[COLOR="#000000"] Çakma Alevi dedeleri çeşitli bölgelere gönderildi. Alevilikte olmayan bir çok şey varmış gibi gösterildi.’Biz ehl-i beyt soyundanız, esas Müslüman biziz’ gibi propagandalar yapılarak , sistematik bir İslamlaştırma politikası izlendi ve Aleviler İslamın içine çekilmeye çalışıldı.
23 Ağustos 2013 00:00
’’Bir insanın arınmışlık düzeyi en güzel sahip olduğu hoşgörüyle, anlayış ile ölçülebilir. Arınmış insan başkalarını yargılamaktan uzak, olayları ve insanları çok geniş bir bakış açısı ile görebilen, hoşgören, olaylar karşısında sukunetini yitirmeyen, her şeyi doğallıkla kabul eden bir yapıdadır. İyi yada kötü diye ayrımları yapmaktan kaçınır, sevgisi bütüne, herkese ve her şeyedir. Hoşgörüsündeki yükseklik, onun bu sevgiyi bu şekilde eksiksizce ve adilce aktarabilmesini sağlar. Korku ve endişelerden hemen hemen tamamen uzaklaşmıştır. Güzellikleri yaratabileceğini bilir, ve olumsuzluklarında mutlaka bir hayırla geldiği bilincine sahiptir. Bu nedenle başkaları tarafından olumsuz görünen olaylar bile onun için olumsuz değildir. Bu tip olaylar karşısında üzüntülere, öfkelere, hırçınlıklara kapılmak yerine, olaydan görüp anlaması gerekenin ne olduğuna odaklanır ve ne yaparak bu olayı aşabileceğine, olumluya dönüştürebileceğine bakar, düşünür. Düşünmek arınmaya başlamanın birinci adımdır. Adildir, herkes tarafından güven duyulan bir kişiliktir. Kırmayan ve kırılmayandır’’
Bilge insan olmak, en başta mütevazı olmak, bilginin olgunluğunu taşımak, bilgiye bir ışık gibi yönelmek ve edindiği bilgiyi takiyye yapmadan paylaşmaktır. Bilge insan yiğit ve alçak gönüllü olmayı kendine görev sayar. Bilge insan tarihe, geleceğe ve halkına karşı kendisini sorumlu hisseder. Bundan dolayı her şart altında gerçekleri söyler ve savunur. Kuşkusuz ki bunun bir bedeli vardır. Bilge insan bunun farkındadır. O, doğasından güç alır. Bilge insan, karıncaların dışında hiç kimsenin karşısında eğilmez, doğru bildiğini her şart altında savunur, inandığı şeyleri asla gizlemez. Rol yapmaz, doğasına aykırı davranmaz. Güce göre şekillenmez. Bilge insan herkes beni sevsin diye doğrularından asla taviz vermez, takiyye bilmez, sözünden ve özünden hiçbir zaman vazgeçmez. Onun ruhuna özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve adalet duyguları şekil verir.
1200 ile 1700 yıllarında Osmanlılar bir milyon Alevi’yi katlettiler. 1700 yıllarından sonra ise Osmanlılar iktidar gücünü de kullanarak, katliamlardan sağ kalan Alevileri Müslümanlaştırmak için, her türlü alçaklığa başvurdular. Özelikle 1725 yılından sonra, Osmanlı padişahlarından 1. Abdülhamit’in tahta oturmasıyla birlikte, katliamlarda sağ kurtulan Alevileri Müslümanlaştırmak için, özel fetvalar yayınlandı. Bu fetva’lardan sonra kendilerine yakın olan(asimile olmuş)Alevilerden ve bazı Alevi kökenli bile olmayanlardan, deyim yerindeyse çakma Alevi dedeleri yetiştirdiler.Bunları Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere göndererek,inanç sistemini fiilen bozmak amacıyla Alevilikte olmayan bir çok şey varmış gibi gösterildi.’Biz ehl-i beyt soyundanız ,esas Müslüman biziz’ gibi propagandalar yapılarak , sistematik bir İslamlaştırma politikası izlendi ve Aleviler İslamın içine çekilmeye çalışıldı. Böylece milyonlarca Alevi asimile edildi.
Yaşamları boyunca camiden hiç çıkmıyan, Alevi inancı hakkında en ufak bir bilgi sahibi olmayan ,Cemevi görmemiş, şeriatın yayılmasında büyük pay sahibi olan 12 İmamlarda bu asimilasyonun önemli bir parçası olarak, Alevi yolun takipçileri gibi gösterildi. Osmanlılar böylesi bir taktikle Alevileri İslamın içine çekerek Müslümanlaştırmaya çalıştılar. Ve bu noktada da son derece başarılı oldular. Başarısız oldukları yerlerde ise sürgün politikaları uyguladılar. On iki imamlar alevi miydi? On iki imamlar alevi inancına göre hiç yaşadılar mı? Alevileri on iki imamları ne kadar tanıyorlar?
