You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Sanat Dünyasından Haberler

Sanat Dünyasından Haberler

Posting Freak
Sanat Dünyasından Haberler
aRKADAŞLAR BURDA SANAT DÜNYASINDAN YENİ OLAN HABERLERİ TOPLIYALIM.tİYATRO ,RESİM BALE,MÜZİK VS...



Tiyatro Simurg’un Yeni Oyunu “Sıvas Yandı 15 Yıl Oldu”

[Resim: haber213.jpg]

1993 yılında Sivas’ta yaşanan ve 35 aydın ve sanatçının ölümüyle sonuçlanan olaylar değişik oyunlara konu oluyor.
Sivas olaylarının 15. yılı dolayısıyla Tiyatro Simurg da konuya ilişkin yeni bir oyun hazırlıyor.
Katliamlardan ve acılardan yakasını kurtaramayan Sivas ve çevresinde yaşananları konuşa tartışa paylaşa Sivas’a giden sanatçıları anlatan oyun, izleyiciyi dün ile bugün arasında bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor.
Mehmet Esatoğlu’nun yazıp yönettiği oyunun yardımcı yönetmenliğini Timur Ölkebaş yapıyor.
Aynur Diz, Bilgesu Ataman, Funda İslam, Ogün Seyrekel, Ergin Düzgün ve Göksel Keşen’in çeşitli rollerini paylaştığı oyun Temmuz ayında perdelerini açıyor.
Sultanbeyli’de 6 Temmuz 2008’de düzenlenecek Sivas anmasında sergilenecek oyun, Temmuz ayı boyunca değişik semtlerde düzenlenecek etkinliklere katılacak.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Sanat Dünyasından Haberler
[Resim: 288240.jpg]

İstanbul’da 1700’lerde çıkmış iki yangını gösteren çizimler Sotheby’s’de, Çarşamba günü satışa çıkarılacak. Çizimlerin şimdiye dek hiç bilinmediği ifade ediliyor.Bunlar istanbulun yangınlarını gösteren ilk çizimler...
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Sanat Dünyasından Haberler
İstanbul Sanat Yayında!



İstanbul Sanat Akademisi yenilikçi vizyonuyla karşınızda...

İlk sayısında özellikle sanatın tüm dallarına yer vermeye çalışan İSTANBUL SANAT AKADEMİSİ özellikle Plastik Sanatlar ve Sinema dallarında Güzel Sanatlar fakültelerinin değerli mezunlarının çalışmalarına geniş yer vermeye çalışacaktır. Sanatın gelişmesi ve günlük yaşamın bir parçası olması gerektiğini düşünen bu değerli sanatcı arkadaşlarımızla İstanbul Sanat Akademisi sanatın ne kadar değerli olduğunu ve ne zorluklarla yapıldığını gösterecek ve sanat dünyasındaki tüm yeniliklerin sanat severlerle buluşmasını sağlayacaktır.

Tüm bunların yanısıra İstanbul Sanat Akademisi , galerilere ve sanata destek olan bütün kurumlara geniş yer vermeye çalışarak sanatın, sanatçının ve sanatseverin aynı mekanda buluşmasına öncülük edecektir.
Dileğimiz, genç nüfuslu bu güzel ülkemizin her geçen gün sanatla daha da yakınlaşması kendi sanatına kendi sanatçısına sahip çıkması ve her zaman yeniliğe sıcak bakmasıdır
[Resim: issanat.jpg]
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Sanat Dünyasından Haberler
BONSAİ'NİN YETİŞTİRİLMESİ
Bonsai için seçilen fidan saksıya yerleştirildiğinde, saksının seçilen bitkinin su gereksinimini yeterince karşılayabilecek bir yapıda olmasına dikkat edilir. Saksı toprakla doldurulduktan sonra sulama işleminin büyük bir özenle sürdürülmesi gerekir. Sulamada esas her kök ucunun yeterince nemlenmesini sağlamaktır. Fidan büyüyüp filizlendikçe fazlalıklar budanır. Ancak, saksıya konduktan iki veya üç yıl sonra bitkinin kökleri saksıyı hemen hemen tamamen dolduracak kadar büyümüş olacağından saksı değiştirmek, bunu yaparken de köklerdeki fazlalıkları budamak gerekir. Köklerdeki fazlalıklar budanmadığı takdirde bitkinin su emebilmesi, dolayısıyla nefes alması zorlaşır. Bu nedenle saksının değiştirilmesine geçilir. Saksı değiştirme işlemi bitkinin uyku halinde olduğu bir sırada, yani ilkbaharda goncalarının açılacağı zamandan önce yapılmalıdır. Bunun için bitki önce saksıdan çıkarılır, köklerinden gerekli budamalar yapılır - ki bu genellikle köklerin üçte birinin budanması demektir - ve eski saksıdaki toprağın üçte biri yeni saksıya yerleştirildikten sonra bitkiye istenen sekli vermek üzere üst dallarda veya gövdede gerekli budama işlemlerine geçilir, ve sonunda bitki üstü taze topraklı yeni kabına yerleştirilir. İki, üç hafta içinde budanan köklerden yeni kökler çıkar. Budama yoluyla zindeleştirilmiş olan bitkinin dallarından yeni yeni dallar fışkırır. Ancak, yetiştirici bu yeni dalları, filizleri ve goncaları gerektiği şekilde devamlı olarak budamayı sürdürür.
Bonsai’nin canlı bir bitki olduğunu belirtmiştik. Bitkilerin özümleme olayını gerçekleştirebilmesi için havaya, suya ve güneş ışığına ihtiyacı olduğundan Bonsai genellikle açık havada uygulanır, ilkbaharla sonbahar arasında Bonsai günde iki - üç kez sulanır. Ancak sulamada dikkat edilecek husus, toprağın devamlı olarak nemli kalmasını sağlamak değil, kurudukça sulanmasıdır.
Soğuk iklim olan yerlerde, belirli bazı Bonsai türlerinin soğukla doğrudan teması önlenmelidir. Bütün bitkilerin yetiştirilmesinde olduğu gibi Bonsai türlerinde de gübreden yararlanılmalıdır. Saksı değiştirme işlemi tamamlandıktan sonra, sıcak yaz ayları hariç, bitkiye Ekim ayına kadar gübre verilebilir. Bu arada zararlı böceklerden koruyucu ilaçların da rahatlıkla kullanılabileceği kuşku götürmez. Böylelikle, bazı belirli Bonsai türlerinin hastalanıp kuruması önlenmiş olur.
[/B]
[B]Her bitki veya fidandan Bonsai yapılamaz. Seçilecek bitkinin Bonsai'nin süs ve görünüm değerini devam ettirebilmesi bakımından bazı koşullara sahip olması gereklidir. Örneğin: Bitkinin yaprakları olabildiğince sık fakat küçücük olup çekici bir güzelliğe sahip olmalıdır. Bitki dört mevsimde de güzellik ve çekiciliğini koruyabilmelidir.

