You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Orucun Kazası, Kaza Orucu, Kaza Oruçları, Kaza Orucu Nasıl Tutulur

Orucun Kazası, Kaza Orucu, Kaza Oruçları, Kaza Orucu Nasıl Tutulur

Member
Orucun Kazası, Kaza Orucu, Kaza Oruçları, Kaza Orucu Nasıl Tutulur
FadimeBK yazdı:Siz,kırmadan sadece bilgilerinizi paylaşıyorsunuz,bende size kırmadan soru sormak istiyorum.

Ramazan orucu Kur'an da geçmiyorsa neye göre tutuluyor?

Diyelimki Peygamberimizin Hadis'lerine göre tutuluyor, Peki böylesine önem verilen bir oruç neden dinin Anayasa kitabı olan Kur'an da geçmez?

Yine bu kadar önem verilen ,30 gün tutulan oruç neden Kur'an'ın sadece bir yerinde "oruç" olarak geçer?

Ramazan ismini nerden almıştır,kim vermiştir?(Ramazan arap aylarına göre bir ay adıdır da neden oruç ayına bu isim verilmiştir)

RAMAZAN kelimesi ilgili oruç ayetinde geçiyor.
Senior Member
Orucun Kazası, Kaza Orucu, Kaza Oruçları, Kaza Orucu Nasıl Tutulur
muhsin iyi yazdı:Hicri takvimin başlangıcı yenidir. Yoksa hicri takvimin temeli olan kameri aylar eskiden beri vardı.

Bir de eski kavimlere verilen oruçların ayları ve sayıları farklı olabilir. Ayet orucun eski kavimlere de farz olduğunu bildirmekte, Ramazan orucunun değil.

hicri takvim islamiyetin ilk başlangıç tarihinden çok sonra oluşturulmuş bir takvimdir... Peygamber efendimiz hicret ettiği yıl hadi takvim yapalım da denmemiştir... Hatta şunu bile iddia edebilirim bu takvimin yapılmasında (hicri takvimin) peygamber efendimizin hiç bir katkısı olmamıştır (hiç bir peygamber bencil değildir kendi hayatının bir dönemini insanlık tarihinin başlangıcı olarak görmemiştir) nasıl hz isa doğduğu (yada öldüğü) yılı miladi takvim başlangıç olarak kabul edilmesinde hz isanın payı rolu olmadığı gibi hicri takviminin başlangıcı yada oluşumunda Hz Muhammed değil ondan sonra gelen insanların oluşturduğu bellidir...
1.Buna göre peygamberimiz hangi oruçları tutmuştur?
2.Ramaz, Kuranda kuranın indiği aydır denir oysaki kuran 23 yılda tamamlandığı bilinir... o zaman kuranın söylediği ramazan ayında kuran inmiştir sözü doğru değildir... ilk indiği denmiş olsa bu da bir ay değil 1 güne (kadir gecesi olarak bilinir) olması gerekir neden 30 gün?
3.Hicri takvimin oluşumu isimlendirilmesi bunlar çok sonra olmuştur buna göre... bakara da eskilere farz kılındığı gibi sizi de farz kılınmıştır dediği oruç hangisidir?
4. Ramazan orucu ile ilgili ayet islam kaynaklarında 20-22 ci yılda inmiştir... bu ayet inmeden önce peygamberimiz ve müslümanlar oruç tutuyorlarmıydı? tutmuyorlarmıydı? tutuyorlarsa nasıl bir oruç tutuyorlardı?
5. Kuran denildiği gibi ramazan ayında gelmiş olsa bile bu ay neden dönüyor... Dönmüyor diyeceksiniz belki ama miladi takvime göre hicri takvim sabit olmadığından eksik kaldığından dönüyor (11 gün farkı) buna göre kuran kışın indi ise nasıl sizler yazın oruç tutuyorsunuz?

teşekürler....
Member
Orucun Kazası, Kaza Orucu, Kaza Oruçları, Kaza Orucu Nasıl Tutulur
xresenx yazdı:hicri takvim islamiyetin ilk başlangıç tarihinden çok sonra oluşturulmuş bir takvimdir... Peygamber efendimiz hicret ettiği yıl hadi takvim yapalım da denmemiştir... Hatta şunu bile iddia edebilirim bu takvimin yapılmasında (hicri takvimin) peygamber efendimizin hiç bir katkısı olmamıştır (hiç bir peygamber bencil değildir kendi hayatının bir dönemini insanlık tarihinin başlangıcı olarak görmemiştir) nasıl hz isa doğduğu (yada öldüğü) yılı miladi takvim başlangıç olarak kabul edilmesinde hz isanın payı rolu olmadığı gibi hicri takviminin başlangıcı yada oluşumunda Hz Muhammed değil ondan sonra gelen insanların oluşturduğu bellidir...

