You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

’Sapık Fetö, Paralel Alevilik Yarattı’

’Sapık Fetö, Paralel Alevilik Yarattı’

Administrator
‘Sapık Fetö, Paralel Alevilik Yarattı’
Samsun Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Cem Sultan Ermiş, FETÖ ile ilgili kimsenin tahmin edemeyeceği yapılanmadan bahsetti

] Gazete Gerçek’e özel açıklamalarda bulunan Ermiş, ’Her zaman diyoruz ve tekrar ediyoruz. Darbelerle mücadele bir demokrasi mücadelesidir. Darbeler halka karşı işlenmiş suçlardır. Darbe girişimi aklı başında her insan, demokratik kitle örgütleri, tüm emek, demokrasi ve barış güçleri gibi tarafımızdan da nefretle kınanmıştır. Kınanmaya da devam etmekteyiz. Biz Aleviler olarak bu darbe girişiminden utanıyoruz’ şeklinde konuştu.

’FETÖ’CÜ ALEVİLİK YARATMAYA KALKTILAR’
FETÖ’nün Alevilere karşı doğrudan bir tehdit olduğunu söyleyen Samsun Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Cem Sultan Ermiş, ’1993 Sivas katliamından sonra yurdun birçok bölgesinde Aleviler örgütlendik. Kendi olanaklarımızla Cem Evleri Kültür Merkezleri inşa ettik. Bundan rahatsız olanlar gerek FETÖ’yu kullanarak gerekse başka yapıları kullanarak arkalarında halk olmayan fakat tabela derneği olan dernekler kurdurdular. 23 Temmuz 2016 Resmi Gazetede yayınlanan KHK ile bu derneklerin bir kısmı ve bir federasyon kapatıldı. Ama hala bizim tespit ettiğimiz ve kapanmayan dernekler ve vakıflar var. Yine bu yapı birçok üniversitelerde kendi yetiştirme profesörler aracılığıyla kulüp gibi yapılar kurarak alevi hareketine sızmaya çalıştılar. Amaçları FETÖ tipi bir Alevilik yaratmaktı’ şeklinde konuştu.

’BİZİ ASİMİLE ETMEYE KALKTILAR’
Açıklamalarına devam eden Ermiş, ’Bu derneklerin yöneticileri ve kurucuları Anadolu Aleviliği ile ilgisi olmayan kişilerdendi. Çoğu da Alevi kökenli değildi. Amaçları Alevi Bektaşi inancını asimile etmekti. Zaman zaman kamuoyunda bizim haklı taleplerimizi sulandırmak için kullanılan derneklerdi. Tek amaçları tamamen bizi asimile etmekti. FETÖ’nün hedefi laik demokratik Cumhuriyet ve onun kazanımları idi. Kendisinin yayınladığı kasetler ortada. Kendisini mehdi sanan bu sapığın amacı bir gün Humeyni gibi yurda gelerek selefi anlayışlı bir şeriat devleti kurmaktı. Hedefi ise Demokratik Laik Cumhuriyetti. İnançlarından dolayı laikliği sonuna kadar yaşatacak olan derneğimiz başından sonuna kadar FETÖ’nün hedefiydi.

’PARALEL ALEVİLİK UTANÇ VESİKASIDIR’
Bu çakma dernekler Anadolu Alevilerinin binlerce yıldır geleneğinden ve inançlarından uzak sadece tabelalarında Alevi ve Alevi ulularının yazılı olduğu derneklerdi. Alevi Bektaşiler’den sadece çok az bir zengin işadamları ve ikbal peşinde olan tiplerin itibar ettiği derneklerdi. Halkta bir karşılığı olan dernekler değildi. Ayrıca bu dernekler açılırken o ilin tüm mülkü erkânı Vali, Kaymakam, Belediye Başkanları, Milletvekilleri de hazır bulunuyordu. Kamuoyunda Cami Cemevi ve Aşevi Projesi olarak bilinen Ankara Mamak’ta 2013 te temeli atılan binanın yeri Mamak Belediyesi tarafından FETÖ Çetesi ve işbirlikçilerine tahsis edilmişti. Bu dernekler Alevi Bektaşiler için çok önemli olan Kerbela Şehitleri ve İmam Hüseyin için tutulan ’Muharrem Orucu’nda beş yıldızlı otellerde inancımızda 1400 yıldır olmayan şatafatlı Muharrem İftarları düzenliyorlardı. Oysaki Muharrem ayında Alevi Bektaşiler kendi inançları gereği Muharrem ayında her türlü gösterişten uzak Kerbela acısını yüreğinde hissederek gösterişten uzak bir sofrayla orucunu açar ve bundan en yakın komşusunun bile haberi olmaz’ şeklinde konuştu.