[COLOR="#008080"]Kavram karışıklığın yaşandığı bugünlerde, bilgi kirliliğin ortadan kaldırılması için Aleviler İslamı sorgulamak zorundadır. Aleviliği İslamla karşılaştırdığımızda aynı coğrafyayı paylaşmanın dışında ortak paydalarımız olmamasına rağmen İslamdan binlerce yıl önce var olan Alevilik kimler tarafında nasıl İslamın bir tarikatı gösterildi.
[COLOR="#800080"]Alevilerin asimile edilmesinde on iki imamların rolü büyüktür. On iki imamların Alevi gibi gösterilmesi, Alevilerin zaman içinde on iki imamlar gibi yaşamaya çalışması, Alevilerde önemli bir kırılmaya yol açmıştır. 1980 yıllarına kadar bazı Aleviler cuma namazına giderlerdi. 12 eylül1980’ den sonra devlet bunu fırsata dönüştürerek, birçok Alevi köyüne cami yaptırdı. Başlangıçta cuma günleri camiye giden Alevilerden bir kısmı bugün günde beş vakit namaz kılmaya başladı. Başbakan Tayip Erdoğan Alevilik Ali’nin yolunda gitmekse, bende Aleviyim diyebiliyor. Haksızda değil. Oysaki sağır sultan bilir ki İmam Ali İslamın 4. halifesidir. İmam Ali’nin halifelik döneminde en katı Şeriat uygulanmıştır. İmam Ali on iki imamlar ilkidir.
On iki imamlar kimdir?
1. İmam Ali kimdir: Babası Ebü Talip Annesi Fatımâ’dır. 21 Mart 598 yılında Mekke’de doğdu. Hz. Muhammedin amcasının oğlu. Muhammed’in damadı. Muhamed’in ölümünden hemen sonra iktidar kavgası başladı. İmam Ali halifeliğin kendi hakkı olduğunu iddia etti. Ayşe ile Ali’nin arası açık olduğu için Ayşe, Ali’nin halife olmasına karşı çıktı. Ali ile Ayşe’yi düşman eden ve aynı zamanda İslamda kırılma noktalarından biri sayılan, olayın baş kahramanı Ali’dir. Bilindiği üzere Ali Ayşe’nin Muhammed’i aldattığını iddia eder. Muhammed’den Ayşe’yi boşamasını ister. Bunun üzerine Ayşe ile Muhammed’in arası açılır. Ayşe babasıgile küs gider. Daha sonraları Muhammed bunun bir iftira olduğunu söyler. Bunun üzerine tam on ayet iner. Ayetin birinde kim ki iftirada bulunursa o cehennem de yanar. Ayşe bu ayete dayanarak Ali’nin cehennemlik olduğunu, cehennemlik birinin Halife olamayacağını söyler.
Bunun üzerine Halifelik Ebubekire verilir. Ebubekir 2 yıl halifelik yapar. Ebubekir halifelik döneminde Ali, Hz.Muhamed’in mal varlığının kendisinin hakkı olduğunu iddia eder. Ebubekir Peygamberin mal varlığının kamuya ait olduğunu söyler Ali’ye vermez. Bunun üzerine Ali ile Ayşe arasındaki çatışma uzlaşmaz bir hal alır.
Ebu bekirin ölümünden sonra Halifelik için üç aday çıkar. Ali, Ömer ve Osman. Ali ile Osman arasında gerginlik hat safhaya ulaşmıştır. Bunun üzerine Medine halkı bir çatışma yaşanmasın diye Ömer’i Halife seçer. Ali, Ömer’den sonra Halife olabilmesi için Ömer’le iyi geçinmeye çalışır. Halifelik uğruna 8 yaşındaki kızı Ummüye Gülsüme’yi Ömer’e onbirinci eş olarak verir. Medine halkı buna tepki gösterir. Ali buna aldırış etmez. Ömer 10 yıl Halifelik yaptık sonra öldürülür. Ömer’in öldürülmesinden sonra Halifelik için Ali ile Osman arasında Halifelik kavgası başlar. Osman ile Ali Muhammed’in damatlarıydılar, yani bacanak idiler. Ayşe’nin, Osman’ı desteklemesi ile Medine halkı Halifeliğe Osman’ı seçer.
