak bir dizimi yere koydum ve mermiyi sırtladım. Merdivenleri ilk defa nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. Gene aşağıya atlayarak 2., 3., 4. mermileri sıra ile taşımaya başladım. Aslan topumuz gürlemeye başlamıştı. 4. mermiyi attıktan biraz sonra idi, Gonca Suyu tarassut mevkisi, iki mermimizin isabetini bildirmişti. Bu haberi de duyduktan sonra bana gülleler, ufak bir saman çuvalı kadar yenik (hafif) geliyordu. Sanki denizin üzeri yanıyordu. Sağda solda iki gemi, kara dumanlar ve kızıl alevler içinde yana yana batıyordu.”
Rehberler de dertli: Halk Seyit Onbaşı’yı soruyor, onlara ne anlatacağız?
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Müdürlüğü’nün Seyit Onbaşı olayını ‘gerçek dışı’ kabul etmesi ve alan kılavuzları ders kitabından çıkarmasının yankıları sürüyor. Tarihçiler ve belgeler olayın gerçek olduğunu ortaya koyarken yetkililer Çanakkale savaşının kahramanlık sembollerinden ‘Seyit Onbaşı’ya sahip çıkıyor. Konuyla ilgili en büyük rahatsızlığı ise bölgede ziyaretçileri gezdiren rehberler yaşıyor. Rehberler, ziyaretçilerin en fazla görmek istediği yerlerin başında Eceabat’taki Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin geldiğini belirtiyor. Bundan sonra Seyit Onbaşı olayını anlatmadan nasıl görev yapacaklarını bilemediklerini söylüyorlar. Olayın gerçekleştiği Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin bulunduğu Eceabat ilçesinin Belediye Başkanı Kemal Dokuz, Seyit Onbaşı’nın bir sembol olduğunu belirterek, “Çanakkale Savaşı’ndaki herkes bizim kahramanımızdır.” diyor. Tarihçi Mehmet İhsan Gençcan da Seyit Onbaşı ve Yahya Çavuş olaylarının yıllardır unutturulmak istendiğine dikkat çekiyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık ise bakanlık, genel müdürlük ve taşra teşkilatı olarak Seyit Onbaşı gibi bir kahramanın isminin silinmesine izin vermeyeceklerini söylüyor.
-----------------------------------------------------------------------
Bunlar Avrupadaki, Gerçek babaları, amcaları, dayıları, dedeleri, nasıl istiyorlarsa , nasıl emir veriyorlarlarsa, bizdeki Torunlarıda , o istekleri emirleri yerine getiriyorlar.
işde gerçek budur, Orduyu ortadan kaldırmak,parçalamak ,bölmek, içinde , avrupadan, ve araplardan aldıkları,emirler üzerine , orduyu parçalama, ve yok etme yasaları,çıkıyorsa, Cumhuriyet kahramanlarını da, böyle yok etmek istiyorlar.
--------------------------------------------------------------------------
ON İKİ İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
1. İmam ALİ
2. İmam CAFER
3. İmam ZEYNEL
4. İmam BAKIR
5. İmam RIZA
6. İmam CAFERİ SADIK
7. İmam HASAN
8. İmam TAĞI NAĞI
9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA
*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
1. İmam ALİ
2. İmam CAFER
3. İmam ZEYNEL
4. İmam BAKIR
5. İmam RIZA
6. İmam CAFERİ SADIK
7. İmam HASAN
8. İmam TAĞI NAĞI
9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA
*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Son Düzenleme: 27/12/2012, 10:31, Düzenleyen: Y O L C U.
Seyit Onbaşı Yokmuş !..
Tarihte Yaşananları ne yaparsa yapsınlar Gizleyemezler, Defterden silinir kalplerden Asla ama iki yüzlü iki dilli yezit soylu olanlar bu günleri Yaşatanlar Yaşatanlara Çanak Tutanlar gerçeği saptıranlar Gün gelecek hep nalet edilecektir.
Zamane Yezidi. Allah Bunların şerrinden korusun. Filistinden bir çocuk getirdiler Askere Kafa tutuyor diye. Madalya verdiler, ülkesini seven nice Atatürk'çü kahramanlar içerlerde çürütülüyorlar.
Bunların imanı düzeni bu.
Yiğit ODTÜ Gençlerini Kutluyorum.
Zamane Yezidi. Allah Bunların şerrinden korusun. Filistinden bir çocuk getirdiler Askere Kafa tutuyor diye. Madalya verdiler, ülkesini seven nice Atatürk'çü kahramanlar içerlerde çürütülüyorlar.
Bunların imanı düzeni bu.
Yiğit ODTÜ Gençlerini Kutluyorum.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi