You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Pirim Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız

Pirim Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız

Posting Freak
Pirim Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız
Ben Zöhre Ana' yı 1989 yılında, 7 yaşındayken tanıdım. O günkü her şeyi çok net hatırlıyorum.
Babamın bir arkadaşı kurban adağını yerine getirmek için birkaç yakınını davet etmişti. İçlerinde biz de vardık. O güne kadar Zöhre Ana İle ilgili tek bir söz duymamıştık. Sadece, adağı olan yakınımız, Zöhre Ana' nın yaşayan evliya olduğunu, hastalara şifa verdiğini ve kendisinin de akciğer kanserinden iyileştiğini söylemişti. Babam o gün işte olduğu için biz annem, babaannem ve kardeşler yola çıktık. Ne adres biliyoruz, ne nasıl gideceğimizi. Sadece Mamak tren istasyonunda ineceğimizi biliyoruz. İstasyonunda indik hiçbirşey bilmeden bir yöne doğru yürüyoruz. Ne annem biliyor, ne de babannem.. derken yolda 3 kişiyle karşılaştık. Anneme, “nereye gidiyorsunuz, bişey soracak gibi bir haliniz var” dediler. Annem Zöhre Ana' ya gittiğimizi söyleyemedi. (Bize söylenenlere göre sivil polis o semtteki insanların Ana' ya gidip gitmediklerini bu şekilde tespit ediyordu). Onlar da bize katıldı sessiz yürümeye başladık. Birden babannem onlara nereye gittiklerini sordu. “Adağımız var, türbeye gidiyoruz” cevabını alınca, çok sevindik ve şaşırdık. Meğer kurban sahipleriymiş yanımızda yürüyenler. Birden büyükler kucaklaştı [FONT=Wingdings][FONT=Wingdings]J ) Annem “gittiğimiz yer gerçekten hak kapısı, ben buna inandım” dedi. Bizi bir karşılaştıran var dedi her iki taraf. İlerde bir taksiye bindik (adak sahiplerinden birinin) ve nihayet ulaştık mekanına.
Görünüşte herhangi bir gecekondu evdi. Kapıda 2-3 gönüllü nöbetçi bekliyordu. Bizi içeriye aldılar. Çok sessiz olmamız gerektiğini söylediler. Çünkü her an polisler gelebilirmiş.. Sonra bir bayan bizi aşevine götürdü, sakın ses çıkarmayın dedi tekrar, lokma pişiyor yenilecek dedi. Çok merak ediyordum Zöhre Ana' yı , canlı evliya nasıl olur, nasıl konuşur, elleri nasıldır (nedendir bilinmez bilhassa ellerini merak etmiştim Ana’ nın), ne giyer, vs vs…
Aşevinde orta yaşlı bir teyzenin telaşı çok dikkatimi çekmişti. Lokmaları o pişirirmiş, yemelere doyulmazmış (oradaki herkes böyle söylüyordu) Başında yazması, üstünde şalvarı, çok tatlı bir teyzeydi. Yanında ona yardım eden 2-3 bayan daha vardı. Onlara yapmaları gerekenleri tarif ediyordu. Bir taraftan da birkaç gün önce Ana' yı alıp götüren, sonra serbest bırakan polislere kızıyordu. Sonra bayanlar kendi aralarında, konuşanın yani lokma pişirenin Ana' nın nın annesi olduğunu söylediler.
...
Lokmalar yemeye hazırdı.. A şevine 2 yer sofrası kuruldu. Ses çıkarmamamız için tekrar uyarıldık. Orada bulunanlar oturdu lokmasını yedi. Bulaşıklar yıkandı..derken nöbetçilerden biri “Ana bahçeye çıkıyor” dedi. Ana geldi, şadırvanın yanına oturdu, diz altı koyu renk bir etek giymişti, oturunca dizine bir şal örttü. Bizler de etrafında oturuyorduk. Ana elini çenesine koydu, herkese şöyle bir baktıktan sonra, 4 yaşındaki kardeşime döndü “kimin bu ceylan gözlü” dedi.
Annem: “Benim kız kurban olduğum”
Babaannem: Kardeşi yok Ana
Ana: Nasıl yani?
Babannem: Erkek kardeşi
Ana: Elmanız var mı yanınızda?
Annem: Yok kurban olduğum.
Ana: Yanınızda başka lokma getirdiyseniz o da olur.
Babannem şeker getirmişti dualatmak için. Ana içinden iki tane aldı. Al bakalım dedi anneme.. “Bebeğin erkek, ismi Bektaş. Bu ismi herkese vermem”. Annem niyaz etti, şekerleri aldı. Ben hiç birşey anlamamıştım.
Orada bulunanlar niyaza gidiyordu. Ben de niyaz ettim, sırf anayla konuşmuş olmak için yüzümdeki tüyden rahatsız olduğumu söyledim [FONT=Wingdings][FONT=Wingdings]J ) Ana baktı, gülümsedi (anladı nedenini tabi [FONT=Wingdings][FONT=Wingdings]J ).. cildin gerildikçe dökülür dedi. Anneme döndü, ilerde çok güzel bir kız olur dedi. Neyse..
Eve döndük..(kısa geçiyorum) Babam şekeri yemek istemedi. Günler sonra annemin ısrarıyla yedi.. Annem hamile kaldı…babam hala başka çocuk istemem diyordu.. sonuçta bebek (BektaşWink öldü, annem 1 ay hastanede yattı vs vs… Babam neden böyle olduğunu geç de olsa anladı. Şu an o kapıda hizmet edenlerden, gönüllü nöbet tutanlardan kendisi. Herkes bir şekilde tanıyor, bağlanıyor o kapıya..Ama iyi.. ama kötü..
Allah hiç kimseyi ayırmasın o kapıdan..
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali’ dir"
Member
Pirim Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız
Sevgili canlar;
Ben pirimi önce tv kanalları vasıtasıyla gördüm.o zamanlar ne yalan söyleyim hiç ilgilenmedim.2007 yılında Ankara'ya geldim ve bu şehre yerleştim.Çevreminde etkisiyle dergahı görmek istedim aklımdan şunlar geçiyordu çıngısı çıkmadık çakmak olmaz diye düşündüm ve karar verdim bir akrabamın yanında Mart 2008 ayında dergaha gittim ve Zöhre anayı gördüm.İçimde okadar büyük bir heyecan vardıki bunu anlatmam imkansız.Hatta huzuruna varmaya çok çekindim bende büyük bir heyecan vardı.Pirimi gördügümde ,kurban oldugumun yüzündeki o nuru gördüm.çok etkilendim.Konuşması duruşu sohbeti beni çok etkiledi.Bizleri kabul edip huzuruna çağırdığındaki zaman süreci gözlerimin önünden hiç gitmiyor.Allah kısmet ederse yine gitmek istiyorum.saygılarımla
Junior Member
Pirim Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız
Zöhre Ana'yı ilk defa Aleviweb sitesinde tanıdım. Ön yargı gütmeden, inançlara saygılı bir şekilde vaktim oldukça kimdir, ne yapar takip etmeye çalışıyorum. Bu sitede sanırım bu açıdan güzel olacak.