Osman’ın Halifelik tahtına oturmasına, Ali ve taraftarları sıcak bakmazlar. Osman’ın başarısız olması için çaba harcarlar. Ülke genelinde kaos vardır ve köleler ayaklanmaya başlamıştır. İç karışıklık, iç çatışmaya dönüşür ve Osman öldürülür. Osman 12 yıl halifelik yaptı. Ayşe Osman’ı Ali’nin öldürttüğünü iddia eder. Halifelik tahtına Ayşe’nin karşı çıkmasına rağmen Ali geçer. Bunun üzerine Araplar ve ordu ikiye bölünür. Bir tarafta Ali’nin orduları ve taraftarları, diğer tarafta Ayşe’nin ordusu ve taraftarları. İki başlı bir yönetim ortaya çıkar. Ayşe, Ali’nin cehennemlik olduğunu, cehennemlik birinin Halife olamayacağını söyleyerek Ali’ye meydan okur. Bunun üzerine savaş çıkar. Ali taraftarları üstünlük sağlar. Ali taraftarları çoluk-çocuk demeden on üç bin beş yüz kişiyi kılıçtan geçirerek katlederler. Ayşe’yi rehin alarak Medine’ye getirirler. (Cemal savaşı)
Ali, Ayşe’nin taraftarlarını ortadan kaldırdıktan sonra kuranı baz alarak şeriat yasalarına göre İslam alemini yönetti. Fakat ülke genelinde ayaklanmalar başlamıştı. Şam valisi Muaviye Ali’nin emirlerini yerine getirmez. O tarihte İslam orduların genel karargahı Şam’da idi. Şam valisi aynı zamanda genel kurmay başkanı idi. Ali’nin bazı valileri görevden almalarına Muaviye karşı çıkar. Bazı bölgelerde iç çatışmalar hat safhaya ulaşır. Ali 24 Ocak 661 tarihinde camide namaz kılarken köle Abdurrahman ibni Mülcem tarafında öldürülür. İmam Ali, İslamın 4. Halifesidir. 4 yıl 9 ay 14 gün Halifelik yaptı, yaşamı boyunca İslam için çalıştı.
İslamın yayılmasında ve askeri olarak güçlenmesinde büyük çabaları oldu. 9 resmi evlilik, onlarca cariyesi (kadın köle) vardı. İktidarı döneminde Kadınlara söz hakkı tanımadı. Köleliği yasaklamadı. İslamı benimsemeyenlere yaşama hakkı tanımadı. Mezarı Irak, Necef şehrindedir.
(Devam edecek)
Barış Aydın
On İki İmamlar Alevi Olabilir mi ? (1)
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları
Yorumlar / Cevaplar
3
Okunma / Görüntüleme
4902
On İki İmamlar Alevi Olabilir mi ? (1)
On İki İmamlar Alevi Olabilir mi ? (1)
Para kazanmak için yazılan Alevilik kitapları hep aynı teraneyi söylemekten bıkmadı. Ahmet Mehmet'in yazdığını, Mehmet İsmail'in yazdığını, İsmail benim yazdığımı farklı kelimelerle yazıyor ve birbirlerini kaynak gösteriyorlar bu kitapları okuyanlarda bu yazarların görüşleri doğrultusunda Aleviliği öğreniyorlar. İşlerine geldi mi resmi tarihten , Ehlibeytle ilgili hadislerden söz ediyorlar işlerine geldi mi İslam içiyiz gelmedi mi dışıyız, hava bulutlu ise Müslümanız değilse olabiliriz 
Resmi Tarihe bakarak Hz.Ali'yi şeriatçı gösterip daha sonra bu makalenin sahibi gibi "Alisiz Alevilik" isteyenler de çıkıyor. Faik Bulut bunların öncüsüdür. Yazdığı kitapla Alevi toplumunun inançsız güruhunu iyice sapıtmıştır. Yüce peygamberim ve Hz.Ali'den özür dileyerek yazıyorum bu satırları. Tarihe göre Hz.Muhammed ve Hz.Ali bolca evlilikler yapmış, cariyelerle evlenmiş, Ömer Osman adında çocukları olmuş, çocuklarını Ömerle evlendirmiş ... Bu yalancı tarihi yazan kim Ehlibeytin azılı kafir düşmanı Muaviye, Yezid peki günümüzde bunların sözcüleri kimler "Alisiz Aleviliğin" icatcıları, Hz.Ali'yi bilmeyen nefsi yezid olmuş kişiler.
"Arap Ali'den" bize ne ya diyenlere Hacı Bektaş Veli'yi, Pir Sultan Abdal'ı hatırlatırız. Pir Sultan Abdal'ın Ben Ali'yim demesi onların işine gelmiyor ve kendileri gibi Hz.Ali gerçeğini hala bilememiş olanların gözleri değil ama kalplerinin kör olduğu gerçeğini bizlere göstermektedir.