Bitki ya da ağaç seklini kolaylıkla koruyabilmeli ve uzun ömürlü olmalıdır. Bitki ya da ağaç dayanıklı, saksıda yetiştirilmeye uygun olmalı ve özel koruyucu önlemlere gerek göstermemelidir.
Japonya'da Bonsai için en uygun bitki türleri çam ve meşe familyalarından gelen kızıl cam, kara çam, Ezo ladini, ardıç, sedir, dikenli ardıç gibi dört mevsim boyu yapraklarını dökmeyen ağaçlar ve mevsimlere göre yaprak dökmekle birlikte dayanıklı türlerden Kaede çınarı, Japon gri kabuklu karaağaç, kayın, Çin ayvası, kiraz ve Japon kayısısıdır.

[Resim: bonsaitp4.jpg] [Resim: b149sg6.jpg]

[Resim: fengshuibonsaiyg0.jpg] [Resim: ginsengficusbonsaitreesro8.jpg]
__________________
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Sanat Dünyasından Haberler
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un son romanı “Masumiyet Müzesi” okurla buluştu.


[Resim: book_big.jpg]


Orhan Pamuk’un aşka odaklanan, ancak diğer tüm romanları gibi insan hayatının her alanına ve günlük hayatın inceliklerine de yönelen “Masumiyet Müzesi” 592 sayfa, 3 bin 71 paragraf, 140 bin 366 kelimeden oluşuyor. Kitap, yazarın “Cevdet Bey ve Oğulları”ndan sonraki en uzun romanı.

Aşk, eşyalara ve kişilere bağlanma, koleksiyonculuk, müzeler gibi konular ile cinsellik, bakirelik hakkındaki geleneksel tutumları da tartışmaya açan “Masumiyet Müzesi”nin konusu, tekstil zengini Basmacı ailesinin iyi okumuş 30 yaşındaki oğulları Kemal ile uzak akrabaları yoksul Keskin ailesinin 18 yaşındaki güzel kızı Füsun arasındaki aşk ilişkisi etrafında gelişiyor.


OTELLERDE VE YOLCULUKLARDA YAZDI
Orhan Pamuk, “Masumiyet Müzesi”ni yazmaya, 2001 yılında “Kar” adlı romanı yayımladıktan kısa süre sonra başladı. Bir yıl yazdıktan sonra ara veren ve “İstanbul”u yazmaya başlayan Pamuk, 2003 yılında “İstanbul”u yayımladıktan sonra tekrar romana dönerek, aralıksız olarak 5 yıl daha “Masumiyet Müzesi” üzerinde çalıştı. Bu 7 yılda Pamuk, Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesi, Hollanda’da Tilburg Üniversitesi, Almanya’da Berlin Frei Üniversitesi, Amerika’da Georgetown Üniversitesi, İspanya’da Madrid Üniversitesi ve Lübnan’da Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden şeref doktoraları aldı. Amerikan Sanatlar ve Edebiyat Akademisi ve Çin Sosyal Bilimler Akademisi şeref üyeliğine de seçilen Pamuk, tüm bu ödülleri almak için çıktığı yolculuklarda uçaklarda, sabahları otel odalarında hiç durmamacasına “Masumiyet Müzesi”ni yazdı.

