You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ölümün 45. Yılında Büyük Usta Nazim Hikmet

Ölümün 45. Yılında Büyük Usta Nazim Hikmet

Posting Freak
Ölümün 45. Yılında Büyük Usta Nazim Hikmet
3 Haziran 1963 günü sabahında bir kalp krizi sonucu Moskovadaki evinde hayata göz yumdu.
Mavi gözlü devimiz Nazim Ustamızı ölümün 45. yılında (2008) saygıyla anıyoruz.


nazım hikmet memleket,
memleket nazım hikmet...


[Resim: nazimhikmetbursacezaeviwv6.jpg]


Nazim Hikmet bursa cezaevi

[Resim: dscn2348aakv6.jpg]



[Resim: 35.jpg] [Resim: 40.jpg]



]Gerçek şair kendi aşkı, kendi mutluluğu ve acılarıyla uğraşmaz. Onun şiirlerinde halkının nabzı atmalıdır... Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır.
Gerçek yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya yargılıdır.
]

[INDENT][INDENT]
]Nâzım HİKMET
[/INDENT][/INDENT][INDENT]

[FONT=Microsoft Sans Serif]]"Ben, bir insan,
ben, Türk sairi komünist Nâzim Hikmet ben,
tepeden tirnaga iman,
tepeden tirnaga kavga, hasret ve ümitten ibaret ben... "

OTOBIYOGRAFI

]1902'de dogdum
dogdugum sehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yasinda Halep'te pasa torunlugu ettim
on dokuzumda Moskova komünist üniversite ögrenciligi
kirk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konuklugu
ve on dördümden beri sairlik ederim
kimi insanlar otlarin kimi insan baliklarin çesidini bilir
ben ayriliklarin
kimi insan ezbere sayar yildizlarin adini
ben hasretlerin

hapislerde de yattim büyük otellerde de
açlik çektim açlik grevi de içinde ve tatmadigim yemek yok gibidir

otuzumda asilmami istediler
kirk sekizimde Baris madalyasinin bana verilmesini
verdiler de
otuz altimda yarim yilda geçtim dört metrekare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag'dan Havana'ya

Lenin'i görmedim nöbetini tuttum tabutunun basinda 924'te
961'de ziyaret ettim anit kabri kitaplaridir

partimden koparmaga yeltendiler beni
sökmedi
yikilan putlarin altinda da ezilmedim

951'de bir denizde genç bir arkadasla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sirtüstü bekledim ölümü

sevdigim kadinlari deli gibi kiskandim
su kadarcik haset etmedim Sarlo'ya bile
aldattim kadinlarimi
konusmadim arkasindan dostlarimin

içtim ama aksamci olmadim
hep alnimin teriyle çikardim ekmek parami ne mutlu bana

baskasinin hesabina utandim yalan söyledim
yalan söyledim baskasini üzmemek için
ama durup dururken de yalan söylemedim

bindim tirene uçaga otomobile
çogunluk binemiyor
operaya gittim
çogunluk gidemiyor adini bile duymamis operanin
çogunlugun gittigi kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapinaga havraya büyücüye
ama kahve falina baktirdigim oldu

yazilarim otuz kirk dilde basilir
Türkiye'mde Türkçemle yasak

kansere yakalanmadim daha
yakalanmam de sart degil
basbakan fakan olacagim da yok
meraklisi da degilim bu isin
bir de harbe girmedim
siginaklara da inmedim gece yarilari
yollara da düsmedim pike yapan uçaklarin altinda
ama sevdalandim altmisima yakin
sözün kisasi yoldaslar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yasadim diyebilirim
ve daha ne kadar yasarim
basimdan neler geçer daha
kim bilir

(11.9.'61 - Dogu Berlin)


[INDENT]
DAVET
[/INDENT]
[INDENT]
]Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
[/INDENT][INDENT]
]Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
[/INDENT][INDENT]
]bu memleket, bizim.
[/INDENT]
]
[INDENT]
]Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
[/INDENT][INDENT]
]ve ipek bir halıya benziyen toprak,
[/INDENT][INDENT]
]bu cehennem, bu cennet bizim.
[/INDENT]
]
[INDENT]
]Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
[/INDENT][INDENT]
]yok edin insanın insana kulluğunu,
[/INDENT][INDENT]
]bu dâvet bizim....
[/INDENT]
]
[INDENT]
]Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
[/INDENT][INDENT]
]ve bir orman gibi kardeşçesine,
[/INDENT][INDENT]
]bu hasret bizim...
[/INDENT]
]

[INDENT]
]Nazım Hikmet
[/INDENT]
[/INDENT]
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Ölümün 45. Yılında Büyük Usta Nazim Hikmet
[Resim: 17.jpg]

]Karlı Kayın Ormanında

]Karlı kayın ormanında
]yürüyorum geceleyin.
]Efkârlıyım, efkârlıyım,
]elini ver, nerde elin?

]Ayışığı renginde kar,
]keçe çizmelerim ağır.
]İçimde çalınan ıslık
]beni nereye çağırır?

]Memleket mi, yıldızlar mı,
]gençliğim mi daha uzak?
]Kayınların arasında
]bir pencere, sarı, sıcak.

]Ben ordan geçerken biri:
]"Amca, dese, gir içeri."
]Girip yerden selâmlasam
]hane içindekileri.

]Eski takvim hesabıyle
]bu sabah başladı bahar.
]Geri geldi Memed'ime
]yolladığım oyuncaklar.

]Kurulmamış zembereği
]küskün duruyor kamyonet,
]yüzdüremedi leğende
]beyaz kotrasını Memet.

]Kar tertemiz, kar kabarık,
]yürüyorum yumuşacık.
]Dün gece on bir buçukta
]ölmüş Berut, tanışırdık.

]Bende boz bir halısı var
]bir de kitabı, imzalı.
]Elden ele geçer kitap,
]daha yüz yıl yaşar halı.

]Yedi tepeli şehrimde
]bıraktım gonca gülümü.
Ne ölümden korkmak ayıp,
]ne de düşünmek ölümü.

]En acayip gücümüzdür,
]kahramanlıktır yaşamak:
]Öleceğimizi bilip
]öleceğimizi mutlak.

]Memleket mi, daha uzak,
]gençliğim mi, yıldızlar mı?
]Bayramoğlu, Bayramoğlu,
]ölümden öte köy var mı?

]Geceleyin, karlı kayın
]ormanında yürüyorum.
]Karanlıkta etrafımı
]gündüz gibi görüyorum.

]Şimdi şurdan saptım mıydı,
]şose, trenyolu, ova.
]Yirmi beş kilometreden
]pırıl pırıldır Moskova...





[Resim: nazim.jpg]
GİDERAYAK
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.

(Haziran 1959
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Ölümün 45. Yılında Büyük Usta Nazim Hikmet
Memlekte,Nazım Hikmet

Nazım Hikmet,memleket !..

VATAN HAİNİ,


"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.....

Senior Member
Ölümün 45. Yılında Büyük Usta Nazim Hikmet
Sevdiğim bir şiiriyle bende eşlik edip, büyük ustayı saygı ve sevgiyle anıyorum.


BİR FOTOĞRAFA

Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...

Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.

Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tir..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır

Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

NAZIM HİKMET
Cevheri satalım Zöhre Ana’dan
Dervişler ayrılmaz hüsnü rızadan
Kerbela sözleri döker Hüda’dan
Sen seni bilmezsin bilir yaradan
Junior Member
Ölümün 45. Yılında Büyük Usta Nazim Hikmet
DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
dünyayı çocuklara verelim
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler

NAZIM HİKMET

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.