Muhammed Ali'nin yaşadığı ve yaşattığı Alevilik yolu temeli İnsanlığa dayanan sevgi, merhamet, inanç ve ibadet yoludur. Bunun tersini söyleyenler ancak Emevilerin baskıcı, zor kullanan, şiddet yanlısı, inanç ve ibadetten uzak, keyif ve zevke dayanan, haram yiyen saltanatlarını bizlere Ehlibeyt saltanatı gibi, taht kavgası gibi yutturmaya çalışanlardır.
Biz bu tarihi elimizin tersiyle itiyoruz. Resmi tarih Ehlibeytimiz'le ilgili kıyıda köşede kalmış iki iyi kelam etti diye bu tarihi kabul edemeyiz. Onlar söylese de söylemese de biz Ehlibeytin kim olduğunu biliyoruz !.. Bu tarihi yazanlar nurdan yaratılmış Ehlibeyti katledenlerdir. Onların ne söylediği değil ne yaptıkları önemlidir. Ne yaptılar? Astılar kestiler ve yolu viraneye uğrattılar ama Ehlibeytin zem zem çeşmesi Ali'dir ki O Ali Allah'ın yeryüzünde ete kemiğe bürünmüş tezahürüdür İşte O Ali Ehlibeyti her dönem de gönderen, Batının sesini, gerçeklerin nefesini bu dünyada haykırtan sizin üç harfli ,halife Aliniz değil Şahımerdan Allah Ali'dir.
Siz bu çakma tarihinizle ancak kitap satarsınız tıpkı Alevi mersiyeleri, deyişleri ile köşeyi dönüp, ekmek yeyip daha sonra Ehlibeyti bilmeyenler gibi. Ama merak buyurmayın Şah Ali bunu yanınıza koymayacak.
Hz.Ali'siz ve Hz.Muhammed'siz bir Alevilik yoktur kafanıza bunu yerleştirin.

Resmi Tarihe bakarak Hz.Ali'yi şeriatçı gösterip daha sonra bu makalenin sahibi gibi "Alisiz Alevilik" isteyenler de çıkıyor. Faik Bulut bunların öncüsüdür. Yazdığı kitapla Alevi toplumunun inançsız güruhunu iyice sapıtmıştır. Yüce peygamberim ve Hz.Ali'den özür dileyerek yazıyorum bu satırları. Tarihe göre Hz.Muhammed ve Hz.Ali bolca evlilikler yapmış, cariyelerle evlenmiş, Ömer Osman adında çocukları olmuş, çocuklarını Ömerle evlendirmiş ... Bu yalancı tarihi yazan kim Ehlibeytin azılı kafir düşmanı Muaviye, Yezid peki günümüzde bunların sözcüleri kimler "Alisiz Aleviliğin" icatcıları, Hz.Ali'yi bilmeyen nefsi yezid olmuş kişiler.
"Arap Ali'den" bize ne ya diyenlere Hacı Bektaş Veli'yi, Pir Sultan Abdal'ı hatırlatırız. Pir Sultan Abdal'ın Ben Ali'yim demesi onların işine gelmiyor ve kendileri gibi Hz.Ali gerçeğini hala bilememiş olanların gözleri değil ama kalplerinin kör olduğu gerçeğini bizlere göstermektedir.
Muhammed Ali'nin yaşadığı ve yaşattığı Alevilik yolu temeli İnsanlığa dayanan sevgi, merhamet, inanç ve ibadet yoludur. Bunun tersini söyleyenler ancak Emevilerin baskıcı, zor kullanan, şiddet yanlısı, inanç ve ibadetten uzak, keyif ve zevke dayanan, haram yiyen saltanatlarını bizlere Ehlibeyt saltanatı gibi, taht kavgası gibi yutturmaya çalışanlardır.
Biz bu tarihi elimizin tersiyle itiyoruz. Resmi tarih Ehlibeytimiz'le ilgili kıyıda köşede kalmış iki iyi kelam etti diye bu tarihi kabul edemeyiz. Onlar söylese de söylemese de biz Ehlibeytin kim olduğunu biliyoruz !.. Bu tarihi yazanlar nurdan yaratılmış Ehlibeyti katledenlerdir. Onların ne söylediği değil ne yaptıkları önemlidir. Ne yaptılar? Astılar kestiler ve yolu viraneye uğrattılar ama Ehlibeytin zem zem çeşmesi Ali'dir ki O Ali Allah'ın yeryüzünde ete kemiğe bürünmüş tezahürüdür İşte O Ali Ehlibeyti her dönem de gönderen, Batının sesini, gerçeklerin nefesini bu dünyada haykırtan sizin üç harfli ,halife Aliniz değil Şahımerdan Allah Ali'dir.
