![[Resim: 311220091021013579030.jpg]](http://www.haber1.com/pics/news/311220091021013579030.jpg)
Haber1.com Genel Yayın Yönetmeni Kazım Kılıç yazdı...
Ateistti dinci oldu
Irkçıydı müfteri oldu
O şimdi hem karacahil hem provokatör
Şimdi size bir karacahilden, bir yobazdan, bir ırkçıdan, bir iblisten, bir Yezid’den sözedeceğim. Ama önce karanlık geçmişine gelin bir göz atalım…
1944 yılında Kayseri’de doğdu. Yani yaşını başını almış bir adam. Yani aklıselim düşünmesi, serinkanlı olması gereken bir insan. Babasının mesleği nedeniyle Kastamonu, Çankırı, Ankara ve son olarak İstanbul olmak üzere o şehir senin bu şehir benim diyerek dolaşıp durdu. Fakat şimdi görüyoruz ki bu iblis, bu gezilerden Anadolu’nun hiçbir güzel meziyetini almamış, aksine ne kadar melanet varsa ruhuna işlemiş.
Bu dengesiz adam, sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenim görmeye başladı. O yıllarda solcu, daha da ötesinde komünist olmak moda olduğu için bu zat, komünistlikte karar kıldı. Çünkü kendine göre mama oradaydı. O yıllarda şiir yazmaya, şiir kitapları çıkarmaya başladı. Ünlendi. Dönüşüm isimli dergi çıkardı. Sonra kesmedi komünistliği. Daha da ileri gitmeliydi. Adı sonradan Dev-Genç olan Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun kurucuları arasında yer aldı.
Hızlı solcu bu zatın, sonra dönemin solcu partisi Türkiye İşçi Partisi ile haşır neşir olduğunu görüyoruz. O kadarki Geceleyin Bir Koşu isimli şiir kitabının tüm geliri TİP’in kasasına gelir olarak kaydedildi. 1967 yılında sakıncalı bir onbaşı olarak askerdeydi. Sonraki dönemlerde onu yine radikal solcu dergilerle birlikte görüyoruz. Yani o solun en uç köşesinde, en ön safhasındaydı. Halkın Dostları isimli dergiyi çıkardı, yayın yönetmenliğini yaptı. Bu arada şiirleri radikal solcu çevrelerde dilden dile dolaşıyordu. Partizan, Çağdaş Bir Ürperti, Bir Devrimcinin Armonikası, İsyan, kan Kalesi bu şiirlerin başında geliyor.
Şimdi Türkçülük/ırkçılık yapmaya başlayan bu dengesiz adamın, 1971 yılında Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili Edebiyatı Bölümü’nde okumaya başladığını görüyoruz. Ve bu yıllardan itibaren komünistlikten beklediği büyük nemayı görmemiş olacakki bu sefer de onun dincilik limanına yanaştığını görüyoruz. 1974 yılında Sezai Karakoç’un çıkardığı Diriliş dergisinde “Amentü” isimli şiirle hidayete ermiş(!) olacakki dindarlık cephesinde yerini alıyor. İşte bu tarihten itibaren Müslümanlık, İslam adı altında gericilik ve yobazlık tohumları ekmeye başladı. 1977 yılında dinciliğini iyice ilan eden bu karanlık ruhlu adam, Yeni Devir’de kin tohumlarını iyice ekmeye başladı. Sonraki yıllarda ise zehrini Milli Gazete’de akıtmanın çabası içindeydi. Fakat bir süre sonra buradan da umduğunu bulamadı. Onu yapıyor olmuyor, bunu yapıyor yine olmuyordu. Bir türlü gündeme oturamıyor, ses getiremiyordu. 2003 yılında “Bir zamanlar İsmet Özel Vardı” başlıklı yazısıyla Milli Gazete’deki dönemine de son verdi. Artık ona yeni bir liman gerekiyordu. Yani yine dönecekti. Öyle de oldu. Bu sefer Türkçülükte karar kıldı. Devir milliyetçilik devriydi. Artık öyle böyle değil tam bir ırkçı/faşist, kaskatı bir Türkçü olmuştu. Kavmiyetçiliği yasaklayan mukaddes dinimizin emrine karşılık o artık kavmiyetçinin kavmiyetçisi olmuştu.
