You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Şeyh Said'in torunundan ilginç iddia

Şeyh Said'in torunundan ilginç iddia

Posting Freak
Şeyh Said'in torunundan ilginç iddia
Şeyh Said'in torunu Abdulillah Fırat, dedesinin mezar yerinin belli olduğunu ifade ederek, "Şeyh Said'in mezarı Dağkapı'da orduevi ile inşa edilen bir hastane arasındadır. Yer belli ve Mustafa Kemal'in orduevindeki resmi de Şeyh Said'in metfun olduğu yeri gösteriyor. Bunda da ilahi bir hikmet var. Tam Şeyh Sait Efendi'nin defnedildiği yeri gösteriyor. Bunu da devlet özellikle oraya dikti" iddiasında bulundu.
Şeyh Said'in torunu ve eski milletvekili Abdulillah Fırat ile aile avukatı Sıdkı Zilan, Dicle Fırat Diyalog Grubu Başkanı Muhittin Batmanlı'nın da katılımıyla Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında konuşan Şeyh Said Efendi'nin torunu Adulillah Fırat, dedesinin idam edildikten sonra defnedildiği yerin hem zamanın Diyarbakır halkı tarafından bilindiğini ve hem de devlet arşivlerinde sabit olduğunu söyledi.

"MUSTAFA KEMAL'E KARŞI EN BÜYÜK HAREKETİ ŞEYH SAİD YAPMIŞTIR"
Şeyh Said ve arkadaşlarının idamının bütün dünya devletleri tarafından yakından takip edildiğini belirten Abdulillah Fırat, Mustafa Kemal'e karşı en büyük hareketi dedesi ve arkadaşlarının yaptığını söyledi. Fırat, "Şeyh Said Efendi'nin Şark İstiklal Mahkemelerindeki muhakeme esnasında ABD başta olmak üzere İngiltere, Fransa, Rusya o günkü süper devletler bütün kameramanlarıyla ve Türkiye'deki matbaatla beraber muhakemeyi baştan sona kadar takip etmişlerdir. Bununla birlikte bütün dünya kütüphanelerinde mevsuk belgeler, bilgiler, kamera ile alınan resimler mevcuttur. Mustafa Kemal rejimi gelince bu sisteme karşı en büyük hareketi yapan Şeyh Said'dir. Mustafa Kemal'ın reisicumhur olduğu dönemde bakanlar kurulu kararıyla bunu bir Kürt kıyamı olarak telakki edip sonradan her nedense Türkiye Cumhuriyeti başvekaleti vasıtasıyla sarfinazar ediyorlar ve bütün basın mensuplarına bu bir irticai harekettir diyorlar. Bunları sistem nasıl kabul ediyorsa etsin, doğrusu her ikisidir, hem Kürt kıyamı hem şer'i bir kıyamdır. Diyarbakır'da Şark İstiklal Mahkemeleri neticesinde 47 kişi beraberce idam edilmiş ve bu infaz işlemi de burada yapılmıştır. İnfaz işlemlerini de yapan o günkü şark İstiklal Mahkemelerinin üyeleridir" dedi.

ŞEYH SAİD'İN VASİYETİNİ AÇIKLADI
Abdulillah Fırat Şeyh Said Efendi'nin idam edilmeden önce yazdığı vasiyeti de açıkladı. Fırat, "Şeyh Sait Efendi'nin bir vasiyeti var. Devlet kanalıyla bu vasiyetin yerine getirilmesi için Şeyh Sait Efendi Şark İstiklal Mahkemesi Müddeyi Umumi Ahmet Süreyya Bey'e bir istirhamda bulunuyor. Hapishanede yazdığı vasiyetin icrasını istiyor. Vasiyeti Ahmet Süreyya Bey'e veriyor. Vasiyetinde 'Benim mülkiyetimde olan mallarım var, benim gasp edilen paralarım var' diyerek bunların kime verileceğini yazmış.
Mahkemeden istediği ikinci isteği ise 'Özellikle benim ve arkadaşlarımın şahadete gittiğimiz yerin üzerinde bir mezar yapılmasını mahkemeden istiyorum' diyor. Mahkeme de bunu kabul etmiştir. Sistem bugüne kadar bunu yerine getirmedi. Tabi yerine getirir getirmez onu bilmiyorum. Ama Allah yolunda milleti için mücadele etmek Cenab-ı Hakk'ın hoşnut edeceği en büyük ameldir. Bu ameli yerine getirenler mukaddes bir hizmet yapmış olur. Bunu da siyasi iktidarın yerine getirmesini özellikle arzu ve istirham ediyorum" şeklinde konuştu.

ATATÜRK HEYKELİ İLE ŞEYH SAİD MEZARI ARASINDAKİ ÇELİŞKİ
Şeyh Said'in kimsenin itibarına ihtiyacının olmadığını belirten Fırat, dedesinin Allah kelamıyla şahadet mertebesine nail olmuş büyük bir şehit olduğunu söyledi. Şeyh Said'in Diyarbakır'da defnedildiği yerin de devlet arşivinde bulunduğunu belirten Fırat, orduevi duvarına yapışık olarak inşa edilen Atatürk heykelinin de bu mezarı işaret ettiğini söyledi. Fırat, "Şeyh Said Allah'ın kelamıyla şahadet mertebesine nail olmuş büyük bir şehittir. Diyarbakır'da mahkeme marifetiyle şehit edilenler 51 kişidir. 47
kişi Seyh Said Efendi ile diğerleri de onlardan 20 gün önce şehit edildi. Şeyh Sait kıyamında mahkeme kanalıyla 15 bin 206 insanın idam edildiği devletin arşivinde mevcuttur. Bizim talebimiz bunu istimrar edenlere karşı tavır almaktır. Şeyh Said'in defin yeri bellidir. Dağkapı'da orduevi ile inşa edilen bir hastane arasındadır. Eskiden orası yeşil alandı. Yer belli ve Mustafa Kemal'in orduevindeki resmi de Şeyh Said'in metfun olduğu yeri gösteriyor. Bunda da ilahi bir hikmet var. Tam şeyh Sait Efendi'nin
defnedildiği yeri gösteriyor. Bunu da devlet özellikle oraya dikti. Şeyh Said kıyamında onunla beraber şahadete sahip olan insanların bu davada kendi meftalarına sahiplenmelerini bir Müslüman olarak ve Şeyh Said'in varisi olarak istirham ediyorum" ifadelerini kullandı.

Aile avukatı Sıtkı Zilan ise islami bir şahsiyet, bir tarikat büyüğü ve lider olan Şeyh Said ile dava arkadaşlarının, Allah katında ve halk nezdinde mevcut olan itibarlarının, devlet tarafından da tescilini talep ettiklerini söyledi.


SABAH GAZETESİ


YAKINDA ORAYA BİR MABET AÇAR ZİKİRLERE BAŞLARSINIZ.DEVLETİNİ SATAN NE ZAMANDAN BERİ ŞEHİTLİK MERTEBESİNE ULAŞMIŞ.İSTEYİN İSTEYECEĞİNİZİ BAŞTAKİLER DE TAM BİR ATATÜRK DÜŞMANI OLDUĞUNA
GÖRE İSTEKLERİNİZİ SEVE SEVE YAPARLAR.
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size


PİR ZÖHRE ANA
Posting Freak
Şeyh Said'in torunundan ilginç iddia
Kendi ağzıyla dedesinin bir vatan haini olduğunu itiraf ediyor. Mustafa Kemal rejimine karşı en büyük hareketi yaptı diyor. Mustafa Kemal'in verdiği mücadele milli bir mücadele olduğuna göre Ona karşı gelen herkes vatan hainidir. şeyh sait de vatan haini olduğu için asılmıştır. Yani hakkettiğini bulmuştur...

Bugün şeyh saiti adam yerine koyacak olan herkes de bugünün vatan haini olduğunu açıkça belli edecektir. Bizler de bu sayede kimlerin iç düşmanlar olduğunu anlayacağız...

Onurlu bir devletin onurlu yöneticileri şeyh sait gibilerini adam yerine bile koymazlar. Onun adının anılmasına dahi izin vermezler. Ancak şeref haysiyet ve onurdan uzak insanlar böyle vatan hainlerini adam yerine koyup da peşinden giderler...

Bu şeyh saitin torununa tavsiyem dedesini bu kadar önemsiyorsa alsın dedesinin kemiklerini zamanında dedesinin uşaklığını yaptığı dış ülkelerin toprağına götürüp orda gömsün. Merak etmesin onlar orda ona güzel bir anıt dikerler. Şöyle görkemli bir heykelini yaparlar. Eline de bir ingiliz bayrağını tutuşturular. İngiliz bayrağını yere düşmekten kurtaran bir kahramanın heykeli olarak bir parkın ortasına yerleştirirler...

Ancak bana daha çok bu torunun derdinin para olduğu gibi geldi. Baksananıza devlet parasına malına el koymuş diye iddia ediyor. Devletin başındakileri de dedesi ile aynı zihniyette gördü ya, ne koparırsam kar diyordur. Utanmayacaklarsa alsınlar milletten yüksek vergilerle topladıkları paralarını, yetimin haklarını bir vatan hainine versinler...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Senior Member
Şeyh Said'in torunundan ilginç iddia
mustafa kemal ataturk le ugrasan dil atan herkes .zohre anamin hismina,hz alimin kilicina ve hasan huseyinin okuna rast gelirler insallah..... kurban olurum ben bunlara.... allahim bunlara ve gelecekteki nesillerine firsat vermesin insallah..... lanet olsun bunlara....
Posting Freak
Şeyh Said'in torunundan ilginç iddia
Bugün, 1925 yılında sahnelenen dinsel görüntülü bir bölücü
ayaklanmaya bakarken, Şeyh Sait'in İngiliz silah fabrikalarına silah
siparişi verdiği, İngiliz silah fabrikalarının da o tarihte İngiliz
“Intelligence Service” ile iç içe çalışan silah tüccarı Vasil Zaharoff ile
eşgüdüm halinde olduklarını bilmek gerekir. Muğlalı bir Rum olan
Zaharoff'un İngiliz Başbakan, Lloyd George'un yakın dostu olduğunu ve
İngiliz hükümetince silah ticaretindeki başarılarından ötürü “sir” unvanı

ile ödüllendirildiğini anımsarsak, Şeyh Sait ile İngiliz silah fabrikaları
arasında kurulan köprülerin siyasetten arınmış “masum bir ticaret”
olmadığı sonucuna ulaşırız.
Nefsi “Pir”in gölgesinden başka hiçbir şey öldüremez; o “nefs öldüren”in eteğini sımsıkı tut.
''HZ MEVLANA''

ÜSEYİN'in Aşkına Şahitsen, Bu Şahadet Kutlu Olsun... Sen ÜSEYİN'in Aşkı ile Her Dem Diri Kalanlardansın, Ve Sen
'' Aşkın Şehidi'sin!..''
Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
ÇELEBİ

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.