Siz bu çakma tarihinizle ancak kitap satarsınız tıpkı Alevi mersiyeleri, deyişleri ile köşeyi dönüp, ekmek yeyip daha sonra Ehlibeyti bilmeyenler gibi. Ama merak buyurmayın Şah Ali bunu yanınıza koymayacak.
Hz.Ali'siz ve Hz.Muhammed'siz bir Alevilik yoktur kafanıza bunu yerleştirin.
On İki İmamlar Alevi Olabilir mi ? (1)
GAMZE yazdı:Çakma Alevi dedeleri çeşitli bölgelere gönderildi. Alevilikte olmayan bir çok şey varmış gibi gösterildi.’Biz ehl-i beyt soyundanız, esas Müslüman biziz’ gibi propagandalar yapılarak , sistematik bir İslamlaştırma politikası izlendi ve Aleviler İslamın içine çekilmeye çalışıldı.
Yaşamları boyunca camiden hiç çıkmıyan, Alevi inancı hakkında en ufak bir bilgi sahibi olmayan , Cemevi görmemiş, şeriatın yayılmasında büyük pay sahibi olan 12 İmamlarda bu asimilasyonun önemli bir parçası olarak, Alevi yolun takipçileri gibi gösterildi. Osmanlılar böylesi bir taktikle Alevileri İslamın içine çekerek Müslümanlaştırmaya çalıştılar. Ve bu noktada da son derece başarılı oldular. Başarısız oldukları yerlerde ise sürgün politikaları uyguladılar. On iki imamlar alevi miydi? On iki imamlar alevi inancına göre hiç yaşadılar mı? Alevileri on iki imamları ne kadar tanıyorlar?
[COLOR=#800080]Alevilerin asimile edilmesinde on iki imamların rolü büyüktür. On iki imamların Alevi gibi gösterilmesi, Alevilerin zaman içinde on iki imamlar gibi yaşamaya çalışması, Alevilerde önemli bir kırılmaya yol açmıştır. [COLOR=#800080] 1980 yıllarına kadar bazı Aleviler cuma namazına giderlerdi. 12 eylül1980’ den sonra devlet bunu fırsata dönüştürerek, birçok Alevi köyüne cami yaptırdı. Başlangıçta cuma günleri camiye giden Alevilerden bir kısmı bugün günde beş vakit namaz kılmaya başladı. Başbakan Tayip Erdoğan Alevilik Ali’nin yolunda gitmekse, bende Aleviyim diyebiliyor. Haksızda değil. Oysaki sağır sultan bilir ki İmam Ali İslamın 4. halifesidir. İmam Ali’nin halifelik döneminde en katı Şeriat uygulanmıştır. İmam Ali on iki imamlar ilkidir. [COLOR=#800080]
On iki imamlar kimdir?
1. İmam Ali kimdir: Babası Ebü Talip Annesi Fatımâ’dır. 21 Mart 598 yılında Mekke’de doğdu. Hz. Muhammedin amcasının oğlu. Muhammed’in damadı. Muhamed’in ölümünden hemen sonra iktidar kavgası başladı. İmam Ali halifeliğin kendi hakkı olduğunu iddia etti. Ayşe ile Ali’nin arası açık olduğu için Ayşe, Ali’nin halife olmasına karşı çıktı. Ali ile Ayşe’yi düşman eden ve aynı zamanda İslamda kırılma noktalarından biri sayılan, olayın baş kahramanı Ali’dir. Bilindiği üzere Ali Ayşe’nin Muhammed’i aldattığını iddia eder. Muhammed’den Ayşe’yi boşamasını ister. Bunun üzerine Ayşe ile Muhammed’in arası açılır. Ayşe babasıgile küs gider. Daha sonraları Muhammed bunun bir iftira olduğunu söyler. Bunun üzerine tam on ayet iner. Ayetin birinde kim ki iftirada bulunursa o cehennem de yanar. Ayşe bu ayete dayanarak Ali’nin cehennemlik olduğunu, cehennemlik birinin Halife olamayacağını söyler.
Bunun üzerine Halifelik Ebubekire verilir. Ebubekir 2 yıl halifelik yapar. Ebubekir halifelik döneminde Ali, Hz.Muhamed’in mal varlığının kendisinin hakkı olduğunu iddia eder. Ebubekir Peygamberin mal varlığının kamuya ait olduğunu söyler Ali’ye vermez. Bunun üzerine Ali ile Ayşe arasındaki çatışma uzlaşmaz bir hal alır.
