You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

PKK'da Kimlik Değişimine Doğru

PKK'da Kimlik Değişimine Doğru

Senior Member
PKK'da Kimlik Değişimine Doğru
[COLOR=darkslategray]Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Irak ziyaretinden sonra Irak Cumhurbaşkanı Talabani ve Bölgesel Kürt Yönetimi PKK’nın Irak’ın kuzeyinden tasfiye edileceği yönünde açıklamalarda bulunması Türkiye’de iyimserlik havasının esmesine neden olmuştu. Talabani’nin Mesut Barzani ile görüşmesinde PKK’nın “silahı bırak, Irak’ı terk et” demediğini belirtmesi aslında değişen bir şey olmadığını tekrar hatırlattı.
[COLOR=darkslategray]Irak yönetimi ve Bölgesel Kürt Yönetimi, her platformda PKK’nın silah bırakması gerektiğini belirtmiş, ancak her defasında da bu söylemleri terk ederek PKK’nın Irak’ın kuzeyinden Türkiye’ye saldırmalarına göz yummuştur.
[COLOR=darkslategray]Talabani’nin söylemlerine kronolojik olarak göz attığımızda:
[COLOR=darkslategray] 16 Eylül 2005: PKK’yı terörist bir örgüt olarak dile getirdi. PKK’nın Kürt halkının ulusal çıkarlarına bir tehdit olduğunu ve terör örgütünün ortadan kalkması gerektiğini belirtti.

[COLOR=darkslategray] 25 Eylül 2006: PKK’nın bölgeyi terk etmesi gerektiğini vurguladı ve PKK’yı ateşkes için ikna ettiğini söyledi. Fakat PKK mayınlı saldırılarla eylemlerine devam etti.
[COLOR=darkslategray] 21 Ekim 2007: Talabani ve Bölgesel Kürt yönetimi PKK’nın eylemlerinin durdurulması yönünde gerekli tedbirlerin alınacağı açıklamasını yaptı.

[COLOR=darkslategray] 8 Mart 2008: Talabani, PKK’nın bölgeyi terk etmesi ve silah bırakması gerektiğini söyledi. Fakat 3 Ekim 2008 tarihinde Irak’ın kuzeyinde bulunan Basyan terör kampından gelen teröristlerin Aktütün Karakolunu basması sonucu 17 şehit verdik.
[COLOR=darkslategray]Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve özellikle askeri müdahaleleri ile terör örgütünün hareket serbestliği kısıtlanmıştır. Talabani ve Barzani’nin açıklamaları ile PKK’nın tasfiye edileceği düşünülmemelidir. PKK’nın dağ kadrosunda beş bin civarında terörist bulunmaktadır. Talabani ve Barzani’nin PKK ve PJAK’ı karşısına alacak bir harekette bulunması düşünülemez. Zira Türkiye’nin PKK’nın etkisiz hale getirilmesi yönündeki istekleri karşısında Irak yönetimi ile Bölgesel Kürt Yönetiminin PKK’yı etkisiz kılacak ve bölgeden çıkaracak güçlerinin olmadığını belirtmeleri PKK’nın tasfiyesinde etkin bir eylemde bulunamayacaklarının açık göstergesidir.
[COLOR=darkslategray]Terör ile mücadelede belirlenen üçlü mekanizmaya (ABD, Irak, Türkiye) Türkiye’den farklı zamanlarda toprak talebinde bulunan Bölgesel Kürt Yönetiminin de dahil edilmesi terörle mücadelede ne kadar güvenlidir? Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları karşısında “Kürt halkının kanı bu kadar ucuz değildir” açıklamalarında bulunan Kürt yönetimi PKK ile kan bağını açık bir şekilde dile getirmiştir. PKK’nın tasfiyesi konusunda gerekli güçlerinin olmadığını belirtmelerine rağmen ve Türkiye’nin terörle mücadelesine engel teşkil edecek açıklama ve davranışlarda bulunan Irak ve Bölgesel Kürt Yönetimi ile sözde ortak mücadeleden vazgeçilerek ulusal bir strateji belirlenmelidir. Terörle mücadelede kararlı bir tutum izlenerek, gerektiği takdirde, BM Sözleşmesi ve terörle mücadele hakkındaki uluslararası antlaşmalar çerçevesinde “her devlet halkını terörizme karşı savunmak” ve meşru müdafaa hakkını kullanarak “sıcak takip” ile terör örgütlerinin saklandığı topraklarda devam ettirme hakkına sahiptir ilkesi ile sıcak takip hakkını kullanmalıdır. Aynı zamanda dağ kadrosuna katılımı azaltacak gerekli siyasi ve ekonomik tedbirler alınmalı, teröre verilen iç desteği azaltmaya yönelik gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