Evet, dedikleriniz hicri takvimin miladı (başlangıcı) için doğrudur. Ama hicri takvim için yanlıştır. Zira hicri takvim peygamberimizden önce de vardı ve Araplar arasında kullanılıyordu. Ama miladı yoktu. Kişiler örneğin şöyle kullanıyordu. Amcamın öldüğü yıldan üç yıl sonra kardeşim doğdu. Hicri takvimin ayları İSLAMİYETTEN önce biliniyor ve kullanılıyordu. Kuran-ı Kerim ayetleri bunu değiştirmemiş, sadece örfi olan bu durumu kabul etmiştir.

Hicri takvimin miladı (yani hicretin baz alınması) yanılmıyorsam Hz. Ömer devrinde kabul edilmiştir.

xresenx yazdı:1.Buna göre peygamberimiz hangi oruçları tutmuştur?
2.Ramaz, Kuranda kuranın indiği aydır denir oysaki kuran 23 yılda tamamlandığı bilinir... o zaman kuranın söylediği ramazan ayında kuran inmiştir sözü doğru değildir... ilk indiği denmiş olsa bu da bir ay değil 1 güne (kadir gecesi olarak bilinir) olması gerekir neden 30 gün?
3.Hicri takvimin oluşumu isimlendirilmesi bunlar çok sonra olmuştur buna göre... bakara da eskilere farz kılındığı gibi sizi de farz kılınmıştır dediği oruç hangisidir?
4. Ramazan orucu ile ilgili ayet islam kaynaklarında 20-22 ci yılda inmiştir... bu ayet inmeden önce peygamberimiz ve müslümanlar oruç tutuyorlarmıydı? tutmuyorlarmıydı? tutuyorlarsa nasıl bir oruç tutuyorlardı?
5. Kuran denildiği gibi ramazan ayında gelmiş olsa bile bu ay neden dönüyor... Dönmüyor diyeceksiniz belki ama miladi takvime göre hicri takvim sabit olmadığından eksik kaldığından dönüyor (11 gün farkı) buna göre kuran kışın indi ise nasıl sizler yazın oruç tutuyorsunuz?

