Gamze yazdı:] Bir sitede okuduğıum yazıyı sizle paylaşmak istedim.Yazıda ramazan orucu tutan alevi değildir diye ve alevilerin namazı olmadığından da bahsediyor.Bu konuda sizin düşünceleriniz nelerdir...Bir alevi ramazanı tutyosa sizce neden tutuyodur?yada yazıda bahsedildiği gibi ramazan tutan alevi alevi değilmidir...?
Sevgili Canlar,
Her şeyden önce oruç yas için tutulur. Bizler evliyaların yasını tutarız. Oruçlarda bizler yalnız ağzımızı değil özümüzü de bağlarız.
Bizlerin tuttuğu oruç Hz. Ali, Hz. Muhammed, Hz. Hüseyin, Hz. Hasan ve diğer evliyaların yası içindir.
Bizler Allah Muhammed Ali yolunda giden canlar olarak yalnızca bu yolun sahiplerine ibadet ederiz.. Yalnız onların yası için oruç tutarız. Bunu bir kere bütün Alevilerin iyi bilmesi lazım.
] Yine Alevilerin bilmesi gereken ikinci şey ramazan orucunun nerden geldiği ve ne için tutulduğudur. Bunu bilirlerse belki ibadet konusunda daha dikkatli ve doğru hareket ederler.
Ramazan orucu nerden gelmiştir;
Yukarda da belirttiğimiz gibi oruçlar ehlibeytin yası için, tutulurdu. Ehlibeyt şehit edildikten sonra meydan ömere kalınca, insanları ehlibeytten soğutmak, onları gözden düşürtmek, onları sıradan insanlarmış gibi göstermek gibi çalışmalar ömer, osman ve ebubekir tarafından hızlı bir şekilde yürütülmüştür.
Bunun neticesinde ehlibeyte yönelik yapılan ibadetleri bir şekilde değiştirip kendilerine göre şekillendirmişlerdir. Kendilerine göre uyduruk bir sürü ayet ve hadis yazarak sonradan koydukları ibadetleri gerçek ibadetlermiş gibi kendilerinden sonraki nesillere empoze etmişlerdir.
] İşte bu uyduruk ayet ve hadislerle resmen yasallaştırılmış uyduruk ramazan orucu da bunun sonucunda doğmuştur.
] Bunu da o ana kadar tutulan ehlibeyt yasının orucunu kendi çıkarlarına göre yorumlayarak ramazan orucu adı altında yeni bir oruç uydurarak yapmışlardır.
Neydi Alevilerin orucu? Evliyaların yasını tutmak.
Öncelikle ömer ehlibeyti sıradan insanlar ve islama hizmet eden şahsiyetler olarak insanlara göstermeye çalışmıştır. Bunu becerdikten sonra da kendilerini de islama hizmet eden yüce şahsiyetler olarak tanıtıp, zorla insanlara bunu kabul ettirip, bundan sonraki süreçte ehlibeytle kendilerini aynı grupta göstermiş ve insanların gözünde birer ulu şahsiyet olarak zorla ve hile ile kendilerini kabul ettirmişlerdir.
İşte ömer de üç gün için şam tarafına gidip kendini gizleyerek o zamanda ;
-bakalım kimler benim için üzülüp yasımı tutacak, kimler sevinecek,
diyerek böylece dostunu düşmanını da tanıyıp bir taşla iki kuş vurmuş olmak için kendini üç gün gizleyip insanların arasına öldüğü haberini yaymıştır.
Bunun üzerine ömerin yası için insanlara üç gün oruç tutturulur. İşte ramazan orucu buradan gelir. Yani Ramazan orucunu tutanlar ömerin yasını tutmuş olacaklardır. Nitekim bu üç günlük oruç ilerleyen tarihlerde otuz güne çıkmıştır.
Ömer üç gün sonra evine döndüğünde, ve de ölmediği anlaşıldığında da bu sefer de eğlenceler tertiplenip, dansözler oynatılıp, içkiler tüketilerek ömerin dönüşü kutlanmıştır. İşte ramazan bayramı ve bayram eğlenceleri buradan çıkmıştır.
] Tabi bu gün içki, dansöz alemleri el değiştirmiş kendini bilmezlerin sığınağı olmuş. O uyduruk ibadetleri içki ve eğlence ortamlarını yapanlar ise sonradan gelen evliyaların insanları yavaş yavaş uyandırması üzerine, sonradan yapılan değişikliklerle kendileriyle ilgileri yokmuş gibi, bu ortamlara karşıymış gibi, bu ortamları hiç yaşamamışlar gibi görünerek adeta birer melek kılığına bürünmüşlerdir.
İşte bizim sazanlar da bu melek görüntüsüne aldanarak, ısrarla o yalan yanlış ibadetleri yapmakta ısrar ediyorlar.
Herhalde bu kadar bilgiden sonra bile bile yine ömerin yasını tutmakta ısrar etmezler.
Ramazan orucunu tutan alevi alevi olur mu? Sorusuna gelince;
Kendi babasının yasını tutmayıp, babasının katilinin yasını tutan bir evlat o babanın evladı olabilir mi?
Evet, ismen ve fiziksel olarak o babanın evladıdır. Ancak ruhen, kalben ve beynen o evlat bir piçtir.
Zöhre Ana’ya çok şükür ki bizleri her konuda uyandırmıştır. Darısı başka insanların başına.