Bu söylemlerine uzun süre devam etti ihtiraslı adam. Ama olmuyor, yine olmuyordu. Ses getirecek bir şey yapmalı, ortalığı karıştıracak işlere imza atmalıydı. Çünkü aklında her daim fesatlık, iblislik vardı. Bölücülük yapmak, fitnecilik yapmak iyi ses getirebilirdi. İşte onu yaptı Habertürk TV’de. Öyle şeyler söyledi, öyle açıklamalar yaptı ki, aklıselim, vicdanlı tüm Alevi ve Sünni Müslümanların tepkisini çekti.
Açıklamalarını mutlaka okumuşsunuzdur. Ama özetle, Alevi Müslümanları, Haçlılardan kalma kırıntılar olarak gördüğünü açıkladı. Dün akşam yine Habertürk TV’de çıkıp o zehrini yine saçmaya devam etti. Yine bölücülük ve kin tohumlarını serpti etrafa. “Eğer Aleviler Sünnileşmezse, Kürtler Türkleşmezse bu ülke biter”. Evet aynen böyle dedi bu karanlık ve provokatör adam. Yetinmedi. “Türk demek Müslüman demektir” dedi. Yetmedi, cehaleti ile karanlığa gömdü her tarafı. Gagauz Türklerinin Türkçe bilmediğini, konuşmadığını söyledi. Yetmedi, “Azeri Türkçesi ile Türkçe arasındaki fark, İtalyanca ile İspanyolca arasındaki farktan daha fazladır” diyerek karacahilliğini sergiledi. Neyseki Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, cahilliğini hemen ortaya koydu ve rezil rüsva etti.
İşte bu iblis, şair İsmet Özel’den başkası değil.
Evet evet, o bir İblis. Çünkü aklında rahmani değil, şeytani fikirler cirit atıyor.
O döneklerin döneği. Öyle ya 40 yılda komünistlikten sonra dinciliğe, sonra da arkçılığa geçiş yapmasını başka nasıl değerlendirebiliriz ki?
O bir vicdansız, zalim bir kişi. O bir Yezid. Öyle olmasa Alevisi ve Sünnisi ile tüm Müslümanların Kerbela acısını yeniden hissettiği, sevgili peygamberimizin sevgili ehl-i beytini katleden, zulmeden büyük iblisler ve zalimler Muaviye ile Yezid’in lanetlendiği mukaddes Muharrem ayında böyle bir açıklama yapmasını başka nasıl izah edebiliriz ki?
O bir müfteri. Öyle olmasa, özbe öz Türk (Türkmen) olan Alevi Müslümanlara, Haçlı kalıntısı diye nasıl iftira atabilirki?
O bir provokatör. Öyle olmasa, Hükümet’in Alevi açılımı ile milli birlik ve barış projesini hayata geçirmeye çalıştığı şu dönemde Alevi vatandaşlarımıza bu kadar büyük iftira atmasını, hakaret etmesini, bölücülük yapmasını, nifak tohumla ekmesini nasıl izah edeceğizki?
O bir karacahil. Öyle olmasa Azeri kardeşlerimizi bize bu kadar uzak nasıl görebilirki?
Evet, İsmet Özel denen karanlık ruhlu adamı iyi tanıyın.
O, döneklerin döneği…
O, iblislerin iblisi…
O, iftiracıların iftiracısı..
O, bölücülerin bölücüsü…
O, cahillerin cahili
O provokatörlerin provokatörü…
O’nu iyi tanıyın…
Dönmeler, asıllarından daima daha tehlikelidir.
Allah, Türkiye’mizi ve İslamiyet’i böyle karacahillerden, iftiracılardan korusun…
Allah’ın gazabı böyle iblislerin, fitnecilerin üzerinden eksik olmasın!
Amin!
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