teşekürler....
Diğer sorularınız bilgi eksikliğinden ve şemsi yılı (güneş takvimini, yani kullandığımız takvimi) baz almanızdan kaynaklanmaktadır. Şemsi takvim 365 gün, kameri takvim (ay takvimi) 354 gündür. Dünya güneşin etrafında 365 günde devrini bitiriyor. Ay takviminin de güneş takviminin de ayları 12'dir. Ay takvimin günleri ayın hilal görünümü ile başlar. Ters hilal oluncaya kadar sürer. 29-30 gün olarak değişir. Bir yıl boyunca toplam 354 gün olur. Güneş takvimine göre 11 günlük fark bu yüzden meydana gelir. Güneş takviminin ayları izafidir. 30-31 gün olarak değişir. Tabii bir de şubat olayı vardır. Bunun için ay takvimi güneş takvimi içerisinde dönüp durur. Tabiri caizse ay takvimi güneş takvimini ay ay ziyaret der. Bu 33 yılda tamamlanır. Yani 33 yıl önce yaz orucu vardı, şimdi de var.
Oruç hicretin 2. yılı farz oldu. Peygamberimiz (S.A.S) ondan önce genellikle hicri takvimin 13-14-15 günleri olan bıyz (dolunaylı, aydınlık) günlerinde oruç tutardı. Sonraları adetini haftanın pazartesi ve perşembe günlerini oruçlu geçirmekle değiştirdi. Bunlar farz değil nafile (sünnet) oruçları idi. Bugün Müslümanlardan bazıları bunu devam ettirirler. Ama Ramazan ayı orucu farzdır. Bunu asla ihmal etmezler.
Son Düzenleme: 11/08/2012, 07:10, Düzenleyen: muhsin iyi.
Senior Member
Orucun Kazası, Kaza Orucu, Kaza Oruçları, Kaza Orucu Nasıl Tutulur
MUHSİN kardeş ben zaten takvimler arasında ki farkları yazdım ve dedim ki kuran ramazan ayında inmiştir (bu kuranda sabittir) birincisi kuran 1 ayda inmedi 23 yılda indi bu sizin yanlışınız.. ayrıca hangi takvim doğru önce buna karar vermeniz gerekiyor hicri takvim mi miladi takvim mi doğru? ve diyorum ki kışın olan bir olayın yıl dönümleri nasıl yaz ayına denk gelir? diğer yanlışınız hicri takvimde kullanılan ay isimleri eskinden beri süre gelen isimler değildir sonradan konmuştur... buna göre ramazan ayı ve orucu eskiden beri kullanılan uygulan ne aydır nede oruçtur... teşekürler
Posting Freak
Orucun Kazası, Kaza Orucu, Kaza Oruçları, Kaza Orucu Nasıl Tutulur
Kur-an öyle bir anlatılıyor ki sanki Peygamberimiz döneminde matba varmış bir sürü kitaplar basılmış her kese birer kitap verilmiş gibi anlatılır...

Oysa o dönemde peygamberimiz yanlızca bazı ayetleri bazı ağaç kabuğu, deri parçaları vs. şeklinde cisimlere yazmış. Ancak bunlar da Ehlibeytin şehit edilmesiyle sonra sır olmuştur. Zaten Kur-an Allah'ın ilmidir. Allah'ın sonsuz olan ilminin birkaç cisme dökülmesi veya birkaç ayetle sınırlandırılması mümkün mü? O ilim gelmiş geçmiş Peygamber ve Evliyalara verilmiş Onların dillerinde var olmuştur...

Allah'ın kitabını sıradan kulların kağıt olarak oluşturduğu bir kitap şeklinde görmemek lazım. Her evliya konuşan ve yürüyen canlı bir Kur-an olmuştur. İnsanlığa geldikleri dönemde Onlar Kur-an'ı dilden aktarmışlardır.Mesela dikkat edin tarihte gelmiş geçmiş Yunus Emre olsun, mevlana olsun, Hacı Bektaş Veli olsun, Hacı Bayram Veli olsun hiç bir evliyanın yazmış olduğu Kur-an diye bir kitap görüp duydunuz mu? Çünkü Kur-an bu mübareklerin dilindeydi. Oysa baktığımız da Kur-an'ı yazan hep sıradan kendilerine din alimi veya ilahiyatçı veya profösör diyen vs. gibi kişilerce hep yazılmıp çizilmiştir...

İşte bu sıradan insanlarca yazılan Kur-an aslında Peygamberimizin aktardığı orjinal Kur-an olmadığından içerisindeki çelişkiler ve akla yatmayan kavramlar ordan gelmektedir...

Gerçek Kur-an İmam Hüseyin şehit edildikten sonra sır olmuştur. Ondan sonra ömer osman ve ebubekir tarafından Kur-an adı altında bugün ki kitap yazılmıştır. İçerisindeki ramazan orucu da o dönemde girilmiştir...

Oysa gerçek oruç Peygamberimiz ve Ehlibeyti için tutulan yası matemdir. Üç aylar dediğimiz kış aylarında her sene sabit tarihlerde tutulur...

ömer bütün bunları yani Ehlibeyte dair herşeyi unutturmak için hicri takvimi kabul ettirip ibadetleri bunlara göre yaptırarak insanların kafalarının karışıp kendilerinin sonradan dayattıkları islam şeklini yeni kurallarla insanlara zorla da olsa kabul ettirmişlerdir...

İşte bu hicri takvim sayesinde artık herkes Ehlibeytin üç aylar yasını unutmuş üç aylar diye her sene değişen ramazan şaban muharem aylarını kabullenmişlerdir...

