Cumhuriyet
19.05.2009
Sait Faik’i Anma Günleri 31 Yaşında
PERİHAN ERGUN
Geçen hafta da gündemi siyasal, hukuksal, toplumsal ürkütücü olaylarla kapattık.
Bugün bunları görmezden gelerek, evrensel öykücümüz Sait Faik Abasıyanık’ın anılıp anlatılan günlerinden 31’incisine ulaştığımızı onu sevenlere anımsatacağım.
Sait, Atatürk’ten sonra Mark Twain Onur Ödülü’ne ülkemizde değer bulunan ilk ve tek yazın insanıdır. Bu nedenle de evrenselleşmiştir. Nurlar içinde yatığına inandığım büyük hümanist yazarımız Vedat Günyol’dan öğrendiğime göre, Halide Edip Adıvar Mark Twain Derneği’nin üyesidir. Dernek, Türkiye’de bu onur üyeliğinin kime verebileceğini araştırmaktadır. Günyol’un, bilindiği gibi Halide Edip’le uzun bir çalışma dönemi vardır. Günyol kendisine, bunun Sait Faik olabileceğini işaret eder. Dernek ilgilileri Halide Hanım’ın bu önerisi üzerine, öykücümüzün yapıtlarını inceleyerek onu bu onur ödülüne değer bulur. Ödülün verildiği yıl 24 Mayıs 1953’tür. Bu büyük ödülü kutlayanlara her zamanki alçakgönüllülüğüyle “önemsemediğini” söyler. Yazık ki bu mutlandırıcı olaydan bir yıl sonra 11 Mayıs 1954’te öldürücü siroz nedeniyle 48 yaş gibi genç sayılacak bir dönemde ve daha birçok ürün verecekken yaşamını yitirdi.
Ulusumuzun değerlerini yücelten bilim ve sanat emekçilerinin yapıtları, kuşkusuz, uygarlıklarının da yüz akıdır. Bilinen bu gerçeği kuşaktan kuşağa aktarabilecek olan değerbilirliktir. Bunun o toplumun borcu olduğu inancıyla, yörelerimizde bizleri aydınlatan, düşündüren, güzellik ve iyiliklere götüren yazın, ses, çizgi, yontu gibi yapıtlarını halkına armağan edenleri gelecek kuşaklara tanıtmak gö- revimiz olmalıdır. İşte bu ilkeden yola çıkarak, öykücülüğümüzde önemli yer tutan, İstanbul’un Prens Adaları’nın doğa harikası Burgazadası’nın cenetten bir damla olduğunu, bu tutkusu yanında ada emekçilerinin çilelerini dile getiren, “Bir insanı sevmekle başlar her şey” derken, çevreyi katledenlere karşı hüzünlü tepkisini “Son Kuşlar” öyküsünde dile getirirken bile “Nereden gelirse gelsin, ottan, çiçekten.. Gelsin de nereden gelirse gelsin!.. Bir hişt sesi gelmedi mi fena.. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler insanoğulları.. Hişt hişt..” tümceleriyle bizlere yaşama sevincini öğreten Sait Faik’i sonsuza dek yaşatmak boynumuzun borcudur. Bu doğrultuda Anma Günleri’ne 1978’de ölümünden 24 yıl sonra 11 Mayıs’ta başladık. O yıl Sait Faik Hikâye Armağanı’nı Adnan Özyalçıner’le Selçuk Baran paylaşmıştı. Bu başarıyı kutlamak amacıyla öğrencilerim olan o günlerin muhtarı Güngör Yıldırım’la CHP Adalar Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Bölük’ü görevlendirerek (yazık ki bu iki adalı yavrumuz vakitsiz Hakk’a yürümüş bulunmaktalar) Deniz Kulubü’nde ödülleri sunmakla yola çıktık. O günden sonra her yıl Sennur Sezer’le Adnan Özyalçıner’in uzun süren katkılarıyla 11 Mayıs’ı izleyen pazar günlerinde öykücümüzü yaşatmaya çalıştık. İstanbul sevdalısı Sayın Çelik Gülersoy’un başkanlığında Adalar’ın kültür ve doğa varlıklarını korumayı amaçlayan, 23 Mart 1989’da tescili yapılan, 20’nci yılını bitiren Ada Dostları Derneği’nce bu yıl da 17 Mayıs’ta 31’incisiyle yaşatılacaktı. Tandoğan’da Cumhuriyet gönüllülerince yapılması kararlaştırılan mitinge saygı nedeniyle anma tarihini 31 Mayıs’a erteledik. Üç yıl önceye değin bu etkinlikler, öykücümüzün en çok sevdiği yer olan Burgazada’nın Kalpazankaya Kır Gazinosu’nda yapılagelmişti. Oranın şu anda rahmete kavuşmuş bulunan sahipleri İsmail Dede ile oğlu Erdoğan Bucak’ça anmalar çok kabul görmesine karşın, bu toplantılar vârislerince müşterilerinin rahatsız edildiği bahanesiyle yadsındı... Artık orada yapılamamakta. Bu yılki, Adalar’da ilk kurulan ASSK’de ada sevdalısı kulüp başkanı Ali Tolga’nın istemiyle onun tutkulu olduğu denizinin kıyısında, kendisini sevenleriyle, borçlulukla adı ve sanatı yâd edilecek…
***
Bunları yazarken elimde olmaksızın özlemini duyduğum Sevgili Mustafa Balbay’ın anma günlerine gelemeyişine gösterdiği özrünü anımsadım. Bulunmayı çok istediği halde pazar günleri yaptığı (Ankara Rüzgârı) programının engeline beraberce üzülürdük. Sabırla, hukukun üstünlüğüne inanarak bekliyoruz. O çıkacak, yine yazacak ve gelecek!
Sait Faikâi Anma Günleri 31 Yaşında
Sait Faikâi Anma Günleri 31 Yaşında
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi