[COLOR=#800080]Yeni başlayanlar için ankara aştidir. (bkz: aşti)
soğuğun içine
işlediği
anda başını kaldırıp etrafta denizi aramaz isen
kolay alışırsın.
*madde 1: Ankara'da deniz yoktur. deniz kenarında bir
kentte bir
şekilde
bulunmuşsan, denizi seviyorsan, ankara'yı kısa
vadede sevemeyeceksin,
hiç
kasma. yine de çeneni kapa, 'ankara iyi güzel de
denizi yok abi bea'
kabilinden düşüncelerini kendine sakla, bu
muhabbetleri defalarca kez
duymuş
olan ankaralılar pek sevencen davranmazlar, sıcak
yaklaşmazlar.
baygınlık
verirsiniz. yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim.
*madde 2: Ankara'yıİstanbul ile, İzmir ile
kıyaslamaya kalkmayın, bu da
sevilmez, hele izmir karşılaştırması tiksinti
yaratır. yok kordon vardı
yok
çiğdem vardı bilmemne..Gölbaşı'nda denize
dökerler adamı allahama..
*madde 3: Ankara'da kış soğuk geçer. rüzgarı
keser, ayazı süründürür.
kalın
giyinin, bere ve eldiven edinin; öğlen dışarı
çıkıyorsanız ve geç
saatlerde
dışarda bulunmanız gerekecekse havaya aldanmayın.
coğrafya dersinde
karasal
iklim için neler söylerdiniz onları hatırlayın.
ya da en iyisi bir gece
iliklerinize kadar üşüyün, sonra gece-gündüz
sıcaklığı arasındaki büyük
farklı anlayın.
*madde 4: çinçin mahallesi denilen yere gece
gitmeyin. gündüz de
gitmeyin.
illa gidecem ben gezerim görürüm hoplarım
zıplarım' diyorsanız, en
fiyakalı,
en pahalı giysilerinizi giyin, telefonunuzu boynunuza
asın öle gidin.
*madde 5: ankara'da deniz yoktur. alışın
*madde 6:elektronik malzeme, korsan cd falan
arıyorsanız kızılay'da
vakit
kaybetmeyin, teknosa arayıp kazık yemeyin, maltepe
pazarı'nı öğrenin.
'ben
öğrenciyim abi' sözünü motto bilin, her
alışverişte işe yarar.
*madde 7: öğrenciyseniz, kendi evinizde
kalacaksanız, bir şekilde
İtfaiye
meydanı'na gidin, dibine kadar araştırın, az
parayla süper ev nasıl
döşenir görün.
*madde 8: Atakule'de bir halt yok, boşuna
meraklanmayın,Çankaya'ya sırf
Atakule için tırmanmayın. ha eğer 'ben illa
bozkır manzarası görecem
edecem'
diyip de gidecekseniz, hemen aşağıdaki botanik
parkına da uğrayın.
*madde 9: Ankara'da deniz yoktur. deniz aramayın.
*madde 10: Metro'ya girin, kaybolun, ama alışveriş
yapmayın.
*madde 11: Odtü, Bilkent, Hacettepe yahut Başkent
üniversitesi
öğrencisi
iseniz, araba almayın, otobüs ve servisi tercih
edin. eskişehir yolunun
her
sabah yaşadığı tıkanıkta tuzunuz bulunmasın.
sizin yüzünüzden sınava
geç
kalmayayım. lütfen.
*madde 12: banliyo trenleri güvenlidir, çekinmeyin
kullanın. sincanlı
ezik
büzük gençlerle muhatap olmayın.
*madde 13: kaybolursanız kimseye asla ve kat-a yol
sormayın. sorduğunuz
her
yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü, otuzu
bambaşka bir tarafı
gösterir, kalan otuz da bilmiyorum abi ben buraların
yabancısıyım der.
Karanfil sokak'ta sağlık bakanlığı nerede diye
sorarsınız, adamı
kocatepe
camii'ne çıkarırlar, yapmadıkları şey değildir.
harita edinin.
*madde 14: Odtü'lü değilseniz,Odtü kampüsüne
girmeniz, Alcatraz'dan
kaçmanız
kadar meşakkatli bir meseledir, bunu bilin. ısrarcı
iseniz, risk alın
ve
Güvenpark'tan kalkan Odtü minibüslerinden birine
binin, kampüse girişte
kimlik soran görevli minibüse girdiğinde,
kendinizden emin bir şekilde
adamın gözlerine 'sen benim kim olduğumu biliyor
musun' bakışı atın.
işe
yarayabilir.
