Åah Hamdi Türbesi (Urla) Yapım Çalışmaları (İzmir Grubu)
ay cok mutlu oldum böyle şeyler duymak hizmetiniz kabul olsun pirim defterine yazsın
Dogan yazdı:Sevgili canlar, bu gün İzmir No'lu Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünden 2 yetkiliyi Urla'ya götürdük.
Yerinde yapılan incelemede "basit onarım" teklif ettiler.
Bu işte sadece sıva tamirleri, temizlik ve boya badana yapılabilir.
O nedenle "basit onarım" teklifini kabul etmedik.
Bu kadarını zaten resmi prosedürü çalıştırmadan da yapabilirdik.
Türbe için istediklerimizi anlattık.
Bunun için projemizin de hazır olduğunu belirttik.
Bunun üzerine ek bir dilekçeyle projeyi sunmamızı istediler.
Bu konuda anlaştık. Projeyi bekleyeceklerini söylediler.
"Projeyi gelin benden alın." dediği için Ankara'ya geldiğimizde Allah nasip ederse Pirimizden projeyi almayı düşünüyoruz.
Bu durumda dosyamız 3 haftada bir toplanan kurula sunulacak.
İzmir'e dönüşte bana türbedarın kimliğini sordular.
Tabii ben de sabırsızlıkla böyle bir soruyu bekliyordum.
Horasan, kerkük- Kerbela, Hacı Bektaşi Veli ve Atatürk ekseninde Şah Hamdi Pirimi tanıtmaya çalıştım. Ehlibeyt neslinin Türk olduğunu anlattım.
Atatürk'ün evliya ve çağının "Mehdisi" olduğunu anlattım.
Atatürk'e atfen ]"Dilimiz de dinimiz de Türkçe'dir." dedim.
Arap kültür empeyalizmine karşı olduğumuzu söyledim.
Arka koltukta oturan Atatürk'e sahip çıkan sözler söyledi, AKP'yi ve Tayyip'i eleştirdi.
Zöhre Ana'mdan söze devam ettim.
Hayretler içinde kaldılar.
"Doğan bey biz seni birdaha bulamayız. Zöhre Ana'nın gelecek günler için bizden talebi nedir? " diye sordular.
]"Önce AKP'den kurtulmak, Atatürk ve Cumhuriyeti'ne sahip çıkmak ve asla dinci siyasete geçit vermemek." diye cevapladım.
Pirimin kerametlerinden anlattım. Ancak asla bir medyum ve şifacı olmadığını bir kaç kez tekrar ettim. Arap din verilerine göre imgelenen çarşaflı, tespihli ve Arapça okuyup üfleyen biri olmadığını anlattım.
]"Atatürk'ün bayan olarak yaşadığını düşünün, tam karşılığı budur." dedim.
Bunun bir Allah vergisi olduğunu ifade ettiler.
Bilimle açıklanamaz dediler.
Ben de ]"Her şeyin bilimsel ilkelere uygun olduğunu, keramet karşısında sadece iman edilebileceğini anlattım. Kapısının ayrımsız herkese açık olduğunu, görsel ve yazılı olarak kayıt altına alındığını ve araştırmaya açık olduğunu anlattım.
"Peki bu işleri hangi statüyle yürütebiliyor." diye sordular.
"Açık kapı derneği." çatısı altında faaliyetlerimizi sürdürdüğümüzü anlattım.
Dernek faaliyetlerimizden örnekler verdim.
Çok mantıklı buldular.
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
Dogan yazdı:Sevgili canlar, bu gün İzmir No'lu Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünden 2 yetkiliyi Urla'ya götürdük.-----------------
Yerinde yapılan incelemede "basit onarım" teklif ettiler.
Bu işte sadece sıva tamirleri, temizlik ve boya badana yapılabilir.
O nedenle "basit onarım" teklifini kabul etmedik.
Bu kadarını zaten resmi prosedürü çalıştırmadan da yapabilirdik.
Türbe için istediklerimizi anlattık.
Bunun için projemizin de hazır olduğunu belirttik.
Bunun üzerine ek bir dilekçeyle projeyi sunmamızı istediler.
Bu konuda anlaştık. Projeyi bekleyeceklerini söylediler.
"Projeyi gelin benden alın." dediği için Ankara'ya geldiğimizde Allah nasip ederse Pirimizden projeyi almayı düşünüyoruz.
Bu durumda dosyamız 3 haftada bir toplanan kurula sunulacak.
İzmir'e dönüşte bana türbedarın kimliğini sordular.
Tabii ben de sabırsızlıkla böyle bir soruyu bekliyordum.
Horasan, kerkük- Kerbela, Hacı Bektaşi Veli ve Atatürk ekseninde Şah Hamdi Pirimi tanıtmaya çalıştım. Ehlibeyt neslinin Türk olduğunu anlattım.
Atatürk'ün evliya ve çağının "Mehdisi" olduğunu anlattım.
Atatürk'e atfen ]"Dilimiz de dinimiz de Türkçe'dir." dedim.
Arap kültür empeyalizmine karşı olduğumuzu söyledim.
Arka koltukta oturan Atatürk'e sahip çıkan sözler söyledi, AKP'yi ve Tayyip'i eleştirdi.
Zöhre Ana'mdan söze devam ettim.
Hayretler içinde kaldılar.
"Doğan bey biz seni birdaha bulamayız. Zöhre Ana'nın gelecek günler için bizden talebi nedir? " diye sordular.
]"Önce AKP'den kurtulmak, Atatürk ve Cumhuriyeti'ne sahip çıkmak ve asla dinci siyasete geçit vermemek." diye cevapladım.
Pirimin kerametlerinden anlattım. Ancak asla bir medyum ve şifacı olmadığını bir kaç kez tekrar ettim. Arap din verilerine göre imgelenen çarşaflı, tespihli ve Arapça okuyup üfleyen biri olmadığını anlattım.
]"Atatürk'ün bayan olarak yaşadığını düşünün, tam karşılığı budur." dedim.
Bunun bir Allah vergisi olduğunu ifade ettiler.
Bilimle açıklanamaz dediler.
Ben de ]"Her şeyin bilimsel ilkelere uygun olduğunu, keramet karşısında sadece iman edilebileceğini anlattım. Kapısının ayrımsız herkese açık olduğunu, görsel ve yazılı olarak kayıt altına alındığını ve araştırmaya açık olduğunu anlattım.
"Peki bu işleri hangi statüyle yürütebiliyor." diye sordular.
"Açık kapı derneği." çatısı altında faaliyetlerimizi sürdürdüğümüzü anlattım.
Dernek faaliyetlerimizden örnekler verdim.
Çok mantıklı buldular.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.