Åeriatcıların Atatürk'e ateist demeleri
Atatürk'ün Yüce Tanrı'ya ve Muhammed-Ali dinine olan sevgisini,saygısını haşa haşa yargılamak bana göre hiçkimsenin haddine düşmemiştir.
Geçmişte ve bugün dini kisve altında,dinden meşruiyet alarak hareket ettiğini söyleyen "Satılmış din adamları" hiç Allah'tan korkmadan tek derdi vatanını savunmak olan Atatürk'e ve onun kurduğu rejime saldırmayı temel gaye edinmiş durumdalar.Din kurumunu,adeta bir zırh gibi kullanan bu çevreler,kişisel çıkarları uğruna,ulusal ve toplumsal çıkarları gözardı etmekten çekinmemişlerdir.
Hatırlarsanız Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde dini kullanarak bir toplumu uçuruma sürükleyenlerin çirkin yüzlerini daha unutmadan,Kurtuluş Savaşı sırasında Ulusal Hareket'i baltalamak için İstanbul'daki hükümetin halkın dini duygularından faydalanmaya çalışması;hükümetin etkisindeki din adamlarının bağımsızlık için savaşanları "dinsiz ve vatan haini" ilan edecek kadar manevi duyguları sömürmesi; Atatürk'ü, dini kullananlara karşı amansız bir mücadelenin içine sokmuştur.
Atatürk'ün deyişiyle:"Bizi yanlış yola sevk eden kötülükler biliniz ki çoğu kez din perdesine bürünmüştür. Saf ve nezih halkımızı hep şeriat sözleri ile aldatagelmişlerdir..."
Atatürk,dini çıkar amaçlı olarak kullananlara,"din oyunu aktörleri" adını vermiştir ve bu din oyunu aktörlerine karşı halkı şöyle uyarmıştır:
"Tarihinizi okuyunuz dinleyiniz... Görürsünüz ki milleti mahveden,esir eden fenalıklar hep din kisvesi altında,küfür ve melanetten gelmiştir.Onlar her türlü hareketi dinle karıştırırlar.Halbuki elhamdülillah hepimiz Müslümanız,hepimiz dindarız. Artık bizim dinin hükümlerini öğrenmek için şundan bundan derse akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur.Analarımızın,babalarımızın kucaklarında verdikleri dersler bile bize dinimizin esaslarını anlatmaya kafidir..."
Atatürk din zırhına bürünüp,halk üzerinde nüfuz sahibi olanların Cumhuriyet için çok büyük tehlike olduğunu zaman zaman dile getirmiştir.
Atatürk'ün Refik Koraltan'a hitaben söylediği sözlere kulak verelim:
"Beyfendi,Anadolu'nun ücra köşesinde bir köylünün,bir çobanın kalbini açtığınız zaman orada Mustafa Kemal yazdığını ben de zat-ı âliniz kadar biliyorum.Amma, benim kadar sizin de bilmenizi istediğim bir şey vardır, o da şudur:Orada bir çobanın bulunduğu yerin on dakika ilerisindeki bir köyün imamı gelip o ismi oradan on dakikada siler.İsterse istediği başka bir ismi yazar,bunu da sizin benim kadar bilmenizi isterim."
Atatürk'ün bu kaygılarının temelinde,Müslüman Türk insanının dini duygularının çok kolay istismar edileceği gözlemi yatmaktadır.
"Din adamına karşı gelmeyi,dine karşı gelmek zanneden bir halkı kandırmak çok kolaydır.
Atatürk'ün ne kadar haklı olduğu bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır.Bugün bazı cahil ve menfaatçi din adamları -Atatürk'ün yıllar önce söylediği gibi- halkın kalbinden Mustafa Kemal adını silip onun yerine Said-i Kürdi veye Fetullah (fetoş) diye yazmaktadırlar.
[COLOR="Plum"]Atatürk gerçek din adamlarına karşı her zaman saygı duymuştur. Cumhuriyetin ilk Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi,Atatürk'ün kendisine büyük hürmet gösterdiğini şöyle anlatmıştır:"
Ata'nın huzuruna geldiğimde beni ayakta karşılardı. Utanır , eğilir, büzülür,"Paşam beni mahçup ediyorsunuz" dediğim zaman, "Din adamlarına saygı göstermek Müslümanlığın icaplarındandır" buyuruyorlardı.Atatürk,şahsi çıkarları için kutsal dinimizi siyasete alet eden cahil din adamlarını sevmezdi."
Sonuç olarak meselenin özü şudur:Atatürk malum çevrelerin çarkına çomak sokmakla kalmamış çarkı yerle bir etmiştir. Ulu Önderimiz Atatürk yaşarken kesemedikleri hesabı şimdi kesmeye çalışıyorlar.
Bize düşen vazife çocuklarımıza ve gençlerimize Atatürk sevgisini aşılamak, Dilimizi, Muhammed-Ali Dinimizi,Kültürümüzü doğru bir şekilde öğretmek ve çocuklarımıza sahip çıkmaktır.
Bunu başaran tüm annelerin ve babaların ellerinden hürmetle öperim...
Pirimiz,Mürşidimiz Erenlerin Şahı Zöhre Ana'nın dediği gibi :
"Bir canım var o da Mustafa Kemal'e kurban olsun. "
MUSTAFA KEMAL'İN PİR ZÖHRE ANA'YA UMMANDA VERDİĞİ NEFESLER
İngiliz Yunan’a gebe kaldınız
Türklüğün şanını siz mi aldınız
Peygamber soyuna dava kıldınız
Hu zikir çekerek insan mı oldunuz
Peygamberi bilmez Allah’a hotlar
Rus tohumu gelmiş Kemal’e çatlar
İçi dışı pislik yobazlar patlar
Toplanmış itlerde velilik satar
Kurtuluş savaşını yapan canlara
Al bayrak çekildi Kemal şanına
Ermeni tohumu dolsun damlara
Cumhuriyeti kurdum Türk Vatanına
Alevi kökünü sen goyman Hoca
İslamiyet partisini gel kurma boşa
Müslümanlık göremem ben sende haşa
Laikliği kuran Mustafa Kemal Paşa
Selam sana Zöhrem Hacı yolladı
Hatıra günlerimi halkım kutladı
Yobazlar çekemez beni karardı
Atatürk diyene karnı almadı
Çok askerim uyuyamaz gezinir
Can verdikçe ciyerlerim ezilir
Memlekete kara haber verilir
Koç yiğitler topraklara serilir
Yazılır künyesi Sivas Çoruma
Dermanım kalmadı girin koluma
Erzurum Maraşı İngiliz sara
Padişah dediler yüzleri kara
Yunan basmış her tarafı sarıyo
Kara yılan gibi delik darıyo
Adım adım Kemal Paşa arıyo
Toplanmış münkürler beni karıyo
Sakarya Dumludan taburu düzen
Yunan kaçma kahbe sulara döken
Her taraf sarılmış Türkiye biten
Kemal Atatürk”üm şanımız yeten
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdide Zöhre Ana geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allahla
Bilirim memleket elden gidecek
Avuç avuç toprakları bitecek
Her zamanda şahı Merdan dönecek
Kurbanlar kesilir Zöhrem dönecek
Dostluk bilinirmi kahpe Yunana
Her ana getirmez bizi cihana
İftiralar atar Rıza Babama
Büyük selam olsun Zöhre Ana sana
BİLDİREN PİR ZÖHRE ANA