’BİZİ YOK ETMEYE KALKTILAR!’
FETÖ’nün en büyük hedefinin Aleviler olduğunu sözlerine ekleyen Ermiş, ’FETÖ gerek kamuda gerek yargıda gerek orduda birçok Alevi’yi fişleyerek onları orduda Balyoz, Ergenekon gibi davalara hiç suçları olmadığı halde ordudan uzaklaştırmalarını sağlamıştır. En önemli örneği Deniz Yarbay Ali Tatar’dır. Ali Tatar sırf Alevi olduğu için iftira attılar. Atılan iftirayı kendisine konduramayan Sevgili Ali Tatar’ın intihar ederek yaşamına son vermesine neden olmuşlardır. Bu sayıyı daha çoğaltabiliriz. Yargıda ’yargıyı Alevi dedelerinden temizleyeceğiz’ diye Alevi bile olmayan ama kendi planları için engel gördükleri Atatürkçü yurdunu vatanın seven birçok vatanseveri her türlü entrikayla yargıdan uzaklaştırdılar, bu örnekler tüm kamu kurum ve kuruluşlarında yaşandı. Biz bu FETÖ’yü de kirli amaçlarını da yıllar önce görmüş bunun için mücadele etmiş bir örgütüz. Dönenim Başbakanı Bülent Ecevit’in bu yaratığın okullarını övmesi sonucu ’Sayın Başbakan övdüğünüz adamın kitaplarında bak neler yazıyor’ diyerek 2000 yılında DSP Genel Merkezine gidip tepki göstermiştik. Şimdi bu FETÖ çetesinin neler yapabileceğini tüm halkımız gördü ve darbeye karşı her gün alanlarda nöbet tutuluyor. Yalnız bazı provokatörler Malatya’da, İstanbul ve Hatay’da Alevilerin yoğun yaşadığı mahalleri taciz ederek bu FETÖ çetesinde tam yapmak istediği halkı karşı karşıya getirme planına alet olmuşlardır’ dedi.

Serhat TÜRK

gazetegercek.com
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Posting Freak
‘Sapık Fetö, Paralel Alevilik Yarattı’
[COLOR=#800080]Yakın zamanda bu cami cemevi projesini destekleyen İzettin Doğan'ın da bu son olaylarla ilgili görüşlerini çok merak ediyorum...

[COLOR=#0000cd]Bu projenin hayata geçmesi için kendini az yırtmamıştı...


[COLOR=#800080]Hatırlatma amaçlı: Bakalım kendini Alevi lideri gibi göstermeye çalışan devletin memuru İzettin Doğan ne demiş;

cemvakfi.org.tr sitesinden alıntıdır...

’Cami-cemevi projesi, barış projesidir’


Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan Cem TV Özel Gündem’de cami –cemevi projesinin merak edilen sorularını yanıtladı.

Prof. Dr. İzzettin Doğan,proje için neden Ankara’nın seçildiğini,yeni cami-cemevi projesi olup olmadığını,cemevlerinin ibadet statüsü kazanıp kazanmadığı ve çok daha fazlasını Özel Gündem’de yanıtladı.

Konuşmasına Fethullah Hoca Efendi ile alevi-sünni ayrıştırılması hakkında konuşmaları olduğunu söylerek başlayan Prof. Dr. Doğan insanların birbirlerine saygılı olması gerektiğini vurgulayarak devam etti:

’Türklerin batılılardan fazla alabileceği bir şey yok. Ülkede yaşayan dini akımlar içinde alevilik bin yıl öncesinden beri İslami çok iyi anlatır. Anadolu Aleviliği saygıyı en çok hak eden Aleviliktir.

Ortaasyadan Türkmen aleviler büyük bir göç ile doğu anadoluya ve orta anadoluya geldiler.

Anadolu da Hıristiyanlar böyle bir yenliğin karşısında Müslüman olmaya başladılar.Yeni kültürler alt kültürleri yeniler.

Anadolu da aleviler büyük ızdırap çektiler, büyük ölçüde zülme uğradılar ama hep dik durdular. Kimse Alevilerin dimdik ayakta duruşlarını yıkamadı.Yeri geldi dağ başlarında bile kendi hukuk düzenlerini kurdular. Kendi içlerinde kurdukları mekanizmalarla kimseyi incitmeden kendi düzenlerini yaşadılar.Tüm bunları Fetfullah Hoca Efendi ile konuştuk.