( düzenleme: ne yaparsanız yapın, gerekirse ormana
dalın girin ama
kimlik
diye topkek ambalajı, kupa sekizlisi göstermeyin)
*madde 15: Ankara'da deniz yok. yok işte, yok!
*madde 16: Ulus pek sevilen bir yer değildir. eski
meclis binasının
burada
bulunması Ulus'u güzel kılmaz. zamanla
göreceksiniz ki, Ulus'u hiçbir
şey
güzel kılmaz, kılamaz; olabilemez. Ulus'tan ve arka
sokaklarından uzak
durun.
*madde 17: en popüler buluşma mekanları olan
Kızılay Gima'yı ve Dost
Kitabevini'ni öğrenin.
*madde 18: Tunalı Hilmi caddesi demeyin. Ankaralılar
-muhtemelen
Hilmi'nin
güzel bir isim olmadığını düşünüyor
olduklarından- direkman Tunalı
derler.
siz de Tunalı diyin.
*madde 19: Ankaragücü taraftarı çirkef ve
kalabalık, Gençlerbirliği
taraftarı az sayıda ve enteldir. kalabalık bir
Ankaragücü taraftar
grubu
görürseniz sakının. laf atarlarsa karşılık
vermeyin. tek kişi bile
olsa, iki
dakika içersinde sürüyle adam toplayıp peşinizden
koşturabilir.Büyükşehir
Belediyespor'un taraftarı yoktur, olduğunu iddia
eden olursa gülün
geçin.
nanik yapın.
*madde 20: "boş yere ağlama, kalbini bağlama,
Ankara kızlarına"
şarkısını
öğrenin, sık sık söyleyin.
*madde 21: Ankara'da en güzel mevsim sonbahardır.
tadını çıkarın.
*madde 22: Trafikte taş düşemez ama milletvekili
çıkabilir. kırmızı
ışıkta
sizi bekletebilir. hazırlıklı olun.
*madde 23: Gazi üniversitesi'nin İİbf dışındaki
bir fakültesine
gidecekseniz
temkinli olun, eli tespihli takım elbiseli tiplerle
saçınız,
sakalınız,küpeniz üzerine bir konuşma yapmaya
hazır olun. adamlarla
papaz
olmayın.
*madde 24: gece ondan on birden sonra sokaklarda
kimseciklerin
kalmaması
normaldir, kimyasal bomba neyin atılmamış, insanlar
sığınağa
kaçarcasına bir
anda ortalıktan kaybolmamışlardır, olağan bir
durumdur bu. sakin
olun,panik
yapmayın.
*madde 25:
1-cadde ortasında düğün dernek görürsen
şaşırma, bilmediğin Ankara
havalarında da oynama.
(bkz: düz oyun) (bkz: kaşıklı oyun) (bkz: okuntu)
2-nerde olursanız olun aşağıya doğru indiğinizde
Kızılaya çıkarsınız.
3-Pek çok yere yürüyerek gidebilirsiniz, kaybolmak
gibi bir şansınız
yoktur,
bunu unutmayın. "aha nerdeyim lan ben?" dediğinizde
Ulus'tasınızdır,panik
yapmaya gerek yok, Bentderesi'ne doğru
gitmediğinizden emin olduktan
sonra,
hızla Metroya ulaşabilirsiniz, müzelerin biraz
aşağısındadır.
Büyük tiyatroyu sorup, entel görünümüne
girmeyin, itfaiyeciler çarsını
sorun, kimse sizi kandırmasın. samanpazarı da
olabilir. Ulus dışında
Ankara'da hiçbir yerde absürd bir durumla
karşılaşmazsınız.
Etrafınızda, gözünüzü nereye çevirdiyseniz bir
"Robocop" a çarptıysa
Kızılay'dasınız demektir.Eylem yapılacak
anlamındadır bu. korkmayın.
yine,
bir avuç eylemci için 4 otobüs Robocop, çevik
kuvvet inmiştir. bu kadar
polisi nereye göndersin kardeşim bu devlet?!
mantığıyla öyle bakınır
dururlar o polisler. sonra SSK işhanı ve Sakarya
alkol mekanlarıdır. en
berbat birahenlerden tutun meyhane ve club
ortamlarının hepsi vardır
oralarda. güzeldir, herkes birbirinin kardeşi
gibidir, ama yine de
dikkatli
olmak gerek, bazen insanlar kardeş katili de
olabliyorlar.