Fakat belirtmek isterim bana bu tür şeyler çok garip geliyor. Dediğim gibi hiçbir şeye ön yargı ile yaklaşmamak gerekiyor.

Siteniz hayırlı olsun. Takip etmeye çalışacağım.
Senior Member
Pirim Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız
[quote=hakikatZöhre Ana'yı ilk defa Aleviweb sitesinde tanıdım. Ön yargı gütmeden, inançlara saygılı bir şekilde vaktim oldukça kimdir, ne yapar takip etmeye çalışıyorum. Bu sitede sanırım bu açıdan güzel olacak.

Fakat belirtmek isterim bana bu tür şeyler çok garip geliyor. Dediğim gibi hiçbir şeye ön yargı ile yaklaşmamak gerekiyor.

Siteniz hayırlı olsun. Takip etmeye çalışacağım.[/quote]


Önyargılı olmamanız size uzun vadede çok şey kazandıracaktır...
İnançlara saygılı olmanız ise insanlığınıza çok şey katacaktır...

İyi dilekleriniz için ise teşekkür ederiz...

(Ayrıca bu benim 20. mesajımoluyor, artık özel mesaj yazabileceğiiim...Smile )
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Posting Freak
Pirim Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız
hakikatZöhre Ana'yı ilk defa Aleviweb sitesinde tanıdım. Ön yargı gütmeden, inançlara saygılı bir şekilde vaktim oldukça kimdir, ne yapar takip etmeye çalışıyorum. Bu sitede sanırım bu açıdan güzel olacak.

Fakat belirtmek isterim bana bu tür şeyler çok garip geliyor. Dediğim gibi hiçbir şeye ön yargı ile yaklaşmamak gerekiyor.

Siteniz hayırlı olsun. Takip etmeye çalışacağım.[/quote yazdı:
Hasan Hoşgeldin canım...


[quote=Bilim]Önyargılı olmamanız size uzun vadede çok şey kazandıracaktır...
İnançlara saygılı olmanız ise insanlığınıza çok şey katacaktır...

İyi dilekleriniz için ise teşekkür ederiz...

(Ayrıca bu benim 20. mesajımoluyor, artık özel mesaj yazabileceğiiim...Smile )

Hayır 19 Big Grin

Bir tane daha yazman lazım...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Senior Member
Pirim Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız
]ben pirimiz zöhre ana'yı doğdum doğalı tanırım yani ben 10 buçuk senedir tanıyorum
Senior Member
Pirim Zöhre Ana'yı İlk kez nasıl tanıdınız
Ben pirimi sene 1988 de ilk defa duydum ve ziyaretine gittim. Ogün doğan çocuklar şimdi askerlik çağındalar. İlk ziyaretine gittiğimde Yüce Cemalini görmek, postuna niyaz etmek nasip oldu. Allah HAK aşkıyla yanan herkese nasip etsin. Aradan 2 gün geçmişti ki Perşembe sohbeti nasip oldu. Kendimizi çok şanslı hissediyorum.
Dünyada kaç milyon insan,
Türkiye'de yaklaşık 100 milyon,
Ankara'da 5-7 milyon nufus
ve yüce piri görebilen niyaz edebilen sayılı insanlar.
ALLAH BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN.


GÖZÜM ÜZERİNİZDE !


İktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
[Resim: ata_imza.gif]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.