Namazı üç vakit yerine beş vakit kılmaya başlamıştır. Perşembe öğle kılınan iki rekat namazı cuma günü cuma namazı diye kabullenmişlerdir...

İsmail peygambere 15 temmuzda inip her sene yaz ayında yapılan kurban ibadetini değiştirmiş hicri takvimle her sene ayrı günlerde yapmışlardır. Oysa kendi doğum günlerini itina ile her sene aynı ay ve günde kutlamayı ihmal etmemişlerdir...

Daha bunlar gibi bir sürü ibadetler akıl almayacak şekilde yeni hicri takvimle değişikliklere uğratılıp orjinal islam ortadan kaldırılmış ömerin oluşturduğu sünni islam anlayışı ortaya çıkarılmıştır...

İşte ramazan orucu da ömerin insanlara üç gün olarak tutturduğu bir oruçtur. Bunu da kendisinin öldüğü haberini yayıp insanlara o anda kendi yasını tutturup aslında ramazan bile ilk başta yas orucu olarak tutulmuştur. ömer sonra ortaya çıkıp ölmediği anlaşılınca eğlenceler ve törenler düzenlenerek bugün ki ramazan bayramı dediğimiz bayram ortaya çıkmıştır. Ondan sonra da bu oruç oturtulup sürekli insanlara tutturulmuştur. Malla mülkle kandırılanlar bunlara itiraz etmeden tutmuşlardır. Karşı gelenler ise ya korkutularak ya işkenceyle tutturulmuş, tutmayanlar da sonradan oluşturulan katı şeriat kanunlarıyla öldürülüp veya asılıp kesilmişlerdir...

İşte sonradan oluşturulan bu katı şeriat kanunlarının insanlar üzerinde yarattığı korku ve baskıya ömerin adaleti denmiştir...


Ancak her dönemde gelen evliyalar gerçek Kur-an'ı tekrar tekrar dilden aktarmaya devam ederek gerçek Hak kitabını insanlara göstererek ortada gezen Kur-an adı altında kağıttan oluşan kitabın aslında bir Hak kitabı olmadığını ispatlamışlardır...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 11/08/2012, 20:35, Düzenleyen: adgan.
Posting Freak
Orucun Kazası, Kaza Orucu, Kaza Oruçları, Kaza Orucu Nasıl Tutulur
muhsin iyi yazdı:Evet, dedikleriniz hicri takvimin miladı (başlangıcı) için doğrudur. Ama hicri takvim için yanlıştır. Zira hicri takvim peygamberimizden önce de vardı ve Araplar arasında kullanılıyordu. Ama miladı yoktu. Kişiler örneğin şöyle kullanıyordu. Amcamın öldüğü yıldan üç yıl sonra kardeşim doğdu. Hicri takvimin ayları İSLAMİYETTEN önce biliniyor ve kullanılıyordu. Kuran-ı Kerim ayetleri bunu değiştirmemiş, sadece örfi olan bu durumu kabul etmiştir.

]Hicri takvimin miladı (yani hicretin baz alınması) yanılmıyorsam Hz. Ömer devrinde kabul edilmiştir.
]

Diğer sorularınız bilgi eksikliğinden ve şemsi yılı (güneş takvimini, yani kullandığımız takvimi) baz almanızdan kaynaklanmaktadır. Şemsi takvim 365 gün, kameri takvim (ay takvimi) 354 gündür. Dünya güneşin etrafında 365 günde devrini bitiriyor. Ay takviminin de güneş takviminin de ayları 12'dir. Ay takvimin günleri ayın hilal görünümü ile başlar. Ters hilal oluncaya kadar sürer. 29-30 gün olarak değişir. Bir yıl boyunca toplam 354 gün olur. Güneş takvimine göre 11 günlük fark bu yüzden meydana gelir. Güneş takviminin ayları izafidir. 30-31 gün olarak değişir. Tabii bir de şubat olayı vardır. Bunun için ay takvimi güneş takvimi içerisinde dönüp durur. Tabiri caizse ay takvimi güneş takvimini ay ay ziyaret der. Bu 33 yılda tamamlanır. Yani 33 yıl önce yaz orucu vardı, şimdi de var.
Oruç hicretin 2. yılı farz oldu. ]Peygamberimiz (S.A.S) ondan önce genellikle hicri takvimin 13-14-15 günleri olan bıyz (dolunaylı, aydınlık) günlerinde oruç tutardı. Sonraları adetini haftanın pazartesi ve perşembe günlerini oruçlu geçirmekle değiştirdi. Bunlar farz değil nafile (sünnet) oruçları idi. Bugün Müslümanlardan bazıları bunu devam ettirirler. Ama Ramazan ayı orucu farzdır. Bunu asla ihmal etmezler.

Peygamberimizin yaptığını yapmak sünnet'tir değil mi? Örneğin Peygamberimizin sakallı olduğu söylenir ve insanlar sakal uzatır sevap kazanmak için.
Resulullahın kılık kıyafeti, elbise giyiş şekli, yemek yiyiş tarzı, yürüyüşü, yatışı, vasıtaya binişi, bir işe sağdan veya soldan başlaması, saç şekli, sarık sarma şekli gibi..

Resulullah (s[Resim: www.zohreanaforum.com]a[Resim: www.zohreanaforum.com]a) buyuruyor ki:[Resim: www.zohreanaforum.com] "Kim benim sünnetimi ihyâ ederse beni ihyâ etmiştir[Resim: www.zohreanaforum.com] Beni ihyâ eden cennette benimle birlikte olacaktır[Resim: www.zohreanaforum.com]"
diye bir hadis anlatılır.

Peki madem haftanın iki günü oruç tuttu mübarek,ona niye uyulmadı,insanlar kafalarına göre takıldı?

Hz.Peygamberi Allah gönderdiğine göre demekki o orucu tutmasını Allah istedi,kulların ne haddine ki kendilerine göre değiştirsinler.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Member
Orucun Kazası, Kaza Orucu, Kaza Oruçları, Kaza Orucu Nasıl Tutulur
xresenx yazdı:MUHSİN kardeş ben zaten takvimler arasında ki farkları yazdım ve dedim ki kuran ramazan ayında inmiştir (bu kuranda sabittir) birincisi kuran 1 ayda inmedi 23 yılda indi bu sizin yanlışınız.. ayrıca hangi takvim doğru önce buna karar vermeniz gerekiyor hicri takvim mi miladi takvim mi doğru? ve diyorum ki kışın olan bir olayın yıl dönümleri nasıl yaz ayına denk gelir? diğer yanlışınız hicri takvimde kullanılan ay isimleri eskinden beri süre gelen isimler değildir sonradan konmuştur... buna göre ramazan ayı ve orucu eskiden beri kullanılan uygulan ne aydır nede oruçtur... teşekürler

KURAN-I Kerim Ramazan ayında toplu olarak gök semasına indirilmiş ilk ayetler de Ramazan ayında peygamberimize Cebrail tarafından sunulmaya başlamıştır. Bu, 23 yılda tamamlanmıştır.

Ayın dünya etrafında bazı aylarda 29 veya bazı aylarda 30 günde devrini tamamlaması bir olgudur. Bazıları bunu ölçü olarak görürler, nitekim yüce Allah da Kuran-ı Kerim'de ibadetleri bu aylara göre düzenlemiştir. (Kurban, oruç vs.) Bazıları da dünyanın güneş etrafında devrini temel ölçü alırlar. Bunda aylar mevsimlere uygun geldiği için daha düzenli görünür. Yani bunun doğrusu yanlışı olmaz. bu bir seçimdir. Ay takvimin bir güzelliği mevsimleri 11 gün önce gelmekle ziyaret etmesidir. Bu sayede müslümanlar aynı ibadeti farklı mevsimlerde yapma imkanına kavuşurlar. Farklı imtihanlarla karşılaşırlar. Bu da ayrı bir güzelliktir.

Hayır binlerce kaynak aynı -ki hiç bu konuda tartışma yok- hicri aylar Araplar arasında İslamiyetten önce de aynı idi. Öyle ki ismi değiştirilen bir ay ismi bile yoktur. Ramazan ayı orucu ayetle farzdır.
Son Düzenleme: 12/08/2012, 09:21, Düzenleyen: muhsin iyi.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.