[COLOR=darkslategray]Terörle mücadelede atılacak en önemli adımlardan birisi de dış desteğin kesilmesidir.
[COLOR=darkslategray]PKK’ya verilen dış desteğin kesilmediği bir ortamda PKK’nın tasfiyesi de söz konusu olamaz. Bu gün terör örgütünün eylemlerinde bir azalma görülmesine karşın
[COLOR=darkslategray]PKK’nın siyasi uzantısı olan ERNK (Eniya Rızgariya Netawiya Kürdistan-Kürdistan Ulusal Kurtuluş Cephesi) Avrupa Cephe Merkezine bağlı büroları, genellikle yurtiçi (metropol kentler), dış ilişkiler, eğitim, basın-yayın, maliye konularında faaliyet göstermektedirler. Temel propaganda ve örgütlenme teşkilatları ise birliklerdir. PKK’nın faaliyetlerini kamufle eden birlikler, sözde “demokratik-mesleki birlikler” adı altında örgütlenmişlerdir (Hukukçular Birliği, Gazeteciler Birliği, Yazarlar Birliği gibi [COLOR=darkslategray][1] [COLOR=darkslategray]).
Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Son Düzenleme: 09/04/2009, 08:40, Düzenleyen: munzur.
Senior Member
PKK'da Kimlik Değişimine Doğru
[FONT="Times New Roman"][COLOR="DarkSlateGray"]ERNK’nın çalışmalarına destek veren ülkeler şöyle sıralanabilir:



Destek Veren Ülkeler
Faaliyetler

Norveç
1999 yılında ERNK’nın büro açmasına izin verdi. ERNK siyasi faaliyetlerine devam ediyor. PKK’nın sığınma taleplerine olumlu yaklaşıyor.

İsveç
PKK’nın siyasi uzantısı olan ERNK’nın faaliyetlerine izin veriyor. 42 ayrı dernek “İsveç-Kürt Konfederasyonu” adı altında faaliyetlerine devam ediyor.

Danimarka
PKK, AB’nin terör listesinde olmasına rağmen, örgütü söylemlerinde siyasi bir parti olarak görüyor. PKK’nın uzantısı olan ROJ TV’nin yayın lisansını iptal etmedi. (NATO Genel Sekreteri adayı Danimarka Eski Başbakanı Anders Fogh Rasmussen üzerinde Türkiye’nin itirazlarını kaldırması karşılığında ROJ TV’nin kapanacağı söylense de böyle bir adımın atılması beklenmemektedir)

Finlandiya
ERNK’nın siyasi faaliyetlerine izin veriyor

Belçika
ERNK’nın siyasi faaliyetlerine izin veriyor. Belçika’nın teröre verdiği destek, Devlet Bakanı Cemil Çiçek tarafından da dile getirildi.





ERNK’nın faaliyetlerini sürdürdüğü ülkeler, Avrupa Cephe Merkezi, Kafkas ülkeleri, Balkan ülkeleri, Orta Doğu ülkeleri olarak tasnif edilebilir. Bunların dışında PKK Japonya’dan Avustralya’ya, Güney Afrika’dan Kanada’ya kadar pek çok ülkede temsilcilik bulunduruyor.[2]

Avrupa Danışma Meclisinin 1973 yılında aldığı 703 sayılı kararla uluslararası terör bir suç olarak belirtilmiş olmasına ve “teröristi ya cezalandır ya da iade et” kuralı desteklenmesine rağmen, bu süreç PKK için benimsenmedi. PKK’nın Türkiye’deki terör eylemleri “terör” olarak adlandırılmadığı gibi, Avrupa basını halen PKK‘lı teröristler için “militan” veya “özgürlük savaşçısı” gibi terimler kullanmaya devam ediyor.

Avrupa Parlamentosu 15 Aralık 1994 tarihli kararı ile “Türk hükümetinin, ülkenin tamamını temsil etmediği” kararını alarak, Kürtlerin kendi kaderini tayin etme hakkı olduğunu kabul etmişti.

Son dönemlerde alınan askeri önlemler, PKK’nın askeri kanadındaki liderlik mücadelesi ve iç hesaplaşmalar gibi sebepler yüzünden terör örgütünün eylem sayısında bir azalma meydana geldiği görülüyor. Üstelik, bu eylemlerin durma noktasına dahi gelebileceğini ileri sürmek mümkün. Bu durumda, PKK’nın tasfiyesinden ziyade, yeni bir kimliğe bürünerek siyasallaşma sürecine hız verdiğini söyleyebiliriz. PKK’nın siyasallaşması ise, uluslararası ortamda var olan desteği daha da artırmalarına neden olabilir.



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Abdullah Öcalan Davası, “iddianame”.

[2] Abdullah Öcalan Davası, “iddianame”.
Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.