Orhan Pamuk: Eşyaların teselli gücü vardır

Romanın pek çok sahnesi, 56 model bir Chevrolet’nin içinde geçiyor. Kitabın sonunda tüm karakterleri içeren bir karakter dizini yer alıyor. Pamuk’un ve roman kahramanı Kemal Bey’in isteğiyle “okura kolaylık olsun” diye hazırlanan bu dizindeki 150’ye yakın kişi, romanın 83 bölümünde, pek çok kereler okurun karşısına çıkıyor.

“Masumiyet Müzesi” yalnızca bir roman değil, aynı zamanda Pamuk’un Çukurcuma’da kurmakta olduğu, henüz açılmamış müzenin de adı. Bu müzenin kurulması da romanın bir parçası. Pamuk, romanı yazarken dünyanın pek çok müzesinde günlük hayat eşyalarının nasıl sergilendiğini araştırdı. Bu müzede, roman kahramanı Kemal’in sevgilisi Füsun’un dokunduğu eşyalarla hikayede sözü edilen pek çok nesne yer alacak.

Pamuk, bu eşyaları toplamaya, 10 yıl önce olayların bir kısmının geçtiği müze evi satın aldığı zaman başladı. Pamuk, koleksiyonunu “Türkiye yılı” vesilesiyle Frankfurt’taki ünlü Schirn Galerisi’nde sergilemek için yaptığı anlaşmadan, sergi henüz hazır olmadığı için vazgeçti. “Masumiyet Müzesi”nde aşk, eşyalara ve kişilere bağlanma, koleksiyonculuk, müzeler gibi konular, cinsellik, bakirelik hakkındaki geleneksel tutumlar da tartışmaya açılıyor.

30’DAN FAZLA DİLDE YAYIMLANACAK
“Masumiyet Müzesi”nin çeviri hakları, daha kitabın yazılması bitmeden 30’un üzerinde dilde yayımlanmak üzere satıldı. İlk çeviri, kitabın Türkiye’de satışa çıktıktan 2 hafta sonra Almanya’da Hanser Yayınevi tarafından yayımlanacak. “Museum der Unschuld” adıyla çıkacak bu çevirinin ilk baskısı, kitabın Türkiye baskısı “Masumiyet Müzesi” gibi 100 bin adet olacak.

Orhan Pamuk, biri “Masumiyet Müzesi”nin düşünsel, edebi, kişisel ve felsefi kaynakları, diğeri büyük aşk romanları konularında olmak üzere, romanına da ışık düşürecek 2 makale yazıyor. Romanını açıklamaktan çok, onu nasıl kurduğunu, nasıl hayal ettiğini ve diğer aşk romanlarından farkını ortaya koyan bu makaleler, önümüzdeki günlerde Türkiye’de ve diğer ulkelerde yayınlandı
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Sanat Dünyasından Haberler
60 ülkeden yaklaşık 2 bin 500 kelimenin yarıştığı sözcük yarışmasında birinciliği Türkçe’deki “Yakamoz” aldı.

Almanya’nın başkenti Berlin’deki Dış İlişkiler Enstitüsü tarafından düzenlenen, 60 ülkeden yaklaşık 2 bin 500 kelimenin göz önünde tutulduğu yarışmada, Türkçe “Yakamoz” sözcüğü, 3 kişilik jüri tarafından dünyanın en güzel sözcüğü olarak belirlendi.

Bu konuda yapılan açıklamada, ayın sudaki yansımasını ifade eden “Yakamoz” sözcüğünün, orijinalliği, anlamı ve kültürel önemi açısından birinciliğe layık görüldüğü bildirildi.

Yarışmada ikinciliği, horlamak anlamına gelen Çince “Hu lu” kelimesi kazanırken, üçüncülüğü de Afrika’daki Luganda dilinde “düzensiz” anlamına gelen “Volongoto” sözcüğü elde etti.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Sanat Dünyasından Haberler
[align=center]Nasreddin Hoca'nın gözünden [/align]

30 Ekim 2008


Yüzyıllardır güncelliğini kaybetmeyen Nasreddin Hoca'nın zekası bu kez bir sergiyle karşımızda...

[Resim: 67268441kx3.jpg]


Eray Özbek ve Cem Günen Nasreddin Hoca’nın doğumunun 800. yıldönümüne özel bir sergi hazırladı. Serginin adı ise Nasreddin Hoca’nın bilinen bir fıkrasından esinlenerek konuldu: Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın.
Sergi 30 Ekim- 13 Kasım tarihleri arasında Schneidertempel Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.
[Resim: 181tx4.gif]
''Kuran İmanla Olur.
İman Aşkla Olur,
İnsanı Sevmekle Olur..''


Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.