Ebu bekirin ölümünden sonra Halifelik için üç aday çıkar. Ali, Ömer ve Osman. Ali ile Osman arasında gerginlik hat safhaya ulaşmıştır. Bunun üzerine Medine halkı bir çatışma yaşanmasın diye Ömer’i Halife seçer. Ali, Ömer’den sonra Halife olabilmesi için Ömer’le iyi geçinmeye çalışır. Halifelik uğruna 8 yaşındaki kızı Ummüye Gülsüme’yi Ömer’e onbirinci eş olarak verir. Medine halkı buna tepki gösterir . Ali buna aldırış etmez. Ömer 10 yıl Halifelik yaptık sonra öldürülür. Ömer’in öldürülmesinden sonra Halifelik için Ali ile Osman arasında Halifelik kavgası başlar. Osman ile Ali Muhammed’in damatlarıydılar, yani bacanak idiler. Ayşe’nin, Osman’ı desteklemesi ile Medine halkı Halifeliğe Osman’ı seçer.
Osman’ın Halifelik tahtına oturmasına, Ali ve taraftarları sıcak bakmazlar. Osman’ın başarısız olması için çaba harcarlar. Ülke genelinde kaos vardır ve köleler ayaklanmaya başlamıştır. İç karışıklık, iç çatışmaya dönüşür ve Osman öldürülür . Osman 12 yıl halifelik yaptı. Ayşe Osman’ı Ali’nin öldürttüğünü iddia eder. Halifelik tahtına Ayşe’nin karşı çıkmasına rağmen Ali geçer. Bunun üzerine Araplar ve ordu ikiye bölünür. Bir tarafta Ali’nin orduları ve taraftarları, diğer tarafta Ayşe’nin ordusu ve taraftarları. İki başlı bir yönetim ortaya çıkar. Ayşe, Ali’nin cehennemlik olduğunu, cehennemlik birinin Halife olamayacağını söyleyerek Ali’ye meydan okur. Bunun üzerine savaş çıkar. Ali taraftarları üstünlük sağlar. Ali taraftarları çoluk-çocuk demeden on üç bin beş yüz kişiyi kılıçtan geçirerek katlederler. Ayşe’yi rehin alarak Medine’ye getirirler. (Cemal savaşı)
Ali, Ayşe’nin taraftarlarını ortadan kaldırdıktan sonra kuranı baz alarak şeriat yasalarına göre İslam alemini yönetti. Fakat ülke genelinde ayaklanmalar başlamıştı. Şam valisi Muaviye Ali’nin emirlerini yerine getirmez. O tarihte İslam orduların genel karargahı Şam’da idi. Şam valisi aynı zamanda genel kurmay başkanı idi. Ali’nin bazı valileri görevden almalarına Muaviye karşı çıkar. Bazı bölgelerde iç çatışmalar hat safhaya ulaşır. Ali 24 Ocak 661 tarihinde camide namaz kılarken köle Abdurrahman ibni Mülcem tarafında öldürülür. İmam Ali, İslamın 4. Halifesidir. 4 yıl 9 ay 14 gün Halifelik yaptı, yaşamı boyunca İslam için çalıştı.
İslamın yayılmasında ve askeri olarak güçlenmesinde büyük çabaları oldu . 9 resmi evlilik, onlarca cariyesi (kadın köle) vardı. İktidarı döneminde Kadınlara söz hakkı tanımadı. Köleliği yasaklamadı. İslamı benimsemeyenlere yaşama hakkı tanımadı. Mezarı Irak, Necef şehrindedir.
(Devam edecek)
Barış Aydın
Sanırım bu arkadaş Şahımerdan Hz.ALi'den değil 3 harfli olan normal bir ALi'den bahsediyor..
Muaviye'yi nerdeyse kutsallaştırıp Hz.ALi'ye kinini nasıl da kusuyor.
Bizim ALi'miz doğduğunda, cemalinin nurundan çıralar yanmış, yer gök nur içinde kalmış, doğar doğmaz secdeye kapanmış , Hz.Muhammed Mustafa "Ya Ali, sen tüm cihana allah'tan gelensin,adın ALi olarak bilineceksin, ben sana Ya Şahımerdan diye bu adı takıyorum, Merdan mertliktir , mertliğinden bileğin bükülmeyecektir" demiş ve gülbeng duasını okumuştur.
Hz.Muhammed Mustafa, Hz.ALi'yi aynı anda bir sıfatı aslan bir sıfatı ALi olarak görmüştür .
Ne Hz.Muhammed ne de Hz.ALi savaşarak insanları dine getirmemişlerdir, onlar keramet, ışık ve dilleriyle , yaşattıkları güzelliklerle insanları yola getirmişlerdir.