Ankarada güz bambaşkadır. özellikle, kalabalığı
seviyorsanız, Yüksel
caddesinde, tenhalığı seviyorsanız, Bahçeli 7.
cadde hariç her
caddesinde ve
Tandoğan'ın ara sokaklarında turlarsanız, bir
aylığına bu şehri
sevebilirsiniz belki. onun dışında bürokrasi hemen
her zaman kendisini
hissettirir de bir tek Sakarya caddesine uğramaz gibi
gelir bana.
4- Ankara melankoliktir, ekim güzeldir.
5- Ankaraya geldik Laila'ya gidelim diye gazlara
geldiyseniz 1 şişe
viski
için 300 milyon, bir bira için 20 milyon gibi
fiyatlara hazırlıklı
olun. .
Armada ile migros alışveriş merkezi eşittir ama
migros alışveriş
merkezi
biraz daha eşittir. (bkz: mudo)
Metroya binerken her zaman ve her zaman, mutlaka
inenlere yol verin.
inen ve
binenlerin toplu çemkirmelerine maruz kalmayın.
Metro ve Ankaray'ı karıştırmayın. ikisi de
Kızılay'da kesişir; Ankaray
Aşti'ye gider, Metro ise Akköprü (MİGROS-ANKAMALL)
ve Batıkent
tarafına.
kar-buz çok olur lütfen dikkatli adımlarla
yürüyün.
6- Ankaradaki yürüyen merdiven adabında acelesi
olmayan vatandaş sağda
dursun diye bir kural yoktur. yürüyen merdivene
binecekseniz
yürümeyin, durun zira merdiven zaten sizin için
yürümektedir.
7- Kavaklıdere, Ayrancı mevkilerine belediye
otobüslerine bindiğinizde
fark
edeceksiniz ki otobüsün yaş ortalaması 65-70
civarlarındadır. korkmayın
takım elbiselerle otobüse binmenize gerek yok herkes
öyle biniyor diye.
8- Genelkurmay önünde ayakkabınızı bağlamak
üzere durmayın. makinalı
tüfek doğrultuyorlar. (bkz: biz burda yabancıları
sevmeyiz)
9. -"Hocam" lafına alışın, bu lafı duyunca
kendinizi hoca gibi
hissetmeyin.
bir Ankara klasiğidir, özellikle üniversite
kampüslerinde güvenlik
görevlileri öğrencilere, taksi şoförleri
güvenliğe, büfeciler
büfecilere,
kısaca herkes herkese hocam der. ayrıca taksi
şoförü üniversiteli
olduğunuzu
anladığı anda hocam diye hitap eder size. hoca
değilsiniz,
Ankaralısınız.
eğer yere tükürür veya otobüste yellenirseniz
kimse birşey demez, ama
ters
yöne girerseniz ya da yanlışlıkla Metronun inme
platformundan inerseniz
(ki Ankaray'dan Metro'ya geçecekseniz tüm oklar inme
platformunu
gösteriyor)
küfür yersiniz. garip prensipleri olan bir
şehirdir.
Dost deyince Konur sokak'taki Dost kitabevi değil,
Karanfil'deki
anlaşılmalı. aman ha, arkadaşınızı fıtık
edersiniz sonra yanlış yerde
bekleyip.
10 -AOÇ belediye başkanının insafına bırakıldı
ya da bırakılması
kuvvetle
muhtemel. bozulmadan son bir kez gidip görün.
kokoreç yiyin. şençam
köftesinden tırtıklayın. dondurma tüketin.
çiçekçileri gezin.
*Harikalar diyarı, zart zurt gölü Ankara'nın
tarihi yerleri değildir.
aldanmayın.
*Odtü'den Bahçeli'ye giderken ki yolun (Eskişehir
Yolu) ortasındaki
Gökkuşağı adlı yapının ne ayak olduğunu
sormayın boşuna.
*İzmirliler, İstanbullular diğer bütün
vatandaşlar gibi kardeşimizdir
ama
gelip de "buranın denizi yok, akşamları dolmuş
olmuyor, İstanbulun
gözünü
seveyim, ne modern şehirmiş meğer bik bik bik" diye
trip atanlar
sevilmezler
pek. yoksa İstanbul, İzmir şahane şehirlerdir
itirazımız yok.
*Kızılay'daki Yapı Kredi binasındaki leyleklerin
niye birinin yan yan
diğerinin de kanatlarını farklı frekanslarda
çırparak uçtuğu üzerine
kafa
yormayın.
Ãğrencinin gözünden ANKARA
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