Ahmed Yesevi Efendi zamanındada saz eşliğinde cemler ifşa edilirdi. Bunu herkes gibi Fethullah hocada biliyor. Aynı zamanda İslam’ın Arap demek olmadığını da biliyor.Kuranı Kerim Araplara yollanmamıştır sadece. Adem’e, insana yollanmıştır.

Alevilikte cebir şiddet kibir yoktur. Kimseyi kırmamak üzerine kurulmuş bir yapıyı Fethullah Hoca Efendi neden kabul etmesin.’

’Bu proje barış projesidir’

’Türkiye’de caminin yanına cemevinin getirilmesini istemek barış istemektir. Bunu istemeyenler tamamen art niyetlidir.

Devlet camilere her türlü maddi desteği yapıyorsa ama Alevilerin, cemevine dedesine,inanç önderlerine kendi ihtiyaçlarını karşılaması için tek kuruş vermiyorsanız aynı devlet içinde bütün partiler aynı şekilde davranırsa burada bir yanlışlık var.

İslam adı altında sadece Sünni İslam öğretilmiştir bu ülkede. Ancak bugün Bu ülkedeki büyük bir cemaat bunu kabul ediyorsa cemevleri kabul görür hale gelmiştir.Bir cami , caminin yanında bir cemevi ve benim önerimle bir aş ev ide yapılacak. Din dil ırk gözetmeksizin bir kardeşlik ortamı kurulacak.Bunun kime ne zararı var.

Caminin yanında cemevinin yapılması bir sivil toplum hareketi olarak yapılması neden kabul görmesin.



Son iki ayda Sünni kesimin Şiilere, Şiilerin Sünnilerle çatışması sonucu bin 500 kişi öldü. Hindistan’da, Pakistan’da her yıl yüzlerce insan Sünni Şii çatışmasında ölüyor. Suriye’de ise bu alevi Sünni çatışması olarak görülüyor ve bunu Türkiye’ye sıçratmaya çalışıyorlar.

Eğer bugün bu ülkede alevi-sünni çatışması olmadıysa Cem Vakfı’nın çalışmaları ev Sünni vatandaşların bize olan güveninden dolayıdır.’

’Birbirlerini tanıdıkça daha çok sevecekler’

’Herkes kafasında bir şey canlandırıyor. Cami ile cemevi kapı kapıya değil o alanda. Orası büyük bir alan olacak. Kişi namazını kıldıktan sonra ben bir gideyim Alevilerin ibadetine bakayım diyebilir.Birbirlerini tanıyacaklar ve tanıdıkça birbirlerini daha çok sevecekler.

Bu insanların birbirlerini tanıması devletin görevidir aslında. Bir kişi Aleviliğinden dolayı devlette görev alamıyorsa siz barışı sağlayamazsınız.Siyaset bile alevi Sünni ayrımı üzerine oturtulmaya çalışılıyor.Ben bunu sayın Başbakan’a da söyledim.Bu vaziyetten uzak durun,uzun vadede derin yaralar açılır dedim. Siyasette kalmak için bu yapılırsa size devlet adamı demezler bunu adı başkadır.Türk halkı da buna geçit vermez.’

’Asimilasyon yaşanması söz konusu değil’

Asimilasyonun söz konusu olmadığını dile getiren Prof. Dr. İzzettin Doğan, Aleviliği tam anlamıyla bilen kişi asimile olmayacağını belirtti.

’Aleviler ben Alevilikten uzaklaşırım Sünni olurum diyorsa o kişi zaten Aleviliği tam anlamıyla bilmiyordur. Aleviliği öğrenmek isteyene ben şunları öneririm, Yunus’u oku Mevlana, Hacı Bektaşi Veli oku, Aşık Veysel, Dadaloğlu,Yahya Kemal oku, Pir Sultan Abdal’ı oku derim.’

’Alevi Sünni ayrışmasının ticaretini yapanlar var’

’Alevi-Sünni ayrışmasını bazı insanlar kullanıyor,art niyetli insanlar bunun ticaretini yapıyor. Şöyle bir örnek verebilirim buna; adam gidip diyor ki, ondan neden mal alıyorsun alma, o Kızılbaş. Eğer o aydın bir vatandaşsa bunu ayırır. Bu tarz olaylardan dolayı halkın birbirini tanıması lazım.Bizler aynı peygambere, aynı ehlibeyte dua ediyoruz.’

Cem Vakfı. sitesinden alıntıdır.
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 29/07/2016, 15:06, Düzenleyen: adgan.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.