Şeriatta vardır kol bacak keserek, zorla, şartla insanları dine getirmek.
Hz.Ali , hiç bir zaman halife de olmamıştır , halifelik şan-şöhret içindir oysaki O'nun şanı zaten Allah'tandı bu yüzden Allah'ın Aslanı O idi.
Hz.ALi doğduğunda , Hz.Peygamberimiz, O'nun, kızı Fatıma'yla evleneceğini ve onlardan Hasan ve Üseyin'in doğacağını ve Hz.Üseyin'in Kerbela'da şehit olacağını bildirir.
Hz.ALi yani bizim ALi'miz sadece 1 evlilik yapıyor O da Fatıma Ana'mızladır.
Şeriatın hüküm sürdüğü Emevi zamanında bir çok kadın almak gündeme geliyor, insanlar kendi pis nefisleri için Peygamberimize dahi iftira atmaktan çekinmiyorlar.
Hz.Muhammed gayba girdiği gün herkes halifelik yarışına girdiğinde sadece O başındaydı.
Halifelik için kızını Ömer'e verdi sözü , cücük yumurta aklıyla Hz.ALi'yi haşa küçültmeye çalışma gayretinden başka birşey değildir, Yazıyı okudukça lanet ediyorum yazana.
Gerçek İslam'ın güzelliğini anlamaktan aciz kulları Allah ıslah eylesin...
Onlar artık şeytanın atına binmişler umarım tez inereler...
Yukarıdaki Bilgilerin kaynağı Pirimiz Zöhre Ana'dır...
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
On İki İmamlar Alevi Olabilir mi ? (1)
Hz. Muhammed bir peygamber olarak neden Arap toplumuna gönderildi ? Çünkü; gönderilen her peygamber ve Evliya gönderildiği toplumun yoldan çıkması nedeniyle, toplumu irşat etmek için gelir ve yeniden Allah sesini ve yolunu o toplumda duyurur ve yaşatır... Eğer Hz.Muhammed ve Hz.Ali diğer insanlar gibi saltanat, taht kavgası için gelselerdi , yolunu kabul etmeyenlerin başını kesselerdi o zaman sıfatları ne Peygamber ne de Evliya olurdu ne de onlara gerek kalırdı !..
Peygamberler, Evliyalar herkes gibi düşünüp nefsi nereye çekerse oraya gitmezler. Onların nefsi yoktur. Onlar paradigmaları değiştirirler. Tabii kolay değildir bunu başarmak zaten bundan dolayı bu Ulu canlara keramet, mucize gibi vasıflar verilir. Ünlü Mısırlı astronom Batlamyus göre dünya, evrenin merkeziydi. Ancak 1300 yıl sonra Polonyalı Kopernik merkeze Güneş'i yerleştirerek bir ‘Paradigma değişimi’ yarattı. Bir hayli direnç ve baskıya da neden oldu. Birdenbire her şey başka türlü yorumlanmaya başladı. Bugün Kopernik'in dedikleri geçerli... Resmi tarihin kölelerine önerim paradigmalarını değiştirsinler satılmışlara zaten sözümüz yok onlar şeytanın atına binmişler dört nala uçuruma doğru yol alıyorlar... Eğer paradigmalarınızı değiştirmezseniz hiç bir zaman gerçekleri öğrenemeyeceksiniz. Elinize almışsınız Ankara haritasını ve Dolmabahçe Sarayını arıyorsunuz. Dolmabahçe Sarayı İstanbul'da olduğu için ebedi istediğiniz menzile varamazsınız.
Allah yolunun sahipleri kati suretle sizin bu yazdığınız tarihin bir parçası değildir. Ehlibeyte düşmanlık besleyenler onların toplumdaki saygınlığını çekemediler, onların yoluna da yürüyemediler çünkü ne özleri vardı ne de inançları. Gönüllere sevgiyle, merhametle giren Muhammed'in Ali'nin bu saygınlığını yok etmek, onların yerine geçmek için mücadeleye başladılar. Bu lanetlerin kendi kendine düşman yaratarak başlattıkları düşmanca davranışlar daha sonra katliama dönüştü. Ehlibeytin ulu canlarını yok edince karşılarında gerçekleri savunacak kimse kalmadı. Emevi, Allah yolunun sahiplerini şehit etti ve adına İslam denilen bir saltanat kurdu, parayla din adamlarına kitap yazdırdı, medreseler kurdu ve bugün ki zalim ,kafa kesen, mezhepçi Siyasal İslamın temellerini attı.
Emevilerin yaptıkları zulümleri Ehlibeytin atası Hz.Ali'ye ve diğer Ehlibeyt canlarına mal etmek Yezidin şeytani fikridir. Halifeliğiniz, saltanatınız sizin olsun dünya malında gözü olanın gözü çıksın...
Dün olduğu gibi bugün de bu gerçekleri topluma anlatan Pir Zöhre Ana var. O da tıpkı diğer peygamberlerin ve Evliyaların yaptığı gibi paradigmaları değiştiriyor çünkü Allah yoluna yapılan bu hayasızca fiili ve fikri saldırılar son hadde ulaştı. İnsanlık ahlaksızlığın ve İnançsızlığın denizinde kulaç atıyor. Hz.Ali ve Hz.Muhammed kurdukları yoldan uzaklaştırılıyor haşa hakarete uğruyor ... Gerçekler gün yüzüne çıktı. 30 yılı aşkın süredir Ankara'dan Hakkın sesini dünyaya duyuran, Tarihin kirli sayfalarından bizi kurtaran gerçek el değmemiş Muhammed Ali yolunu bizlere anlatan, Hak sancağını çeken, insanlık temelinde bütün toplumu kucaklayan bir Ehlibeyt Evliyasının varlığı yadsınamaz...
Peygamberler, Evliyalar herkes gibi düşünüp nefsi nereye çekerse oraya gitmezler. Onların nefsi yoktur. Onlar paradigmaları değiştirirler. Tabii kolay değildir bunu başarmak zaten bundan dolayı bu Ulu canlara keramet, mucize gibi vasıflar verilir. Ünlü Mısırlı astronom Batlamyus göre dünya, evrenin merkeziydi. Ancak 1300 yıl sonra Polonyalı Kopernik merkeze Güneş'i yerleştirerek bir ‘Paradigma değişimi’ yarattı. Bir hayli direnç ve baskıya da neden oldu. Birdenbire her şey başka türlü yorumlanmaya başladı. Bugün Kopernik'in dedikleri geçerli... Resmi tarihin kölelerine önerim paradigmalarını değiştirsinler satılmışlara zaten sözümüz yok onlar şeytanın atına binmişler dört nala uçuruma doğru yol alıyorlar... Eğer paradigmalarınızı değiştirmezseniz hiç bir zaman gerçekleri öğrenemeyeceksiniz. Elinize almışsınız Ankara haritasını ve Dolmabahçe Sarayını arıyorsunuz. Dolmabahçe Sarayı İstanbul'da olduğu için ebedi istediğiniz menzile varamazsınız.
Allah yolunun sahipleri kati suretle sizin bu yazdığınız tarihin bir parçası değildir. Ehlibeyte düşmanlık besleyenler onların toplumdaki saygınlığını çekemediler, onların yoluna da yürüyemediler çünkü ne özleri vardı ne de inançları. Gönüllere sevgiyle, merhametle giren Muhammed'in Ali'nin bu saygınlığını yok etmek, onların yerine geçmek için mücadeleye başladılar. Bu lanetlerin kendi kendine düşman yaratarak başlattıkları düşmanca davranışlar daha sonra katliama dönüştü. Ehlibeytin ulu canlarını yok edince karşılarında gerçekleri savunacak kimse kalmadı. Emevi, Allah yolunun sahiplerini şehit etti ve adına İslam denilen bir saltanat kurdu, parayla din adamlarına kitap yazdırdı, medreseler kurdu ve bugün ki zalim ,kafa kesen, mezhepçi Siyasal İslamın temellerini attı.
Emevilerin yaptıkları zulümleri Ehlibeytin atası Hz.Ali'ye ve diğer Ehlibeyt canlarına mal etmek Yezidin şeytani fikridir. Halifeliğiniz, saltanatınız sizin olsun dünya malında gözü olanın gözü çıksın...
Dün olduğu gibi bugün de bu gerçekleri topluma anlatan Pir Zöhre Ana var. O da tıpkı diğer peygamberlerin ve Evliyaların yaptığı gibi paradigmaları değiştiriyor çünkü Allah yoluna yapılan bu hayasızca fiili ve fikri saldırılar son hadde ulaştı. İnsanlık ahlaksızlığın ve İnançsızlığın denizinde kulaç atıyor. Hz.Ali ve Hz.Muhammed kurdukları yoldan uzaklaştırılıyor haşa hakarete uğruyor ... Gerçekler gün yüzüne çıktı. 30 yılı aşkın süredir Ankara'dan Hakkın sesini dünyaya duyuran, Tarihin kirli sayfalarından bizi kurtaran gerçek el değmemiş Muhammed Ali yolunu bizlere anlatan, Hak sancağını çeken, insanlık temelinde bütün toplumu kucaklayan bir Ehlibeyt Evliyasının varlığı yadsınamaz...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi